6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Limited şirket ortağının başka ortağı çıkarma davası açma yetkisi yok

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1786 E. 2018/1494 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Kâr Payı Alacağı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Limited şirkette bir ortağın haklı nedenle ortaklıktan çıkarılması davası, TTK 640 uyarınca şirket tüzel kişiliği tarafından, genel kurulun nitelikli çoğunlukla alacağı karara istinaden açılabilir; bir ortağın diğer ortağın çıkarılmasını talep etme hakkı bulunmadığından böyle bir dava aktif husumet yokluğundan reddedilir. Şirketten kaynaklanan kâr payı alacağı talebi de şirket tüzel kişiliğine yöneltilmelidir; ortak/müdüre yöneltilmesi pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Ortağın diğer ortağı ortaklıktan çıkarma davası açma hakkının (aktif husumet) bulunmaması → ret

İddia: Davacılar, iki ortaklı limited şirkette genel kurul kararı almanın hukuken/fiilen mümkün olmadığını, bu durumda TTK 636/3 kapsamında değerlendirilerek şirketin feshi gerekmeden ortağın çıkarılmasına karar verilebileceğini, davalının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 640. maddesi uyarınca bir ortağın genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabileceği hâller şirket sözleşmesinde öngörülebilir ve şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır. Bu düzenlemeden, ortaklıktan çıkarma davasında davacının şirket tüzel kişiliği, çıkarılmak istenen ortağın ise davalı olduğu anlaşılmaktadır. Bir ortağın başka bir ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair kanunda düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır; bu yetki şirkete verilmiş olup şirket tarafından kullanılması genel kurulun nitelikli çoğunlukla alacağı bir karara bağlanmıştır. TTK 638/2 ile limited şirket ortağına kendisinin haklı sebeplerle ortaklıktan çıkmayı talep hakkı verilmişse de başka bir ortağın çıkarılmasını talep hakkı verilmemiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ortaklıktan çıkarılma talebine ilişkin davanın aktif husumet yokluğundan reddinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kâr payı alacağı talebinin şirket ortağı/müdürüne yöneltilmesinin pasif husumet yönünden hatalı olması → ret

Gerekçe: Ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili talebinin şirkete yöneltilmesi gerekirken, şirket ortağı ve müdürü olan davalıya yöneltilmesi doğru görülmemiştir; bu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken ilk derece mahkemesince bu talebe ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması hatalıdır. Ancak bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm kaldırılarak bu talep de pasif husumet yokluğundan reddedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Limited şirkette bir ortağın diğer ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep etme hakkının bulunmadığına, bu yetkinin şirkete ait olduğuna ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır; kararın kendisi de Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer içtihatlarına atıf yapmaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ortaklıktan çıkarma davasında aktif husumet: davacı şirket tüzel kişiliği olmalıdır, ortak bizzat dava açamaz, Kâr payı alacağı davasında pasif husumet: talep şirkete yöneltilmelidir, ortak/müdüre yöneltilemez

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aktif husumet pasif husumet ortaklıktan çıkarma haklı sebep genel kurul kararı kâr payı alacağı limited şirket

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 640TTK 638/2TTK 353(1)b-2TTK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1786

KARAR NO 2018/1494

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/12/2017

NUMARASI 2017/829 E.- 2017/1172 K.

DAVA

Şirket Ortaklığından Çıkarma-Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/11/2018

İlk derece mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacılar vekili, dava dışı ... Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları davalı ile müvekkillerinin murisi ... iken murisin vefatı ile şirket hissesinin müvekkillerine kaldığını, müvekkili ...’ın çocuklarının küçük olması nedeniyle şirketle ilgilenemediğini, davalının 5 yıl için şirket müdürü olarak seçildiğini, ancak müdürlük yetkisini kötüye kullandığını, şirket hakkında bilgi vermediğini, müvekkillerine şirket kazancından bazen hiç göndermediğini, bazen de düşük tutarlar gönderdiğini, müvekkili ...’ın 01/05/2017 tarihinden itibaren işinin başında olduğunu, ancak davalının müvekkilinin işyerine gitmesini istemediği için hakaret, şiddet ve tehditlerde bulunduğunu, ayrıca davalının 2008 yılında sahte bir toplantı yaptığını ve müvekkilleri adına sahte imza atarak kendisini 10 yıllığına şirket müdürü olarak atadığını, ortak müdürlük için tarafların yaklaşık 2 ay önce noter huzurunda karar aldıklarını, ancak şirketin süresinin dolduğu gerekçesiyle taleplerinin ticaret sicil müdürlüğünce reddedildiğini, dolayısıyla şirket sözleşmesinin tadil edilerek süresinin uzatılması gerektiğini, ancak davalının bu işlemi kasten yapmadığını, davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek davalının ....

Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortaklığından çıkarılmasına, davalının şirket müdürlüğünün askıya alınarak müvekkili ...’ın dava sonuçlanıncaya kadar yetkili müdür olarak atanmasına ve şirket süresinin uzatılması için İTO’ya başvuru için müvekkiline yetki verilmesini,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi tarafından belirlendikten sonra artırılmak üzere son 5 yıl için şimdilik her yıl için 1.000-TL olmak üzere toplam 5.000- TL kâr payının ticari faiziyle davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin 20 yıl süreli olarak kurulduğunu ve 02/03/2014 tarihinde sürenin sona erdiğini, müvekkilinin davacı tarafın onayı ile müdür olarak atandığını, davacı iddialarının haksız olduğunu, davacı tarafa her ay düzenli olarak ödeme yapıldığını, davacılar murisinin ölümünden beri yaklaşık 15 yıldır davacı tarafın bir itirazının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince ;davalı ortağın haklı nedene istinaden şirketten çıkarılması istemine ilişkin olup davacı tarafça şirketin feshinin dava konusu yapılmadığı, 6102 sayılı TTK'nun limited şirketlerde genel kurulun devredilmez yetkilerini düzenleyen 616/e bendi gereğince bir ortağın haklı nedene dayanarak ortaklıktan çıkarılabilmesinin genel kurulun salt çoğunluğunca karar alınması suretiyle mümkün olduğu, dolayısıyla haklı nedene dayalı ortaklıktan çıkarma davasının ancak şirket veya salt çoğunluğu elinde bulunduran ortaklar tarafından açılabileceği, davacı taraf ise şirkette %50 hisseye sahip olup salt çoğunluğu oluşturan hisseye sahip olmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davadaki tek taleplerinin ortaklıktan çıkarılma olmadığını, aynı zamanda kar payı alacağının tahsilini ve davalının müdürlüğünün askıya alınarak dava sonuçlanıncaya kadar davacı ...’ın müdür olarak atanması ve şirket süresinin uzatılması için müvekkiline yetki verilmesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerinin de olduğunu, ancak mahkemece gözardı edildiğini,

2- Davalının şirket adına işletilen yer için kira sözleşmesi devam ederken kendisi adına kira sözleşmesi imzaladığını, tek amacının şirketin fesholunması olduğunu, ancak müvekkillerinin şirketin feshini değil süresinin uzamasını istediklerini, şirketin süresi bitmesine rağmen faaliyetine devam etmekte, vergilerini düzenli olarak ödemekte olduğunu, bu dava açıldıktan sonra müvekkili ...’a işletmenin tahliyesi talebiyle ihtarname gönderildiğini,

3- Davalının ayrıca şirketin tasfiyesi için kendisinin veya muhasebecisinin kayyım atanmasına karar verilmesi talepli olarak İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/455 E. kayıtlı dosyasında dava açtığını,

4- Davalının işletmede tek başına çalışarak müvekkilini kazançtan mahrum etmek için elinden geleni yapmakta olduğunu,

5- Davalının 05/12/2008 tarihinde bir şirket toplantısı yapıldığını göstererek müvekkili Pınar ve çocukları adına sahte imza atıp kendisini 10 yıl süreyle müdür olarak atadığını, bu konudaki ceza soruşturmasının derdest olduğunu,

6- Genel kurul kararı almanın hukuken veya fiilen mümkün olmadığını, 6102 sayılı TTK’na göre tek ortak ile limited şirket kurulabileceğine göre iki ortaklı limited şirkette şirket ortaklarından birinin ötekisi aleyhine haklı nedene dayanarak mahkemeden o ortağın çıkarılmasını talep etmesi durumunda 6762 sayılı TTK dönemindeki gibi şirketin feshinin gerekmeyeceğini, Yargıtay ve Mahkemeler bu spesifik durumla karşılaştıklarında bunun 636/3 fıkrası içine dahil edip geniş takdir yetkilerini kullanarak sorunu çözebileceklerini,

7- Davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı nedenlerin mevcut olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına, davanın ve tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, haklı nedenle şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması ve ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.

Dava dışı .... Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kaydı incelendiğinde şirket ortakları davalı ile davacılar murisi ... iken, murisin ölümü ile şirket hissesinin davacılara geçtiği, 05/12/2008 tarihli karar ile davalının 10 yıl süreliğine şirket müdürlüğüne atandığı, şirketin 20 yıl süreli olduğu, süresinin dolmuş olduğu görülmüştür.

TTK 640. maddesi “ (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.(3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.” düzenlemesini içermektedir.

Yasa metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, bir şirket ortağının ortaklıktan çıkarılması istemiyle açılacak davada şirket tüzel kişiliği davacı, çıkartılmak istenen ortak/ortaklar ise davalı konumdadır. Ortağın bir başka ortağın şirketten çıkarılmasını isteyebileceğine dair Yasa'da düzenlenmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Bu yetki şirkete verilmiş, bu hakkın şirket tarafından kullanılması ise şirket genel kurulu tarafından nitelikli çoğunlukla alınacak bir kararın varlığı koşuluna bağlanmıştır. TTK 638/2. maddesiyle limited şirket ortağının kendisine, haklı sebeplerle ortaklıktan çıkmayı talep hakkı verilmişse de başka bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasını talep hakkı verilmemiştir. (Emsal: Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2016/2664 E., 2017/607 K.

sayılı 06/02/2017 tarihli kararı, 2015/8194 E., 2016/3123 K. sayılı 21/03/2016 tarihli kararı)

O halde ilk derece mahkemesince ortaklıktan çıkarılma talebine ilişkin olarak davanın aktif husumet yokluğundan reddinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan davacı tarafın ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili talebinin şirkete yöneltilmesi gerekirken, şirket ortağı ve müdürü olan davalıya yöneltilmesi de doğru görülmemiştir, bu durumda ilk derece mahkemesince bu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken bu talebe ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması da hatalıdır. Ancak bu eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmez.

Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK’nun 353(1)b-2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılması ve davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2017 Tarih 2017/829 Esas 2017/1172 Karar sayılı hükmünün HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davalının dava dışı .... Ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılması yönündeki talebin aktif husumet yokluğundan REDDİNE,

Ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili yönündeki talebin pasif husumet yokluğundan REDDİNE,”

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

"Davacı tarafça yatırılan 85,39-TL harçtan, 35,90-TL'nin maktu harcın mahsubu ile 49,49-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla 1.980- TL ücreti vekaletin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,

Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,

Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,”

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 35,90 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. 29/11/2018

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275487 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/522 E. 2019/7363 K. · Onandı

Haklı nedenle ortaklıktan çıkarma davasını salt çoğunluk açabilir

Gerekçe özeti

Limited şirkette bir ortağın haklı nedene dayanarak ortaklıktan çıkarılması TTK 616/e uyarınca genel kurulun salt çoğunluğunca karar alınmasına bağlı olduğundan, bu davayı ancak şirket veya salt çoğunluğu elinde bulunduran ortaklar açabilir; salt çoğunluğu oluşturmayan ortağın açtığı dava aktif husumet yokluğundan reddedilir. Ortağın ödenmeyen kâr payı alacağı ise şirket tüzel kişiliğine karşı istenir; ortak ve müdüre yöneltilen talep pasif husumet yokluğundan reddedilir.

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan BAM gerekçesi, TTK 616/e uyarınca haklı nedenle ortaklıktan çıkarma davasının aktif husumeti (salt çoğunluk) ve kâr payı alacağının şirkete karşı istenmesi gerektiği (pasif husumet) bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: haklı nedenle ortaklıktan çıkarma aktif husumet pasif husumet salt çoğunluk kâr payı alacağı limited şirket

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/522 E.  ,  2019/7363 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUKDAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/12/2017 tarih ve 2017/829 E- 2017/1172 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-reddine dair istanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 29/11/2018 tarih ve 2018/1786 E- 2018/1494 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, dava dışı Antaş Gıda İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ortakları %50'şer hisse ile davalı ve müvekkillerinin murisi ... iken, ...'ın vefatı ile şirket hissesinin müvekkillerine kaldığını, davalının 2008 yılında sahte bir toplantı yaparak ve müvekkilleri adına sahte imza atarak kendisini 10 yıllığına şirket müdürü olarak atadığını, şirketin işleyişi ve gelir gider durumu hakkında diğer ortakları bilgilendirmediğini, diğer ortakların şirket kayıtlarını incelemesine engel olduğunu, şirketin kârından müvekkillerini faydalandırmadığını, davalının şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek, davalının Antaş Gıda İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd.

Şti.’nin ortaklığından çıkarılmasına, davalının şirket müdürlüğünün askıya alınarak müvekkili ...’ın dava sonuçlanıncaya kadar yetkili müdür olarak atanmasına ve şirket süresinin uzatılması için İTO’ya başvuru için müvekkiline yetki verilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve son 5 yılı kapsayacak şekilde şimdilik her yıl için 1.000-TL olmak üzere toplam 5.000- TL kâr payının ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça şirketin feshinin dava konusu yapılmadığı, 6102 sayılı TTK'nun limited şirketlerde genel kurulun devredilmez yetkilerini düzenleyen 616/e maddesi gereğince bir ortağın haklı nedene dayanarak ortaklıktan çıkarılabilmesinin genel kurulun salt çoğunluğunca karar alınması suretiyle mümkün olduğu, dolayısıyla haklı nedene dayalı ortaklıktan çıkarma davasının ancak şirket veya salt çoğunluğu elinde bulunduran ortaklar tarafından açılabileceği, davacı tarafın ise dava dışı şirkette %50 hisseye sahip olup salt çoğunluğu oluşturan hisseye sahip olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalının dava dışı Antaş Gıda İnş. Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılması yönündeki talebin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan davacı tarafın ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili talebinin şirkete yöneltilmesi gerekirken, şirket ortağı ve müdürü olan davalıya yöneltilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince bu talep yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken bu talebe ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davalının dava dışı Antaş Gıda İnş.

Turz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığından çıkarılması yönündeki talebin aktif husumet yokluğundan reddine, ödenmeyen kâr payı alacağının tahsili yönündeki talebin ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20/11/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.