İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14746 E. 2016/9209 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen tahsil↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife borç verme şeklindeki eyleminin bir genel kurul kararına dayalı olmadığı, dönemin kooperatif başkanı olan davacının 1163 sayılı Yasa'nın 59/.... fıkrasında düzenlenen "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz." hükmü gereğince iddia edilen borç verme işlemi yasaklanan ticari bir işlem niteliğinde olduğundan davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde ödemiş olduğu kooperatif borçlarının rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı kooperatife borç verme şeklindeki eyleminin 1163 sayılı Yasa'nın 59/.... maddesinde düzenlenen "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz." hükmü gereğince yasaklanan ticari bir işlem niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı kooperatifle ticari bir işlem yapmamıştır. Bu durumda, mahkemece takip dayanağı olan 30.06.2010 tarihli belge dosya içerisine alınarak bu belgedeki alacak kalemlerine ilişkin deliller toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12412 E. 2011/5187 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kira sözleşmesi · taahhütname · temsil
Benzer bu kararda… kilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce (davalı ...’nın davacı şirketin 15.09.2000 tarihinden 15.09.2005 tarihine kadar müdürü olduğu, 15.09.2003 başlangıç tarihli «kira sözleşmesi» uyarınca da maliki olduğu dükkanları aynı zamanda yetkilisi olduğu şirkete kiraladığı, TTK'nun 334. maddesi hükmü uyarınca idare meclisi azalarından biri umumi heyetten izin almadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla şirketle şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamayacağı aksi takdirde şirketin yapılan muamelelerin batıl olduğunu iddia edebileceği, davalının tahliye «taahhüdünü» verdiği tarihte davacı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olsa bile verilen taahhüdün TTK'nun 334. maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle) bozulmuş, mahk …
-
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3095 E. 2016/9803 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… unma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalıların, usulüne ve yasaya uygun olarak genel kurul yapmamak, ortaklara «kar dağıtımı» yapmamak, şirketi kötü yönetmek ve şirketle muamele ve «rekabet yasağına» aykırı eylemlerde bulunmak suretiyle «şirketi zarara» uğrattıklarından bahisle işbu dava açılmış ise de, şirket aleyhine açılan genel kurul karar iptali ve işçilik hakları ile ilgili davalar nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» tutulmasını gerektirecek koşulların bulunmadığı, şirket karlarıyla ilgili olarak da, elde edilen karların birikimli olarak özkaynaklar hesabı altında geçmiş yıllar karında toplanmış olduğu, bu yönden de şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığı, muamele ve rekabet yasağı ile ilgili olarak, davalı ....'nun bir başka şirkette aynı anda yönetim kurulu üyesi ya da ortak olmadığı, kendi adına aynı konuda «ticari işletme» işlettiğinin de kanıtlanmadığı, diğer davalılar ..., ... ve ...'in ise, şirketle muamele yasağı ve rekabet yasağı kurallarını ihlal ettiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda bu aykırılık nedeniyle şirketin zarar gördüğünün ispatlanamadığı, tazminat isteme koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, muamele ve rekabet yasağı nedeniyle şirketin zarar görmesi, «kar kaybına» uğramasının halin icabına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, böyle bir fiili karinenin varlığı karşısında karinenin aksinin karşı yanca ispatı gerektiği, karşı yanca şirketin zarara uğramadığının ispat edilemediği, bu davalıların muamele ve rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları ve söz konusu zararından sorumlu olduklarının kabul edildiği, uğranılan zararın tam olarak ispat edilememesi durumunda BK'nın 50. m. uyarınca hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceğinden somut uyuşmazlık itibariyle olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler itibariyle davacının uğradığı zararın 7.500,00 T …
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin eylemleri ile «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kar dağıtımı · kar kaybı · rekabet yasağı · ticari işletme · şirket zararı · hakkaniyet · oy yasağı
Benzer bu kararda… unma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalıların, usulüne ve yasaya uygun olarak genel kurul yapmamak, ortaklara «kar dağıtımı» yapmamak, şirketi kötü yönetmek ve şirketle muamele ve «rekabet yasağına» aykırı eylemlerde bulunmak suretiyle «şirketi zarara» uğrattıklarından bahisle işbu dava açılmış ise de, şirket aleyhine açılan genel kurul karar iptali ve işçilik hakları ile ilgili davalar nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» tutulmasını gerektirecek koşulların bulunmadığı, şirket karlarıyla ilgili olarak da, elde edilen karların birikimli olarak özkaynaklar hesabı altında geçmiş yıllar karında toplanmış olduğu, bu yönden de şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığı, muamele ve rekabet yasağı ile ilgili olarak, davalı ....'nun bir başka şirkette aynı anda yönetim kurulu üyesi ya da ortak olmadığı, kendi adına aynı konuda «ticari işletme» işlettiğinin de kanıtlanmadığı, diğer davalılar ..., ... ve ...'in ise, şirketle muamele yasağı ve rekabet yasağı kurallarını ihlal ettiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda bu aykırılık nedeniyle şirketin zarar gördüğünün ispatlanamadığı, tazminat isteme koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, muamele ve rekabet yasağı nedeniyle şirketin zarar görmesi, «kar kaybına» uğramasının halin icabına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, böyle bir fiili karinenin varlığı karşısında karinenin aksinin karşı yanca ispatı gerektiği, karşı yanca şirketin zarara uğramadığının ispat edilemediği, bu davalıların muamele ve rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları ve söz konusu zararından sorumlu olduklarının kabul edildiği, uğranılan zararın tam olarak ispat edilememesi durumunda BK'nın 50. m. uyarınca hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceğinden somut uyuşmazlık itibariyle olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler itibariyle davacının uğradığı zararın 7.500,00 T …
… nılan raporlarda davacı şirket ile dava dışı şirketin mukayeseli incelenmesi neticesinde, davalıların TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı davranışları ile davacı «şirketin zarar» gördüğünün ispatlanamadığı ve bu itibarla tazminat talebinde bulunabilmek için gerekli koşulların oluşmadığının bildirilmesi karşısında, mahkemece muamele ve «rekabet yasağı» nedeniyle şirketin zarar görmesi, «kar kaybına» uğramasının halin icabına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, böyle bir fiili karinenin varlığı halinde aksinin karşı yanca ispatı gerektiği, karşı yanca şirke …
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin eylemleri ile «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14746 E. , 2016/9209 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
.
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../07/2015 tarih ve 2014/36-2015/427 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/.../2016 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde kooperatifin borçlarını ödediğini, müvekkilinin ödemiş olduğu 174,830 TL'nin tahsili için başlattığı takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, %... icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatife borç verme şeklindeki eyleminin bir genel kurul kararına dayalı olmadığı, dönemin kooperatif başkanı olan davacının 1163 sayılı Yasa'nın 59/.... fıkrasında düzenlenen "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz." hükmü gereğince iddia edilen borç verme işlemi yasaklanan ticari bir işlem niteliğinde olduğundan davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde ödemiş olduğu kooperatif borçlarının rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı kooperatife borç verme şeklindeki eyleminin 1163 sayılı Yasa'nın 59/.... maddesinde düzenlenen "Yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif personeli ortaklık işlemleri dışında kendisi veya başkası namına, bizzat veya dolaylı olarak kooperatifle kooperatif konusuna giren bir ticari muamele yapamaz." hükmü gereğince yasaklanan ticari bir işlem niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ise de; davacı kooperatifle ticari bir işlem yapmamıştır. Bu durumda, mahkemece takip dayanağı olan 30.06.2010 tarihli belge dosya içerisine alınarak bu belgedeki alacak kalemlerine ilişkin deliller toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.
.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280331900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz