6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tescilsiz tasarımdan kaynaklı haksız rekabet davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/107 E. 2018/146 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Sınır kaydı: sınır-aday → 16/44 (SMK) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Türkiye'de tescil edilmemiş bir ürüne dayanan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve zararın giderilmesi talepli davalarda, tescilsiz ürün nedeniyle Sınai Mülkiyet Kanunu (ve yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK) hükümleri uygulanamaz; bu davalar TTK'nın 54 ve devamı maddeleri kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan TTK'nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticaret mahkemesi görevlidir; fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararı hatalıdır.

Ele alınan sorunlar

Türkiye'de tescilsiz tasarımdan kaynaklanan haksız rekabet davasında görevli mahkeme → kabul

İddia: Davacı vekili, davacının sınai mülkiyet hakkına ilişkin bir talebi olmadığını, davanın TTK 54. madde kapsamında haksız rekabet davası olduğunu ve bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu öne sürerek görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Davacının ürünü Türkiye'de tescil edilmemiştir. Dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 191/3. maddesi ile yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK, davacının yurt dışında tescilli fakat Türkiye'de tescilsiz ürününden kaynaklı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi-manevi zararın giderilmesi davasında uygulanamaz. Bu durumda 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinin uygulanması ve tartışılması gerekmektedir. Anılan maddeler TTK'nın 4. maddesinde tanımlanan mutlak ticari davalardandır ve bu davalara TTK'nın 5. maddesi uyarınca ticaret mahkemelerinde bakılması gerekir. Anayasa'nın 36/2. maddesine göre hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. Sonuç olarak mahkeme görevli olmasına rağmen görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir; bu karar usul ve yasaya aykırıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Türkiye'de tescil edilmemiş bir ürüne dayanan haksız rekabet taleplerinin, sınai mülkiyet mevzuatı yerine TTK'nın mutlak ticari dava hükümleri kapsamında ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer tescilsiz ürün/haksız rekabet uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin belirlenmesi açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Türkiye'de tescil edilmemiş ürüne dayanan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi-manevi zararın giderilmesi davalarında, TTK'nın 54 ve devamı maddeleri kapsamında mutlak ticari dava niteliği taşıması nedeniyle ticaret mahkemeleri görevlidir; fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi görevli değildir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız rekabet mutlak ticari dava görev dava şartı tescilsiz tasarım görevsizlik kararı

Atıf yapılan mevzuat: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) — 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 191/3 · 556 sayılı KHK — 556 sayılı KHK 63556 sayılı KHK 71 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı TTK 46102 sayılı TTK 56102 sayılı TTK 54 · 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 36/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353/1-a-3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/107

KARAR NO 2018/146

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/11/2017

NUMARASI 2017/1073 Esas 2017/1023 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/02/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen görevsizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketinin dünya çapında faaliyet gösteren havalı zımba tabancaları ve tutturma sistemlerinde üretim ve faaliyet gösteren sektöründe lider firmalardan olduğunu, bu havalı zımba tabancalarının birebir aynısının davalı firmalarca üretildiğini, ticaretinin yapıldığını ve satışının gerçekleştirildiğini, bunun müvekkilinin tasarım haklarına bir tecavüz teşkil ettiğini, taklit ürünlerden müşterilerin beklediği performansı alamaması neticesinde müvekkilinin markasının değer ve itibar kaybedeceğini tüm bu nedenlerden dolayı davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin durdurulmasına, uğranılan zararlardan ötürü maddi tazminata hükmedilmesine, 50.000- TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, mahkemenin davalıların haksız rekabet teşkil eden fiilleri nedeniyle davacının uğradığı zararların tazmini ile davacının markasının ve şirketin uğradığı manevi zararın tahsili amacıyla dava açılmış ise de; görev hususunun mahkemece res'en her aşamada değerlendirilebileceği, davacı tarafın davasının 556 Sayılı KHK hükümlerine dayalı olarak açılmış marka itibarının kaybı sebebiyle tazminat istemi olduğu kabul edilerek, davanın 556 Sayılı KHK'nın 63 ve 71. maddeleri uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesinin gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği yönünde hüküm tesis edilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davacının Uluslararası alanda WIPO olarak adlandırılan kuruluş nezdinde tasarım (Türkiye'de tescilsiz olduğu belirtilen) hakkına sahip olduğunu, havalı zımba tabancasının davalılar tarafından birebir üretilmesinden dolayı sınai mülkiyet hakkına ilişkin bir talepleri olmadığını, davanın, TTK'nun 54. Maddesi kapsamında haksız rekabet davası olduğunu ve davaya tkicaret mahkemesinin bakması gerektiğini öne sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

GEREKÇE

Davacı, yurt dışında tasarım haklarına sahip olduğu havalı zımba tabancasının davalılar tarafından birebir aynı olarak üretildiğini, ticaretinin yapıldığını öne sürmekte ve bunun tasarım haklarına bir tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitinin yanında haksız rekabet ve tasarım haklarına bir tecavüz teşkil edip etmediğinin tespitini de talep etmektedir. Davacının ürettiği ürünün Türkiye'de tescil edilmemiş bir ürün olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece dava tarihi itibariyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 191/3. Maddesi ile yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK uyarınca davaya fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinin bakması gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de davacının yurt dışında tescil edilmiş fakat Türkiye'de tescil edilmemiş ürününden kaynaklı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve maddi ve manevi zararın giderilmesi davasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri uygulanmayacak olup, 6102 sayılı TTK'nın 54 v.d maddelerinin uygulanması ve tartışılması gerekmektedir. Adı geçen maddeler de 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde tanımlanmış mutlak ticari davalar olduğundan, bu davalara 6102 sayılı TTK'nın 5.

Maddesi uyarınca ticaret mahkemelerinde bakılması gerekmektedir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 36/2. Maddesine göre hiçbir mahkeme görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.

Sonuç olarak mahkeme görevli olmasına rağmen görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. İlk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olup, istinaf nedenleri yerinde olduğundan mahkeme kararının kaldırılarak davaya devam edilmesinin sağlanması için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 30/11/2017 tarihli 2017/1073 Esas 2017/1023 Karar sayılı hükmün 6102 sayılı HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemesine iadesine, "

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/02/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/282229 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.