Kira sözleşmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12412 E. 2011/5187 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kira sözleşmesi↗ taahhütname↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce (davalı ...’nın davacı şirketin 15.09.2000 tarihinden 15.09.2005 tarihine kadar müdürü olduğu, 15.09.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca da maliki olduğu dükkanları aynı zamanda yetkilisi olduğu şirkete kiraladığı, TTK'nun 334. maddesi hükmü uyarınca idare meclisi azalarından biri umumi heyetten izin almadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla şirketle şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamayacağı aksi takdirde şirketin yapılan muamelelerin batıl olduğunu iddia edebileceği, davalının tahliye taahhüdünü verdiği tarihte davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olsa bile verilen taahhüdün TTK'nun 334. maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle) bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının düzenlediği tahliye taahhüdünün TTK'nun 334. maddesi kapsamında işlem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3095 E. 2016/9803 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · kar dağıtımı · kar kaybı · rekabet yasağı · ticari işletme · şirket zararı · hakkaniyet · oy yasağı
Benzer bu kararda… unma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça, davalıların, usulüne ve yasaya uygun olarak genel kurul yapmamak, ortaklara «kar dağıtımı» yapmamak, şirketi kötü yönetmek ve şirketle muamele ve «rekabet yasağına» aykırı eylemlerde bulunmak suretiyle «şirketi zarara» uğrattıklarından bahisle işbu dava açılmış ise de, şirket aleyhine açılan genel kurul karar iptali ve işçilik hakları ile ilgili davalar nedeniyle «yönetim kurulu üyelerinin sorumlu» tutulmasını gerektirecek koşulların bulunmadığı, şirket karlarıyla ilgili olarak da, elde edilen karların birikimli olarak özkaynaklar hesabı altında geçmiş yıllar karında toplanmış olduğu, bu yönden de şirketin zarara uğratılmasının söz konusu olmadığı, muamele ve rekabet yasağı ile ilgili olarak, davalı ....'nun bir başka şirkette aynı anda yönetim kurulu üyesi ya da ortak olmadığı, kendi adına aynı konuda «ticari işletme» işlettiğinin de kanıtlanmadığı, diğer davalılar ..., ... ve ...'in ise, şirketle muamele yasağı ve rekabet yasağı kurallarını ihlal ettiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar bilirkişi kurulu raporunda bu aykırılık nedeniyle şirketin zarar gördüğünün ispatlanamadığı, tazminat isteme koşullarının oluşmadığı belirtilmiş ise de, muamele ve rekabet yasağı nedeniyle şirketin zarar görmesi, «kar kaybına» uğramasının halin icabına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, böyle bir fiili karinenin varlığı karşısında karinenin aksinin karşı yanca ispatı gerektiği, karşı yanca şirketin zarara uğramadığının ispat edilemediği, bu davalıların muamele ve rekabet yasağına aykırı davranmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları ve söz konusu zararından sorumlu olduklarının kabul edildiği, uğranılan zararın tam olarak ispat edilememesi durumunda BK'nın 50. m. uyarınca hakimin, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını «hakkaniyete» uygun olarak belirleyeceğinden somut uyuşmazlık itibariyle olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemler itibariyle davacının uğradığı zararın 7.500,00 T …
… nılan raporlarda davacı şirket ile dava dışı şirketin mukayeseli incelenmesi neticesinde, davalıların TTK’nın 334 ve 335. maddelerine aykırı davranışları ile davacı «şirketin zarar» gördüğünün ispatlanamadığı ve bu itibarla tazminat talebinde bulunabilmek için gerekli koşulların oluşmadığının bildirilmesi karşısında, mahkemece muamele ve «rekabet yasağı» nedeniyle şirketin zarar görmesi, «kar kaybına» uğramasının halin icabına ve hayatın olağan akışına uygun olduğu, böyle bir fiili karinenin varlığı halinde aksinin karşı yanca ispatı gerektiği, karşı yanca şirke …
Dava, davalı «yönetim kurulu» üyelerinin eylemleri ile «şirketi zarara» uğrattıkları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2886 E. 2019/1818 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… kilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce (davalı ...’nın davacı şirketin 15.09.2000 tarihinden 15.09.2005 tarihine kadar müdürü olduğu, 15.09.2003 başlangıç tarihli «kira sözleşmesi» uyarınca da maliki olduğu dükkanları aynı zamanda yetkilisi olduğu şirkete kiraladığı, TTK'nun 334. maddesi hükmü uyarınca idare meclisi azalarından biri umumi heyetten izin almadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla şirketle şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamayacağı aksi takdirde şirketin yapılan muamelelerin batıl olduğunu iddia edebileceği, davalının tahliye «taahhüdünü» verdiği tarihte davacı şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olsa bile verilen taahhüdün TTK'nun 334. maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle) bozulmuş, mahk …
Benzer bu karardaÇünkü, işlem «yönetim kurulu» üyesi veya «temsilcisi» sıfatıyla hareket ettiği kimse için bağlayıcı yani geçerlidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:icazet · ipotek · oy yasağı · geçersizlik · yönetim kurulu kararı · terkin
Benzer bu karardaMahkemece yararına «ipotek» tesis edilen davalının «yönetim kurulu» üyesi olduğu ve bu nedenle işlem tarihi itibariyle TTK'nın 334. maddesi gereğince işlem yapma «yasağı» kapsamında bulunduğu ve bu yasak nedeniyle işlemin hükümsüz olduğuna karar verilmiştir.
Anılan yasal düzenleme uyarınca «yönetim kurulu» üyelerinin anonim ortaklıkla ticari işlem yapma «yasağı» vardır.
Yasa koyucu, «yönetim kurulu» üyelerinin ortaklıktaki yetkilerini göz önüne alarak bu yetkilerin kötüye kullanılması olasılığından hareketle söz konusu «yasağı» getirmiştir.
Başka bir anlatımla, ortaklık «yönetim kurulu» genel kurulun kararını almadan işlemin «geçersiz» olduğunu ileri süremez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14746 E. 2016/9209 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · eksik inceleme
Benzer bu karardaDava, davacının davalı kooperatifin başkanı olduğu dönemde ödemiş olduğu kooperatif borçlarının «rücuen tahsili» için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece takip dayanağı olan 30.06.2010 tarihli belge dosya içerisine alınarak bu belgedeki alacak kalemlerine ilişkin deliller toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir. .
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12412 E. , 2011/5187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/06/2009 tarih ve 2009/166-2009/192 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalının müvekkili şirketin ortaklarından olup, son yapılan ortaklar kurulu toplantısında davalının olumsuz tutumlarından dolayı şirket müdürü seçilemediğini, davalının müdürlük sıfatı sona erdikten sonra kendi başına tahliye taahhüdü düzenlediğini ve söz konusu taahhüde dayanarak müvekkili şirket aleyhine icra takibi yaptığını, geçersiz ve sonradan düzenlenen bu tahliye taahhüdü nedeni ile şirket işyerinin tahliye tehlikesi ile karşı karşıya geldiğini ileri sürerek, geçersiz tahliye taahhüdünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce (davalı ...’nın davacı şirketin 15.09.2000 tarihinden 15.09.2005 tarihine kadar müdürü olduğu, 15.09.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca da maliki olduğu dükkanları aynı zamanda yetkilisi olduğu şirkete kiraladığı, TTK'nun 334. maddesi hükmü uyarınca idare meclisi azalarından biri umumi heyetten izin almadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla şirketle şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamayacağı aksi takdirde şirketin yapılan muamelelerin batıl olduğunu iddia edebileceği, davalının tahliye taahhüdünü verdiği tarihte davacı şirketi temsil ve ilzama yetkili olsa bile verilen taahhüdün TTK'nun 334.
maddesi uyarınca geçerli olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle) bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının düzenlediği tahliye taahhüdünün TTK'nun 334. maddesi kapsamında işlem olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1022318400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz