Ttk 493
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/13111 E. 2017/900 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 493↗ pay devir sözleşmesi↗ aktif husumet yokluğu↗ aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ husumet↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının pay devir sözleşmesinin tarafı olmadığı, böyle bir davayı ancak sözleşmenin taraflarının veya onların haleflerinin açabileceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının işbu davada aktif dava ehliyeti var ise de davalıların murisinin vefatı nedeniyle TMK’nın 599/2. ve 6102 sayılı TTK’nın 493/4. maddeleri gereğince davacının işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesi uyarınca, ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, farklı vekillerle temsil edilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1357 E. 2017/4130 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesi uyarınca, ret «sebebi» aynı olan davalılar lehine tek «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, farklı vekillerle «temsil» edilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden …
Benzer bu karardaMahkemece, davalının ticari kart sözleşmesi imzalamış olması nedeniyle tüketici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verildiği halde, davacı vekili lehine AAÜT uyarınca «vekalet ücretine» hüküm olunmaması doğru görülmemiş ve hükmün kanun yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12621 E. 2016/6255 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/13111 E. , 2017/900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2015 tarih ve 2014/948-2015/381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ...nin hissedarı olduğunu, şirketin hissedarı olan diğer davalıların babası ...l’in 21/12/2012 tarihinde vefat ettiğini, ağır derecede hasta olan ...'in Ekim 2012'de herhangi bir sözleşme yapmasının ve de özellikle şirkette sahibi olduğu payları devretmesinin mümkün olmadığını, şirketin yönetim kurulu başkanı da olan ...'in çocukları olan davalıların bu payları Ekim 2012'de usulsüz bir şekilde devralarak davalı şirketteki paylarını artırdıklarını, ...'in vefatından sonra ticaret sicilinde yapılan inceleme neticesinde pay devrinin onandığı yönetim kurulu kararındaki ve pay defterindeki imzaların ...'e ait olmadığının anlaşıldığını, bu nedenle pay devirlerinin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek ...'in sahibi olduğu payların davalılara devredilmediğinin tespitine, hükmün Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilerek tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri; davacının mirasçı sıfatının bulunmaması nedeniyle işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının pay devir sözleşmesinin tarafı olmadığı, böyle bir davayı ancak sözleşmenin taraflarının veya onların haleflerinin açabileceği gerekçesiyle aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının işbu davada aktif dava ehliyeti var ise de davalıların murisinin vefatı nedeniyle TMK’nın 599/2. ve 6102 sayılı TTK’nın 493/4. maddeleri gereğince davacının işbu davayı açmada hukuki yararının bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesi uyarınca, ret sebebi aynı olan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, farklı vekillerle temsil edilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün, düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının dördüncü bendindeki "..., ... ve ..." ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yine hüküm fıkrasının beşinci bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318249800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz