6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari kredide erken ödeme komisyonu ve tahsis ücretinin geçerliliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1443 E. 2018/1022 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Ticari kredi ilişkilerinde, sözleşmede erken kapama komisyonu alınacağına dair hüküm bulunması ve TBK 96 uyarınca erken ifa nedeniyle borçtan indirim talep edilememesi karşısında, erken ödeme komisyonu alınmasına ilişkin sözleşme hükmü borçlu yararına kabul edilerek hükümsüz sayılamaz; TBK yürürlüğe girmeden önce imzalanan sözleşmelerde genel işlem koşulları denetimi uygulanamaz. Sözleşmede oran kararlaştırılmamışsa, tahsil edilen komisyonun fahiş olup olmadığı bankacılık teamülleri, piyasa uygulamaları ve emsal oranlar dikkate alınarak belirlenir; konut kredilerinde kanunla kabul edilen %2 oranının ticari kredilerde de emsal olarak uygulanabildiği durumda bu oran fahiş kabul edilmez.

Ele alınan sorunlar

TBK yürürlüğü öncesi sözleşmede genel işlem koşulları denetiminin uygulanamaması → ret

İddia: Erken ödeme komisyonuna ilişkin sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulları uyarınca denetlenmesi ve ticari kredilerde konut kredisindeki gibi yasal düzenleme bulunmadığından kesinti yapılamayacağı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TBK'nın yürürlüğü öncesi imzalanan genel kredi taahhütnamesine dayalı kullandırılan kredilerdeki hükümlerin genel işlem koşulları uyarınca denetlenmesine yasal imkan bulunmamaktadır. TBK 21. maddesine göre karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi, düzenleyenin karşı tarafa bu koşullar hakkında açıkça bilgi verip içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın kabulüne bağlıdır; ancak erken ifada bulunmak isteyen borçlu kanuni düzenlemeye göre borçtan indirim talep edemeyeceğine göre, erken kapama komisyonu alınmasına ilişkin sözleşme hükmü karşı tarafın menfaatine aykırı bir hüküm olarak kabul edilemez. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Ticari kredide erken ödeme komisyonunun hukuki dayanağı (TBK 96, sözleşme serbestisi) → ret

İddia: Ticari kredilerde erken kapama, komisyon ücreti ve kredi kullandırma-tahsis ücreti alınmasının hukuki dayanağının bulunmadığı ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TBK 96. maddesine göre sözleşme hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu edimini süresinden önce ifa edebilir; ancak kanun, sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu erken ifada bulunması sebebiyle borcundan indirim yapamaz. Kredi sözleşmelerinde erken kapama ve sair masrafların istenmesine ilişkin hükümlerin sözleşmeye konulması sözleşme serbestliği ilkesinin bir sonucudur. TTK 20. maddesi (eTTK 22) uyarınca tacir olan veya olmayan bir kimseye ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir uygun bir ücret isteyebilir. Sözleşmelerde bankanın açtığı kredilere ilişkin her nevi komisyon, hesap işletim ücreti ve masrafı tahsile yetkili olduğuna dair hüküm bulunduğundan ve masraf tutarlarına davacının bir itirazı olmadığından, kredi kapatıldıktan sonra bu tutarların iadesinin istenmesi sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırı olur; erken kapama komisyonu alınacağına ilişkin hükümler borçlu yararına olduğundan hükümsüz sayılamaz. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Erken ödeme komisyon oranının fahiş olup olmadığının tespiti → ret

İddia: Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, diğer bankaların daha düşük oranda erken kapama komisyonu uyguladığı göz önünde bulundurularak makul oranın tespit edilerek fazla alınan tutarın iadesine karar verilmesi talep edilmiştir.

Gerekçe: 6502 sayılı TKHK 37. maddesi konut kredilerinde erken ödeme komisyonunun 36 ay vadeli kredilerde %1'i, daha fazla vadeli kredilerde %2'yi aşamayacağını düzenlemektedir; bu hüküm tüketicinin korunması amaçlıdır ve konut kredisi dışındaki kredilerde erken ödeme komisyonu alınamayacağı sonucuna varılamaz. Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirlerinden mahrum kalacağı ve bu durumun bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği tartışmasızdır. Bilirkişi incelemesinde emsal oranlar arasında yeknesaklık bulunmadığı, davalının uyguladığı %2 oranın hakkaniyete uygun olduğu belirlenmiş, davacı tarafça sunulan emsal sözleşmede de %1 oranı bulunmakla birlikte, konut kredisinde %2 oranın kanunla kabul edilmiş olması karşısında ticari kredide bu oranın fahiş kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Davacının başka bir banka tarafından uygulanan orana indirim talebinin dayanağı yoktur; tacir olan davacı sözleşme serbestliği çerçevesinde dilediği bankadan kredi kullanmakta serbesttir. Tahsil edilen tutarın %2 ve altında olduğu hesaplanmış, bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyişi ve piyasa uygulamalarına uygun olup emsal dosyalardan da izlenebildiği üzere bu oranın fahiş sayılamayacağı anlaşılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Ticari kredilerde erken ödeme komisyonu ve tahsis ücretinin sözleşme serbestliği ve TBK 96 çerçevesinde geçerli olduğu, TBK öncesi sözleşmelerde genel işlem koşulları denetiminin uygulanamayacağı ve komisyon oranının fahiş olup olmadığının bankacılık teamülleri/emsal oranlar üzerinden değerlendirileceği yönündeki (benimsenen ilk derece) tespitler bakımından bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ödeme komisyonu tahsis-kredi kullandırma ücreti genel işlem koşulları sözleşme serbestliği sözleşmeye bağlılık ilkesi basiretli tacir yükümlülüğü TBK 96 erken ifa TTK 20 uygun ücret

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 96TBK 21TBK 27 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 20TTK 18 · 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı TKHK 37

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1443

KARAR NO 2018/1022

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/03/2018

NUMARASI 2015/685 Esas 2018/212 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/09/2018 (07/10/2018 yazım tarihli )

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacının kullandığı ticari kredilerden erken kapama komisyon ücreti adı altında ücret alındğını,belirsiz alacaklarının tespit edilmesinden sonraki hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı bankadan kullanılan dava dilekçesinde dökümü yapılan yedi adet ticari kredi için erken kapama komisyonu ücreti ve tahsis-kredi kullandırma ücreti alacaklarının miktarının ve bunların iade alma hakkının varlığının tespitine ve tahsiline, mahkeme aksi kanaatte ise diğer bankaların daha düşük oranda erken kapama komisyon ücreti uyguladığının göz önünde bulundurularak fazla alınan erken kapama komisyon ücretinin, kredi tahsis ücretinin tespiti ve tahsiline, tespit edilen alacaklara dava konusu alacakların banka hesabına girdiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanması gerektiğinin tespitine ve davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun sözleşmeye uygun olduğunu,tarafların tacir olup imzalanan sözleşmenin de tarafların serbest iradesiyle imzalandığını, davacının genel kredi sözleşmesini serbest iradesiyle imzaladığı, müvekkili bankanın taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Taahhütnamesinde, kendisine erken ödeme komisyonu bakımından serbestçe belirleme hakkı tanındığı halde bunu davacı taraf lehine iyiniyetli olarak kullandığını, TTK gereğince de müvekkili bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkının bulunduğunu, TBK 96.maddesi gereğince müvekkili bankanın erken ödeme komisyonu talep hakkı bulunduğunu,davacının hem tacir olması nedeniyle hem de Borçlar Kanunu gereği ödemiş olduğu tutarları isteyemeyeceğini Bankacılık Kanunu ve Merkez Bankası tebliğ hükümleri gereğince bankanın ücret isteme hakkının bulunduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,davacı tacirin ticari işletmesi ile ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken TTK 18.maddesi gereğince basiretli bir işadamı gibi davranmak zorunluluğu bulunduğu, tacirin ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu, sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin sözleşme yükümlülüğünde olan edimine de katlanması gerektiği, buna göre davalı kredi alacaklısı bankanın, kullandırılmış kredinin erken kapaması sonucu tahsil edilen bedelin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri ve yasal mevzuat kapsamına uygun tahsil edildiği gerekçesiyle yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin kullandığı kredilerin ticari kredi niteliğinde olduğunu, erken kapama, komisyon ücreti ve kredi kullandırma-tahsis ücreti alınmasının hukuki dayanağının bulunmadığını,bilirkişi tarafından; somut delillerin değerlendirme dışı bırakılarak dosya kapsamı harici belgelere dayanarak kanaat oluşturulduğunu, bankanın haksız olarak aldığı erken kapama komisyon ücreti ve kredi tahsis ücretlerinin iadesi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda makul oranın tespit edilerek uygulanması gerekeceğini,genel işlem koşullarının tüketici-tacir ayrımı yapılmaksızın her sözleşme için öngörüldüğünü, banka lehine ve müvekkil aleyhine konulan oranların banka tarafından serbestçe belirlenebileceğine dair düzenlemelerin kanuna aykırı olduğunu, kaldı ki sözleşmede bir oran yazılmadığını belirterek kararın kaldırılmasına;

yedi adet ticari kredi için erken kapama komisyonu ücreti ve tahsis-kredi kullandırma ücreti alacaklarının miktarının ve bunların iade alma hakkının varlığının tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davacı şirket tarafından davalı bankadan 22.6.2010 tarihli genel kredi taahhütnameye istinaden 22.6.2010 tarihinde ../6/1 nolu 7 milyon-TL, 30.9.2011 tarihinde 100.000-TL , 28.11.2011 tarihinde 140.000-TL, 12.12.2011 tarihinde 13.000-TL,10.1.2012 tarihinde 150.000-TL ,29.8.2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden 31.8.2012 tarihinde 1.000.000-TL ,31.12.2012 tarihinde 50.000-TL tutarlı ticari krediler kullanılmıştır.

Kullanılan taksitli kredilerin tamamı vadeleri dolmadan 06/01 nolu kredinin bakiyesi 5.705.513 -TL iken 119.815,78-TL ,...11/1 nolu kredinin 57.554,28-TL iken 1.208,63-TL ,11/2 nolu kredinin 89.117,66-TL bakiyede iken 1.871,47-TL ,11/3 nolu kredi 7.898-TL iken 165-TL ,11/4 nolu kredi 74.778-TL iken 1.495-TL ,11/5 nolu kredi 931.203-TL iken 18.624-TL ,11/6 nolu kredi 42.827-TL iken 899-TL erken ödeme komisyonu tahsil edilerek 7 kredi için toplamda bsmv dahil 145.903,23- TL tahsil edildiği dosyaya sunulan belgeler ve tarafların kabulünde olup, bu hususta bir uyuşmazlık yoktur.

22.6.2010 tarihinde kullanılan 7 milyon TL kredi için birlikte 2.000-TL kredi kullandırım komisyonu ,100-TL bsmv olmak üzere 2.100-TL , 30.9.2011 tarihinde kullanılan 100.000-TL kredi için 1.250-TL komisyon ,62,50-TL bsmv olmak üzere toplam 1.312,50-TL(1.10.2011 tarihli makbuz ile),28.11.2011 tarihinde kullanılan 140.000-TL kredi için 933,33-TL komisyon ,46,67-TL bsmv olmak üzere 980-TL,31.8.2012 tarihinde kullanılan 1 milyon TL için 2.954,50-TL komisyon ,45,50-TL masraf ve 150-TL bsmv olmak üzere toplam 3.150-TL ,31.12.2012 tarihinde kullanılan 50.000-TL kredi için 421.16-TL komisyon ,45.50-TL masraf ve 23.33-TL bsmv olmak üzere toplam 489,99-TL ödendiği ,11/3 ve 11/4 nolu krediler için masraf veya komisyon tahsil edilmediği makbuzlardan anlaşılmaktadır.

TBK nun 96.maddesinde" sözleşme hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlu edimini süresinden önce ifa edebilir.Ancak kanun veya sözleşme ya da adet gereği olmadıkça borçlu erken ifada bulunması sebebiyle borcundan indirim yapamayacağı "düzenlenmiştir.Kredi sözleşmelerinde erken kapama, vergi gibi sair masrafların istenmesine ilişkin hükümlerin sözleşmeye konulması sözleşme serbestliği ilkesinin bir sonucudur. Sözleşme serbestliği ilkesinin çizgilerini TBK 21.27 maddesinde belirtilen genel işlem koşullarına aykırılık hükümleri ile genel hükümsüzlük halleri belirler.

Davacı vekili erken ödeme komisyonuna ilişkin hükümlerin genel işlem koşullarına göre denetlenmesini talep ederek davalının ticari kredilerde konut kredisinde olduğu gibi yasal bir düzenleme bulunmadığından bir kesinti yapılamayacağını ,yapılsa dahi emsal olarak ... yapılan sözleşmelerde kararlaştırılan %1-0,50 oranına indirilmesi gerektiğini ileri sürmektedir.TBK nun yürürlüğü öncesi imzalanan 22.6.2010 tarihli genel kredi taahhütnamesine dayalı kullandırılan kredilerde ki hükümlerin genel işlem koşulları uyarınca denetlenmesine yasal imkan bulunmamaktadır. TBK nun 21.maddesine göre karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi ,sözleşmenin yapıldığı sırada düzenleyenin karşı tarafa bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip ,bunların içeriğini öğrenme imkanı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlı olduğu düzenlenmiş ise de ,erken ifada bulunmak isteyen borçlu kanuni düzenlemeye göre borçtan bir indirim yapılmasını talep edemeyeceğine göre erken kapama komisyonu alınarak kredi kapatılmasına ilişkin sözleşme hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı bir hüküm olarak kabul edilemeyecektir.Her iki sözleşme de erken ödeme komisyonu alınacağı yazılı ise de oran kararlaştırılmadığından, bankanın tahsil ettiği komisyonun fahiş olup olmadığı üzerinde durulacaktır.

6502 sayılı TKHK.nun 37.maddesin de ; konut kredilerinde erken ödeme halinde 36 ay vadeli kredilerde erken ödeme komisyonunun %1 ,daha fazla vadeli olan kredilerde %2 yi aşamayacağı düzenlenmiştir.Bu hüküm tüketicinin korunması amaçlıdır.Konut kredisi dışında kalan kredilerde erken ödeme komisyonu alınmayacağı sonucuna varılamaz.Bankaların gelir kaynaklarından birisi de müşterilerine sunduğu krediler nedeniyle elde ettiği faizlerdir. Kredinin erken ödenmesi halinde bankanın faiz gelirlerinden mahrum olacağı, erken ifanın bankanın mali tablolarını olumsuz etkileyeceği de tartışmasızdır. Davalının alınan ücretlerin sözleşme ve bankacılık uygulamalarına uygun olduğunu savunması karşısında yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında emsal oranlar rapora eklenmiş ve yeknesaklık bulunmadığı davalının aldığı %2 oranın hakkaniyete uygun olduğunun belirlendiği ,davacı tarafça sunulan emsal sözleşme suretinde de %1 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmakla davalının tahsil ettiği meblağın fahiş bir oran olarak kabul edilemeyeceği açıktır.

Zira konut kredisinde %2 oranda erken ödeme komisyonu kanun ile kabul edilmiş iken ticari kredide bu oran fahiş kabul edilemez..Davacının bir başka banka tarafından kullandırılan orana indirilmesini talep etmesinin bir dayanağı yoktur.Davacı da tacir olduğundan sözleşme serbestliği çerçevesinde dilediği bankadan kredi kullanmakta serbesttir.

TTK 20.madde(eTTK 22) tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği düzenlenmiştir. 2012 tarihli sözleşmenin 2.10. ,22.6.2010 tarihli taahhütnamenin IV)maddesinde bankanın açtığı kredilere ilişkin olarak her nevi komisyon hesap işletim ücreti ve masrafı tahsile yetkili olduğu yazılıdır. Kredi tahsisinde alınan kredi kullandırım komisyonları 0.001 den daha az oranlar ve 45,50-TL masraftar ibaret olup masraf tutarlarına bir itirazı olmayan davacının kredi kapatıldıktan sonra iadesinin isteniesi sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırı olacağı ,erken kapama komisyonu alınacağına ilişkin hükümler borçlu yararına olduğundan hükümsüz sayılamayacağı ,ancak kredinin erken kapatılması, bankalar açısından bir risk olup, bu riski karşılamak üzere davalı bankanın tahsil ettiği tutarın %2 ve %2 nin altında olduğu hesaplandığı bankacılık teamülleri, ticari hayatın işleyişi ve piyasa uygulamalarına uygun olup;

emsal dosyalardan izlenebildiği ve genel olarak kabul edildiği üzere bu oranın fahiş sayılamayacağı anlaşılmakla dosya içeriğine uygun olan ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olup istinaf nedenleri de yerinde görülmediğinden başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/09/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/277975 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5453 E. 2019/6707 K. · Onandı

Tacir, sözleşmeye uygun erken kapama komisyonunu geri isteyemez

Gerekçe özeti

Tacir, TTK 18 uyarınca ticari işletmesiyle ilgili sözleşmelerde basiretli bir işadamı gibi davranmak ve girdiği borç ilişkisinin edimine katlanmak zorunda olduğundan, taraflar arasındaki sözleşmenin ilgili maddelerine ve mevzuata uygun biçimde tahsil edilen erken kapama komisyonu ile kredi tahsis ücretinin iadesini isteyemez.

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan ilk derece gerekçesi, TTK 18'deki basiretli tacir ölçütü uyarınca sözleşmeye uygun tahsil edilen erken kapama komisyonu ve kredi tahsis ücretinin iadesinin istenemeyeceği yönünde emsal değer taşır.

Kavramlar: basiretli işadamı gibi davranma yükümlülüğü erken kapama komisyonu kredi tahsis ücreti ticari kredi tacir

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2018/5453 E.  ,  2019/6707 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/03/2018 tarih ve 2015/685 E. - 2018/212 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/09/2018 tarih ve 2018/1443 E. - 2018/1022 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının kullandığı ticari kredilerden davalı bankanın haksız şekilde erken kapama komisyon ücreti ve tahsis kredi kullandırma ücreti adı altında ücret aldığını ileri sürerek, belirsiz alacaklarının tespit edilmesinden sonraki hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle davalı bankadan kullanılan dava dilekçesinde dökümü yapılan yedi adet ticari kredi için erken kapama komisyonu ücreti ve tahsis-kredi kullandırma ücreti alacaklarının miktarının ve bunların iade alma hakkının varlığının tespitine ve tahsiline, mahkeme aksi kanaatte ise diğer bankaların daha düşük oranda erken kapama komisyon ücreti uyguladığı göz önünde bulundurularak fazla alınan erken kapama komisyon ücreti ile kredi tahsis ücretinin tespiti ve tahsiline, tespit edilen alacaklara dava konusu alacakların banka hesabına girdiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanması gerektiğinin tespitine ve davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonunun sözleşmeye uygun olduğunu, tarafların tacir olup imzalanan sözleşmenin de tarafların serbest iradesiyle imzalandığını, müvekkili bankanın taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Taahhütnamesinde kendisine erken ödeme komisyonu bakımından serbestçe belirleme hakkı tanındığı halde bunu davacı taraf lehine iyiniyetli olarak kullandığını, TTK gereğince de müvekkili bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret isteme hakkının bulunduğunu, TBK 96.maddesi gereğince müvekkili bankanın erken ödeme komisyonu talep hakkı bulunduğunu, davacının hem tacir olması nedeniyle hem de Borçlar Kanunu gereği ödemiş olduğu tutarları isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, benimsenen asıl ve ek bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre;

davacı tacirin ticari işletmesi ile ilgili sözleşmeleri yaparken ve bu sözleşmelerden doğan borçlarını yerine getirirken TTK 18. maddesi gereğince basiretli bir işadamı gibi davranmak zorunluluğu bulunduğu, tacirin ticari işletmesi ile ilgili faaliyetlerinde kendi yetenek ve imkanlarına göre ondan beklenebilecek özeni değil, öngörülü bir tacirden beklenen özeni göstermesinin gerekli olduğu, sözleşme yapan ve borç altına giren tacirin sözleşme yükümlülüğünde olan edimine de katlanması gerektiği, buna göre davalı kredi alacaklısı bankaca kullandırılmış kredilerin erken kapaması sonucu tahsil edilen bedelin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleri ve yasal mevzuat kapsamına uygun tahsil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; bilirkişi incelemesi sırasında başkaca bankalarca uygulanan emsal oranlarda bir yeknesaklık bulunmasa da oranlar gözetildiğinde davalının aldığı %2 oranın hakkaniyete uygun olduğunun belirlendiği ve fahiş bir oran olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca TTK 20. maddeye göre (eTTK 22) tacir olan veya olmayan bir kimseye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin uygun bir ücret isteyebileceği, bunun yanı sıra taraflar arasında imzalanmış sözleşmede bankanın açtığı kredilere ilişkin olarak her nevi komisyon hesap işletim ücreti ve masrafı tahsile yetkili olduğu, kredi tahsisinde alınan kredi kullandırım komisyonları ve masraf tutarlarına bir itirazı olmayan davacının kredi kapatıldıktan sonra iadesini istemesinin de sözleşmeye bağlılık ilkesine aykırı olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24/10/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.