Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8210 E. 2016/8157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ aydınlatma yükümlülüğü↗ sigorta acenteliği↗ bildirim yükümlülüğü↗ sigorta teminatı kapsamı↗ nakliyat emtia sigortası↗ sigorta teminatı↗ sigorta ettiren↗ kusur oranı↗ tahkim↗ teminat kapsamı↗ hakem kararı↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat talebine ilişkin olup, taraflar tahkim yoluna başvurmuş, uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara tarafların itirazı üzerine itiraz hakem heyetince verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davalı; taşınacak malın canlı fide olduğunun kendisine bildirilmediğini savunmuş, davacının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kusurun yüzde ellisi davacı üzerinde bırakılmış; aynı şekilde bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiği ve poliçenin teminat kapsamı hakkında sigortalısını aydınlatmadığı gerekçesi ile de davalı yüzde elli kusurlu bulunmuş, böylece kusur taraflar arasında
paylaştırılmıştır. Ancak sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta konusu emtia cinsi olarak “muhtelif canlı ürünler-fide” açıklaması yer almaktadır. Bu haliyle düzenlenen poliçe ile emtianın nakliyesi gerçekleştirilmiş ve varma yerinde fidelerin yapraklarının kuruduğu ve yandığı tespit edilmiş, alıcı firma tarafından emtia kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. madde düzenlemesine göre, “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur.” Bu durumda sigorta koruması altındaki emtia zarar gördüğünden poliçe kapsamında sigortalının zararının giderilmesi gerekecektir. Davacı sigortalı, sigorta şirketince taşınacak emtianın niteliğinin ve +12derecede taşınması gerektiğinin bilinmesine rağmen kendilerine sigortanın teminat kapsamı hakkında yeterince bilgi verilmediğini ve sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek kendisine kusur izafe edilemeyeceğini savunmaktadır. Nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1423. maddesi ile de sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiş olup, buna göre “sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.” Buna göre; sigorta poliçesinde emtianın niteliği belirtildiğine ve buna rağmen davalı sigortacının yeterli koruma kapsamı sunmayan poliçe tanzim ettiği ve poliçenin içeriğine ilişkin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit olduğuna göre; davacı sigortalının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kusur oranlarının değerlendirilmesi ve taraflar arasında kusurun paylaştırılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4813 E. 2023/5010 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · aydınlatma yükümlülüğü · bildirim yükümlülüğü · sigorta ettiren · tahkim · hakem kararı · sigorta sözleşmesi · acentelik
İncelediğiniz karardaNitekim 6102 sayılı TTK'nın 1423. maddesi ile de sigorta şirketinin «aydınlatma yükümlülüğü» düzenlenmiş olup, buna göre “sigortacı ve «acentesi», «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı tazminat talebine ilişkin olup, taraflar «tahkim» yoluna başvurmuş, uyuşmazlık «hakem» heyetince verilen karara tarafların itirazı üzerine itiraz hakem heyetince verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.” Buna göre; «sigorta poliçesinde» emtianın niteliği belirtildiğine ve buna rağmen davalı sigortacının yeterli koruma kapsamı sunmayan poliçe tanzim ettiği ve poliçenin içeriğine ilişkin «aydınlatma yükümlülüğüne» aykırı davrandığı sabit olduğuna göre; davacı sigortalının «bilgilendirme yükümlülüğüne» aykırı davrandığı gerekçesiyle «kusur oranlarının» değerlendirilmesi ve taraflar arasında kusurun paylaştırılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme 1.6102 sayılı Kanun'un “Aydınlatma Yükümlülüğü” başlıklı 1423 üncü maddesinin 1 inci bendinde "Sigortacı ve «acentesi», «sigorta sözleşmesinin» kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı «bildirim yükümlülüklerini» «sigorta ettirene» yazılı olarak bildirir.
Sigorta «tahkim» «komisyonu» uyuşmazlık «hakem» heyetince bilgilendirmeye yönelik «formun» dosyada yer almaması nedeni ile bilgilendirme açıklamasının yapılıp yapılmadığı anlaşılmamış olsa da 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesinin 2 nci bendi uyarınca «sigorta ettiren» tarafından sözleşmeye 14 gün içerisinde itiraz edilmediği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş, bu karara başvuran vekilinin itirazı üzerine itiraz hakem heyetince aynı kanunun birinci maddesinde yer alan sigortacının, «bildirim yükümlülüğünü» yerine getirmediği ve bilgilendirme yaptığı hususunu ispat edemediği gerekçeleriyle itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne hükmolunmuş ise de sigorta hakem heyeti kararında yer alan 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesinin 2 nci bendinde düzenlenen sigortalının 14 gün içerisinde «sigorta poliçesine» itiraz etmemesi hususu değerlendirilmemiş, anılan bu kanun maddesinin neden uygulanmadığı tartışılmamıştır.
Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar" denildikten sonra ikinci bendinde "Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, «sigorta ettiren», sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz hakem heyeti · ba formu · komisyon · hasar · teslim
Benzer bu karardaSigorta «tahkim» «komisyonu» uyuşmazlık «hakem» heyetince bilgilendirmeye yönelik «formun» dosyada yer almaması nedeni ile bilgilendirme açıklamasının yapılıp yapılmadığı anlaşılmamış olsa da 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesinin 2 nci bendi uyarınca «sigorta ettiren» tarafından sözleşmeye 14 gün içerisinde itiraz edilmediği gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiş, bu karara başvuran vekilinin itirazı üzerine itiraz hakem heyetince aynı kanunun birinci maddesinde yer alan sigortacının, «bildirim yükümlülüğünü» yerine getirmediği ve bilgilendirme yaptığı hususunu ispat edemediği gerekçeleriyle itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne hükmolunmuş ise de sigorta hakem heyeti kararında yer alan 6102 sayılı Kanun'un 1423 üncü maddesinin 2 nci bendinde düzenlenen sigortalının 14 gün içerisinde «sigorta poliçesine» itiraz etmemesi hususu değerlendirilmemiş, anılan bu kanun maddesinin neden uygulanmadığı tartışılmamıştır.
Uyuşmazlık; tekne yat «sigorta poliçesi» kapsamında «hasar» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda «sigorta poliçesi» 05.03.2021 tarihinde düzenlenmiş olup, «hasar» 22.04.2021 günü meydana gelmiştir.
Başvuran tarafından, «sigorta poliçesinin» «teslim» alınmadığı yönünde değil, sigortacının «bilgilendirme yükümlülüğünün» yerine getirilmediği ve gemi pervanesinin tazminat kapsamında kaldığı şeklinde bir iddiada bulunulduğu anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2399 E. 2020/4251 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans ödemesi · ticari teamül · gerekçenin düzeltilmesi · teamül · tasdik kararı · satım sözleşmesi · alacak davası · komisyon
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalıya fide alımı karşılığında ödeme yaptığı, davalının fideleri «teslim» etmediği ve fide bedeli olarak tahsil edilen 183.256,31.-TL'yi de iade etmediği iddiası ile «alacak davası» açtığı, Kumluca Ziraat Odası ve Ticaret Odası'na yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılarda, ziraatçi işletmelerin, çiftçilerin siparişlerini toplayarak üretici fide işletmelerine sipariş verdiği, yapmış olduğu bu aracılıktan «komisyon» sayılabilecek bir bedel alındığı hususunda «ticari teamül» teşkil eden bir uygulama olduğunun bildirildiği, tarafların «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesinde, davalının incelenen ticari defter ve kayıtlarında, davacının davalıya 85.669,16 TL borçlu olduğu, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre de davalının davacıya 202.256,31 TL borçlu olduğu, bilirkişi raporu ile davacıya ait ticari defter ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği tespit edildiğinden, davacının lehine delil teşkil edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından isti …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafından davalıya avans ödemeleri yapıldığı, karşılığında davalının davacıya fide satışı yaptığı, ancak davalının «son» zamanlarda fide «teslimi» yapmaması üzerine, davacı tarafından, yapılan bir kısım avans ödemesinin karşılıksız kaldığı ileri sürülerek, bu bedelin iadesinin talep edildiği, davalının «avans ödemelerini» doğrulayarak davacı adına üçüncü kişilere fide teslimi yapıldığı savunmasında bulunduğu, mahkemece davacıya ait «ticari defter» ve kayıtların usulüne uygun olarak «tasdik» ettirilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, mahkemece tanzim ettirilen bilirkişi raporu ile davacıya ait «uyuşmazlık konusu» 2012 yılı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tasdik ettirildiği tespit edildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, “gerek Kumluca Ticaret ve Sanayi Odası’nın yazısı, gerek bilirkişi raporunda değinilen hususlar ve gerekse bir kısım tanık anlatımları dikkate alındığında, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemesi karşılığında davalının davacı adına üretici olan üçüncü kişilere fide teslimatı yaptığı, bu şekilde yapılan avans ödemelerine karşılık mal tesliminin sağlandığı, taraflar arasındaki sözlü anlaşmanın ve «ticari teamülün» bu doğrultuda olduğu, davacının davalıdan alacaklı olduğunu kanıtlayamadığından davanın reddine” şeklinde «gerekçenin düzeltilerek», davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında avans usulü ile fide alım «satım sözleşmesinin» bulunduğu ve «avans ödemelerinin» davacı tarafından davalıya yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
… Sanayi Odası yazısı ve tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı tarafından davalıya yapılan avans ödemeleri karşılığında, davalının, davacı adına 3. kişilere fide «teslimatı» yaptığı, bu şekilde «avans ödemelerine» karşılık mal tesliminin sağlandığı kabul edilmiş ise de, taraf «ticari defter» ve kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, avans ödemesi karşılığı fidelerin 3. kişilere teslimatının yapıldığı hususunun usulüne uygun delillerle ispatının gerektiğ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8210 E. , 2016/8157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada ... Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 22/05/2015 tarih ve 2015/339 sayılı karar, taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği ...
8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin yurtdışına aşılı karpuz fidesi ihraç ettiğini, bu kapsamda davalı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiğini, ancak fideler uygun sıcaklık şartlarında taşınmadığından varma yerinde yapılan kontrollerde yanmış ve canlılığını yitirmiş ve tarımda kullanılamayacağının tespit edildiğini, oluşan zarardan davalının poliçe gereği sorumlu olduğunu ileri sürerek zararının tazmini amacıyla sigorta tahkim heyetine başvuru yapmıştır.
Davalı vekili; davacı tarafından taşınacak malın canlı fide olduğunun söylenmediğini, bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davranıldığını, taşımanın dar kamyon klozuna göre yapıldığını, buna göre gerçekleşen hasarın genel şartlarda sayılan hallerden olmadığından teminat dışı olduğunu savunarak başvurunun reddini istemiştir.
Sigorta uyuşmazlık hakem heyetince; davacının taşınan malın canlı fide olduğunu sigorta şirketine bildirmediği, davalının da buna göre teminatı belirlediği ancak teminatın kapsamına dair akidine yeterli bilgi vermediği, hasar poliçe kapsamında olmamakla birlikte her iki tarafın da bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığ, tarafların yüzde elli oranın da kusurlu bulunduğu gerekçesiyle 28.617,48 EURO tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Tarafların uyuşmazlık hakem heyeti kararına itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nce dosya incelenmiş ve kusurun taraflar arasında yüzde elli oranında paylaştırılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesine dayalı tazminat talebine ilişkin olup, taraflar tahkim yoluna başvurmuş, uyuşmazlık hakem heyetince verilen karara tarafların itirazı üzerine itiraz hakem heyetince verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davalı; taşınacak malın canlı fide olduğunun kendisine bildirilmediğini savunmuş, davacının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kusurun yüzde ellisi davacı üzerinde bırakılmış; aynı şekilde bilgilendirme yükümlülüğünü ihlal ettiği ve poliçenin teminat kapsamı hakkında sigortalısını aydınlatmadığı gerekçesi ile de davalı yüzde elli kusurlu bulunmuş, böylece kusur taraflar arasında
paylaştırılmıştır. Ancak sigorta poliçesi incelendiğinde sigorta konusu emtia cinsi olarak “muhtelif canlı ürünler-fide” açıklaması yer almaktadır. Bu haliyle düzenlenen poliçe ile emtianın nakliyesi gerçekleştirilmiş ve varma yerinde fidelerin yapraklarının kuruduğu ve yandığı tespit edilmiş, alıcı firma tarafından emtia kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. madde düzenlemesine göre, “Aksine sözleşme yoksa, sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksidinin ödenmesi ile başlar; kara ve denizde eşya taşıma işlerine ilişkin sigortalarda, sigortacı, sözleşmenin yapılmasıyla sorumlu olur.” Bu durumda sigorta koruması altındaki emtia zarar gördüğünden poliçe kapsamında sigortalının zararının giderilmesi gerekecektir.
Davacı sigortalı, sigorta şirketince taşınacak emtianın niteliğinin ve +12derecede taşınması gerektiğinin bilinmesine rağmen kendilerine sigortanın teminat kapsamı hakkında yeterince bilgi verilmediğini ve sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığını ileri sürerek kendisine kusur izafe edilemeyeceğini savunmaktadır. Nitekim 6102 sayılı TTK'nın 1423. maddesi ile de sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğü düzenlenmiş olup, buna göre “sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir.
Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir.” Buna göre; sigorta poliçesinde emtianın niteliği belirtildiğine ve buna rağmen davalı sigortacının yeterli koruma kapsamı sunmayan poliçe tanzim ettiği ve poliçenin içeriğine ilişkin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı sabit olduğuna göre; davacı sigortalının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle kusur oranlarının değerlendirilmesi ve taraflar arasında kusurun paylaştırılması doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.095,36 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17/10/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/274100700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz