Tüketici Hakem Heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/11035 E. 2017/774 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici hakem heyeti kararı↗ hakem kararı↗ üçüncü kişi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının ... Emniyet Müdürlüğünde göreve başladığı, banka ile ilgili kurum arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı bankanın davalıya promosyon ödemesi gerektiği bu haliyle tüketici hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ile davacı Banka arasında düzenlenen 30.07.2012 tarihli maaş ödeme sözleşmesinin 13/f maddesinde "Personel tarafından bütçeden şahsına isabet eden meblağın geç/eksik/hiç ödenmemiş olması veya sair sebepler ile yöneltilebilecek tüm ihtilaf ve taleplerin muhatabının kurum olacağı, Bankanın, Kurum'a yeni alınan/atanan personellere ilave bütçe ödeme yükümlülüğünün olmadığı, talimata istinaden yapılacak bütçe ödemelerinden dolayı Bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı" hususu düzenlenmiştir.
Davalı polis memuru, sözleşmenin yürürlük dönemi içerisinde 06.09.2013 tarihinde ... Emniyet Müdürlüğünde göreve başlamış, Türk Borçlar Kanunun 129. maddesinde ifade edilen "üçüncü kişi yararına eksik sözleşme" hükümlerine dayanarak davacı Bankadan promosyon talebinde bulunmuş olup, sözleşmenin 13/f maddesi açık hükmüne göre davalı polis memurunun bu konudaki talebinin muhatabı çalıştığı kurum olduğundan, davalının davacı bankadan promosyon isteminde bulunması mümkün değildir. Mahkemece, 30.07.2012 tarihli maaş ödeme sözleşmesi hükümlerine aykırı tesis edilen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konuda davacı Banka tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı görüldüğünden yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3332 E. 2018/5151 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takas-mahsup def'i · takas-mahsup · takas · cezai şart · mahsup · yenileme · def'i · taahhütname
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasındaki sözleşmenin 33 ve 38. maddelerinde davacıların eksik yatan maaş tutarı oranında 52.500 TL’nin davalıya iade yükümlülüğü ve «cezai şart» ödeneceği düzenlenmişse de, işbu davada davalı taraf karşı dava yoluyla bu yönde talepte bulunmadığı gibi «takas mahsup def»'inde de bulunmamış olup, mahkemece bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
… raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ....05.2008 tarihli sözleşmenin başında davacılara 52.500 TL ödendiği, ... yıllık dönem sonunda taraflar araısndaki sözleşmenin «yenilendiği», davacıların 38. maddeyle «taahhüt» ettikleri aylık ortalama 124.000 TL ödeme gerçekleşmediği taktirde kurum personeline ödenen aylık cari tutarın % 64'ü oranında «cezai şart» ödeneceği ve ayrıca 38. madde hükmüne göre taahhüt edilen tutarın altında gerçekleşme durumunda madde 33'de belirtilen bütçe tutarı olan 52.500 TL'nin eksik gerçek …
Mahkemece, ilk üç yıllık sürede sözleşme uyarınca davacıların davalı bankaya yatırılmasını «taahhüt» ettikleri çalışanların ortalama aylık maaşının, sözleşmede kararlaştırılan ortalama aylık tutarı karşılamadığı, bu nedenle sözleşme uyarınca 52.500 TL’nin eksik yatan tutar oranında davalıya iadesinin ve ayrıca davacıların «cezai şart» ödemesinin gerektiği, bu doğrultuda hesaplanan iade ve cezai şart tutarının, davacıların sözleşmenin «yenilendiği» tarihten sonra dava tarihine kadar talep edebilecekleri promosyon tutarının üstünde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan ....05.2008 tarihli sözleşme uyarınca, sözleşmenin başında davacılara promosyon olarak 52.500 TL’nin ödendiği, sözleşme ... yıl süreli olduğundan bu süre sonunda aynı şartlarda «yenilendiği» anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12196 E. 2018/874 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak · mutlak ticari dava · bankacılık işlemleri · görevsizlik kararı
Benzer bu kararda1- Asıl dava ve karşı dava, «bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK' nin 4. maddesi uyarınca «mutlak ticari» dava niteliğinde olup, ticari davanın asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5389 E. 2021/5531 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:akde aykırılık · taleple bağlılık ilkesi · ticari temerrüt faizi · dürüstlük kuralına aykırılık · taleple bağlılık · sözleşmeye aykırılık · cezai şart · dürüstlük kuralı
Benzer bu kararda… rak hesaplandığı ve taraflar arasındaki sözleşmenin 33 ve 38. maddelerinde davacıların eksik yatan maaş tutarı oranında 52.500.- TL’nin davalıya iade yükümlülüğü ve «cezai şart» ödeneceği düzenlenmiş olmakla birlikte asıl davada davalı banka tarafından açılan birleşen dosyada davacı bankanın taleplerinin taraflar arasındaki sözleşmenin 33. ve 38. maddeleri doğrultusunda olduğu görülmekle ve bilirkişi raporunda asıl davada davalı birleşen davada davacı bankanın alacağının 123.313,43 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile 23.522,67 TL sözleşmeden kaynaklı alacağın sözleşmenin yeni dönem için yürürlüğe girdiği tarih olan 23.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davada ve «taleple bağlılık ilkesi» gereği davanın kabulü ile «akde aykırılık» sebebiyle davalı şirkete peşin ödenen tutar üzerinden hesaplanan 6.762,00 TL'nin ödeme tarihi olan 23.05.2008 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 69.138,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte da …
… 8 tarihli sözleşme ile başlayan 3 yıllık 1. dönem sözleşme gereği 52.500.- TL promosyonun davalı şirketlere peşin olarak ödendiği, ancak davalı şirketler tarafından «taahhüt» edilen asgari ortalama aylık tutar olan 124.000.- TL'nin davacı bankaya yatırılamadığı ihtilafsız olup, davacı banka da bu «sebebe» dayalı olarak peşin ödenen promosyonun belli bir kısmının iadesi ve «akde aykırılık» sebebiyle «cezai şart» talebinde bulunmaktadır.
Davacı banka, davalılar tarafından sözleşmenin devam ettiği 3 yıllık 1. dönemde aylık asgari ortalama tutarın yatırılmasına ilişkin «taahhüde» uyulmamasına rağmen buna ses çıkarmamış, davalı şirketlere herhangi bir «ihtar» vs göndermemiş, hatta sözleşme «yenilenmiş», 2. dönemde 27 ay boyunca davalılar tarafından bankaya yatırılan tutarları kabul etmiş, bu şekilde davalılardan bir talepte bulunulmayacağı yönünde haklı bir güven yaratmış, ne zaman ki davalı şirketler tarafından sözleşmenin 2. dönemine ilişkin açılan asıl davada verilen red kararı Dairemizce bozulmuş, bunun üzerine işbu dava ile talepte bulunmuş olup, davacı bankanın promosyon bedelinin kısmen iadesine ilişkin talebi TMK 2. maddesi uyarınca «dürüstlük kuralına aykırıdır» ve dinlenemez. (Dairemizin 2019/2467 E.
Bir başka deyişle, bu «sözleşmeye aykırılık» hali için sözleşmede ayrı bir yaptırım öngörülmüş olup, buna dayalı olarak ayrıca «cezai şart» talebinde bulunulamaz.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14021 E. 2013/20883 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · cezai şart · protokol
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında düzenlenen 28.04.2009 tarihli “maaş ödemesi «protokolünün»” 9. maddesinde davacı bankadan maaş alan işçi sayısındaki azalmanın «sözleşmenin ihlali» ve «cezai şart» talep edilmesi için dayanak gösterilemeyeceği, ancak işçi sayısındaki azalma oranında davalıya ödenen promosyon bedelinden indirim yapılarak aradaki farkın isteneb …
Dava, «cezai şart» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/11035 E. , 2017/774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2015 tarih ve 2015/185-2015/387 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın müşterisi olan davalının, müvekkili ile İlçe Emniyet Müdürlüğü arasında akdedilen maaş ödeme protokolü uyarınca promosyon ödenmesi gerektiği iddiası ile Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak 593, 17 TL tutarındaki promosyonun ödenmesini talep ettiğini, kurum ile yapılan maaş ödeme sözleşmesi kapsamında kalan işlemin tüketici işlemi niteliğinde olmadığını, sözleşmede tek kalemde belli bir bütçenin kuruma ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme ile öngörülen promosyon tutarını kurum hesabına aktardığını davalının promosyon ödemesi için kurumuna başvurması gerektiğini, müvekkilinin yeni atanan personel için ilave bütçe ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, uyuşmazlığın çözümü için tüketici hakem heyetine başvuruda bulunulamayacağını ileri sürerek, ...
Tüketici Hakem Heyeti Kararı’nın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, kurum ile banka arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin sonradan atanan personel için de uygulanacağının kararlaştırıldığını, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalının ... Emniyet Müdürlüğünde göreve başladığı, banka ile ilgili kurum arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı bankanın davalıya promosyon ödemesi gerektiği bu haliyle tüketici hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma talebinde bulunulmuştur.
Dava, Tüketici Hakem Heyeti Kararının iptali istemine ilişkindir.
Dava dışı ... İlçe Emniyet Müdürlüğü ile davacı Banka arasında düzenlenen 30.07.2012 tarihli maaş ödeme sözleşmesinin 13/f maddesinde "Personel tarafından bütçeden şahsına isabet eden meblağın geç/eksik/hiç ödenmemiş olması veya sair sebepler ile yöneltilebilecek tüm ihtilaf ve taleplerin muhatabının kurum olacağı, Bankanın, Kurum'a yeni alınan/atanan personellere ilave bütçe ödeme yükümlülüğünün olmadığı, talimata istinaden yapılacak bütçe ödemelerinden dolayı Bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı" hususu düzenlenmiştir.
Davalı polis memuru, sözleşmenin yürürlük dönemi içerisinde 06.09.2013 tarihinde ... Emniyet Müdürlüğünde göreve başlamış, Türk Borçlar Kanunun 129. maddesinde ifade edilen "üçüncü kişi yararına eksik sözleşme" hükümlerine dayanarak davacı Bankadan promosyon talebinde bulunmuş olup, sözleşmenin 13/f maddesi açık hükmüne göre davalı polis memurunun bu konudaki talebinin muhatabı çalıştığı kurum olduğundan, davalının davacı bankadan promosyon isteminde bulunması mümkün değildir. Mahkemece, 30.07.2012 tarihli maaş ödeme sözleşmesi hükümlerine aykırı tesis edilen Tüketici Hakem Heyeti kararının iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu konuda davacı Banka tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi yürürlükteki hukuka aykırı görüldüğünden yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 6100 sayılı HMK'nın 363. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için karar örneği ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 13.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
17.02.2017 M/A
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/297764000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz