Maddi manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/270 E. 2017/765 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tıbbi kötü uygulama↗ vekalet ilişkisi↗ zorunlu mali sorumluluk sigortası↗ mali sorumluluk sigortası↗ sorumluluk sigortası↗ ihbar↗ görevsizlik kararı↗ sigorta poliçesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi, davalı ile davanın ihbarı istenen hekim 3.kişi ... arasında 11.08.2015 - 11.08.2016 tarihleri arasında geçerli olarak yapıldığı, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan hususların ticari dava sayılacağı, poliçenin niteliği dikkate alındığında, zorunlu poliçe olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan sigorta kapsamı dahilinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca davalı ile davacı arasında vekalet ilişkisi bulunmadığından davalının sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13640 E. 2016/9304 K.
Ortak:sorumluluk sigortası · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi, davalı ile davanın «ihbarı» istenen hekim 3.kişi ... arasında 11.08.2015 - 11.08.2016 tarihleri arasında geçerli olarak yapıldığı, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan hususların ticari dava sayılacağı, poliçenin niteliği dikkate alındığında, zorunlu poliçe olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan sigorta kapsamı dahilinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca davalı ile davacı arasında «vekalet ilişkisi» bulunmadığından davalının «sorumluluğunun sigorta» hukukundan kaynaklandığı, asliye ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu kararda… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı yokluğu · tazminat davası · usulden reddi
Benzer bu karardaSomut ihtilafa konu «tazminat davası», 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi davalı ... şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi asliye ticaret mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
… a kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanunun 3/1-L bendine göre “...sigorta...” işinin bir «tüketici işlemi» olduğu belirtilerek dava konusu olayda tüketici mahkemesinin «görevli» ve yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», davanın görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» HMK 114/1-c, 115/2’ ye göre «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
-
Tıbbi kötü uygulamaya ilişkin sigorta tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4948 E. 2016/5303 K.
Ortak:sorumluluk sigortası · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi, davalı ile davanın «ihbarı» istenen hekim 3.kişi ... arasında 11.08.2015 - 11.08.2016 tarihleri arasında geçerli olarak yapıldığı, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan hususların ticari dava sayılacağı, poliçenin niteliği dikkate alındığında, zorunlu poliçe olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan sigorta kapsamı dahilinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca davalı ile davacı arasında «vekalet ilişkisi» bulunmadığından davalının «sorumluluğunun sigorta» hukukundan kaynaklandığı, asliye ticaret mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · tüketici işlemi · sözleşmeden doğan dava · sigorta sözleşmesi · riziko · dava şartı yokluğu · usulden reddi · tacir
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 28/05/2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un 3/1-L bendine göre «tüketici işleminin» mal veya hizmet yazılarında kamu tüzel kişileri de «dahil» olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına yada hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık vb. sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olduğu, taraflar arasındaki «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin tüketici işlemi olduğu gerekçesiyle mahkemenin görev nedeniyle dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine», kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dava dosyasının «görevli» ve yetkili .....
Açılan dava, 6102 sayılı TTK'nın 1401 vd. maddelerinde düzenlenen «sigorta sözleşmelerinden doğan» «riziko» tazminatı alacağına ilişkin olduğu gibi, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu anılan Kanunun 1473. maddelerinden kaynaklanmakla ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülecek olması nedeniyle davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğu halde yerel mahkemece yanılgılı gerekçeyle davanın görev yönünden «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece «sigorta sözleşmesinden» kaynaklı ilişkinin «tüketici işlemi» olduğu ve 6502 sayılı Kanun gereği Tüketici Mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 4/1(a) maddesinde, “Tarafların «tacir» olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanun'da ... öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları” «mutlak ticari» dava olarak sayılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/270 E. , 2017/765 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
10. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 13/06/2016 tarih ve 2016/626-2016/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ..., 07.02.2012 tarihinde normal doğum ile küçük ...'ı dünyaya getirdiğini, müvekkilinin doğumunu, ... Bölge Hastanesi'nde gece doktor bulunmadığından, ...Hastanesi'nde yaptığını, 11 aylıkken bronşit hastalığı için gitmiş olduğu doktorun aileyi nörolojiye yönlendirdiğini, küçük ...'ın anne karnında beyinciğinin gelişmemiş olduğunun ortaya çıktığını, küçüğe % 92 engelli sağlık kurulu raporu verildiğini, hamilelik döneminde kontrollerini takip eden Dr. ...'un hamilelik döneminde gerekli özeni göstermediğini ve tedbirli davranmadığını, ayrıca gerekli aydınlatmayı yapmayarak hamileliği sonlandırma hakkınında ellerinden alındığını, hekimin kusurlu olduğunu, hekimin fiillerinden dolayı davalı şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunduğunu iddia ederek maddi manevi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili taleplere dayanak gösterilen hukuki ilişkisinin temeli ve davalı olarak husumet yöneltilen ...A.Ş.'nin hukuki sıfatı nedeniyle dava konusu ihtilafın çözümü 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun hükümleri gereğince ticaret mahkemeleri görev alanına girdiğini, tüketici mahkemelerinin görev alanını düzenleyen 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un öngördüğü sözleşmesel ilişki, davacı ile davalı ... şirketi arasında bulunmadığı, müvekkili ...A.Ş. Türk Ticaret Kanunu çerçevesinde sigortacılık hizmeti sunan bir ticari şirket olduğu, hekimin sorumluluk şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi, davalı ile davanın ihbarı istenen hekim 3.kişi ... arasında 11.08.2015 - 11.08.2016 tarihleri arasında geçerli olarak yapıldığı, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenlendiği, TTK'nın 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan hususların ticari dava sayılacağı, poliçenin niteliği dikkate alındığında, zorunlu poliçe olması nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 3. maddesinde yer alan sigorta kapsamı dahilinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca davalı ile davacı arasında vekalet ilişkisi bulunmadığından davalının sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacılardan harç alınmasına yer olmadığına, 13/02/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
KARŞI OY
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/k maddesinde Tüketicinin “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi”yi ifade ettiği, Yasa'nın 3/1 maddesinde Tüketici İşlemini “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere hertürlü sözleşme ve hukuki işlemi “olarak tanımlandığı, Yasa'nın 73/1 maddesinde “ Tüketici İşlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda Tüketici Mahkemelerinin görevli” olduğu, Yasa'nın 83/2 maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği” düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı bulunan dava dışı doktorun, gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle davacıların çocuğunun özürlü olarak doğmasında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı ... şirketinden tazminat talep edilmektedir.
Dava dışı doktorun vekalet akdi kapsamında davacılara sunduğu tıbbi hizmetin sorumluluğunun davalı ... şirketince sigorta poliçesi ile üstlenilmesi karşısında davacılar 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde ifade edilen "tüketici", davalı ... şirketince düzenlenen sigorta poliçesi ise Yasa'nın 3/L maddesinde ifade edilen "tüketici işlemi" olup, Yasa'nın 73/1 maddesi açık hükmüne göre uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevlidir.
Sigorta Hukuku, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'unun 6. kitabında 1401 - 1520 maddelerinde düzenlenmiş, Yasa'nın 4/1-a maddesi gereğince sigorta uyuşmazlıklarından doğan davalar – ticari dava sayılmış, Yasa'nın 5. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli kılınmış ise de, daha sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k, L ve 73/1 maddesi ile 6502 sayılı Yasa kapsamında kalan sigorta uyuşmazlıkları yönünden göreve ilişkin 6102 sayılı Yasa hükümleri ilga edilmiş, 28.05.2014 tarihinden itibaren bütün uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemeleri görevli kabul edilmiştir.
Kaldı ki 6502 sayılı Yasa'nın 83/2 maddesi açık hükmü de, uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu hususunu tereddüde yer bırakmayacak şekilde vurgulamaktadır.
"Tüm bu açıklamalardan anlaşıldığı üzere, örneğin TTK da düzenlenen taşıma veya sigorta sözleşmelerinde taraflardan biri tüketici ise artık dava konusu işlem tüketici işlemi sayılacağından 6502 sayılı Yasa uygulanacak ve görevi hususunda buna göre belirlenecektir. (Milli şerh (Natıonal Commentory) Arısto Yayınları Sh. 1280" ).
Açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesi görevli bulunduğundan, yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken, 6502 sayılı Yasa'nın 3/k,L,73/1 ve 83/2 maddelerinin gözardı edilmesi suretiyle kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/298892000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz