Genel kurul kararının icrasının durdurulması ve kayyım atanması talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/860 E. 2025/2124 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir (kayyım atanması talebi) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili meseleler: ◆ Kayyım/YK yetkisi sınırlaması ancak organ boşluğunda◆ TTK 449 yürütmenin geri bırakılması (yaklaşık ispat)
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının yokluk veya butlanla malul olduğunun tespiti davasında, TTK m.449 ve tamamlayıcı olarak HMK'nın ihtiyati tedbir hükümleri uyarınca, kararı alan genel kurula katılanların pay sahipliğini ispatlayan devir/temlik/ciro belgesi bulunmaması ve benzer olaylarda emsal nitelikte tedbir kararları verilmiş olması karşısında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı kabul edilebilir; ancak yaklaşık ispatın sağlanması tek başına tedbirin niteliğini belirlemez, tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında ölçülülük ilkesi gereğince taraflar arası menfaat dengesi kurulmalıdır. Genel kurul kararının icrasının durdurulması şirketi organsız bırakacak nitelikteyse, "çoğun içinde azı da vardır" prensibiyle daha hafif bir tedbir olan denetim kayyımı atanması tercih edilebilir.
Ele alınan sorunlar
İlk derece kararının gerekçesizliği → tartışılmadı
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin ara kararının talep ve iddialar bakımından gerekçesiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Genel kurul kararının icrasının geri bırakılması ve kayyım atanması talebinde yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili; hisse devirlerini ispatlayacak senet sunulmaksızın oluşturulan pay defteri kayıtlarının başka mahkeme ve dairelerce muteber kabul edilmediğini, %5 ve %95 hisse devrini ileri süren kişilerin hiçbir nama yazılı senet sunamadığını, bu haliyle yaklaşık ispatın sağlandığını, ilk derece mahkemesinin bu delilleri değerlendirmeden karar verdiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK m.449 uyarınca genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığında mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Anılan maddede ve TTK m.391'de hangi hallerde geçici hukuki koruma verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK m.390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, icrasının geri bırakılması istenen genel kurul kararı ile %95'lik payın pay defterine kaydedildiği görülmekte ise de, bu payların pay defterinde kayıtlı hissedarlarca ne şekilde devralındığına ilişkin herhangi bir belge, temlik beyanı veya ciroya dair belge bu aşamaya kadar sunulmamıştır. Aynı ortaklık yapısına sahip dava dışı şirket yönünden açılan benzer davada (İstanbul 16. ATM 2023/463 E.) genel kurul kararının icrasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulduğu ve şirkete tedbiren kayyım atandığı, bu kararın istinaf incelemesinden geçerek onandığı anlaşılmıştır. Dosyadaki deliller, davacının iddiaları ve mirasçı sıfatından kaynaklanan hakları dikkate alındığında, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde mirasçı sıfatıyla davacının haklarının olumsuz etkilenebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının paylar miras ortaklığına ait olduğundan davayı ikame etme ve takip yetkisi bulunmadığı yönündeki karşı iddiaya karşı, terekeye geçici temsilci atanmış olup, tereke temsilcisi göreve başlayıp davada temsil sağlanıncaya kadar şirketin ve davacı mirasçının haklarının korunmasında zorunluluk bulunduğu değerlendirilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yaklaşık ispat sağlanmış olmasına rağmen tedbirin niteliğinin ölçülülük ilkesi çerçevesinde belirlenmesi (yönetim kayyımı yerine denetim kayyımı) → kısmi kabul
Gerekçe: İhtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp, tedbir kararı ile davanın her iki tarafının menfaati gözetilmeli ve ulaşılmak istenen amaç ile tedbir arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir denge bulunmalıdır. Somut olayda yaklaşık ispat koşulu sağlanmış olmakla birlikte, genel kurul kararının icrasının durdurulması halinde şirket organsız kalacağından, "çoğun içinde azı da vardır" prensibi dikkate alınarak şirkete denetim kayyımı atanmasının, şirket ile ortakların hak ve menfaat dengesinin korunması için uygun ve yeterli olacağı değerlendirilmiştir. Bu nedenle genel kurul kararının icrasının durdurulması ve yönetim kayyımı atanması talebi reddedilmiş, bunun yerine şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmasına karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı durumlarda, genel kurul kararının icrasının durdurulması ve yönetim kayyımı atanması talebinin, şirketin organsız kalması riski karşısında ölçülülük ilkesi gereğince daha hafif bir tedbir olan denetim kayyımı atanmasıyla karşılanabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ihtiyati tedbir taleplerinde emsal oluşturabilir niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının icrasının geri bırakılması (TTK m.449)↗ yaklaşık ispat↗ ihtiyati tedbir↗ yönetim kayyımı↗ denetim kayyımı↗ ölçülülük ilkesi↗ çoğun içinde azı da vardır prensibi↗ tereke temsilcisi↗ organsız kalma↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/860
KARAR NO 2025/2124
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/04/2025 (Ara Karar)
NUMARASI 2025/189 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/12/2025
TALEP
Davacı vekili; ... Yapı Konut AŞ'nin %100 oranında pay sahibi miras bırakan ...’nun 04.07.2020 vefatıyla müvekkili ...'nun sağ kalan eş sıfatıyla ¼ oranında miras payı hakkı sahibi olduğunu, vefat tarihi itibariyle miras bırakan ...'nun tek hissedar olması sebebiyle anılan Şirket'in bütün hisselerinin tereke kapsamında kaldığını, miras bırakanın vefatından sonra 19/04/2022 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararıyla ...'ın yönetim kuruluna seçildiğini, bahsi geçen genel kurul kararının iptali için açılan İstanbul 3 ATM'nin 2022/422 E. Sayılı davasında 19/04/2022 tarihli genel kurul kararının icrasının durdurulmasına ve şirkete kayyım atanmasına ilişkin talebin mahkemece reddedilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusu kabul edilerek İstanbul BAM 12.
HD'nin 17/11/2022 tarih 2022/1823-1606 sayılı ilamı ile şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, sonrasında ise şirketin geri kalan % 95 hissesinin .... tarafından devralındığına ilişkin pay defteri sunulması üzerine tedbir kararının İstanbul 3 ATM'nin 15/12/2022 tarihli kararıyla kaldırılmasına karar verildiğini, daha sonraki tedbir taleplerinin mahkemece reddedilmesi üzerine kanun yolu sürecinin devam ettiği aşamada 23/11/2023 tarihinde genel kurul icra edilerek ...'ın 23/11/2026 tarihine kadar yönetici seçilmesine ilişkin karar alındığını, İstanbul BAM 12 HD'nin 17/01/2025 tarihli 2024/1476 E- 2025/90 K sayılı kararı ile İstanbul 3 ATM'nin 2022/422 E. Sayılı davası ile ilgili şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiğini, davalı şirketin % 100 pay sahibi olduğu ...
Yapı AŞ'ye de aynı gerekçelerle yönetim kayyımı atandığını, ancak 23/11/2023 tarihli genel kurul kararının İstanbul 3 ATM'nin 2022/422 E. Sayılı davanın konusunu oluşturmaması nedeniyle bahsi geçen genel kurul kararı ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, 19/04/2022 tarihli genel kurul kararında olduğu gibi 23/11/2023 tarihli genel kurul kararının da kanuni ve akdi halef sıfatını olmayan kişiler tarafından oy kullanılarak alınması nedeniyle yok hükmünde olduğunu, genel kurula katılan kişilerin şirkette pay sahibi olduklarına ilişkin hiç bir delil ibraz edilmediğini, hisse senetlerindeki devir ve ciro imzasının murise ait olduğunun kanıtlanamadığını belirterek 23/11/2023 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin açılan davada ihtiyati tedbir yoluyla genel kurul kararının icrasının durdurulmasına, organ yokluğu sebebiyle şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece; davalı şirket hisselerinin terekeye aidiyetinin tespitine ilişkin 2023/616 esas sayılı davanın derdest olduğu ve yargılamaya devam olunduğu, iş bu dosyanın da bulunduğu aşama itibariyle delillerin henüz toplanmadığı, bu haliyle yaklaşık kanaat oluşmadığı gerekçesiyle TTK'nın 449.maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması ve davalı şirkete yönetim ve temsil kayyumu atanması taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin istinafa konu 29.04.2025 tarihli kararının talep ve iddialar bakımından gerekçesiz olduğunu, 2023/616 esaslı davada İstanbul 19. ve 2023/463 esaslı davada 16. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul BAM 12.
13. ve 14. Hukuk Daireleri tarafından %95'lik hisse devirlerini ispatlayacak senet sunulmaksızın davalının kendi kendine doldurduğu pay defteri kayıtlarının muteber kabul edilmediğini ve yaklaşık ispatın sağlandığının kabul edildiğini, hisselerin %5'ini devraldığını ileri süren ... ve hisselerin %95'inin kendisine devredilmiş olduğunu ileri süren ....'in gerek bu davada, gerek İstanbul 19. ATM'nin 2023/616 esas sayılı davasında, gerekse savcılık soruşturması sırasında, tek bir nama yazılı senet sunamadığını, tüm maddi ve hukuki gerçeklik ile yaklaşık ispatın mevcut olduğu, kesin mahiyetteki istinaf kararlarına rağmen yerel mahkemece talebe açıkça dayanak yapılmış kararlar ve sübuta ilişkin diğer deliller nazara alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirterek 29/04/2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, dava konusu genel kurul kararının yürürlüğünün durdurularak organ yokluğu sebebiyle davalı Şirket'e temsil ve yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, yönetim kurulu seçimine ilişkin genel kurul kararının yoklukla veya butlanla malul olduğunun tespiti istemi ile açılan davada TTK m.449 uyarınca genel kurul kararının icrasının geri bırakılması ve davalı şirkete tedbiren kayyım atanması istemine ilişkindir.TTK'nın 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Yine aynı kanunun 391. maddesinde, yönetim kurulu kararının batıl olduğunun mahkemeden istenebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan maddelerde hangi hallerde geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir.
HMK'nın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.İhtiyati tedbir yoluyla kayyım atanması ile ilgili olarak; TTK’da kayyım atanmasına ilişkin düzenleme mevcut olmayıp TMK'nın 403/2 maddesinde, kayyımın belirli işleri görmek veya mal varlığını yönetmek için atanacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamış ise yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Diğer taraftan Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar.
Şirketin uyuşmazlık halinde şirketi organsız bırakmamak amacıyla şirket yöneticilerinin görevine devam edemeyeceği anlaşılırsa, şirkete temsil veya yönetim kayyımı atanması TTK hükümleri uyarınca mümkün olup,yönetim veya denetim kayyımı atanması da geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Mahkemece böyle bir geçici hukuki korumaya karar verilebilmesi için, HMK'nın 389. maddesi gereğince somut bir tehlikenin varlığı zorunludur. Böyle bir tehlike olmadıkça ihtiyati tedbir kararı verilemez. Somut olayda; icrasının geri bırakılması talep edilen genel kurul kararı, ... ve ....'in katılımı ile yapılan genel kurul toplantısında alınan ...'ın yönetici seçilmesine ilişkindir. Miras yolu ile şirketin %25 hissesine sahip olduğunu iddia eden davacı, genel kurul toplantısının, toplantıya katılma ve oy hakkı bulunmayan kişiler tarafından gerçek olmayan pay devri suretiyle gerçekleştirildiği gerekçesiyle genel kurul kararının yok hükmünde veya batıl olduğunu ileri sürmektedir.
Evliliğin butlanına ilişkin İstanbul 13. Aile Mahkemesi'nin 2022/1285 esas sayılı davada müteveffanın evlilik tarihinde ayırt etme yeteneğinin tam olduğu gerekçesiyle 19/07/2024 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Bunun dışında aynı ortaklık yapısına sahip dava dışı ... Yapı A.Ş.'ye karşı davacı tarafından açılan İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/463 E. Sayılı genel kurul kararının iptali ve şirkete kayyım atanması davasında mahkemenin 20/11/2023 tarihli ara kararıyla 08/03/2023 tarihli genel kurulda ...'ın yönetici seçilmesine ilişkin kararın icrasının geçici olarak durdurulmasına, şirkete tedbiren kayyım atanmasına karar verilmiş, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 14.
Hukuk Dairesi'nin 04/04/2024 tarihli 2024/497 E. 2024/573 K. sayılı kararıyla davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu reddedilmiştir.Yönetim kurulu kararı ile % 95'lik payın ... ... adına kaydedildiği anlaşılmakta ise de payların pay defterinde kayıtlı hissedarlar tarafından ne şekilde devralındığına ilişkin bir belge, temlik beyanı ve ciroya ilişkin bu aşamaya kadar belge sunulmadığı, aynı ortaklık yapısına sahip diğer şirket yönünden genel kurul kararının ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulduğu ve şirkete tedbiren kayyım atandığı, anlaşılmakla dosyadaki delillere göre davacının iddiaları ve mirasçı sıfatından kaynaklanan hakları dikkate alındığında, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde mirasçı sıfatıyla davacının haklarının olumsuz etkilenebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bunun dışında karşı tarafça davacının, paylar miras ortaklığına ait bulunduğundan, huzurdaki davayı ikame etme hak ve imkânı, dava takip yetkisi bulunmadığı ileri sürülmüş ise de terekeye geçici temsilci atanmış olup, tereke temsilcisi göreve başlayıp davada temsil sağlanıncaya kadar şirketin ve davacı mirasçının haklarının korunmasında zorunluluk bulunmaktadır. Ancak, ihtiyati tedbirde tek ölçü yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp; ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki yanının menfaatinin gözetilmesi gerekir. İhtiyati tedbir kararı ile ulaşılmak istenen amaç arasında ölçülülük ilkesi gereğince makul bir dengenin bulunması zorunludur. Somut olayda yaklaşık ispat koşulu sağlanmış ise de genel kurul kararının icrasının durdurulması halinde şirket organsız kalacağından, "çoğun içinde azı da vardır" prensibi dikkate alınarak şirkete denetim kayyımı atanması şirket ile ortakların hak ve menfaat dengesinin korunması için uygun ve yeterli olacağı değerlendirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin 29/04/2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, bahsi geçen yanılgı yeniden inceleme yapılmasını gerektirmediğinden ...'ın 23/11/2026 tarihine kadar yönetici seçilmesine ilişkin 23/11/2023 tarihli genel kurul kararının icrasının durdurulması ve şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddine, şirkete tedbiren denetim kayyım atanmasına dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/189 Esas sayılı 29/04/2025 tarihli ara kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davalı şirketin 23/11/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirket yönetim kuruluna 3 yıl süre ile görev yapmak üzere ...'ın seçilmesine ilişkin kararının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine, İhtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davalı şirkete mali müşavir ... ...'ın tedbiren denetim kayyımı olarak atanmasına, davalı şirketin yöneticilerinin ve yönetim kurulunun iş ve işlemlerinin denetim kayyımlarının onayına tabi tutulmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, Kayyımlara şirket malvarlığından kaynaklanmak üzere ayrı ayrı aylık 20.000-TL ücret takdirine,Davacı tarafça üç aylık kayyım ücretinin ilk derece mahkemesince depo edilmesine,Teminat alınmasına yer olmadığına," Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287097 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi