Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14839 E. 2017/213 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 35.961 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 62.209 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ve davalı banka vekilince temyizi üzerine karar dairemizce davalı banka yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11266 E. 2015/8138 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · müterafik kusur · kusur sorumluluğu · kusur oranı · kusur
Benzer bu kararda… mayan ve ayrıca daha önce de davalı bankada şirket adına işlem yapan bu kişinin davacı şirketteki işinden ayrıldığını davalı bankaya bildirmeyen davacının da olayda «müterafik kusuru» bulunmakta olup mahkemece, davacı şirketin müterafik «kusur oranı» tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Banka'nın sorumluluğunun «kusur sorumluluğu» olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
… aki imzaların ise adı geçen davalıya ait bulunmadığı, davalı Gencay'ın imzası bulunan belgelerle çekilen paradan sorumlu tutulduğu, davalı bankanın sorumluğunun ise «kusursuz sorumluluk» olması sebebiyle sahte belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerden kaynaklanan zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Gencay'ın 35.961 TL'sinden sor …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3998 E. 2021/3827 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · işlemiş faiz · temerrüt faizi · ihtarname · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından 60,209.20 TL «asıl alacak» için 24.11.2010 tarihinde davalıa «ihtarname» gönderildiği, 24.11.2010 tarihi itibari ile «temerrüt» şartlarının oluştuğu, temerrüt tutarının 11,375.41 TL olduğunun tespit edildiği, davacının takip tarihi itibari ile «takip talebinin» asıl alacak 60,209.20 TL, faiz 11,375.41 TL olmak üzere toplam 71,584.61 TL olduğu, davasını ispat eden davacının davasının tespit edilen «temerrüt faizi» dikkate alınarak kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, her ne kadar borçlu itirazında haksız ise de takip konusu alacağın bilirkişi raporu ile faiz kısmının 11.375,41 TL olarak tespit edilmesi «sebebi» ile takip konusu alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektiren ve bilirkişi raporu ile hesap edilmesini gerektiren alacak olması sebebi ile «icra inkar tazminatı» koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar v …
… lan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, «işlemiş faiz» yönünden temyiz istemine ilişkin ise, davacının davalıya noter aracılığıyla göndermiş olduğu 24.11.2010 tarihli «ihtarnamede», ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde borcun ödenmesi talep edilmiş olmakla, mahkemece ihtarnemenin «tebliğ tarihi» araştırılarak ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihe 7 gün süre eklenmek suretiyle «temerrüt tarihinin» tespit edilerek bu tarihten icra takip tarihine kadar süre içerisindeki Merkez Bankasınca ticari işler için belirlenen değişen oranlarda «avans faiz» oranı dikkate alınarak bilirkişice yapılacak hesaplama sonucu işlemiş faizin hükme esas alınması gerekirken ihtarname tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilme …
1-Davacı vekilinin temyizi yönünden, alacak likit (belirlenebilir) olması nedeniyle mahkemece İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarı üzerinden davacı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14839 E. , 2017/213 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22/04/2014 gün ve 2011/10 - 2014/105 sayılı kararı bozan Daire'nin 11/06/2015 gün ve 2014/11266 - 2015/8138 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ın 13.06.2000 ile 11.03.2002 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, işten ayrılmasından sonra yapılan incelemelerde anılan davalının, bir takım sahte talimatlarla müvekkilinin, diğer davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından usulsüz biçimde para çektiğinin tespit edildiğini, işten ayrılmadan önce başladığı usulsüz işlemlere işten ayrıldıktan sonra da devam ettiğinin anlaşıldığını, bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı bankanın hesaptan para ödenmesine ilişkin talimatlardaki imzaların gerçekten müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığını kontrol etmeden ve müvekkilinden teyit etmeden söz konusu ödemeleri yapması nedeniyle kusurlu olduğunu, bu nedenle oluşan zarardan müvekkiline karşı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 62.209 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 35.961 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 62.209 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ve davalı banka vekilince temyizi üzerine karar dairemizce davalı banka yararına bozulmuştur.
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 7,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/295367700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz