6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tacir borcuna kefil olanın sözleşmedeki yetki şartıyla bağlılığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/182 E. 2018/370 K. · · İlk derece: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Tacir olmayan kişi, tacirin ticari borcuna müteselsil kefil olduğunda TTK 7/2'deki teselsül karinesi gereği kredi sözleşmesindeki yetki şartıyla bağlıdır. Asıl borçlu hakkındaki iflas erteleme tedbir kararı, kefiller yönünden ihtiyati haciz talebine engel oluşturmaz. Kefaletten dönme beyanı ve borcun yeniden yapılandırılması, İİK 265'te sayılan ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında bulunmadığından bu iddialar ihtiyati hacze itiraz aşamasında ileri sürülemez; geçerliliği ancak esas yargılamada değerlendirilebilir. Ticari işletme sahibi veya şirket ortak/yetkilisinin verdiği kefalette TBK 584/3 gereği eş muvafakati şartı aranmaz.

Ele alınan sorunlar

Yetki itirazı → ret

İddia: Muterizler, adreslerinin İstanbul Anadolu yakasında olduğunu belirterek yetkiye itiraz etmiştir.

Gerekçe: TTK 7/2 uyarınca ticari borçlara kefalet halinde, birinci fıkra hükmü hem asıl borçlu ile kefil arasında hem de kefiller arasında geçerlidir. Muterizler tacir olmasalar dahi tacirin borcuna kefil olduklarından, TTK 7/2'deki teselsül karinesi gereği sözleşmedeki yetki koşuluyla bağlıdırlar. İlk Derece Mahkemesinin yetki koşulunun geçersiz olduğuna ilişkin tespiti bu nedenle yerinde değildir; ancak sonuç itibariyle sözleşmede ihtilaf halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılınması muterizleri de bağladığından yetki itirazı yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

İflas erteleme tedbirinin ihtiyati hacze etkisi → ret

İddia: Asıl borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı verildiği, bunun ihtiyati hacze engel teşkil ettiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Asıl borçlu hakkında iflas erteleme davasında verilen ihtiyati tedbir kararı, kefiller yönünden ihtiyati haciz talep edilmesine engel teşkil etmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefaletten dönme ve borcun yeniden yapılandırılması → ret

İddia: Muterizler, 29/03/2016 tarihli ihtarname ile kefaletten döndüklerini, ardından borcun yeniden yapılandırıldığını, bu nedenle kendilerine karşı talep hakkı bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Borç oluştuktan sonra borcun bir ödeme planına bağlanması, kefaletten dönme hakkının varlığına işaret etmez. Kefaletten dönmeye ilişkin beyanın geçerli olup olmadığı yargılama sonucunda belirlenecektir; borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin protokol imzalanması kefillerin kefalet borcunu ortadan kaldırmaz. İİK 265'te ihtiyati hacze itiraz sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiş olup kefaletten dönme bu sebepler arasında yer almamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Eş muvafakati şartının aranmaması → ret

İddia: Eş muvafakatinin alınmadığı, bunun ihtiyati hacze engel teşkil ettiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TBK 584/3 gereği ticari işletme sahibi veya şirketin ortak veya yetkilisinin kefaletinin geçerli olması için eşin muvafakati gerekmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tacir olmayan kişinin tacirin ticari borcuna kefil olması halinde TTK 7/2 teselsül karinesi gereği sözleşmedeki yetki şartıyla bağlı olacağı ve kefaletten dönme/borç yapılandırması gibi hususların İİK 265'teki sınırlı itiraz sebepleri arasında yer almadığı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Ticari borca müteselsil kefil olan kişi, tacir olmasa dahi TTK 7/2'deki teselsül karinesi gereği kredi sözleşmesinde kararlaştırılan yetki şartıyla bağlıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati hacze itiraz müteselsil kefalet teselsül karinesi yetki şartı iflas erteleme kefaletten dönme eş muvafakati

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 265 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 7/2 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 584/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/182

KARAR NO 2018/370

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/10/2017 Tarihli Ek Karar

NUMARASI 2017/878 D.İş 2017/887 Karar

TALEP İhtiyati Hacze itiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/04/2018

İlk derece mahkemesince verilen 27/10/2017 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN

İhtiyati hacze itiraz edenler vekili ilk derece mahkemesine sunduğu dilekçesinde; müvekkillerinin adreslerinin İstanbul Anadolu yakasında olduğunu, yetkiye itiraz ettiklerini, nakdi ve gayri nakdi krediye kefaleti olmadığını, 29/03/2016 tarihli ihtarname ile şirket ile ortaklık ve yönetimsel bağlarının kalmadığını, kefaletten döndüklerini, kefilin sadece .... olduğunu, asıl şirket hakkında iflas erteleme tedbir kararı verildiğini,eş muvafakatının alınmadığını bunun ihtiyati hacze engel teşkil ettiğini, beyan ederek ihtiyati haczin kaldırılmasını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini istemiştir.

LEHİNE İHTİYATİ HACİZ KARARI VERİLEN

Alacaklı vekili itiraza cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmesinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını , kredi sözleşmesindeki şartların kabul edildiğini, itiraz eden borçlular tarafından el yazıları ile yazılarak imzalandığını, İİK 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itirazın koşullarının belirtildiğini, itiraz edenlerin bu koşullara uymadığını belirterek ihtiyati haciz kararına karşı yapılan hukuki dayanaktan yoksun ve haksız itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, İİK'nın 265. m. ihtiyati haciz kararına karşı itiraz Kredi sözleşmesinde kararlaştırılan yetki şartı sözleşmeye müteselsil kefil olarak imza atan ancak tacir olmayan borçlu kefilleri bağlamaz ise de para alacaklarına ilişkin alacaklının kendi yerleşim yerinde ihtiyati haciz talep edebileceğinden yetki itirazının yerinde olmadığını, iflas erteleme talebi ve bu kapsamda verilen ihtiyati tedbir kararının kredi asıl borçlusu olan şirket yönünden hüküm ifade ettiği,İtiraz edenlerin kefaletten dönme hakkı bulunduğu ve bu hakkın kullanıldığı beyan edilerek ihtiyati haczin kaldırılması istenilmiş ise de ihtiyati haczin itiraz sebepleri yasada sınırlı olarak sayılmış olması nedeniyle kefaletten dönmenin bu sebepler arasında olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Muterizler vekili yetki itirazının karara bağlanmadığını, 08.01.2017 tarihli borç yenileme protokolünü müvekkillerinin imzalamadığını,29.03.2016 tarihli ihtarname ile kefaletten dönüldüğünü, bu hususun muhataba 30.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, dönme beyanından sonra borcun yapılandırıldığını, noter kat ihtarnamesine itiraz edildiğini kat ihtarının kesinleşmediğini, borcun yenilenmesi nedeniyle eski kefillere karşı talep hakkının bulunmadığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

İİK 265. maddesinde göre borçlunun ihtiyati haczin dayandığı sebeplere,mahkemenin yetkisine, teminata itiraz edebileceği düzenlenmiştir. Kredi borcunun 2013 yılında imzalanan itiraz edenlerin müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesine dayalı olarak dava dışı .... A.Ş.'nin borcundan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.TTK nun 7/2 maddesi: ticari borçlara kefalet halinde ,hem asıl borçlu ile kefil hemde kefiller arasında birinci fıkra hükmünün geçerli olduğuna ilişkindir.Muterizler tacir olmasalar dahi tacirin borcuna kefalet verdiklerinden TTK nun 7/2 maddesinde ki teselsül karinesi gereği sözleşmede ki yetki koşulu ile bağlıdırlar.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin yetki koşulunun geçersiz olduğuna ilişkin tesbiti yerinde değil ise de sonuç itibariyle yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Sözleşmede ihtilaf halinde İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından ,bu koşul muterizleri de bağlayacağından yetki itirazı yerinde bulunmamaktadır.Asıl borçlu hakkında iflas erteleme davasında verilen ihtiyati tedbir kararının kefiller yönünden ihtiyati haciz talep edilmesine engel teşkil etmediği ,borç oluştuktan sonra borcun bir ödeme planına bağlanması kefaletten dönme hakkının varlığına işaret etmediği , kefaletten dönmeye ilişkin beyanın geçerli olup olmadığının yargılama neticesi belirleneceği ,borcun yeniden yapılandırılmasına ilişkin protokol imzalanmasının kefillerin kefalet borcunu ortadan kaldırmadığı ,ayrıca TBK nun 584/3 gereği ticari işletmenin sahibi veya şirketin ortak veya yetkilisinin kefaletinin geçerli olması için eşin muvafakatı gerekmediğinden muterizlerin itirazları İİK 265 maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraz sebepleri arasında yer almadığı ihtiyati hacize itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Muteriz borçlular vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 35,90- TL harçtan peşin yatırılan 31,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50- TL istinaf harcının muterizlerden alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran borçlular tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/04/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/279685 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.