YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12678 E. 2017/729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ mükerrerlik↗ derdestlik↗ kazanılmış hak↗ uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket adına tescilli “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, yine çekişmeli logoyu da içeren 1998/19473 sayılı "TAÇ" ibareli ve 2010/67905 sayılı "TAÇ Markaların Baş Tacı+logo" kombinasyonunu aynı renklendirmeyle içeren ve çekişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturma koşullarını taşıdığı, ortalama tüketicilerin yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları taşıyan malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava konusu 2011/84502 sayılı "Taç Mutfakların Baş Tacı + Şekil" ibareli marka başvurusunu oluşturan işaretin ve başvurunun kapsadığı 8. sınıf mutfak aletleri emtiası ile davacının itirazına dayanak "TAÇ" asıl unsurlu tescilli markalarının ve bu markaların kapsadığı ev tekstili ürünlerinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de dahil olmak üzere uyuşmazlık konusu başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de taşıyan " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
Dairemizin 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, farklı kişiler adına sicile tescilli mükerrer markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun müktesep hak ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması ve önceki markasının asli unsuru muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde bıraktığı izlenim korunmak suretiyle seri marka yaratmak amacı taşıması, öte yandan da diğer işletme adına tescilli mükerrer markaya yakınlaştırma, benzeştirme vb. şekillerde karıştırılma tehlikesini yol açılmaması ve bu yolla haksız yararlanma sonucunu doğurmaması gereklidir.
Davalı adına siyah/ beyaz renk unsurları ile tescilli önceki marka "Dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle TAÇ" kelimesinde oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı TAÇ kelimesi" işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları hususu da esasen mahkemenin kabulünde olmasına karşın, yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle davalı yanına müktesep hak oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Ancak, öncelikle mahkemece aynı renk kombinasyonu ve yazı karakteri ile davalı adına tescilli 2010/67905 sayılı markanın da bulunduğu belirtilmişse de, söz konusu marka tescili aleyhine açılmış taraflar arasında derdest bir dava bulunduğundan, 2010/67905 sayılı markadan dolayı davalı lehine müktesep hak oluştuğundan söz edilemez. Aynı şekilde, davalının başvurudan önceki altı yılı aşkın kullanımının ise tescilsiz kullanım niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Dairemizin yukarıda belirtilen içtihatlarında da benimsendiği üzere, 556 sayılı KHK 7/1-b ve 8/1-b maddelerindeki mutlak ve nispi ret engellerine karşın bir seri marka başvurusunun sicile tescil edilebilmesi için; her iki taraf adına da mükerrer olarak tescilli markaların bulunması gerekmektedir. Seri marka başvurusu, yukarıda açıklanan tescil engellerinin istisnasını oluşturur ve istisnaların dar yorumlanması da hukukun genel ilkesidir. Bunun aksine bir uygulama istisnaların asıl kural haline gelmesine yol açacağından kabul edilemez. Bu bakımdan, başvuru konusu işaretin daha önce davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığına dair savunmanında 556 KHK 8/1-b ve 42. maddelerine dayalı işbu davada dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12698 E. 2017/1541 K.
Ortak:müktesep hak · mükerrerlik · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · taşıyan · dahili dava
İncelediğiniz kararda… tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de «dahil» olmak üzere «uyuşmazlık konusu» başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de «taşıyan» " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine «kazanılmış hak» oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
… kişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturma koşullarını taşıdığı, «ortalama tüketicilerin» yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları «taşıyan» malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle d …
Dairemizin 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, farklı kişiler adına sicile tescilli «mükerrer» markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun «müktesep hak» ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkart …
Benzer bu kararda… tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de «dahil» olmak üzere «uyuşmazlık konusu» başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de «taşıyan» " ..." ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine «kazanılmış hak» oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
… nın da 8 ve 21 sınıftaki bazı mallar için 1997 yılından itibaren muhtelif sayılarla tescilli ... markalarının olduğu, farklılaşan mallar açısından ilişkilendirme ve «iltibas» ihtimallerinin oluşmayacağı, davacı markalarının özellikle ev tekstili emtia ve sektöründe tanındığı; bu tür malların «ortalama tüketici» kitlesinin özellikle yetişkin bayanlar ve yetişkin kişilerden oluştuğu; ancak sık ve günlük alınan ürünler olmadıkları, başvuru kapsamındaki 8. sınıftaki değerli madenlerden olanlar «dahil» yukarıda dökümü yapılan mutfak ve yemek takım ve aletlerinin alıcılarının da aynı veya benzer olduğu, benzer ihtiyaçları karşıladığı günümüzde mağazacılık sektörünün ulaştığı boyut düşünüldüğünde aynı veya benzer yerlerde satışa sunuldukları bu nedenle malların düşük düzeyde de olsa benzer sayılabileceği, ancak davalının renk kombinasyonlu haliyle markasını başvurudan geriye dönük 6 yılı aşkın bir süre 2005'ten başlamak üzere markasal biçimde ve logoyu da içerecek şekilde, «fatura», iş evrakı, broşür, yazılı basında yayınlanan reklamlarında yoğun şekilde kullandığı, esasen davalının 1997/20675, 2000/28662 sayılı ve "..." ibareli yine en «son» çekişmeli logoyu da içeren 1998/19473 sayılı "..." ibareli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, bu markaların başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturacağı, YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, farklı kişiler adına sicile tescilli «mükerrer» markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun «müktesep hak» ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkart …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fatura · iltibas · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… nın da 8 ve 21 sınıftaki bazı mallar için 1997 yılından itibaren muhtelif sayılarla tescilli ... markalarının olduğu, farklılaşan mallar açısından ilişkilendirme ve «iltibas» ihtimallerinin oluşmayacağı, davacı markalarının özellikle ev tekstili emtia ve sektöründe tanındığı; bu tür malların «ortalama tüketici» kitlesinin özellikle yetişkin bayanlar ve yetişkin kişilerden oluştuğu; ancak sık ve günlük alınan ürünler olmadıkları, başvuru kapsamındaki 8. sınıftaki değerli madenlerden olanlar «dahil» yukarıda dökümü yapılan mutfak ve yemek takım ve aletlerinin alıcılarının da aynı veya benzer olduğu, benzer ihtiyaçları karşıladığı günümüzde mağazacılık sektörünün ulaştığı boyut düşünüldüğünde aynı veya benzer yerlerde satışa sunuldukları bu nedenle malların düşük düzeyde de olsa benzer sayılabileceği, ancak davalının renk kombinasyonlu haliyle markasını başvurudan geriye dönük 6 yılı aşkın bir süre 2005'ten başlamak üzere markasal biçimde ve logoyu da içerecek şekilde, «fatura», iş evrakı, broşür, yazılı basında yayınlanan reklamlarında yoğun şekilde kullandığı, esasen davalının 1997/20675, 2000/28662 sayılı ve "..." ibareli yine en «son» çekişmeli logoyu da içeren 1998/19473 sayılı "..." ibareli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, bu markaların başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturacağı, YİDK kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Marka tecavüzünün tespiti | Marka men'i | Marka ref'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/821 E. 2023/7658 K.
Ortak:derdestlik · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… kişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturma koşullarını taşıdığı, «ortalama tüketicilerin» yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları «taşıyan» malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle d …
… tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de «dahil» olmak üzere «uyuşmazlık konusu» başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de «taşıyan» " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine «kazanılmış hak» oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
Ancak, öncelikle mahkemece aynı renk kombinasyonu ve yazı karakteri ile davalı adına tescilli 2010/67905 sayılı markanın da bulunduğu belirtilmişse de, söz konusu marka tescili aleyhine açılmış taraflar arasında «derdest» bir dava bulunduğundan, 2010/67905 sayılı markadan dolayı davalı lehine «müktesep hak» oluştuğundan söz edilemez.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile men’ine, davalı şirket tarafından davacıya ait "TAÇ" unsurlu markaları benzeterek kullandığı markanın internet sitesinden kaldırılmasına ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3866 E. 2024/264 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · ortalama tüketici · taşıyan · dahili dava · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de «dahil» olmak üzere «uyuşmazlık konusu» başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de «taşıyan» " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine «kazanılmış hak» oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
… kişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturma koşullarını taşıdığı, «ortalama tüketicilerin» yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları «taşıyan» malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle d …
… yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı TAÇ kelimesi" işaretini «taşıyan» tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları hususu da esasen mahkemenin kabulünde olmasına karşın, yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle davalı yanına «müktesep hak» oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Benzer bu kararda… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 2010/67905 ve 2011/84502 numaralı markalarının tescil tarihleri itibariyle davalı yararına «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, davalı şirket adına siyah ... renk unsurları ile tescilli 1998/19473 numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki ... dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''TAÇ" kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve ... tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun, davacının gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine ... ... harflerle yazılı TAÇ kelimesi işaretini «taşıyan» tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları, dolayısıyla anılan davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı gerekçesi her iki davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının "TAÇ" ibareli marka tescilleri karşısında, davalı şirketin öteden beri adına tescilli olan markalarını «yenilemek» istemesi, ticari yaşamın doğal gereği ve sonucu ise de, ... marka tescillerine yönelirken, davacı ile birlikte farklı ürünler için eşzamanlı kullandığı tanıtım işaretlerini, kullanımla gerçekleşmiş bağımsızlığını muhafaza edecek biçimde düzenlemesi de bir başka zorunluluk olduğu, buna rağmen davalı şirket, biçim, renk ve düzenleme tarzı bakımından, tamamen davacının tanınmışlık vasfı bulunan markasıyla ilişkilendirilmeye müsait olacak biçimde dava konusu başvurusunu düzenlediği, böylece başvurusunun, davacının iş ürünleri, faaliyetleri ve işleriyle ilişkilendirilmesinin yolunu açtığı, bu durumda tüketici/hizmetten yararlanıcılar, bildiği güvendiği "TAÇ+ŞEKİL" ibareli markayı üreten davacı işletmenin, farklı alanlarda da üretim ve pazarlama yaptığını yahut hizmet sunduğunu düşünmeye başlayacağı, sonradan tescil olunan markanın sahibinin, öncekiyle aynı kalite ve güveni tesis eden mal ve hizmet sunamaması durumunda ise hayal kırıklığına uğrayacağı, kurulan bu zihinsel bağlantı, tanınmış davacı markasına odaklanan ilgiyi dağıtarak, zaman içinde onun markasının çekim gücünün azalmasına, itibarının erozyonuna ve giderek kaybolmasına yol açacağı, davalının bu eyleminin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan marka oluşturma, tescil ettirme ve kullanmaya yönelik eylemleri bilinçli biçimde gerçekleştirme sayılması gerektiğinin açık olduğu, bunun ise «iyiniyetli» bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, «haksız rekabetinin» bir aracı olarak kullandığı, davalının eyleminin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ise hukuk düzeni korumayacağı, dolayısıyla davalı başvurusunun tüm emtia yönünden reddedilmesi, tescil edilmiş ise hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2015/09571 sayılı "TAÇ ÇARŞI + ŞEKİL" ibareli markanın hü …
… olan "TAÇ" kelimesi ile davalı markasını oluşturan "TAÇ" kelimesinin aynı olduğu, davalı markasında yer ... şekil unsuru ile “ÇARŞI” kelimesinin markaya esaslı bir «ayırt edicilik» katmadığı, davacının çok sayıdaki seri markasının esaslı unsuru olan "TAÇ" ibaresinin aynısının, kırmızı şerit fon üzerine ... renkte yazılmış benzer tasarımla davalı markasında kullanılmasının, markalar arasında benzerliğe ve ilişkilendirme ihtimaline yol açtığı, davacı markalarının 16, 20, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 35 ve 37. sınıfları kapsadığı, davalı marka başvurusunun ise 07, 08, 11 ve 21. sınıfta tescil edilmek istendiği, taraf markalarının emtia listelerinin çekişmeli mallar itibariyle aynı tür mallardan oluşmadığını, 11/10 alt grubu ile 21. sınıftaki malların tamamı itibariyle taraf markalarının emtia listelerinin benzer/ ilişkili mallardan oluştuğu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olacağı, ancak bu malların büyük bir kısmının ucuz mallar olmasının «iltibas» eşiğini düşürdüğünü, sonuç olarak 11/10, 21/03, 21/09, 21/10 sınıf emtiaları yönünden 556 sayılı KHK'nın 8 ... maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, 7. sınıfın 1/2/3/4/5/6/7/8/9/11/12/14/19 alt grupları, 8. sınıfın 1/2/3/4 alt grupları, 11 sınıfın 3/7/8/12 alt grupları yönünden farklı mal ve hizmetler kapsadığı ve başvurunun tescilinin mümkün olduğu, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü markaların bir kısmının yani 2010, 2011 ve 2012 başvuru tarihli olanların başvurunun yapıldığı 05.02.2015 tarihi itibariyle henüz taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, «müktesep hak» oluşturabilecek kadar eski olan ve çekişmesiz durumda bulunan davalı markaları ile dava konusu davalı marka başvurusu incelendiğinde, dava konusu başvurunun, davalının eski tarihli tescillerinin devamı ve serisi niteliğinde olmadığı, zira davacı kelime olarak "TAÇ" ibaresini kullanmış olsa da kullanılan şekil ve renk unsuru ve şeklin markadaki kompozisyonu itibariyle davacı markalarına yaklaştığı, önceki markadan uzaklaştığı, bu nedenle müktesep hakkının bulunmadığı kabul edilerek bilirkişilerin bu markalar yönünden müktesep hak ile ilgili görüşlerine itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın kararının davacının itirazının kısmen reddi ile ilgili kısım yönünden 11/10 grupta "akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları" 21/03 grupta ''değerli metalden olanlarda «dahil» olmak üzere bu sınıfta yer ... ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal bıçak kaşıklar hariç) yemek servis takımları kap ... şişe açacakları saksılar …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «uyuşmazlık konusu» ile çok benzer olan kesinleşmiş mahkeme kararları dikkate alınmadan, dava konusu markanın bir takım mal ve hizmetler için tesciline karar verilmesinin kabul edilebilir olmadığını, huzurdaki davaya konu marka ile emsal mahkeme kararlarına ilişkin davalı markalarının aynı sınıfları kapsadığını, kaldı ki 8 ve 21. sınıfta yer ... emtialar ile tekstil sektöründeki emtiaların aynı mağazalarda, çoğu zaman yan yana satılan, birbiri ile ilişkili emtialar olup, müvekkili şirket markalarının tanınmışlığı da göz önüne alınarak, davalının tescil almak istediği sınıftaki mal ve hizmetlerin tamamı ile davacı müvekkile ait markaların tescilli olduğu sınıfların benzer bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının da doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iyiniyet · istinaf incelemesi · dürüstlük kuralı · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtarname · kötüniyet · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 2010/67905 ve 2011/84502 numaralı markalarının tescil tarihleri itibariyle davalı yararına «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, davalı şirket adına siyah ... renk unsurları ile tescilli 1998/19473 numaralı önceki markanın ise dünya şekli ve üzerindeki ... dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ''TAÇ" kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve ... tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun, davacının gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine ... ... harflerle yazılı TAÇ kelimesi işaretini «taşıyan» tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları, dolayısıyla anılan davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı gerekçesi her iki davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının "TAÇ" ibareli marka tescilleri karşısında, davalı şirketin öteden beri adına tescilli olan markalarını «yenilemek» istemesi, ticari yaşamın doğal gereği ve sonucu ise de, ... marka tescillerine yönelirken, davacı ile birlikte farklı ürünler için eşzamanlı kullandığı tanıtım işaretlerini, kullanımla gerçekleşmiş bağımsızlığını muhafaza edecek biçimde düzenlemesi de bir başka zorunluluk olduğu, buna rağmen davalı şirket, biçim, renk ve düzenleme tarzı bakımından, tamamen davacının tanınmışlık vasfı bulunan markasıyla ilişkilendirilmeye müsait olacak biçimde dava konusu başvurusunu düzenlediği, böylece başvurusunun, davacının iş ürünleri, faaliyetleri ve işleriyle ilişkilendirilmesinin yolunu açtığı, bu durumda tüketici/hizmetten yararlanıcılar, bildiği güvendiği "TAÇ+ŞEKİL" ibareli markayı üreten davacı işletmenin, farklı alanlarda da üretim ve pazarlama yaptığını yahut hizmet sunduğunu düşünmeye başlayacağı, sonradan tescil olunan markanın sahibinin, öncekiyle aynı kalite ve güveni tesis eden mal ve hizmet sunamaması durumunda ise hayal kırıklığına uğrayacağı, kurulan bu zihinsel bağlantı, tanınmış davacı markasına odaklanan ilgiyi dağıtarak, zaman içinde onun markasının çekim gücünün azalmasına, itibarının erozyonuna ve giderek kaybolmasına yol açacağı, davalının bu eyleminin, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan marka oluşturma, tescil ettirme ve kullanmaya yönelik eylemleri bilinçli biçimde gerçekleştirme sayılması gerektiğinin açık olduğu, bunun ise «iyiniyetli» bir girişim olmadığı, tescil yetkisi ve hakkının davacının tescilli markasının sahip olduğu imajın transferi amaçlı bulunduğu, dolayısıyla davalının bu eylemiyle marka tescil ettirme hakkını, «haksız rekabetinin» bir aracı olarak kullandığı, davalının eyleminin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, hakkın açıkça kötüye kullanılmasını ise hukuk düzeni korumayacağı, dolayısıyla davalı başvurusunun tüm emtia yönünden reddedilmesi, tescil edilmiş ise hükümsüz kılınması gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescilli 2015/09571 sayılı "TAÇ ÇARŞI + ŞEKİL" ibareli markanın hü …
… . bir kullanımın söz konusu olmadığı, davacının ilk açtığı davanın 2010 yılı olduğunu, müvekkil kırmızı logoya ilişkin kullanıma başladığında davacının 2005 yılında «ihtarname» gönderdiğini, ancak aradan 5 yıl geçtikten sonra dava açtığını ve bunun «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğunu, bu süreçte müvekkilinin markaya yatırım yaptığını, markada kırmızı olarak renklendirilen kısmın zaten önceden mevcut olan şekli olduğunu belirtere …
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait başvuru ile davacı yana ait markalar arasında «iltibasa» neden olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını, markaların aynı emtiaları içermediğini, müvekkilinin markasının ... süreli kullanımı nedeniyle züccaciye alanında "TAÇ" ibaresi için daha önceki marka tescilleri nedeniyle de kazanılmış hakkının bulunduğunu, davacı yanın «kötüniyet» iddialarının kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7279 E. 2024/3491 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · ortalama tüketici · taşıyan · dahili dava
İncelediğiniz kararda… kişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturma koşullarını taşıdığı, «ortalama tüketicilerin» yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları «taşıyan» malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle d …
… tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de «dahil» olmak üzere «uyuşmazlık konusu» başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de «taşıyan» " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine «kazanılmış hak» oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
… yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı TAÇ kelimesi" işaretini «taşıyan» tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları hususu da esasen mahkemenin kabulünde olmasına karşın, yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle davalı yanına «müktesep hak» oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Benzer bu kararda… nde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davalı şirketin 2010/67905 ve 2011/84502 numaralı markalarının tescil tarihleri itibariyle davalı yararına «kazanılmış hak» yaratmasının mümkün olmadığı, davalı şirket adına siyah beyaz renk unsurları ile tescilli 1998/19473 numaralı önceki markanın ise "Dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle ..." kelimesinden oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan «dava konusu» başvurunun, davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı ... kelimesi" işaretini «taşıyan» tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları, dolayısıyla anılan davalı markasının da davacı markalarına yanaşma kastı taşıdığından, davalı yararına kazanılmış hak yaratmayacağı, dava konusu başvurunun renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağı anlaşılmakla, davalılar TÜRKPATENT vekili ile davalı ...
21.sınıf: 21/03 Değerli metalden olanlar da «dahil» olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri.
… lma ihtimalinin bulunmadığı, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü markalarının bir kısmının (2010, 2011 ve 2012 başvuru tarihli olanların) «dava konusu» başvurunun yapıldığı 05.02.2015 tarihi itibariyle henüz taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, bu sebeple de işbu markaların «müktesep hak» oluşturamayacağı, eski ve çekişmesiz durumda bulunan 97/020675, 98/019473, 2000/28662 nolu markaların da esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu başvuru …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · dürüstlük kuralı · kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas
Benzer bu karardaKararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
LİFE+şekil” ibareli «dava konusu» marka tescil başvurusundan da bir takım emtiaların çıkarılmasına karar verilmişse de, kalan emtianın dahi müvekkiline ait markalarla karıştırılabileceğini, müvekki …
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait başvuru ile davacı yana ait marka arasında «iltibasa» neden olacak derecede bir benzerliğin bulunmadığını ve aynı emtiaları içermediğini, davacı yana ait marka tescillerinin haiz olduğu emtiaların 20, 22, 23, 24, 25, …
… lma ihtimalinin bulunmadığı, davalının müktesep hakka dayanak teşkil ettiğini ileri sürdüğü markalarının bir kısmının (2010, 2011 ve 2012 başvuru tarihli olanların) «dava konusu» başvurunun yapıldığı 05.02.2015 tarihi itibariyle henüz taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, bu sebeple de işbu markaların «müktesep hak» oluşturamayacağı, eski ve çekişmesiz durumda bulunan 97/020675, 98/019473, 2000/28662 nolu markaların da esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, dava konusu başvuru …
-
Marka tecavüzünün tespiti | Marka men'i | Marka ref'i | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1589 E. 2024/3245 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… kişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden «kazanılmış hak» oluşturma koşullarını taşıdığı, «ortalama tüketicilerin» yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları «taşıyan» malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle d …
O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile «ortalama tüketici» nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ile men’i, davalı şirketin davacıya ait "..." unsurlu markaları benzeterek kullandığı iddiasıyla markanın internet sitesinden kaldırılmasına ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/12678 E. , 2017/729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2015 tarih ve 2014/160-2015/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “TAÇ” ibaresini asıl veya tek unsur olarak barındıran çok sayıda tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2011/84502 sayılı “TAÇ MUTFAKLARIN BAŞ TACI” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığı'na itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalının müvekkili markaları ile aynı renkleri kullanarak müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlamaya çalıştığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkiline ait “TAÇ” ibareli önceki markaların kazanılmış hak oluşturacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket adına tescilli “TAÇ” ibareli markaların bulunduğunu, yine çekişmeli logoyu da içeren 1998/19473 sayılı "TAÇ" ibareli ve 2010/67905 sayılı "TAÇ Markaların Baş Tacı+logo" kombinasyonunu aynı renklendirmeyle içeren ve çekişmeli mallarla aynı veya aynı tür emtia yönünden tescilli markalarının bulunduğu, uzun süre kullanılıp çekişme konusu olmaktan çıkan markalarının başvuru yönünden kazanılmış hak oluşturma koşullarını taşıdığı, ortalama tüketicilerin yoğun ve birlikte kullanım nedeniyle başvuru ile redde mesnet markaları taşıyan malların aynı işletmeden veya ekonomik veya ticari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği yanılgısına düşme ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, dava konusu 2011/84502 sayılı "Taç Mutfakların Baş Tacı + Şekil" ibareli marka başvurusunu oluşturan işaretin ve başvurunun kapsadığı 8. sınıf mutfak aletleri emtiası ile davacının itirazına dayanak "TAÇ" asıl unsurlu tescilli markalarının ve bu markaların kapsadığı ev tekstili ürünlerinin uyuşmazlık tarihinde yürürlükteki 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında benzer oldukları, ancak davalının "dünya şekli üzerindeki dalgalı gri çizgi ve kırmızı kuşak silüeti" de dahil olmak üzere uyuşmazlık konusu başvuruyu oluşturan işareti geriye dönük altı yılı aşkın bir süredir tescilsiz kullandığı, tescilli markaları ve aynı unsurları ve renkleri de taşıyan " TAÇ" ibareli 2010/67905 sayılı markası bulunduğu, bu kullanım ve markaların varlığının başvuru yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluşturacağı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
Dairemizin 19/09/2008 tarih 7547/10251, 14.11.2008 tarih 11505/1283 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, farklı kişiler adına sicile tescilli mükerrer markaların varlığı halinde, mükerrer marka sahiplerinden birisinin yaptığı ve tescilli markasının serisi niteliğindeki yeni bir başvurunun müktesep hak ilkesinden yararlanarak tescil edilebilmesi için; daha önceki markanın tescil ve kullanımıyla ilgili olarak mükerrer marka sahipleri arasında bir uyuşmazlık çıkartılmamış olması ve önceki markasının asli unsuru muhafaza edilerek marka sahibi ile bağlantısı ve tüketici nezdinde bıraktığı izlenim korunmak suretiyle seri marka yaratmak amacı taşıması, öte yandan da diğer işletme adına tescilli mükerrer markaya yakınlaştırma, benzeştirme vb.
şekillerde karıştırılma tehlikesini yol açılmaması ve bu yolla haksız yararlanma sonucunu doğurmaması gereklidir.
Davalı adına siyah/ beyaz renk unsurları ile tescilli önceki marka "Dünya şekli ve üzerindeki beyaz dalgalı kuşak zemininde siyah harfle TAÇ" kelimesinde oluşmakta iken, söz konusu şekil ve renk unsurlarının gri, kırmızı ve beyaz tonlarıyla renklendirilmesi suretiyle yapılan dava konusu başvurunun davacının "gri çerçeveli ve kırmızı renk zeminden oluşan dalgalı kuşak üzerine beyaz renkli harflerle yazılı TAÇ kelimesi" işaretini taşıyan tescilli markaları ile karıştırılmaya yol açacak derecede benzer oldukları hususu da esasen mahkemenin kabulünde olmasına karşın, yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle davalı yanına müktesep hak oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Ancak, öncelikle mahkemece aynı renk kombinasyonu ve yazı karakteri ile davalı adına tescilli 2010/67905 sayılı markanın da bulunduğu belirtilmişse de, söz konusu marka tescili aleyhine açılmış taraflar arasında derdest bir dava bulunduğundan, 2010/67905 sayılı markadan dolayı davalı lehine müktesep hak oluştuğundan söz edilemez. Aynı şekilde, davalının başvurudan önceki altı yılı aşkın kullanımının ise tescilsiz kullanım niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Dairemizin yukarıda belirtilen içtihatlarında da benimsendiği üzere, 556 sayılı KHK 7/1-b ve 8/1-b maddelerindeki mutlak ve nispi ret engellerine karşın bir seri marka başvurusunun sicile tescil edilebilmesi için; her iki taraf adına da mükerrer olarak tescilli markaların bulunması gerekmektedir.
Seri marka başvurusu, yukarıda açıklanan tescil engellerinin istisnasını oluşturur ve istisnaların dar yorumlanması da hukukun genel ilkesidir. Bunun aksine bir uygulama istisnaların asıl kural haline gelmesine yol açacağından kabul edilemez. Bu bakımdan, başvuru konusu işaretin daha önce davalı tarafından tescilsiz olarak kullanıldığına dair savunmanında 556 KHK 8/1-b ve 42. maddelerine dayalı işbu davada dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır.
O halde, dava konusu başvurunun davalının önceki tescilli markasındaki asli unsurları taşımasına rağmen, anılan unsurlara ek olarak gerçekleştirilen renk kombinasyonu ve harflerin tertip tarzı itibariyla davacının tescilli markası ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma tehlikesi ve haksız yararlanmaya yol açacağının kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318224600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz