Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11266 E. 2015/8138 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka sorumluluğu↗ kusursuz sorumluluk↗ müterafik kusur↗ kusur sorumluluğu↗ kusur oranı↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu para ödeme işlemlerine dayanak talimatlardaki imzaların, davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, ödemelerin yapılmasına ilişkin 12 adet dekonttaki imzaların davalı G.. O..'a ait olduğu, 5 adet dekonttaki imzaların ise adı geçen davalıya ait bulunmadığı, davalı Gencay'ın imzası bulunan belgelerle çekilen paradan sorumlu tutulduğu, davalı bankanın sorumluğunun ise kusursuz sorumluluk olması sebebiyle sahte belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerden kaynaklanan zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Gencay'ın 35.961 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 62.209 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Banka'nın sorumluluğunun kusur sorumluluğu olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı banka nezdindeki davacı hesabından usulsüz şekilde işlem yapan diğer davalının, davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle iyi adam çalıştırmayan ve ayrıca daha önce de davalı bankada şirket adına işlem yapan bu kişinin davacı şirketteki işinden ayrıldığını davalı bankaya bildirmeyen davacının da olayda müterafik kusuru bulunmakta olup mahkemece, davacı şirketin müterafik kusur oranı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14839 E. 2017/213 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2734 E. 2019/7636 K.
Ortak:müterafik kusur · kusur oranı · kusur · Tazminat
İncelediğiniz kararda… mayan ve ayrıca daha önce de davalı bankada şirket adına işlem yapan bu kişinin davacı şirketteki işinden ayrıldığını davalı bankaya bildirmeyen davacının da olayda «müterafik kusuru» bulunmakta olup mahkemece, davacı şirketin müterafik «kusur oranı» tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Banka'nın sorumluluğunun «kusur sorumluluğu» olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… verilen karar kesinleştiğinden bu yönde karar oluşturulmasına yer olmadığına, davalı banka yönünden tespit edilen 62.209,00 TL maddi zarardan takdiren %20 oranında «müterafık kusur» indirimi yapılarak 49.767,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza sirküleri · usulsüz tevdi sözleşmesi · usulsüz tevdi · güven kurumu · imza incelemesi · mahsup · vade · havale
Benzer bu kararda… dilekçesiyle, diğer davalı ...’ın davacı şirkette çalıştığı, işten ayrılmasından sonra sahte talimatlarla davalı banka nezdinde bulunan hesaplardan usulsüz biçimde «havale» işlemleri gerçekleştirdiği ve ayrıca para çektiği, işten ayrılmadan önce başladığı usulsüz işlemlere işten ayrıldıktan sonra da devam ettiğinin tespit edildiği, davalı bankanın hesaptan para ödenmesine ilişkin talimatlardaki imzaların gerçekten davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığını kontrol etmeden ve teyit almadan ödemeleri yapması nedeniyle kusurlu olduğunun iddia edildiği, davalı bankanın ise, dava konusu işlemlerin, davacı hesaplarının normal işleyişine «dahil» olup, işlemlere dayanak talimatlar altındaki imzalar ile davacı şirket «imza sirkülerinde» yer alan imzaların benzer olduğu, davacı şirket çalışanı diğer davalının söz konusu işlemlerden önce de benzer şekilde hesaplardan para çektiği ve işten çıkarıldığının davalı bankaya bildirilmediğinin savunulduğu, mahkemece bozma öncesi yapılan yargılama sırasında dava konusu işlemlere ilişkin talimat ve dekontlar üzerinde «imza incelemesi» yaptırıldığı, 11.12.2013 tarihli Adli Tıp raporunda, talimat asıllarında davacı şirket adına atılı imzaların şirket «temsilcisine» ait olmadığı, davalı ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, 27.06.2008 tarihli Adli Tıp raporunda da, 35.961,00 TL tutarındaki 12 adet dekonttaki im …
Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile «usulsüz tevdi sözleşmelerinin» niteliklerini «taşıyan» kendine özgü bir sözleşmedir.
Ancak, bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir «vadede» ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi).
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu «kusur oranı» üzerinden hesap sahibinin alacağından «mahsup» talebinde bulunabilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11266 E. , 2015/8138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/04/2014
NUMARASI 2011/10-2014/105
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2014 tarih ve 2011/10-2014/105 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.06.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. H. G., davalılardan T.G. Bankası A.Ş. Vekili Av. A.. G.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı G.. O..'ın 13.06.2000 ile 11.03.2002 tarihleri arasında müvekkili şirkette çalıştığını, işten ayrılmasından sonra yapılan incelemelerde anılan davalının, bir takım sahte talimatlarla müvekkilinin, diğer davalı banka nezdinde bulunan hesaplarından usulsüz biçimde para çektiğinin tespit edildiğini, işten ayrılmadan önce başladığı usulsüz işlemlere işten ayrıldıktan sonra da devam ettiğinin anlaşıldığını, bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı bankanın hesaptan para ödenmesine ilişkin talimatlardaki imzaların gerçekten müvekkili şirket yetkilisine ait olup olmadığını kontrol etmeden ve müvekkilinden teyit etmeden söz konusu ödemeleri yapması nedeniyle kusurlu olduğunu, bu nedenle oluşan zarardan müvekkiline karşı sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 62.209 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu edilen işlemlerin, davacı hesaplarının normal işleyişine dahil olduğunu, işlemlere dayanak talimatlar altındaki imzalar ile davacı şirketin imza sirküleri ve itiraz konusu edilmeyen işlemlerdeki imzalar arasında benzerlik bulunduğunu, usulsüz işlemleri gerçekleştirdiği ileri sürülen diğer davalı G.. O..'ın, söz konusu işlemlerden önce de benzer şekilde hesaplardan para çektiğini, anılan davalının işten çıkarıldığının müvekkiline bildirilmediğini, şirkete ait basılı evrak ve kaşenin güvenilir olmayan kişilerin eline geçmesine davacının yol açtığı, müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını, asıl davacının kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, bir dönem davacı şirkette çalışan müvekkilinin, davacıya izafeten davalı bankadan para çektiğini, işten ayrıldıktan sonra da devam eden bu işlemlerin, davacı şirketin yetkilisi olan N. Ç. ile olan samimiyetten kaynaklandığını, davaya konu olan tutarlardan hangilerinin müvekkili tarafından çekildiğinin ancak yapılacak bir imza incelemesinden sonra ortaya çıkacağını, müvekkilinin çektiği paraları şirket muhasebesine teslim ettiğini, ciddi bir şirkette banka hesaplarının aylarca kontrol edilmemesinin, kontrol edilmese dahi para kaybının fark edilmemesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu para ödeme işlemlerine dayanak talimatlardaki imzaların, davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, ödemelerin yapılmasına ilişkin 12 adet dekonttaki imzaların davalı G.. O..'a ait olduğu, 5 adet dekonttaki imzaların ise adı geçen davalıya ait bulunmadığı, davalı Gencay'ın imzası bulunan belgelerle çekilen paradan sorumlu tutulduğu, davalı bankanın sorumluğunun ise kusursuz sorumluluk olması sebebiyle sahte belgelere dayalı olarak yapılan ödemelerden kaynaklanan zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davalı Gencay'ın 35.961 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla 62.209 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere,mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı Banka'nın sorumluluğunun kusur sorumluluğu olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı banka nezdindeki davacı hesabından usulsüz şekilde işlem yapan diğer davalının, davacı şirketin çalışanı olması nedeniyle iyi adam çalıştırmayan ve ayrıca daha önce de davalı bankada şirket adına işlem yapan bu kişinin davacı şirketteki işinden ayrıldığını davalı bankaya bildirmeyen davacının da olayda müterafik kusuru bulunmakta olup mahkemece, davacı şirketin müterafik kusur oranı tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı banka vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Banka'ya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 11.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/133962200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz