İcra takibinde yetki itirazının şube adresi esas alınarak değerlendirilmesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/726 E. 2018/832 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İlamsız icra takibinde yetkiye yapılan itirazın değerlendirilmesinde, takip konusu işlemin yapıldığı tarihte tarafların dava konusu yer yargı çevresi içinde şubelerinin bulunması halinde, taraflar arasındaki hukuki ilişki inkar edilmemişse yetki itirazı yerinde sayılmaz; bu husus dava şartı niteliğinde olup mahkemece resen araştırılmalı, gerekirse ticaret sicilinden sorulmalıdır.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin yetkisine itirazın taraf şube adresleri gözetilerek değerlendirilmesi → kabul
İddia: Davacı vekili, ilk derece mahkemesinin davayı esasa girmeden usulden reddettiğini, adresin yargı çevresinde olup olmadığı hususunda eksikliğin tamamlanması için süre verilmediğini, ön inceleme duruşmasında beyanlarının dikkate alınmadığını, ihtar yapılmadığını belirterek kararın isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlamsız icra takibinde takibin yetkili yerde yapılmış olması HMK 114/2 kapsamında bir dava şartıdır ve HMK 115 gereği davanın her safhasında değerlendirilebilir. İİK 50 uyarınca icra dairesinin yetkisine itiraz edilince hakim, takibin yetkili yerde yapılıp yapılmadığını o safhaya kadar sunulan belgeler ve dosya kapsamına göre değerlendirir; dava şartı resen değerlendirildiğinden araştırmanın da resen yapılması gerekir. Bu bağlamda davacı şirketin dava konusu yer yargı çevresi içinde şubesi olup olmadığı, davacı vekilinden veya Ticaret Sicil Müdürlüğünden sorulup tespit edilebilir. İstinaf safhasında sunulan Ticaret Sicili Gazetesi ilanlarından davacı şirketin takip konusu fatura tarihinde İstanbul Ümraniye'de (sonradan Üsküdar'a taşınan) bir şubesi bulunduğu; davalı şirketin merkezi Trabzon olmakla birlikte dosyadaki sevk irsaliyelerinden İstanbul Kartal'da şubesinin olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin şubelerin işlemi olup olmadığı esasa girilmekle anlaşılabilecek olsa da, taraflar arasındaki ticari-hukuki ilişki inkar edilmediğinden, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı TBK 89/1-1 ve HMK 10 karşısında yerinde sayılamaz. Takibin dayanağı işlemin yapıldığı tarihte her iki tarafın da ilgili yargı çevresi dahilinde şubeleri bulunduğundan yetki itirazının reddedilerek davanın esasının incelenmesi gerekirken usulden reddedilmiş olması, HMK 353/1-a/4 kapsamında dava şartlarına aykırılık oluşturur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlamsız icra takibinde yetki itirazının değerlendirilmesinde, tarafların merkez adresi dışında ilgili yargı çevresinde şubelerinin bulunup bulunmadığının resen araştırılması gerektiği ve taraflar arasındaki hukuki ilişki inkar edilmediği takdirde şube adresinin yetkiyi belirleyebileceği yönündeki tespit, benzer yetki itirazı uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- İlamsız icra takibinde, takip konusu işlemin yapıldığı tarihte tarafların ilgili yargı çevresinde şubesi bulunması ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin inkar edilmemesi halinde, o yer icra dairesi yetkilidir.
- Dava şartı
- İlamsız icra takibinin yetkili yerde yapılmış olması (HMK 114/2)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı↗ dava şartı↗ resen araştırma↗ şube adresi↗ ticari işletme şubesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
.
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/726
KARAR NO 2018/832
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/10/2017
NUMARASI 2016/954 E.- 2017/926 K.
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine fatura alacağının ödenmesi amacıyla İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takip dosyasını başlattıklarını, davalı borçlunun borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının icra müdürlüğünün yetkisine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığını, alacaklının ikametgahında da takibin yapılabileceğini, borca dair tanzim olunan faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafça faturaya itiraz edilmediğini, borcun mevcut olduğunu, davalının borca itirazının kötü niyetli olduğunu beyan ederek davalının borca vaki itirazının iptalini ve %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf, davaya cevap vermemiş olup, HMK'nın 128. Maddesi uyarınca davayı inkar etme konumundadır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı şirketin, şirket merkez ya da şube adresini İstanbul Anadolu adliyesi yargı çevresine nakil almış ise bu hususun tevsik edilmesi gerektiği, dosyada böyle bir husus iddia edilmediği gibi anlaşılamadığını, davacı şirket, adresini mahkemenin yargı çevresine nakil alıp almadığı hususunda araştırma yapılamayacağı gerekçesiyle itirazın iptali davasının ön koşulu olan yetkili icra müdürlüğünde takip yapılması gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle davanın esası incelenmeksizin usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, davalı aleyhine faturadan kaynakları cari hesap alacağına ilişkin İstanbul Anadolu .. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu vekilinin yetkiye ve borca itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, itirazın iptali için de dava açıldığını, davanın İlk Derece Mahkemesi tarafından esasa girilmeden usulden reddedildiğini, bu kararın isabetli olmadığını, gerekçeli kararda her ne kadar davacı şirketin adresinin yargı çevresini nakil alıp almadığı hususunda mahkemece araştırma yapılmayacağı iddia edilmişse de, eksikliğin tamamlanması için süre dahi verilmediğini, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında davacı şirketin ikametgah adresinin İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde olması sebebiyle icra takibine yapılan yetki itirazının yerinde olmadığı beyan edilmişse de, mahkemenin ön inceleme duruşmasında davayı usulden reddettiğini, beyanlarının dikkate alınmadığını, şirketin şube adresinin İstanbul Anadolu'da olduğunun tevsiki için süre verilmediğini, keza ön önceleme duruşmasına davet tutanağında da eksikliklerin giderilmesi için ihtar yapılmadığını, yani ön inceleme aşamasının amacı olan eksikliklerin tespiti ile tamamlanmadığını belirterek borçlunun haksız olan itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İlamsız icra takibi açısından takibin yetkili yerde yapılmış olması HMK 114/2 maddesi kapsamında bir dava şartı olup, ön inceleme duruşmasında değerlendirilmesi HMK'nın 115.maddesi kapsamında davanın her safhasında yapılabilir.
Davacı- alacaklının icra takibi dahil dava dilekçesinde ve eklerinde dayandığı belgelerin tamamında davalının adresi Trabzon, davacı alacaklının adresi ise Adana görünmektedir.
İİK'nın 50. Maddesine göre icra dairesinin yetkisine itiraz edilince hakimin takibin yetkili yerde yapılıp yapılmadığını o safhaya kadar sunulan belgeler ve dosya kapsamına göre değerlendirmektir. Bununla beraber dava şartı mahiyetindeki bu husus resen değerlendirildiğine göre araştırmanın da resen yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda davacı şirketin İstanbul Anadolu adliyesi yargı çevresi içine giren şubesi olup olmadığı, davacı vekilinden sorulabileceği gibi, bu konu Ticaret Sicil Müdürlüğünden de sorulup tespit edilebilir. İstinaf safhasında sunulan belgelerden davacı şirketin 16/01/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlanan ilanda İstanbul Ümraniye şubesinin kurulduğu, 09/11/2015 tarihinde yayınlanan ilanda da şube adresinin İstanbul Üsküdar'a taşınmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Şirketin merkezi Adana olmakla birlikte takibin dayanağı olan fatura tarihi itibariyle davacı şirketin İstanbul Ümraniye'de bir şubesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı şekilde davalı firmanın merkezi Trabzon olmakla birlikte dosyada bulunan 16/06/2015 düzenleme tarihli sevk irsaliyelerinden davalının İstanbul Kartal'da şubesinin olduğu görülmektedir. Dava konusu işlemin şubelerin işlemi olup olmadığı esasa girilmekle anlaşılabilecektir fakat bu durumda bile taraflar arasındaki ticari-hukuki ilişki inkar edilmediğine göre davalı şirketin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı 6098 sayılı TBK'nın 89/1-1 ve 6100 sayılı HMK'nın 10. maddesi karşısında yerinde sayılamaz.
Açıklanan nedenlerle dava konusu takibin dayanağı olan faturaya bağlanmış işlemin yapıldığı tarihte her iki tarafın da İstanbul Anadolu adliyesinin yargı çevresi dahilinde şubeleri bulunduğu anlaşılmakla, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde olmayıp itirazın reddine karar verilerek davanın esasının incelenmesi-tahkikat safhasına geçilmesi gerekirken davanın usulden reddedilmiş olması HMK'nın 353/1-a/4 kapsamında diğer dava şartlarına aykırılık kabul edilerek mahkeme kararının kaldırılması doğrultusunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/954 Esas-2017/926 Karar sayılı ve 11/10/2017 Tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nun 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/06/2018
.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278529 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi