6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çalıntı çekte kötüniyet/ağır kusur ispat yükü ve hamillik

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1391 E. 2019/1106 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Çek İstirdatı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Çalıntı veya rızası hilafına elden çıkan bir çekte, önceki hamilin bedelsizlik/mülkiyet iddiasını sonraki hamile (davalıya) karşı ileri sürebilmesi için, o hamilin çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğinin ispatı gerekir; hamilin çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğü yoktur, zira bu çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Aynı ilke çek istirdadı davasında da geçerlidir: TTK 792 uyarınca, hamil yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ispat etse de, çeki elinde bulunduran yeni hamil ancak kötüniyetli iktisap veya ağır kusur ispat edildiğinde çeki geri vermekle yükümlüdür; ispat yükü bunu ileri süren tarafa aittir. Ceza mahkemesinde maddi vakıa olarak tespit edilen hususlar (çekin kime verildiği, rızası hilafına elden çıktığı) hukuk hakimini bağlar.

Ele alınan sorunlar

Asıl davada davalı şirkete karşı bedelsizlik def'inin ileri sürülebilmesi için kötüniyet ispatı → ret

İddia: Davacı, çekin hırsızlık sonucu rızası hilafına elinden çıktığını, davalı şirketin çeki kötüniyetli ve ağır kusurlu olarak icraya koyduğunu ileri sürerek davalı şirket hakkındaki hükmün kaldırılıp davanın kabulünü istemiştir.

Gerekçe: Diğer davalı yönünden asıl dava kesinleştiğinden, davacının ilk cirantaya yönelik bedelsizlik iddiasının ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Ancak davacının bu bedelsizlik iddiasını davalı şirkete karşı ileri sürebilmesi için TTK 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK 687/1 maddesi hükmü uyarınca, davalı şirketin çeki iktisabında kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerekir. Davacı bu yönde delil sunamamış, buna karşılık davalı şirketin ticari defter kayıtlarında diğer davalıdan alacaklı olduğuna dair kayıtlar bulunduğu ve bu ilişkiye konu faturaların vergiye de bildirildiği tespit edilmiş olduğundan, davalının kötüniyetinin ispat edilemediği kabul edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Birleşen davada (çek istirdadı) yetkili hamillik ve çekin rızası hilafına elden çıkması → ret

İddia: Birleşen dava davacısı, çekin beyaz ciro yoluyla kendisine geçtiğini, rızası hilafına elinden çıktığını ve davalı şirketin çeki kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap ettiğini ileri sürerek çekin veya bedelinin istirdadını istemiştir.

Gerekçe: TTK 792. madde uyarınca çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür; bu maddeye göre ispat yükü, yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya aittir; davacı ayrıca davalı şirketin çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini de kanıtlamalıdır. TTK 790. madde gereğince cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Davacı şirket çekte taraf olarak görülmese de beyaz ciro yoluyla aldığını ileri sürmüş, davalı (ilk ciranta) hakkındaki ceza davasında çekin keşideci tarafından davacı şirkete ticari ilişki nedeniyle verildiği ve rızası hilafına elinden çıktığı maddi vakıa olarak tespit edilmiştir; bu tespit hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle davacı şirketin yetkili hamil olduğu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı ispat edilmiş kabul edilmiştir. Bu durumda davacının, davalı şirketin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir; davalı şirketin çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmadığından (aksi düşünce çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır), davalı şirketin kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisabı ispat edilememiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çalıntı/rızası hilafına elden çıkan çekte, sonraki hamile karşı def'i ileri sürülebilmesi ve çek istirdadında ispat yükünün dağılımı (TTK 792, TTK 790, TTK 818/1-e ve 687/1) konusunda genel kural niteliğinde bir uygulama örneği sunmaktadır; ayrıca ceza mahkemesi tespitinin hukuk yargılamasını bağlayıcılığına ilişkin değerlendirmesiyle bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası çek istirdadı kambiyo senedi beyaz ciro yetkili hamillik kötüniyetli iktisap ağır kusurlu iktisap bedelsizlik def'i çekin mücerretliği ceza mahkemesi tespitinin hukuk hakimini bağlaması

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 792TTK 790TTK 818/1-eTTK 687/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1391

KARAR NO 2019/1106

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/03/2018

NUMARASI 2014/854 E.-2018/268 K.

ASIL DAVA

Menfi Tespit(Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)

BİRLEŞEN DAVA

Çek İstirdatı

İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/09/2019

İlk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün asıl ve birleşen dava davacıları vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

ASIL DAVA

Davacı vekili, müvekkiline ait 15.03.2013 tarihli .... nolu çek ile dava konusu olmayan 2 adet çekin davacı ......Ltd. Şti.’ne ticari alışveriş nedeniyle teslim edildiğini, ancak söz konusu çeklerin ...Ltd. Şti. yetkilisinin aracından çalındığını, müvekkilinin davalıları tanımadığını ve çeklerin davalıların eline nasıl geçtiğini bilmediğini, davalı tarafça ... nolu çeke dayalı olarak haksız yere icra takibi başlatıldığını ileri sürerek müvekkilinin icra takibi nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine ve % 20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı ... Ltd. Şti. vekili, davacı ...’dan ticari ilişki nedeniyle alınan çek de dahil çok sayıda çekin müvekkili şirket yetkilisinin aracından çalındığını, ne müvekkilinin ne de keşidecinin davalılarla ilgilerinin bulunmadığını, müvekkilinin çekin tek yetkili hamili olduğunu, davalı ...’ın başlattığı icra takibinde keşideciden dosya borcunu tahsil ettiğini ileri sürerek çekin veya bedelinin davalılardan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ....Ltd. Şti. şirket vekili, müvekkilinin söz konusu çeki diğer davalıya sattığı mallara istinaden ciro yoluyla aldığını, dolayısıyla yetkili ve meşru hamil olduğunu, davacı ...’ın ise öncelikle bu çeki davacı ...’e teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, davacıların iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini ve davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.Diğer davalı, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile davalı ...’ün çalıntı çeki ciro etmek suretiyle diğer davalı ... ile ticari ilişkide bulunarak piyasaya sürdüğünün ve bu suretle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinin vakıa olarak tespit edildiği, bu tespit ve kararın mahkemeyi bağlayacağı, buna göre asıl davada davalı ...'e yönelik bedelsizlik iddiasının ispat edildiği, diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin ise çeki faturaya bağlanan ticari alışveriş neticesinde davalı ...'den aldığı, buna göre çeki kötü niyetle veye ağır kusurla iktisap etmediği, dolayısıyla davacının diğer davalıya karşı ileri sürebileceği defileri bu davalıya karşı ileri süremeyeceği, birleşen davada ise davacının çekte cirosunun olmadığı ve yetkili hamil olduğunu ispat edemediği, kaldı ki son yetkili hamil olan davalı ...

şirketinin çeki kötü niyetle iktisap etmediği ve iktisabında ağır kusurlu olmadığından çekin istirdatının da talep edilemeyeceği gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan asıl davanın kabulüne, davalı ... Ltd. Şti. hakkında açılan asıl davanın reddine, her iki davalı hakkında açılan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu çekin ticari alışveriş nedeniyle müvekkili ... tarafından diğer müvekkiline verildiğinin ve bu müvekkili muhasebe kayıtlarında yer aldığının, hırsızlık sonucu rızası hilafına elinden çıktığının, çekin arka yüzünde yer alan ciroların hırsızlıktan sonra düzenlendiğinin, davalı ... hakkında ceza davası açıldığının tespit edildiğini, ayrıca çek iptali davası açılıp ödemeden men kararı alındığını, davalı ... Ltd. Şti.’nin ise kötüniyetli ve ağırkusurlu olarak çek icra takibine konu edip bedelini tahsil ettiğini belirterek asıl ve birleşen davada davalı ...Ltd. Şti. hakkında verilen hükümlerin kaldırılarak davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava İİK 72.m. uyarınca çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti; birleşen dava ise TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılan çek istirdadı veya bedelinin istirdatı istemine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davacılar, dava konusu çekin, keşidecisi asıl dava davacısı tarafından ticari ilişki içinde olduğu birleşen dava davacısına verildiğini, onun elinden ise rızası hilafına çıkarak davalıların ellerine geçtiğini ve davalı şirket tarafından haksız olarak icra takibine konu edildiğini ileri sürmüşler, davalı şirket ise bu çeki diğer davalıdan ticari ilişkisi nedeniyle aldığını, iyiniyetli hamil olduğunu savunmuş, diğer davalı ... ise davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince davalı ... hakkında açılan asıl davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket hakkında açılan asıl dava ile her iki davalı hakkında açılan birleşen davaların reddine karar verilmiştir. Davacı tarafça asıl ve birleşen dava sadece davalı şirket yönünden istinaf edilmiş olmakla; diğer davalı yönünden kesinleşmiştir.O halde asıl davada davacının davalı ilk ciranta ...’e yönelik bedelsizlik iddiasının ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Öte yandan davacının bu bedelsizlik iddiasını davalı şirkete karşı ileri sürebilmesi için, TTK 818/1-e maddesi yollamasıyla 687/1 maddesi hükmü uyarınca davalı şirketin çeki iktisabında kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerekir. Ne var ki davacı bu yönde bir delil sunamadığı gibi, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında diğer davalıdan alacaklı olduğu yönünde kayıtlar bulunduğu, ayrıca davalı şirketin bu ilişkiye konu faturaları vergi olarak da bildirdiği tespit edilmiş olmakla, davalının kötüniyetinin ispat edilemediği kabul edilmiştir.

Birleşen davaya gelince; 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacı ... Ltd. Şti.’ne ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalı ... Ltd. Şti.’nin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerekmektedir.

6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Davacı şirket çekte taraf olarak görülmese de çeki beyaz ciro yolu ile aldığını ileri sürmüş ve davalı ... hakkında açılan ceza davasında mahkemece çekin davacı ... tarafından davacı şirkete ticari ilişki nedeniyle verildiği ve rızası hilafına elinden çıktığı maddi vakıa olarak tespit edilmiş olup, bu tespit hukuk hakimini bağlayacağından, davacı şirketin yetkili hamil olduğunu ve çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat ettiğinin kabulü gerekir(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 01/10/2018 tarihli 2017/577 E., 2018/5839 K.

sayılı emsal kararı). Bu durumda davacının, davalı şirketin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalı şirketin çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır. Ancak yukarıda da açıklandığı üzere davalı şirketin kötüniyetli veya ağır kusurlu iktisabı ispat edilememiştir.O halde ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalarda davalı ... Ltd. Şti. aleyhine açılan davaların reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen davalarda alınması gereken 44,40’er-TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 52,90- TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 362(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.

12. 09.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/275150 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.