Akdi taşıyanın fiili taşıyanın hapis hakkından doğan zarardan sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/80 E. 2025/2033 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Deniz Ticareti Taşıma Sözleşmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Navlun sözleşmesinde taşımanın kısmen veya tamamen bir fiili taşıyana bırakılması, akdi taşıyanın taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam etmesini engellemez; akdi taşıyan, kendi seçtiği fiili taşıyanın hapis hakkı uygulaması gibi fiil ve ihmallerinden doğan zararlardan (ilave ödemeler dahil) taşıtana karşı sorumludur. Fiili taşıyanın hapis hakkını haklı olarak uygulayıp uygulamadığı, akdi taşıyan ile fiili taşıyan arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir ve taşıtanın akdi taşıyandan alacağına etkili değildir.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinde alacağın TL karşılığının gösterilip gösterilmediği → ret
İddia: Davalı, takipte alacağın TL karşılığının gösterilmediğini, ödeme emrinin usulüne uygun olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, davacının USD olarak talep ettiği alacağın TL karşılığının gösterildiği anlaşıldığından İİK'nın 58. maddesine aykırılık bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Akdi taşıyanın fiili taşıyana bırakılan taşımadan sorumluluğunun devam edip etmediği → ret
İddia: Davalı, müvekkilinin gemi üstü teslim taahhüt ettiğini, tahliyeyi üstlenmediğini, geminin limana gelmesiyle taşıma taahhüdünün yerine geldiğini, fiili taşıyanın eylemlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK'nın 1178/1-2-3. maddeleri uyarınca taşıyan, eşyanın taşıyanca teslim alındığı andan gönderilene teslim edildiği ana kadar (veya sözleşme/kanun/teamül uyarınca gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana kadar) eşyayı hakimiyetinde bulundurmaktan sorumludur. TTK'nın 1191/1. maddesi gereğince taşımanın tamamen veya kısmen fiili taşıyana bırakılması, akdi taşıyanın navlun sözleşmesine göre bu hakka sahip olup olmadığına bakılmaksızın taşımanın tamamından sorumlu kalmasını etkilemez; akdi taşıyan, fiili taşıyanın ve onun adamlarının fiil ve ihmallerinden de sorumludur. Somut olayda davalı akdi taşıyıcı, taşımayı fiili taşıyan sıfatıyla gemi işletmecisine yaptırmış, davacı ile fiili taşıyan arasında akdi ilişki bulunmadığından davacının muhatabı akdi taşıyan olan davalıdır; fiili taşıyanın eylemlerinden dolayı davalının davacıya karşı sorumluluğu devam etmektedir. TTK'nın 1179. maddesi gereğince zararın kastından/ihmalinden kaynaklanmadığının ispat yükü davalı üzerindedir. Davacı, navlun tutarını davalıya peşin ödeyerek edimini yerine getirmiştir; buna karşın davalının seçtiği fiili taşıyan tarafından hapis hakkı uygulanmasından doğan ilave masraflara davalının katlanması gerekir. Eksik ödeme yapıldığı iddiasıyla fiili taşıyanın hapis hakkını haklı olarak uygulayıp uygulamadığı, akdi taşıyan ile fiili taşıyıcı arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiğinden, davalının fiili taşıyana navlun yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin bu dava bakımından önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının yükün serbest bırakılması için fiili taşıyana yaptığı 12.000-USD ödemeden davalı akdi taşıyan sorumludur. Davalının gemi üstü teslim taahhüdü ile tahliyeyi üstlenmediği ve taşıma taahhüdünün geminin limana gelmesiyle yerine geldiği yönündeki savunması, fiili taşıyanın hakimiyetindeki emtia üzerinde hapis hakkı uygulanmış olması karşısında yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davacının ticari defterlerindeki kayıtların alacağın varlığına etkisi → ret
İddia: Davalı, davacının defterlerinde bilirkişi tarafından tespit edilen hususların müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını doğruladığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ödemenin davalının hesabında takip edilmediğine dair itiraz muhasebesel nitelikte olup, davalıdan olan alacağın son bulduğu anlamına gelmemektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Akdi taşıyanın, taşımayı fiili taşıyana bırakması halinde fiili taşıyanın hapis hakkı uygulaması nedeniyle taşıtanın ödemek zorunda kaldığı ilave bedellerden TTK 1191 uyarınca akdi taşıyanın sorumlu tutulacağına ilişkin tespiti nedeniyle bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Akdi taşıyan↗ Fiili taşıyan↗ Navlun sözleşmesi↗ Hapis hakkı↗ Taşıyanın özen ve gözetim borcu↗ TTK 1178↗ TTK 1191↗ Alt navlun sözleşmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2023/80
KARAR NO 2025/2033
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/11/2022
NUMARASI 2021/419 Esas - 2022/633 Karar
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ 20/10/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin müşterisi ... Uluslararası İnş Tur San. Dış Tic. Ltd Şti'ne ait "galvaniz çelik" emtiasının taşınması işinin organizesini üstlendiğini, bu kapsamda emtianın Haydarpaşa Limanı'ndan teslim alınarak, ...-2101 gemisi ile Türkmenbaşı Limanı'na “liman teslim” koşulu ile taşınmak üzere davalı ile anlaştıklarını, geminin 04.11.2020 tarihinde Haydarpaşa'dan ayrıldığını, 05.12.2020 tarihinde Türkmenbaşı Limanı'na vardığını, davalı tarafından 10.12.2020 tarihinde yapılan bildirim uyarınca geminin 12.12.2020 tarihinde Türkmenbaşı Limanı'na yanaşarak yük tahliyesinin yapılacağına dair acente bilgisi paylaşıldığını, bu bildirime rağmen geminin liman açığında demirli olarak beklediğini, acente ile yapılan görüşme neticesinde davalının navlun ödemesini tam olarak yerine getirmediğinin anlaşıldığını, davalıya tüm ödemelerin ve navlunun peşinen ödendiğini, ancak davalı tarafından armatör ...
firmasına navlun ve masrafların tam ödenmemesi nedeniyle armatör ... tarafından yüklerin alıkonularak varış limanında tahliye edilmediğini, gemi üzerinde birçok firmaya ait yük bulunduğunu, tüm yük sahipleri ve armatörün Türkiye'deki vekili ile görüşmeler yapıldığını, ek ödeme yapılan “Anlaşma ve Yanaşma Protokolu" dahilinde 29.12.2020 tarihinde yüklerin dava dışı alıcı firmaya teslim edildiğini, müvekkili şirket tarafından diğer yük sahipleri ile birlikte hukuk firmasıyla anlaşmak zorunda kalındığından müvekkili tarafından 11.050-USD tutarında ek ödeme ve 950-USD avukatlık ücreti olmak üzere 12.000-USD ilave ödeme yaptığını, yükü bu şekilde kurtardığını, bu tutarın ödenmesi için davalı hakkında İstanbul Anadolu 19.
İcra Dairesi'nin ... sayılı takibine davalı tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek davalının itirazının iptaline, davalı hakkında alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; takipte alacağın TL karşılığının gösterilmediğini, ödeme emrinin usulüne uygun olmadığını, takibe konu alacak için sorumluluk bildirimi yazısı gösterildiğini, bu borç kalemine ilişkin bir açıklama belirtilmediğini, alacağın kaynağının belirsiz olduğunu, davacının yüklerinin adı geçen gemiye yüklenerek liman hizmetlerinin sağlandığını ve varış limanına ulaştırıldığını, gemi üzerinde başka yük sahiplerinin de yüklerinin bulunduğunu, bazı yük sahiplerinin navlun ödemelerini zamanında yapmamaları nedeniyle donatanın gecikmeye bağlı olarak demuraj talep ettiğini, bu ödemelerin yapılmaması sebebiyle yükün tahliyesinin geciktiğini, müvekkili şirketin yalnızca taşıma ve gemi üstü teslimden sorumlu olduğunu, tahliyeden sorumlu olmadığına dair 14.12.2020 tarihli e-postasında sorumluluk reddi beyanında bulunduğunu, sorumluluk reddinin yükleme öncesinde davacıya iletildiğini belirterek davanın reddine, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalının taşımaya konu eşyayı, limana yanaşmaksızın açıkta beklemek sureti ile gemi üzerinde teslim şartı kapsamında dahi olsa gönderilenin teslim almasına hazır halde tutarak edimini yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğini, taşıyan sıfatını haiz davalının emtiayı, gemi limana yanaşmadan, açıkta demirlemek suretiyle bekleterek TTKnın 1178/3 maddesi kapsamında henüz teslim etmiş sayılamayacağı, davalının armatöre taşıma bedelini ödemediğinden geminin limana yanaşmadığı iddiasının aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, bu hali ile gemide bulunan eşyaların alıkonularak ancak yapılan ek ödemeler sonrası geç teslim edilmesi nedeni ile davalının kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 19.
İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazın iptaline, takibin 12.000-USD asıl alacak bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesine, şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; Takipte alacağın TL karşılığının yazılı olmadığını, alacağın kaynağının belirsiz olduğunu, taraflar arasında mutabakat bulunmadığını, taraflar arasındaki anlaşmanın gemi üstü teslim olduğunu ve müvekkilinin teslim edimini yerine getirdiğini, emtianın 05/12/2020 tarihinde varış limanına ulaştığını, müvekkilinin yük tahliyesinden sorumlu olmadığını, TTK'nın 1167. maddesi gereğince aksi öngörülmüş olmadıkça eşyanın gemiden çıkarılmasının taşıyana, geri kalan boşaltma giderlerinin gönderilene ait olduğunu, davacının fiili taşıyana yaptığını iddia ettiği ödemenin ilgili olduğu protokolde müvekkilinin taraf olmadığını, konşimentoda navlunun ödendiğinin yazılı olduğunu, davacının müvekkilinin fiili taşıyana navlunu ödemediği yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin yük tahliyesinden sorumlu olmadığını, davacının defterlerinde bilirkişi tarafından tespit edilen hususların müvekkilinin davacıya karşı bir borcu bulunmadığını doğruladığını, müvekkilinin sorumluluk reddi beyanının mahkemece dikkate alınmadığını, müvekkili tarafından varış ihbarının verildiğini, müvekkilinin varış limanına ulaşarak sorumluluğunu yerine getirdiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı tarafından yükün serbest bırakılması için donatana ödenmek zorunda kalan tutarın davalı akdi taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir.Davalı, icra takibinde alacağın Türk parası karşılığının gösterilmediğini ileri sürmekte ise de takip talebi ve ödeme emrinin incelenmesinde davacının USD olarak talep ettiği alacağın TL karşılığını gösterildiğinden İİK'nın 58. maddesine aykırılık bulunmamaktadır.Somut olayda davacının dava dışı ... ...Ltd Şti'nin galvanizli çelik emtiasının Türkmenistan'da bulunan alıcısına taşınması işinin organizasyonunu üstlendiği ve bu emtiaların davalı firma tarafından ...-2101 isimli gemi ile Haydarpaşa - Türkmenbaşı Limanı arası taşınması hususunda anlaştıkları, bu kapsamda davacı ile davalı arasında alt navlun;
davalı ile ...-2101 gemisi işleteni ile asıl navlun sözleşmesinin akdedildiği, geminin liman açığında beklemesi üzerine yükün tahliyesi için davacı ile dava dışı armatör arasında yapılan anlaşma çerçevesinde davacı tarafından 12.000-USD ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, geminin Türkmenbaşı Limanı'na yükleri boşaltmaya uygun şekilde yanaşmaksızın liman açığında demirlemesi ile davalının taşıma taahhüdünü yerine getirip getirmediği, davalının, davacının yükün tahliyesi için armatöre ödemek zorunda kaldığı bedellerden sorumlu olup olmadığı noktasındadır.TTK'nın 1178/1. maddesinde; taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, 2.
fıkrasında taşıyanın eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
3. fıkrasında ise eşyanın taşıyanca teslim alındığı andan, gönderilene teslim edildiği ana veya gönderilenin eşyayı teslim almaktan kaçındığı hâllerde sözleşme veya kanun hükümlerine yahut boşaltma limanında uygulanan ticari teamüle uygun olarak gönderilenin emrine hazır tutulduğu ana ya da boşaltma limanında geçerli kanun ve düzenlemeler uyarınca eşyanın kendilerine teslimi zorunlu makamlara veya üçüncü kişilere teslim edildiği ana kadar taşıyanın hâkimiyetinde sayılacağı kabul edilmiştir.
Bunun dışında, TTK'nın 1191/1. maddesine göre "...taşımanın gerçekleştirilmesi, kısmen veya tamamen bir fiilî taşıyana bırakıldığı takdirde, taşıyan, navlun sözleşmesine göre böyle bir bırakma hakkına sahip olup olmadığı dikkate alınmaksızın, taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam eder. Taşıyan, fiilî taşıyanın ve onun taşıma borcunun ifasında kullandığı ve görevi ve yetkisi sınırı içinde hareket eden adamlarının fiil ve ihmallerinden de bu Kanun hükümlerine göre sorumludur..." Somut olayda; konşimentoda gönderici olarak yer alan ... Group LP, alıcı ... Bina ve gemi maliki armatör ... LLC arasında akdedilen 25/12/2020 tarihli Anlaşma ve Yanaşma Protokolü'ne göre navlun bedeli ve navluna tahakkuk eden diğer zarar ve masrafların ödenmediği gerekçesiyle armatör tarafından gemideki yükler üzerinde hapis hakkı uygulandığı, gönderici ve alıcı firmaların armatöre 12.000-USD bedeli ödemeyi kabul ettikleri, taşıma işini organize eden davacı tarafından bu ödemenin armatöre yapıldığı anlaşılmaktadır.
TTK'nın 1179. maddesi gereğince zararın kastından ya da ihmalinden kaynaklanmadığının ispat yükü davalının üzerindedir. TTK'nın 1191. maddesi gereğince taşımanın fiili taşıyıcıya yaptırılması, davalı akdi taşıyıcının taşıma sözleşmesinden dolayı taşıtana karşı sorumluluğunu kaldırmamakta; davalı akdi taşıyıcı taşımanın tamamından sorumlu kalmaya devam etmektedir. Somut olayda, davalı akdi taşıyıcı tarafından davacıya karşı taşıma taahhüdünde bulunulduğu, davalı akdi taşıyan tarafından taşımanın fiili taşıyan sıfatıyla ...-2101 gemisi işletmecisine yaptırıldığı, davacı ile dava dışı fiili taşıyan arasında akdi ilişki bulunmadığı, bu durumda davacının muhatabının kendi akidi konumundaki davalı akdi taşıyan olduğu anlaşılmakla, fiili taşıyanın eylemlerinden dolayı davalının davacı taşıtana karşı sorumluluğu devam etmektedir.
Davacı, ibraz edilen dekontlara göre navlun tutarını, davalı akdi taşıyana peşin olarak ödeyerek sözleşmeden kaynaklanan borcunu yerine getirmiştir. Davacı, davalı ile aralarındaki taşıma ilişkisinden kaynaklı edimini yerine getirdiğinden, davalının kendisinin seçtiği fiili taşıyan tarafından, davacının taşıttığı yükleri de kapsayacak şekilde hapis hakkı uygulanmasından doğan ilave masraflara davalının katlanması gerekir. Eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek limana yanaşmayan fiili taşıyanın hapis hakkını uygulamakta haklı olup olmadığı taşımayı akdi olarak üstlenen davalı ile fiili taşıyıcı arasındaki ilişkiyi ilgilendirdiğinden, davalının fiili taşıyana karşı navlun yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin uyuşmazlık konusu dava bakımından bir önemi bulunmamaktadır.
Bu durumda davacının yükün serbest bırakılması için fiili taşıyana yaptığı 12.000-USD'den davalı akdi taşıyan sorumludur. Davalı vekili, müvekkilinin gemi üzerinde teslim taahhüt ettiğinden ve tahliyeyi üslenmediğinden bahisle geminin limana gelmesi ile taşıma taahhüdünün yerine gelmiş sayılacağını, müvekkilinin davacı tarafından ilave olarak ödenen tutarlardan sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüş ise de fiili taşıyanın hakimiyetinde olan emtia üzerinde fiili taşıyan tarafından hapis hakkı uygulandığından davalının taşıma taahhüdünün yerine getirildiği iddiası yerinde görülmemiştir. Davacının ticari defterlerinde bahsi geçen ödemenin davalının hesabında takip edilmediğinden bahisle davacının alacağı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de bu husus muhasebesel nitelikte olup davalıdan olan alacağın son bulduğu anlamına gelmediğinden davalının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 7.639,79-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.910,70-TL harcın mahsubu ile kalan 5.729,09-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/286985 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi