6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının halef sigortacıyı bağlaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1794 E. 2018/1336 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalGörev ve yetki

Davacının nitelemesi: Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan Rücu Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rücu (taşıma temelli)

Gerekçe özeti

Yabancılık unsuru taşıyan ve münhasır yetkiye tabi olmayan bir uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki konişmentoda yer alan ve yabancı bir devlet mahkemesini ismen belirli şekilde gösteren yetki şartı, MÖHUK 47 uyarınca yazılılık, belirlilik ve münhasırlık şartlarını taşıdığında geçerli ve bağlayıcıdır; taraflar tacir olduğundan TBK'nın genel işlem koşulu hükümleri uygulanmaz. Bu yetki şartı, konişmentoda yükleten/taşıtan sıfatını haiz olan tarafı ve onun haklarına halefiyet yoluyla dava açan sigortacıyı da bağlar; navlun borçlusu ve navlun faturasının muhatabı olan taraf taşıtan sıfatını taşır.

Ele alınan sorunlar

Konişmentodaki Londra mahkemesi yetki şartının Türk mahkemesinin yetkisini kaldırıp kaldırmadığı → ret

İddia: Konişmentonun 26. maddesindeki hükmün yetki ve uygulanacak hukuku seçme klozu niteliğinde olup, kanunen yetkili Türk Mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmayacağı, yetki koşulunun Türk mahkemesinin yanında ek yetki tesis eden hüküm olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Uyuşmazlıkta taşıyanın yabancı bayraklı gemi işleteni olması, tahliye limanının yabancı ülkede bulunması nedeniyle yabancılık unsuru mevcuttur; davalının yetki itirazı milletlerarası yetki itirazıdır ve dayanağı MÖHUK'tur. MÖHUK 24/1 ve 29/1 uyarınca sözleşmeden doğan borç ilişkileri ve eşya taşıma sözleşmeleri tarafların seçtikleri hukuka tabidir. MÖHUK 47. madde uyarınca Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kuralları münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesini kararlaştırabilirler. Bu geçerliliğin şartları: yazılı olma ve yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisine dair olma; uyuşmazlık yönünden münhasır mahkeme tayini; yetki anlaşmasının yabancı mahkemede görülme konusunda olması; seçilen mahkemenin HMK 17-18 paralelinde belirli (ismen zikredilmiş) olmasıdır. Konişmentonun 26. maddesi Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesini ismen belirlediğinden mahkeme belirlidir; davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir; taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcuttur ve tarafların bu ilişkiden doğan uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki sözleşmesinin tarafları tacir olduğundan TBK 20 vd. genel işlem koşulu hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır; buna göre yetki sözleşmesi geçerlilik koşullarını taşımaktadır ve HMK 17 gereği münhasır yetki şartı niteliğindedir, dava yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemeden başka bir mahkemede açılamaz.

Gerekçe kaynağı: özgün

Konişmento şartlarının halef sigortacıyı (yükletenin/taşıtanın halefi) bağlayıp bağlamadığı → ret

İddia: Sigortalının (yükleten) konişmento hükümlerine taraf olmadığı, uyuşmazlığın TTK 1237/2 gereği navlun sözleşmesi hükümlerine göre çözülmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: TTK 1200 uyarınca navlun borçlusu taşıtandır ve deniz ticaretinde navlun faturası kime kesilmişse o kişi taşıtan sıfatını haizdir; somut olayda navlun faturası davacının sigortalısına kesilmiş olup sigortalı aynı zamanda konişmentoda yükleten sıfatını da taşımaktadır. Konteyner (kırkambar) taşımasında esas alınması gereken konişmento ve arkasındaki taşıma şartlarıdır; doktrindeki baskın görüşe göre bu şartlar taşıtan ve yükleten sıfatındaki sigortalıyı ve onun halefi sigorta şirketini bağlar. Dolayısıyla yetki şartı taşıyan ve taşıtan (aynı zamanda yükleten) bakımından bağlayıcıdır; TTK 1472 gereğince sigortalının haklarına halefiyet yoluyla dava açan davacı sigorta şirketi de konişmento koşulları ile bağlıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının yetki itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası → ret

İddia: Davanın davalı şirketin ikametinde açılmış olması ve davalının bu mahkemede kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle davalının Türk mahkemelerinin yetkisine itirazının TMK 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Dosya kapsamına göre davalı taşıyan Türkiye Ticaret Sicilinde kayıtlı olmayan yabancı (Danimarka) bir şirkettir; taşıyan ve taşıtanın (davacının sigortalısı) her ikisinin Türk olduğu yönündeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır, çünkü davalı yabancıdır. Bu nedenle davalının kendi lehine olan Türk mahkemelerinin yetkisine itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası yersizdir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının, sözleşmeye bizzat taraf olmayan ancak yükleten/taşıtan sıfatını haiz sigortalının halefi sigortacıyı da bağlayacağı ve bu şartın MÖHUK 47 kapsamında geçerlilik koşullarının nasıl değerlendirileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesine ilişkin yazılı yetki anlaşması; münhasır yetkiye tabi olmayan ve kamu düzenini ilgilendirmeyen hallerde, seçilen yabancı mahkeme ismen belirli (belirlilik şartını taşıyor) ise ve taraflar tacir ise, Türk mahkemelerinin yetkisini kaldırarak münhasır yetki oluşturur; bu şart, konişmentoda yükleten/taşıtan sıfatını haiz tarafı ve onun haklarına halefiyet yoluyla dava açan sigortacıyı da bağlar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı yetki anlaşması münhasır yetki MÖHUK 47 konişmento halefiyet taşıtan/yükleten sıfatı navlun sözleşmesi genel işlem koşulu

Atıf yapılan mevzuat: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) — MÖHUK 24/1MÖHUK 29/1MÖHUK 47 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 17HMK 18 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 1200TTK 1237/2TTK 1472 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 20 · 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1794

KARAR NO 2018/1336

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TARİHİ 19/03/2018

NUMARASI 2017/272 Esas 2018/122 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/11/2018

Milletlerarası Yetkisizliğe ilişkin hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı tarafından deniz yolu ile nakliye işinin üstlenildiğini, emtianın taşıma sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalıya hasar tazminatı ödendiğini, TTK 1472.maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu,tazminatın zarar sorumlusu olan davalılardan rücuen tahsili için ...Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, konişmentonun 26.maddesi gereğince Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacı tarafından sigortalıya ödeme yapılmadığını, TTK 1186 maddesi gereğince sorumluluğun sınırlandırılması gerektiğini, TTK 1184 ve 1185.maddesi gereğince usulüne uygun tespit ve ihbarın yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece,uyuşmazlığın yabancı unsur taşıması, mahkeme yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, konişmentoda taşıyan aleyhine konişmentonun 26.maddesinde "Amerika Birleşik Devletlerine yapılacak taşımalar dışında, işbu konişmento İngiliz Yasasına tabi olarak yorumlanıp buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak, Londra'da İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacaktır." belirtildiği davacının sigortalısının da konişmento şartları ile bağlı olduğu nedenle, TTK 1472.maddesi gereğince davacı ... şirketi sigortalısının haklarına halefiyet sıfatıyla iş bu davayı açtığı nedenle yetki anlaşması davacı ... şirketinde bağlayacağı nedenle davalının milletlerarası yetki itirazının kabulüne, diğer davalının ise asaleten dava açılmış ise de acente olup, davacı vekilinin 06/09/2017 tarihli dilekçesindeki sonuç kısmındaki talebi nedeniyle milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;

1-Konişmentonun 26. maddesindeki hükmün,yetki ve uygulanacak hukuku seçme klozu niteliğinde olup, bu klozun kanunen yetkili Türk Mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmayacağı,

2-Her iki tarafı da Türk olan davada,uyuşmazlığın çözümünde,TTK 1237/2 maddesi gereği ,navlun sözleşmesi hükümleri uygulanması gerekirken,sigortalının(Kinza Yapı AŞ) tarafı olmadığı konişmento hükümleri esas alınarak yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanında davalı şirketin ikametinde açılması ve davalının bu mahkemede kendisini daha iyi savunabilecek olması gözetildiğinde, davalının yetki itirazının TMK.nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olduğu,

3-Konişmentonun 26. maddesindeki yetki koşulunun TBK nun 25.maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu olup geçersiz olduğu,yetkili mahkeme ve uygulanacak hukuk açık, anlaşılır şekilde belirtilmediğinden, düzenleyenin aleyhine, karşı tarafın lehine yorumlanması gerektiği, yetki koşulunun Türk mahkemesinin yetkisini kaldırmayan onun yanında ek yetki tesis eden hüküm olduğu,hükmün hatalı olduğu,ileri sürülerek,davada verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

İstinafa konu uyuşmazlıkta, konişmentonun incelenmesinde, gönderenin ... AŞ, alıcısının ...olduğu, yükleme limanının İzmit, tahliye limanın Dakar Port- Senegal olduğu ve taşıyanın ... olup, acentesi ... AŞ(Davacının iddiasının aksine bu şirket taşıyan değil taşıyanın yetkili acentesidir) tarafından imzalandığı, geminin (Maersk Bulan) yabancı bayraklı olduğu,dolayısıyla dava konusu ihtilafta yabancılık unsurunun bulunduğu tartışma konusu değildir.Bu nedenle davalı tarafın ileri sürdüğü yetki itirazı,milletlerarası yetki itirazı olup,milletlerarası yetki itirazı ve milletler arası yetki anlaşmasının dayanağı MÖHUK tur.

5718 Sayılı MÖHUK madde 24/1'e göre,sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabidir.Aynı Kanunun 29/1 maddesine görede,eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler,tarafların seçtikleri hukuka tabidir.Aynı Kanun "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile; Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımından geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle, yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır.

İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.

Uyuşmazlık konusu taşıma bakımından düzenlenen Konişmentonun 26. maddesinde "... İşbu konşimento İngiliz yasalarına tabi olarak yorumlanıp, buradan kaynaklanan tüm anlaşmazlıklar başka bir ülke mahkemesinin kaza dairesi hariç tutularak Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin kaza yetkisine tabii olacaktır." yazılıdır. Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür.Dava da münhasır yetki veya ve kamu düzeni sözkonusu değildir.Konişmento da yükleten (shipper )davacının sigortalısı olup, konişmentonun koşulları ile yükleten ve onun halefi davacı ...

şirketi bağlıdır. Yetkili kılınan mahkemenin belirli bulunduğu,yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden TBK nun 20.vd.maddelerinin uygulanma olanağı bulunmadığı, buna göre yetki sözleşmesi geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu,HMK 17. maddesi gereği de,yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının münhasır yetki şartı olup,davanın, yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemeden başka,somut uyuşmazlıktaki gibi,Türk Mahkemesinde açılamayacağı açıktır.

Heriki tarafıda Türk olan davada,uyuşmazlığın çözümünde,TTK 1237/2 maddesi gereği ,navlun sözleşmesi hükümleri uygulanması gerekirken,sigortalının(... AŞ) tarafı olmadığı konişmento hükümleri esas alınarak yetkisizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu davacı tarafça ileri sürülmüş isede,TTK.nun 1200 maddesine göre,navlun borçlusu taşıtandır. Deniz ticareti hukukunda navlun faturası kime kesilmişse,o kişi taşıtan sıfatını haizdir.Somut uyuşmazlıkta,navlun faturası,... tarafından davacının sigortalısı....AŞ,ye kesilmiş olup,davacının sigortalısı dava konusu taşımada taşıtan sıfatını haizdir.Aynı zamanda dava konusu konişmentoda , yükleten (... sıfatıda bulunmaktadır. Bu durumda,uyuşmazlık konusuu taşımada, davacının sigortalısı taşıtan ve yükleten,davalı taşıyan,...AŞ ise ise taşıyanın acentesi olup,davada da,davalı taşıyana izafetle acentenin bulunduğu açıktır.Dosya kapsamına göre, davalı taşıyan ...

firması Ticaret Sicil müdürlüğünden bildirilen cevabi yazıya göre Türkiye Ticaret sicilinde kayıtlı olmayan yabancı(Danimarka) bir şirkettir.Dolayısıyla,taşıyan ve taşıtanın ve dolayısıyla davanın heriki tarafının Türk olduğu,bu nedenle,davalının kendi lehine olan Türk mahkemelerinin yetkisine itirazının dürüstlük kuralına aykırı olduğu iddiası yersizdir. Davacının sigortalısı dava konusu taşımada, taşıyan, konişmentoda yükleten sıfatına sahip olup,doktrindeki baskın görüşe göre, konteyner(kırkambar) taşıması niteliğindeki taşımada esas alınması gereken konişmento ve arkasındaki taşıma şartlarıdır ve bu şartlar taşıtan ve yükleten sıfatındaki sigortalıyı ve halefi sigorta şirketini bağlar. Dolayısıyla yetki şartı, taşıyan ve taşıtan(aynı zamanda yükleten) bakımından bağlayıcıdır.

Konişmentodaki münhasır yetki şartı nedeniyle mahkemenin, davalının milletlerarası yetki itirazını kabul edip bu nedenle davanın reddine karar vermesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 353/1-b/1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi 01/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/276072 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/293 E. 2020/953 K. · Bozuldu

Acenteye izafeten dava açılırsa yabancı mahkeme yetki şartı geçersizdir

Gerekçe özeti

TTK 105/2 uyarınca yabancı tacirler adına acentelik yapanlara, temsil ettikleri tacir bakımından izafeten dava açılabilir ve bunun aksine düzenlemeler geçersizdir. Taşıyanın acentesine izafeten husumet yöneltilen davada konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartı bu hüküm gereği geçersiz olduğundan, mahkeme yetkisizlik kararı vermeyip işin esasına girmelidir.

Emsal değeri

TTK 105/2 uyarınca acenteye izafeten dava açıldığında konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının geçersizliği yönünde emsal değer taşır; karar oyçokluğuyla verilmiş olup karşı oyda TTK 105/2'nin münhasır yetki düzenlemediği görüşü belirtilmiştir.

Kavramlar: acenteye izafeten dava pasif husumet yetki şartı yabancılık unsuru konişmento halefiyet münhasır yetki

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/293 E.  ,  2020/953 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/03/2018 tarih ve 2017/272 E- 2018/122 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 01/11/2018 tarih ve 2018/1794 E- 2018/1336 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalılarca deniz yoluyla taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin ödendiğini, ödenen tazminatın rucüen tahsili için takip yapıldığını takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili; konşimentonun 26. maddesi gereğince Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak davanın usulden reddine karar verilmesi istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, taşımaya konu esas Konşimento'nun 26. maddesine göre ABD'ye yapılan ya da ABD'den yapılan taşımlar hariç diğer tüm taşımlardan kaynaklanan anlaşmazlıklar Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin kaza yetkisine tabi olacağının düzenlendiği, MÖHUK 47. madde gereğince yetki anlaşmasının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemesinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ve uyuşmazlığın borç ilişkisinden kaynaklı olması gerektiği, dava konusu uyuşmazlıkta geminin yabancı bayraklı olması ve yükün yabancı ülkede bulunan Dakar Limanı'na taşınması karşısında yabancılık unsuru bulunduğu, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, borç ilişkisinden doğduğu, bu nedenle yetki şartının geçerli olduğu, davacının da sigortalısının haklarına halef olacağı, bu nedenle yetki şartının davacıyı da bağlayacağı gerekçesi ile mahkemenin yetkisizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında meydana geldiği iddia edilen hasar bedelinin tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafça, hasar bedelinin tazmini için taşıyanın acentesine asaleten ve yine taşıyana izafeten acenteye husumet yöneltilmiştir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile mahkemenin yetkisizliği ile davanın usulden reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilince yapılan istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 105. maddesinin 2. fıkrası “Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.

Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.” hükmünü haiz olup, madde hükmü uyarınca yabancı tacirler adına acentelik yapan kişiler ve şirketlere temsil ettiği tacirler bakımından izafeten dava açılabilecek olup, bunun aksine düzenlemeler geçersizdir. Bu durumda somut uyuşmazlığa gelindiğinde davacı tarafça acenteye de husumet yöneltildiğine göre konişmentoda yer alan yetki şartının anılan madde hükmüne göre geçersizdir. Buna göre mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle re’sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının bu aşamda incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/02/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

6102 sayılı TK 105/2. maddesi Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini değil, yabancı şirketlerin Türkiyedeki temsilcilerine, şirketi temsilen Türkiyede dava açılabilmesini düzenlemiştir. Bu nedenle anılan hükmün Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisini düzenlediği ve dolayısıyla yabancılık unsuru bulunan sözleşmedeki yabancı mahkemenin yetkisini kabul eden, yetki şartının geçersiz olduğu yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.