GK kararının yürütmesinin geri bırakılması isteminin reddi onandı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1833 E. 2018/1345 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Genel kurul kararının icrasının geri bırakılması (ihtiyati tedbir) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması şartının yanı sıra, TTK'da özel düzenleme bulunmadığından tamamlayıcı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri (HMK 389, 390/3) uygulanır; talep eden taraf, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya ciddi bir zararın doğacağına ilişkin yaklaşık ispat yükünü yerine getirmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak göstermelidir. Bu yönde yeterli bilgi/belge sunulmaz ve tarafların menfaat dengesi de tedbir aleyhineyse, yürütmenin geri bırakılması talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması şartlarının oluşup oluşmadığı → ret
İddia: Davacı, ihtiyati tedbir/yürütmenin geri bırakılması kararı verilmemesi halinde kendisinin ve azınlık hissedarların ciddi ve geri dönülemez zararlara uğrayacağını, davalı şirketin hakim hissedarının bankalarla yapılandırma sürecinde olduğunu, şirketin altından kalkamayacağı taahhütler altına girebileceğini ileri sürerek ara kararın kaldırılıp genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasını istemiştir.
Gerekçe: TTK 449. maddesi, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığında mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceğini düzenler. Dosyada davacının YK üyelerinin listesini sunduğu, mahkemece ihtaratlı davetiye tebliğ edildiği ve bir kısım YK üyeleri vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görüldüğünden, yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması şartının yerine getirildiği kabul edilmelidir. TTK 449. maddede bu geçici hukuki korumanın hangi hallerde verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK 389. madde uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi gerekir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı sebebi ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Somut olayda, davacının ibra edilmemesi ve yönetim kurulu üyesi olarak atanmamasına ilişkin kararların yürütmesi durdurulmadığında, beyanları alınan yönetim kurulu üyelerinin de olumsuz görüş bildirmiş olmaları gözetildiğinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ilişkin yaklaşık kanaat oluşturacak bilgi ve belge dosyada bulunmamaktadır; tedbir verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emare de yoktur. Tarafların menfaat dengeleri de gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin tedbirin reddine dair kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
TTK 449 uyarınca genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılması talebinde, TTK'da özel düzenleme bulunmadığından HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin (HMK 389, 390/3) tamamlayıcı olarak uygulanacağı ve yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması şartının yerine getirilip getirilmediğinin nasıl değerlendirileceği yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ yürütmenin geri bırakılması↗ ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması↗ menfaat dengesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1833
KARAR NO 2018/1345
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/07/2018 Tarihli Ara Karar
NUMARASI 2018/546 Esas
TALEP GK kararının icrasının durdurulması
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/11/2018 (25/11/2018 yazım tarihli )
İhtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin verilen 12/07/2018 tarihli ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğu, şirketin 14.05.2018 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan 6 nolu kararla müvekkilinin ibra edilmeyip hakkında sorumluluk davası açılmasına,7 nolu kararla,esas sözleşmeye aykırı olarak kendisi yerine hakim ortak tarafından önerilen ...'ın YK üyesi olarak atanmasına karar verildiğini,hakim ortak tarafından atanmış olan 3 YK üyesinin kendi hisselerine tekabül eden oylarla ibra edilmesine rağmen,Pozitif Müzikin toplam 80.056.835 TL zararının faturası müvekkiline kesilerek müvekkilinin ibra edilmemesinin TTK 357 maddesinde öngörülen eşit davranma ilkesine aykırı olduğunu,azlık hissedarlarının adayı müvekkilinin YKna atanmayarak tüm YK üyelerinin hakim ortak adayları arasından atanmasının esas sözleşmenin 12.
maddesine aykırı olduğunu,zira bu madde ile hakim ortağın 3 , diğer azınlık hissedarlarında 1 üyelik hakkı bulunduğunu,TTK.nun 360 maddesi gereği,YK nda temsil edilme hakkına sahip grup yada azınlık tarafından aday önerilmesi yönteminin tercih edilmesinin bağlayıcılık taşıdığı,önerilen adayın haklı durumlar nedeniyle seçilememesi dışında ,genel kurulun bu aday dışında başka bir kişiyi üye olarak seçemeyeceğini,TTK.nun 449 maddesi gereği,kararın icrasının pay sahipleri bakımından telafisi güç veya imkansız zararlara neden olacak nitelikte olması halinde,yürütmenin durdurulması kararının verilmesi gerekeceği,bu kapsamda genel kurulda alınan 6 ve 7 nolu kararların yürütmesinin durdurulması kararı verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili;genel kuruldan sonra istifa eden YK üyesi yerine davacının seçildiğinin davacıya 01.06.2018 tarihli noterlik ihtarıyla bildirilmesine rağmen şart koşarak bunu kabul etmediğini,bu nedenle YK üyeliğine seçilmeme kararının konusuz kaldığı gibi,bu durumun davacı taraf için herhangi bir surette telafisi zor veya imkansız zarara yolaçmayacağı gerçeğini ortaya çıkardığını,yine ibra edilmeme kararının yürütmesinin durdurulmamasının ne gibi telafisi imkansız zarara yolaçacağının açaklanmadığı, davacı tarafından da diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemesine rağmen kendi ibra edilmemesini iptal davasına konu etmesinin çelişkili davranış yasağı kapsamında kaldığını belirterek davanın ve yürütmeyi durdurma taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece;GK kararı aleyhine dava açılması kararın geçerliliğini etkilemeyeceği, uyuşmazlık konusu kararın uygulanmasının devamında önlenemeyecek zararların olacağı kanısına varılmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davacı ve azınlık hissedarların ihtiyati tedbir verilmemesi nedeniyle ciddi ve geri dönülemez zararlara uğrayacağı,müvekkilinin aktif olarak davalı şirketin yönetimine katılamıyor olması nedeniyle ekonomik olarak zor durumda olan davalı şirketin hakim hissedarı konumunda bulunan... Holding'in Bankalardan yapılandırma talebinde bulunduğuda gözetildiğinde,davalı şirketi altından kalkamayacağı ve geri dönülemez taahhütler altına sokulabileceği ileri sürülerek,davada verilen ara kararın kaldırılarak kararların yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca, genel kurul kararlarının iptali davasında, dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir.TTK nun 449.maddesinde '' Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir '' hükmünü içermektedir. Dosya kapsamı incelendiğinde davacının davalı şirket YK üyelerinin listesini sunduğu, mahkemece TTK 449.maddesi uyarınca ihtaratlı davetiye tebliğ edildiği, bir kısım YK üyeleri vekilinin dosyaya beyan dilekçeleri sunduğu görülmüştür. Bu durumda yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması yönündeki şartın yerine getirildiği kabul edilmelidir.
TTK'nın 449. maddesinde hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararının verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda;14.05.2018 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan davacının ibra edilmeyip hakkında sorumluluk davası açılması ve YK üyesi olarak atanmamasına ilişkin 6 ve 7 nolu kararların yürütmesinin durdurulmaması halinde,beyanları alınan YK üyelerinin olumsuz görüş bildirmiş olmaları da gözetildiğinde, hakkın elde edilmesi veya önemli ölçüde zorlaşacağına ilişkin yaklaşık kanat oluşturacak bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında olmaması,tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, tarafların menfaat dengelerinin de gözetilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış olup ilk derece mahkemesince tedbirin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/11/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276089 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi