6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Multimodal taşımada akdi taşıyanın demuraj ve kara nakliye farkı ücretini taşıtandan talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1344 E. 2025/1646 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Navlun sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret alacağı ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Multimodal (deniz+kara) taşımayı akdi taşıyan sıfatıyla üstlenen tarafın, fiili taşıyana ödediği demuraj, ardiye ve kara nakliye fark ücretlerini kendi taşıtanından talep edebilmesi için malların alıcıya teslim edilmiş olması tek başına belirleyici değildir; taşıyan-taşıtan ilişkisi öncelikle taraflar arasındaki navlun sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirilir (TTK 1237). Alıcıya doğrudan teslim gerçekleşmemişse ve akdi taşıyan varış noktasında teslimi bizzat almak zorundaysa, TTK 1203/1205 gereği sorumluluğun otomatik olarak alıcıya geçtiği kabul edilemez. Taşıtan, akdi taşıyanın önceden bilgilendirdiği olağanüstü koşullardan kaynaklanan ek maliyetlere karşı talimat vermeyip sessiz kalmışsa, bu maliyetleri kabullenmiş sayılır ve akdi taşıyandan bu tutarları talep edilemez; aksine akdi taşıyan bu tutarları taşıtandan tahsil edebilir.

Ele alınan sorunlar

Demuraj, ardiye ve kara nakliye fark ücretinden davalı taşıtanın sorumlu olup olmadığı → kabul

İddia: Davacı vekili, navlun sözleşmesinin tarafı olarak navlun borçlusunun taşıtan olduğunu, TTK 1203 gereği gönderilenin eşyayı ödeme koşuluyla teslim alacağına ilişkin sözleşme hükmü bulunmadığını, gönderilenin eşyayı teslim almasının uyuşmazlıkla ilgisi olmadığını, DAP teslim şekli nedeniyle taşıtanın masraflardan sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davalının üstlendiği taşıma deniz ve kara yolunu birlikte içerdiğinden multimodal taşıma niteliğindedir; alacağın deniz ve kara taşımasına ilişkin kısımlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Konteyner demurajı, navlun sözleşmesindeki konteyneri tedarik-iade borcuna dayanır ve navlun teferruatı olarak kural olarak taşıtan sorumludur. TTK 1205/1 uyarınca eşyayı gönderilene teslim etmiş taşıyan, TTK 1203'e göre gönderilenden istenebilecek alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez; ancak taşıtanın zararına sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir. TTK 1207/1 uyarınca gönderilen teslim hakkını kullanmazsa taşıtan navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür. Mahkeme, malların alıcıya teslim edilmesi nedeniyle TTK 1203 ve 1205 gereği sorumluluğun alıcıya geçtiğini kabul etmişse de, TTK 1237 uyarınca taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişki navlun sözleşmesi hükümlerine bağlıdır; sözleşme şartlarında eşyanın gümrükten zamanında çekilmemesi nedeniyle ortaya çıkan demuraj vb. masrafların satıcıdan (taşıtandan) talep edileceği belirtilmiştir. Ayrıca davacı deniz ve kara taşımasını birlikte üstlendiğinden varış limanında emtiayı gemiden teslim alması gereken taraf davacıdır; deniz taşıyıcısının bu aşamadaki muhatabı davacı olup, alıcıya doğrudan bir teslim söz konusu olmadığı halde sorumluluğun alıcıya geçtiğinin kabulü doğru değildir. Bilirkişi incelemesinde demuraj ve ardiye tutarlarının kadri marufunda olduğu tespit edilmiş olup, bu masrafları fiili taşıyana ödeyen akdi taşıyan davacı, tutarları kendi akidi olan davalıdan talep edebilir. Davacının navlun teklifinde bölgesel sel felaketi, liman yoğunluğu ve savaş kaynaklı yakıt fiyatı artışları nedeniyle gecikme olabileceği konusunda davalıyı önceden bilgilendirdiği, davalının buna karşı herhangi bir talimat vermeyip sessiz kaldığı, dolayısıyla oluşabilecek fiyat artışlarını kabullendiğinin kabulü gerektiği; davacının bu ek ücretlere kendi kusuruyla sebebiyet vermediği, kendi elinde olmayan nedenlerle bu tutarlara katlandığı anlaşılmıştır. Kara yolu taşıma farkının da bilirkişi tarafından kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının kendisinden kaynaklanmayan beklenmedik hâllerden dolayı katlandığı tutarları, taraflar arasındaki sözleşme şartları çerçevesinde davalıdan talep edebileceği kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Multimodal taşımada akdi taşıyanın demuraj, ardiye ve kara nakliye fark ücretlerini taşıtandan talep hakkının, alıcıya teslim gerçekleşmiş olsa bile navlun sözleşmesi hükümleri ve tarafların taşıma ilişkisindeki gerçek konumları esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer TTK 1200 vd. uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
navlun sözleşmesi akdi taşıyan fiili taşıyan taşıtan demuraj ardiye ücreti multimodal taşıma konşimento kadri maruf rücu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1200TTK 1203TTK 1205/1TTK 1207/1TTK 1237 · 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun — 3095 sayılı Kanun 4/a · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1344

KARAR NO 2025/1646

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 11/06/2024

NUMARASI 2022/439 Esas 2024/271 Karar

DAVA

Alacak

DAVA TARİHİ 25/10/2022

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/10/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davalının talebi üzerine müvekkili tarafından davalıya deniz yoluyla taşıma işlerinin organizasyonu hizmeti verildiğini, fiili taşımanın ... ... ... SA tarafından gerçekleştirildiğini, ... ve ... sayılı konşimento tahtında yapılan taşımaya ilişkin müvekkilinin 3.000-USD tutarında navlun alacağı bulunduğunu belirterek 3.000-USD'nin 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında her şey dahil 14.100-USD fiyat üzerinden anlaşma sağlandığını, ancak emtiaların anlaşma gereği 55 günlük taahhüt süresinde alıcıya ulaştırılmadığını, emtianın alıcının eline 120 gün sonra geçtiğini, akabinde davacı şirket tarafından müvekkiline demuraj oluştuğu belirtilerek fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin iade faturası düzenleyerek bu faturayı kabul etmediğini, davacının talep ettiği alacağa müvekkilinin sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacı ile davalı arasında navlun sözleşmesi olması sebebiyle davacının akdi taşıyan, davalının ise taşıtan olduğu, davalının TTKnın 1200 maddesi gereğince navlun faturasını taşıyana ödemesi gerektiği, konteyner demuraj ücretinin de navlun teferruatı olup taşıtanın sorumlu olduğu, ancak TTK'nın 1205 ve 1207/1. maddeleri gereğince yükü teslim alan alıcının navlun ve teferruatlarından sorumlu olduğu, davalı taşıtanın oluşan ardiye, kara navlun farkı ve demuraj ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; navlun sözleşmesinin tarafı olması sebebiyle navlun borçlusunun taşıtan olduğunu, TTK'nın 1203. maddesinin düzenleniş şekline göre gönderilenin eşyayı teslim alma hakkının, navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer bir denizde taşıma senedi ile belirli borçların ödenmesi şartına tabi tutulabileceğini, somut olayda gönderilenin eşyayı ödemesi gereken borçları ödemek koşuluyla teslim alabileceğine ilişkin bir sözleşme hükmü bulunmadığını, gönderilenenin eşyayı teslim almasının somut uyuşmazlığın çözümü ile hiç bir ilgisi bulunmadığını, navlun borçlusunun taşıtan olduğunu, bilirkişi raporu ile de bu durumun tespit edildiğini, DAP teslim şekli nedeniyle satıcının belirlenen varma yerine kadar tüm masrafları üstlendiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davacı akdi taşıyanın fiili taşıyana ödediği fark ücretin davalı taşıtandan tahsili istemine ilişkindir.

Somut olayda; davalı ... ...A.Ş. tarafından ABD'de yerleşik dava dışı ... ... isimli firmaya DAP/ABD teslim şartı ile sattığı kağıt emtiasının İstanbul'dan Vancouver/Kanada limanına kadar deniz yolu ile oradan ABD'deki adrese ise karayolu ile taşınması işinin davacı tarafından akdi taşıyan sıfatıyla üstlenildiği, davacının davalıya kapıdan kapıdan taşınması için her şey dahil 14.100-USD teklif verdiği ve taraflarca taşıma hususunda anlaşmaya varıldığı, deniz taşımasının fiilen ... firması tarafından yapıldığı, kara taşıması için başka bir firmanın görevlendirildiği, emtiaların alıcıya teslim edildiği, davacının taşımada akdi taşıyan, davalının taşıtan, dava dışı ... 'nin fiili taşıyan, dava dışı ...

firmasının davacının tahliye acentesi olarak yer aldığı hususları ihtilaf dışıdır.Davacının tahliye acentesi ... adına; fiili denizyolu taşıyıcısı ... tarafından 11 günlük 2.070-USD demuraj faturası, ... ... Limited Partnership tarafından 08.04.2022 tarihli 924-CAD tutarlı ardiye ücreti konulu fatura düzenlendiği, dava dışı .... tarafından bu tutarlara karayolu nakliye farkından kaynaklı 1.750-USD ilavesiyle davacı adına toplamda 3.535-USD tutarlı faturanın düzenlendiği, davacının fatura bedelini davacının yurtdışı acentesi olan davadışı .... firmasına ödediği, davacının davadışı .... firmasına ödediği bu tutarı, indirim yaparak deniz yolu navlun fark ücreti adı altında 05/05/2022 tarihli 3.000-USD tutarlı fatura ile davalıya yansıttığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık akdi taşıyıcı davacının katlandığı demuraj ve ek taşıma ücretlerinin davacı taşıtanın ödemesi gerekip gerekmediği hususunda kaynaklanmaktadır.Davalının üstlendiği taşıma deniz ve kara yolu ile taşımayı birlikte içerdiğinden multimodal taşıma niteliğindedir. Deniz yolu + kara yolu şeklinde gerçekleşen karma taşıma faaliyetinde, davacının alacağının bir kısmı deniz taşıması ile bir kısmı ise kara taşıması ile ilgili olduğundan alacak taleplerinin ayrı ayrı değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Konteyner demurajı temelde navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik-iade borcuna dayanmaktadır. Taşıyan navlun sözleşmesinde konteyneri tedarik etmeyi üstlenirken, buna karşılık olarak taşıtan ya da gönderilen de süresinde geri getirmeyi taahhüt etmektedir.

Davacının davalıdan konteyner demuraj ücreti talep edebilmesi için taşımadaki navlun sözleşmesi ilişkisi ve tarafların taşıma ilişkisindeki konumları tespit edilmelidir. Konteyner demuraj ücreti de navlun teferruatı olup taşıtan sorumludur. TTK nun 1205/1. maddesinde "Eşyayı gönderilene teslim etmiş olan taşıyan, TTK. 1203. maddeye göre gönderilenden istenebilecek olan alacakların ödenmesini taşıtandan isteyemez. Ancak taşıtanın zararına olarak sebepsiz zenginleştiği oranda taşıyan taşıtana rücu edebilir." düzenlemesi, TTK nun 1207/1 maddesinde "Gönderilen eşyanın teslimini isteme hakkını kullanmazsa, taşıtan navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlüdür." düzenlemesi bulunmaktadır.

Mahkemece malların alıcıya teslim edilmesi nedeniyle bahsi geçen TTK'nın 1203 ve 1205 maddeleri gereğince dava dışı alıcı firmadan talepte bulunabileceğine, davalının sorumlu olmadığına karar verilmiş ise de TTK'nın 1237. maddesinde taşıyan ile taşıtan arasındaki hukuki ilişkinin navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı düzenlenmiştir. ... Lojistik tarafından düzenlenen sözleşme şartlarında eşyanın gümrükten zamanında çekilmemesi sebebiyle ortaya çıkabilecek demuraj vb. masrafların satıcıdan (taşıtandan) talep edileceği belirtilmiştir. Bunun dışında, davacı deniz ve kara taşımasını birlikte üstlendiğinden varış limanında emtiayı gemiden davacının teslim alması gerektiği, deniz taşıyıcısının bu aşamadaki muhatabının davacı, somut olayda da teslim yeri acentesi ...

olduğu açıktır. Dolayısıyla deniz taşıması akabinde ABD'de yerleşik alıcı firmaya doğrudan yapılan bir teslim söz konusu olmadığı halde sorumluluğun alıcıya geçtiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede, fiili taşıyan tarafından kendi tarifesine uygun olarak tahakkuk ettirilen demuraj tutarı ile ardiye ücretlerinin kadri marufunda olduğu tespit edilmiş olup, fiili taşıyana demuraj ve ardiye masraflarını ödeyen davacı akdi taşıyanın, bu tutarları kendi akidi konumundaki davalıdan talep edebileceğinin kabulü gerekir. Yine davacının 01/12/2021 tarihli navlun teklifinde Vancouver bölgesinde yaşan sel felaketi nedeniyle bölgedeki otoyolların ve demiryollarının büyük bölümünün kapandığı ya da kısıtlı hizmet verdiği, bu nedenle demurajlar olduğu belirtilerek gecikme olabileceğinin bilgisi verildiği, nakliye sırasında da ABD limanlarında yoğunluğun Vancouver limanındaki yoğunluğu artırdığı, Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yakıt fiyatlarının artması nedeniyle sıkıntı yaşandığı hususunda ve limandaki yoğunluk ve ara nakliyeyi gerçekleştirecek araç bulmadaki zorluklarla ilgili davalının bilgilendirildiği, davalının davacıya herhangi bir talimat vermediği görülmektedir.

Somut olayın koşullarında davacının olağanüstü durumdan davalıyı haberdar etmesine rağmen davalının sessiz kalarak oluşabilecek fiyat artışlarını kabullendiğinin kabulü gerekir.Dava konusu ek ücretlere davacının sebebiyet vermediği, taşıma sırasında kendi elinde olmayan nedenlerle kendisine tahakkuk eden tutarlara katlandığı açıktır. Bilirkişi tarafından 1.750-USD karayolu taşıma farkının taşımanın yapıldığı günün koşullarına göre kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının kendisinden kaynaklanmayan beklenmedik hallerden ötürü katlanmak zorunda kaldığı tutarları, taraflar arasındaki sözleşme şartları çerçevesinde davalıdan talep edebileceğinden, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle;

davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek , 3.000-USD alacağın, dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 Tarih 2022/439 Esas 2024/271 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne;

3. 000-USD alacağın, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıl vadeli Dolar cinsi mevduata kamu bankalarınca verilen en yüksek oranda döviz faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 3.819,89-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 954,98-TL'nin mahsubu ile kalan 2.864,91-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 1.035,68-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 8.000-TL bilirkişi ücreti ve 107-TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.107-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 290-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

16/10/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/284227 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.