6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki sözleşmesi ispatlanamadığında icra dairesinin yetkisizliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/309 E. 2018/463 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesinde davalı tarafın yetkili temsilcisinin imzası bulunmuyorsa, o sözleşmedeki yetki kaydı HMK 18/2 uyarınca davalıyı bağlamaz ve taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi kabul edilemez. Yetki sözleşmesi bulunmadığı hallerde, para borcuna ilişkin icra takiplerinde İİK 50. madde uyarınca HMK'nın genel yetki hükümleri kıyasen uygulanır; takip, alacaklının veya borçlunun yerleşim yeri dışındaki bir icra dairesinde başlatılmışsa, itirazın iptali davasının önkoşulu olan yetkili icra dairesinde takip başlatma koşulu gerçekleşmemiş olur ve dava icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, 05.08.2014 tarihli anlaşmada yer alan 'tüm ihtilaf durumunda İstanbul Merkez Adliyesi ve icra dairelerinin yetkisini peşin kabul ederim' hükmü gereğince HMK 17. madde uyarınca taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, bu nedenle davanın açıldığı mahkeme ile icra takibinin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 5/8/2014 tarihli taşıma sözleşmesinin davacı şirket ile bir isimli kişi arasında yapıldığı, sözleşmeye taşıyıcı olarak başka bir kişinin imza attığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dayandığı taşıma sözleşmesinde davalı şirketin yetkili temsilcisinin imzası bulunmadığından, HMK 18/2 maddesi uyarınca davalıyı bağlayıcı geçerli bir sözleşme bulunmamaktadır. Başkaca taraflar arasında yetki anlaşması da mevcut değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Genel yetkili icra dairesinin tespiti ve itirazın iptali davasının önkoşulu → ret

İddia: Davacı vekili, taraflar arasında yetki sözleşmesi olmasa bile TBK 89. madde gereğince para borcunun götürülecek borçlardan olması sebebiyle davanın açıldığı mahkeme ve icra takibinin başlatıldığı icra müdürlüğünün yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50. maddesinde, para veya teminat borcuna ilişkin takiplerde 6100 sayılı HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. Takibin başladığı tarihte davalı takip borçlusunun yerleşim yeri icra dairesi genel yetkili icra dairesidir. TBK'nın 89. maddesi uyarınca para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceği kabul edilse de, somut olayda davalı takip borçlusunun adresi Karaman, davacı takip alacaklısının yerleşim yeri ise Esenyurt-Bakırköy olup her iki adres de İstanbul İcra Daireleri'nin yetki sınırı dışında kalmaktadır. Davalı vekili yetki itirazında Karaman İcra Dairelerini yetkili olarak bildirmiş, taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğu ispatlanamadığından İcra Dairesi yetkisizdir. İtirazın iptali davalarının önkoşulu olan yetkili icra dairesinde takip başlatma koşulu gerçekleşmediğinden, davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taşıma sözleşmesindeki yetki kaydının davalıyı bağlaması için sözleşmenin davalının yetkili temsilcisi tarafından imzalanmış olması gerektiği ve bu koşul gerçekleşmediğinde genel yetki hükümlerine göre yetkili icra dairesinde takip başlatılmamış olmasının itirazın iptali davasının önkoşulunu ortadan kaldırdığı yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Para veya teminat borcuna ilişkin icra takiplerinde İİK 50. madde uyarınca HMK'nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanır; genel yetkili icra dairesi, takibin başladığı tarihte borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir.
Dava şartı
Yetkili icra dairesinde takip başlatma koşulu (itirazın iptali davasının önkoşulu)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi genel yetki itirazın iptali dava şartı yetkisizlik

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 18/2HMK 17 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/309

KARAR NO 2018/463

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 15/11/2017

NUMARASI 2016/996 E.- 2017/997 K.

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/04/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı şirket ile davalı firma arasında varılan 05.08.2014 tarihli anlaşma gereğince, davacı şirket müşterisi ... Tic. A.Ş. firmasının ürünlerinin taşınması konusunda anlaşmaya varıldığı , taşıma neticesinde davalı tarafından bir kısım ürünlerin teslim edilmediği, bir kısmın hasarlı olarak teslim edildiği iddiası ile fatura düzenlendiği , davalı taraf fatura bedelini ödemediği gibi, davacı şirket tarafından yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, bu nedenle mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, genel yetkili mahkemenin Karaman Mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında sözleşme bulunmadığını, bunun yazılı olarak ispat edilmesi gerektiğini, bu nedenle faturanın iade edildiğini, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından yetkiye ilişkin itirazları kabul etmediklerini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, takibin başladığı tarihte davalı takip borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinin genel yetkili icra dairesi olduğu, TBK'nın 89. maddesi uyarınca ise para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceğinin hüküm altına alındığı, somut olayda davalı takip borçlusunun adresinin Karaman olduğu, davacı takip alacaklısının yerleşim yerinin ise Esenyurt olduğu, her iki adresin de İstanbul İcra Daireleri'nin yetki sınırı dışında kaldığı, yetkili icra dairesinde yapılmayan takip nedeni ile somut olayda dava şartının gerçekleşmediği anlaşılmakla; dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı ile müvekkil şirket arasında imzalanan , 05.08.2014 tarihli yük anlaşmasında bulunan "İş bu anlaşma neticesinde taraflar arasında tüm ihtilaf durumunda İstanbul Merkez Adliyesi ve icra dairelerinin yetksini peşin kabul ederim." hükmü doğrultusunda taraflar arasında yetki sözleşmesi olması sebebiyle H.M.K 17. maddesi uyarınca davanın açıldığı Mahkeme ve icra takibin başlatıldığı İstanbul 37. İcra Müdürlüğü yetkili olduğunu , bu kabul edilmese bile TBK 89 maddesi gereğince para borcu götürülecek borçlardan olması sebebi ile davanın açıldığı Mahkeme ve icra takibin başlatıldığı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu, mahkeme kararının kaldırılmasını, mahkeme ve icra dairesinin yetkili olduğuna karar verilmesini taleb etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirketin müşterisi .... A.Ş. Firmasına ait ürünün taşınması sırasında hasarlanması nedeni ile meydana gelen zararın tazmini davalı taşıyıcıdan tazmini talep edilmektedir.

Davalı vekili icra dosyasında yetki itirazında bulunmuş,yine cevap dilekçesi ile birlikte mahkemenin yetkisine de itirazda bulunmuştur. 5/8/2014 tarihli taşıma sözleşmesinin davacı şirket ile ... isimli kişi arasında yapılıp, sözleşmeye taşıyıcı olarak Bülent isimli kişinin imza attığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin dayandığı taşıma sözleşmesinde davalı şirketin yetkili temsilcinin imzası bulunmadığı ,HMK 18/2 maddesi uyarınca davalıyı bağlayıcı geçerli bir sözleşme bulunmamaktadır. Başkaca taraflar arasında yetki anlaşması mevcut değildir.

İİK'nın yetkiyi düzenleyen 50. maddesinde para veya teminat borcuna ilişkin takiplerde 6100 sayılı HMK'nın yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir.Takibin başladığı tarihte davalı takip borçlusunun yerleşim yeri icra dairesinin genel yetkili icra dairesi olduğu, TBK'nın 89. maddesi uyarınca ise para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ödeneceği, somut olayda davalı takip borçlusunun adresinin Karaman olduğu, davacı takip alacaklısının yerleşim yerinin ise Esenyurt-Bakırköy olduğu, her iki adresin de İstanbul İcra Daireleri'nin yetki sınırı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili yetki itirazında Karaman İcra Dairelerini yetkili olarak bildirmiş olup ,taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğu ispatlanamadığından İcra Dairesinin yetkisiz bulunduğu ,itirazın iptali davalarının önkoşulu bulunan yetkili icra dairesinde takip başlatma koşulu gerçekleşmediğinden ,davanın icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığındanr ,davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından, davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere HMK.'nun 362.a maddesi uyarınca oy birliği ile karar verildi.26/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/280082 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.