6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefalette eş rızası yokluğu ve yetki sözleşmesinin bağlayıcılığı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/455 E. 2018/803 K. · · İlk derece: İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetki

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesine tacir olmayan kişilerce müteselsil kefil olunması halinde, TTK 7/2 gereği teselsül karinesi nedeniyle sözleşmedeki yetki şartı kefilleri de bağlar. Kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan TBK 584 uyarınca kefil evliyse eş rızası aranır; eş rızası alınmadan kurulan kefalet geçersiz olup kefile bu sözleşme nedeniyle başvurulamaz (TBK 584/3'teki şirket ortağı/yöneticisi istisnası 11.4.2013 tarihinden önceki sözleşmelere uygulanmaz). Eş rızası eksikliği nedeniyle kefaletin geçersiz kalması, bu hususu bilmeden takip başlatan bankanın kötüniyetli sayılmasını gerektirmez; kötüniyet tazminatı için ayrıca kötüniyetin ispatı gerekir.

Ele alınan sorunlar

İcra dairesi ve mahkemenin yetkisi ile davalı ...'nin tacir olmaması nedeniyle yetki sözleşmesinin geçersizliği iddiası → ret

İddia: Davalılar vekili, tacir olmayan davalılar için yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını, icra dairesi ve mahkemenin yetkisiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı, dava dışı şirketin borçlarına geçerlilik koşullarını taşıyan bir sözleşme ile müteselsil kefil olmuştur. Davalılar tacir olmasalar bile TTK 7/2 gereği teselsül karinesi nedeniyle sözleşmedeki yetki koşulu kendilerini bağlar; bu nedenle icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ... yönünden hesaplama hatası iddiası → ret

İddia: Davalılar vekili, davalı ... yönünden kredi sözleşmesi ile müvekkilinin sorumluluğu olmamasına karşın alacak hesabında yanlışlık yapıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile borç miktarı hesaplanmış olup bilirkişi raporunun dosya mevcuduna ve sözleşme hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, hesaplama hatasının ne şekilde yapıldığının açıklanmadığı görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalı ... yönünden eş rızası bulunmaması nedeniyle kefalet sözleşmesinin geçersizliği → ret

İddia: Davacı vekili, davalı ... yönünden sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının genel kredi sözleşmesi imzalandığı tarihte evli olduğu, sözleşme düzenlenirken eşin rızasının alınmadığı, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan TBK 584 maddesi gereğince kefalet için eşin rızasının arandığı tespit edilmiştir. TBK 584/3 maddesi ile şirket ortak veya yöneticisi tarafından şirket lehine kefalet akdi düzenlenmesi durumunda eş rızasının aranmayacağına ilişkin düzenleme 11.4.2013 tarihinde yürürlüğe girmiş olup somut olayda uygulanamaz. Geçerli bir kefalet akdinin gerçekleşmesi için zorunlu bulunan eş rızası alınmadığından davalıya müteselsil kefil sıfatıyla başvurulamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötüniyet tazminatı talebi → ret

İddia: Davalılar vekili, davalı ...'nin kefaletinin eş rızası bulunmadığından geçerli olmadığını bilmesine rağmen davacının takip yaptığını, bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalının eş rızası alınmadığından sorumluluğuna gidilemeyecek ise de, davacı bankanın muvafakat alınmaması konusunda kötüniyetli davrandığı kabul edilemez. Şirket ortağı olan davalının da evli olduğunu bildirmeyerek geçersiz kefalet sözleşmesini imzaladığı gözönüne alındığında, davacı bankayı kötüniyetli kabule yarar ispat yükümlülüğü davalı tarafça yerine getirilmemiştir; davacının takibinde ve davasında haksız bulunması kötüniyet tazminatını gerektirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

11.4.2013 öncesi düzenlenen kefalet sözleşmelerinde şirket ortağı/yöneticisi olan kefil için de eş rızasının zorunlu olduğu ve bu eksikliğin kefaleti geçersiz kıldığı, ayrıca eş rızası eksikliğinin bankanın kötüniyetli sayılmasını gerektirmediği yönündeki tespitler bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Tacir olmayan kişilerin genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olmaları halinde, sözleşmedeki yetki şartı TTK 7/2 gereği teselsül karinesi nedeniyle kefilleri de bağlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet eş rızası teselsül karinesi yetki sözleşmesi kötüniyet tazminatı icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 7/2 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 584TBK 584/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/455

KARAR NO 2018/803

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ 28/11/2017

NUMARASI 2016/717 Esas- 2017/1031 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, İst. ... İcra Dairesinin... sayılı dosyasıyla kredi borçları ödenmediğinden borçlular ... ...AŞ aleyhine takip başlatıldığını, davalılar tarafından yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazın kötüniyetle yapıldığını, kredi sözleşmesinin 6.2 maddesinde İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığını, takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ile mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu , kefalet sözleşmesi gegeçersiz olduğundan davacının, müvekkillerinden talepte bulunamayacağını, kötüniyetle başlatılmış olan icra takibi nedeni ile davacı aleyhine %20den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, kredi sözleşmesi döneminde müteselsil kefil ...'nın eş rızasının alınmadığını, diğer davalı yönünden kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu ,davalı ....hakkındaki davanın reddine, davalı ... yönünden açılan davanın kabulü ile, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında davalı ...'nın vaki itirazının iptaline , 25.704-TL asıl alacak olmak üzere toplam 25.998,36- TL üzerinden devamına, alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 5.199,67 -TL icra inkar tazminatının davalı .... 'dan tahsiline , davalıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili, davalı... yönünden sözleşmenin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalılar vekili, tacir olmayan davalılar için yetki sözleşmesinin geçerli olmadığını,....yönünden eş rızası bulunmadığından dava red edildiğinden kefaletin geçerli olmadığını bilmesine rağmen takip yaptığı için kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiği, davalı .... yönünden de kredi sözleşmesi ile müvekkilinin sorumluluğu olmamasına karşın alacak hesabında da yanlışlık yapılması nedeni ile müvekkili .....yönünden de davanın reddi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir.

GEREKÇE

İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan davalılar tarafından verilen kefaletin geçerli olup olmadığı,davalı ...bakımından hesaplama hatası bulunup bulunmadığı noktasındadır.

Davalılar 20.7.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine el yazıları ile ve kefalet limitleri belli olacak biçimde müteselsil kefil olmuşlar,davalı ....'nın eşinin kefalete izin yazısı dosyada mevcuttur.Sözleşmenin 6.2 maddesi ile İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkili kılınmıştır.Buna göre davalı ...nın dava dışı şirketin borçlarına geçerlilik koşullarını taşıyan bir sözleşme ile müteselsil kefil olduğu , mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile borç miktarının hesaplandığı,bilirkişi raporunun dosya mevcuduna ve sözleşme hükümlerine uygun olarak hazırlandığı ,hesaplama hatasının ne şekilde yapıldığının açıklanmadığı, davalılar tacir olmasalar bile TTK 7/2 gereği teselsül karinesi gereği sözleşmede ki yetki koşulu kendilerini bağlayacağından davalılar vekilinin davalı ....

bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerektiği,icra dairesinin yetkisiz olduğu yönünde ki istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

Davalı.....nın genel kredi sözleşmesi imzalandığı tarihde evli olduğu, sözleşme düzenlenirken eşin rızasının alınmadığı , sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan TBK 584 maddesi gereğince kefalet için eşin rızası aranmaktadır. TBK 584/3maddesi ile şirket ortak veya yöneticisi tarafından şirket lehine kefalet akti düzenlenmesi durumunda eş rızası aranmayacağına ilişkin düzenleme 11.4.2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Geçerli bir kefalet akdinin gerçekleşmesi için zorunlu bulunan eş rızası alınmadığından davalı ....'ya müteselsil kefil sıfatıyla başvurulamayacaktır. Davalı ...nın müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu tutulması gerektiğine ilişkin istinaf sebebleri yerinde değildir.(Y.19.HD 2015/11906 esas .2016/5303 karar 24/03/2016 tarihli , 2016/1302esas ,2016/7385karar sayılı 25.4.2016tarihli kararları aynı yöndedir.

)

Davalı ....'nın eş rızası alınmadığından sorumluluğuna gidilemeyecek ise de davacı bankanın muvafakat alınmaması konusunda kötü niyetli davrandığı kabul edilemeyecektir.Şirket ortağı olan davalı...nın da evli olduğunu bildirmeyerek geçersiz kefalet sözleşmesini imzaladığı gözönüne alındığında, davacı bankayı kötüniyetli kabule yarar ispat yükümlülüğünün davalı tarafça yerine getirilmediği, davacı takibinde ve davasında haksız ise de haksız bulunması kötüniyet tazminatını gerektirmediğinden davalılar vekilinin kötüniyet tazminatı istemine yönelik sebebi de yerinde olmayıp davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekili ile davalılar vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacının yatırdığı peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davalılardan alınması gereken 1.775,94- TL istinaf karar harcından, davalılar tarafından yatırılan 444- TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.331,94- TL harcın davalı Üzeyir Kaya'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362.a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/06/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/278469 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.