İcra dairesi yetkisi ve itirazın iptali davasında dava şartı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2455 E. 2018/1710 K. · · İlk derece: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Para borcuna ilişkin icra takiplerinde, HMK'nun genel ve özel yetki kuralları (m.6, m.10) ile TBK 89/1 gereği birden fazla yetkili icra dairesi bulunması halinde seçim hakkı önce alacaklıya aittir; alacaklı bu hakkını yetkisiz bir icra dairesi yönünde kullanırsa seçim hakkı borçluya geçer ve borçlunun yaptığı yetki itirazı bu durumda haklı kabul edilir. İtirazın iptali davasında, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması dava şartı olduğundan, bu şartın gerçekleşmemesi davanın usulden reddini gerektirir. Ayrıca, kesin yetki kuralı bulunmayan hallerde, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen yetkiye ilişkin iddialar (örneğin ifa yeri mahkemesinin yetkili olduğu iddiası) HMK 355 ve 357 maddeleri gereği istinaf aşamasında incelenemez.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olması nedeniyle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan reddi → ret
İddia: Davacı, sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olduğunu, ifa yerinin müvekkilinin işyeri olan Sarıyer olduğunu, bu nedenle İstanbul icra dairesinin yetkili bulunduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK 50/1 maddesi yollamasıyla icra müdürlüğünün yetkisi bakımından HMK'nun yetkiye ilişkin hükümleri uygulanır. HMK 6. madde gereği genel yetkili icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK 10. madde gereği borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK 89/1 uyarınca aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre dava konusu icra takibi, davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde (Ankara) yapılabileceği gibi, özel yetki kuralı gereği alacak para alacağı olduğundan alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesinde (İstanbul Anadolu) de yapılabilir. Seçimlik yetki kapsamında birden fazla icra dairesinin yetkili olduğu hallerde seçim hakkı önce davacı alacaklıya aittir; davacı bu hakkını yetkisiz olan İstanbul (Çağlayan) icra dairesi yönünde kullandığından, seçim hakkı davalı borçluya geçmiş ve davalı da genel yetkili icra dairesi olan Ankara icra dairesini seçmiştir. Bu durumda davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı haklıdır. İtirazın iptali davası bakımından yetkili icra dairesinde yapılmış bir takibin bulunması dava şartıdır; bu şart gerçekleşmediğinden ilk derece mahkemesinin davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmesinde isabetsizlik yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen ifa yeri yetkisi iddiasının istinafta incelenip incelenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, sözleşmenin ifa yeri olan Sarıyer'deki işyeri adresine göre İstanbul icra dairesinin yetkili olduğunu istinaf dilekçesinde ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 355 maddesi gereği istinaf incelemesi, kamu düzenine ilişkin hususlar dışında istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılır; HMK 357 maddesi gereği de ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma sebepleri istinaf aşamasında ileri sürülemez. Somut uyuşmazlıkta kesin yetki kuralı bulunmadığından, davacının ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği ifa yeri mahkemesinin yetkili olduğu yönündeki istinaf sebebi incelemeye konu yapılmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Para alacağına ilişkin icra takiplerinde birden fazla yetkili icra dairesi bulunması halinde seçim hakkının önce alacaklıya ait olduğu, alacaklının bu hakkını yetkisiz bir icra dairesi yönünde kullanması halinde seçim hakkının borçluya geçtiği ve bunun itirazın iptali davasında dava şartı incelemesine nasıl yansıdığı konusunda bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Para alacağına ilişkin icra takiplerinde, aksine anlaşma yoksa, genel yetkili icra dairesi olan borçlunun yerleşim yeri icra dairesi yanında, özel yetki kuralı gereği alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi de yetkilidir; birden fazla yetkili icra dairesi bulunması halinde seçim hakkı önce alacaklıya aittir, alacaklının bu hakkını yetkisiz bir icra dairesi yönünde kullanması halinde seçim hakkı borçluya geçer.
- Dava şartı
- İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olması dava şartıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ icra dairesi yetkisi↗ seçimlik yetki↗ dava şartı↗ genel yetki↗ özel yetki↗ ifa yeri↗ istinaf sebepleriyle bağlılık↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/2455
KARAR NO 2018/1710
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/07/2018
NUMARASI 2017/844 Esas 2018/705 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/12/2018 (04/01/2019 yazım tarihli )
İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ... marka araç yazılım hizmetinin İstanbul'da yapılması hususunda ön anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre bayilik ücretinin ödendiğini,satın alınan makine ve ekipmanların müvekkiline ait olduğunu, bayilik hizmet bedelinin ise,yapılacak tüm masraflar düşüldükten sonra kalan karın %50’si olduğunu, ekipmanların kurularak çalışmaya başlandığını,davacı tarafından 7.200-TL daha harcandığını, işyerinin yedek anahtarının da davalıya verildiğini,kurulu cihazın işyerinde bulunmadığı sırada davalı tarafından alındığını,kötü niyetli tutumu neticesinde sözleşmenin imzalanamadığını, ödenen paranın iadesi gerektiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ;müvekkilinin yerleşim yerinin Ankara olması hasebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu,deneme süresi sonunda bayilik sözleşmesi imzalanacağının kararlaştırıldığını, yazılım için gereken aletleri kurduğunu, davacının da 50.000-TL kaparoyu gönderdiğini, davacının 10 aylık deneme sürecinde yaptığı işlerden aldığı bedelin müvekkiline düşen kısmını ödemediğini,sözleşme imzalamaya yanaşmadığını,haklı nedenlerle sözleşmeyi imzalamadığını iddia ediyorsa; kaparoyu ödedikten sonra ve aradan geçen 10 aya rağmen haklı nedenlerini bildirmediğini açıklaması gerektiğini yetkisizlik kararı verilmesini, haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının, takipte ve dava dilekçesinde, davalı adresini,Ankara olarak bildirdiği, gerek davada gerek takipte tüm tebligatların davalının "Ankara'' adresine yapıldığı, genel yetkili mahkemenin Ankara Mahkemeleri olduğu, TBK 89/1 madde uyarınca alacaklının yerleşim yerinde de takip yapılabilir ise de davacının gerek takipte gerekse dava dilekçesinde adresinin Kadıköy / İst. olup İst. Anadolu İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu, ancak davacının seçimlik hakkını yetkisiz İstanbul (Çağlayan) Mahkeme ve İcra Daireleri yönünden kullandığını, seçimlik hakkın davalı yana geçtiği davalının takipte yetki itirazının yerinde olduğunu,İtirazın iptali davasında dava yetkili icra dairesinde usulüne uygun icra takibinin yapılmasının dava şartı olup, takibin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmamış olması nedeniyle dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle, dava ön şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili kılındığını, icra takibinin dayandığı borcun, para borcu olup sözleşmeden kaynaklandığını,ön anlaşmaya göre ilk etapta ifası istenen şeyin, müvekkilinin Maslak/Sarıyer’deki işyerine cihazların kurulmasından ibaret olduğunu, ifa yeri Sarıyer olduğunu, müvekkilinin yerleşim yeri Kadıköy olarak görünmekte ise de; uyuşmazlığın işyerinde ifa edilen ticari iş neticesinde doğan bir uyuşmazlık olduğunu, mahkemece işyeri adresi ve ifa yeri adresi göz ardı edilerek yetkisizlik kararı verildiğini, İstanbul İcra Dairesinin yetkili olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki sözlü ön sözleşme kapsamında bedeli karşılığı davacıya teslim edilen daha sonra esas bayilik sözleşmesinin kurulamaması nedeniyle iradesi ve onayı dışında davacının işyerinden davalı tarafça alındığı iddia edilen araç yazılım cihazının bedelinden kaynaklı alacağın takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 50/1 maddesi yollamasıyla icra müdürlüğünün yetkisi bakımından HMK’nun yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir.HMK 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme ve icra dairesi davalı borçlunun yerleşim yeri mahkeme icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK’unun 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK ‘unun 89/1 maddesi uyarınca aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Buna göre dava konusu icra takibinin davalı borçlunun yerleşim yeri icra dairesinde (Ankara icra daireleri) yapılabileceği gibi özel yetki kuralı gereği dava konusu alacak para alacağı olduğundan alacaklının yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki yetkili icra dairesinde de(İstanbul Anadolu icra daireleri) yapılabilir.
Dava açarken ve icra takibi başlatılırken seçimlik yetki kapsamında birden fazla mahkeme ve icra dairesinin yetkili olması halinde seçim hakkı davacı alacaklı da olup davacı alacaklı seçim hakkını yetkisiz icra dairesi olan İstanbul(Çağlayan) icra daireleri yönünde kullandığından, seçim hakkı davalı borçluya geçmiş, davalı borçluda genel yetkili icra dairesi olan Ankara icra daireleri yönünde seçim hakkını kullanmıştır.
Öte yandan, HMK 355 maddesi gereği istinaf incelemesinin kamu düzenine ilişkin hususlar dışında istinaf sebepleriyle sınırlı yapılması gerektiği ve aynı kanunun 357 maddesi gereği ilkderece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma sebeplerinin istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği gözetildiğinde;davacı vekilinin ilk derece mahkemesinde ileri sürmediği sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin yetkili olduğu yönündeki istinaf sebebi, somut uyuşmazlıkta kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı bulunmadığından inceleme konusu yapılmamıştır. Bu durumda, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı haklı olup, itirazın iptali davaları bakımından dava şartı olan yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından, mahkemece davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/ 1-B-2maddesi gereği esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274369 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi