6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Görevsizlik kararı sonrası yasal süre geçirilirse dava açılmamış sayılır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/633 E. 2019/128 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Bayiilik Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Görevsizlik kararı verilen bir davada, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık yasal süre içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir; bu süre hesabında kesinleşme şerhinde gösterilen tarih değil, tebliğ tarihlerine göre gerçekte oluşan kesinleşme tarihi esas alınır.

Ele alınan sorunlar

İcra inkar tazminatı hakkında karar verilmemesi → ret

İddia: Davacı vekili, icra inkar tazminatı talepleri hakkında karar verilmemesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bu yönüyle düzeltilerek onanmasını istemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Görevsizlik kararı sonrası yasal süre içinde dosyanın gönderilmesinin talep edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılması → kabul

İddia: Davalı vekili, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, sözleşmede de bu yönde hüküm bulunmadığını, davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü ancak imzanın vekaletname ile yetki verdiği eşine ait olduğunu gizlediğini, mahkemenin bu beyanları değerlendirmeden dava dışı şahsı da kapsayacak şekilde hüküm verdiğini, senedin ticari defterlere işlenmemesinin senedi hükümden düşürmeyeceğini, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatı gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

Gerekçe: HMK 20/1 maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilmesi hâlinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerekir; aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Dava önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, bu mahkemenin görevsizlik kararı davacı vekiline 24/03/2015, davalı vekiline 07/04/2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup buna göre hüküm 22/04/2015 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme şerhinde kesinleşme tarihinin hatalı olarak 18/05/2015 olarak gösterilmiş olması, gerçek kesinleşme tarihini ve buna bağlı yasal süreyi değiştirmez. Davacı vekilinin, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebini 06/05/2015 tarihine kadar sunması gerekirken bu talebi yasal süreden sonra 15/05/2015 tarihinde sunmuş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince HMK 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Görevsizlik kararı sonrası dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinin HMK 20/1'deki iki haftalık süre içinde yapılıp yapılmadığının, kesinleşme şerhindeki hatalı tarihe değil gerçek tebliğ tarihlerine göre hesaplanan kesinleşme tarihine göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
HMK 20/1 uyarınca görevsizlik kararı verilmesi hâlinde, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi gerekir; aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Dava şartı
Görevsizlik kararı sonrası dosyanın süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebi (HMK 20/1)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
görevsizlik kararı HMK 20/1 davanın açılmamış sayılması kesinleşme tarihi menfi tespit teminat senedi

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 20/1HMK 353(1)b-1HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/633

KARAR NO 2019/128

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/12/2017

NUMARASI 2015/530 E.-2017/1231 K.

DAVA

Menfi Tespit (Bayiilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/02/2019 (26/02/2019 yazım tarihli )

Davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Bayiilik Sözleşmesinin davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle feshedildiğini, bunun üzerine davalının sözleşme uyarınca teminat olarak verilen senedi icra takibine konu ettiğini, oysa müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, bu nedenle senedin müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını ileri sürerek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının teminat iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, senedin davacının cari hesap borcu ve ödünç verilen sulara ilişkin verildiğini,davacının sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiğini savunarak davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince;dava konusu senedin sözleşme uyarınca teminat senedi olarak düzenlenerek davalıya verildiğinin kabul edildiği, davalının alacak iddiasında bulunmasına rağmen ticari defter ve kayıtlarını sunmayarak bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; icra inkar tazminatı talepleri hakkında karar verilmemesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bu yönüyle düzeltilerek onanmasını istemiştir.

Davalı vekili ;

1- Senet üzerinde teminat senedi olduğuna dair ibare bulunmadığını, sözleşmede de bu yönde hüküm bulunmadığını,Davacının senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü, ancak imzanın vekaletname ile yetki verdiği eşine ait olduğunu gizlediğini, bayilik sözleşmesinin de davacının eşi tarafından bu vekaletnameye dayalı imzalandığını, senetteki davacının eşine ait 2 imzadan birinin davacı, diğerinin eşi adına atıldığını, mahkemenin bu beyanları değerlendirmeden dava dışı şahsı da kapsayacak şekilde hüküm verdiğini,

2-Senedin ticari defterlere işlenmemesinin senedi hükümden düşürmeyeceğini, davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatı gerektiğini belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, Bayilik Sözleşmesi uyarınca teminat olarak verildiği ancak bedelsiz olduğu ileri sürülen icra takibine konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

HMK 20/1 maddesi “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir. Aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmünü haizdir.

İş bu dava önce Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış, İstanbul 17.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10/12/2014 tarihli 2014/221 E., 2014/539 K. sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra yasal sürede talep halinde dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gerekçeli karar 24/03/2015 tarihinde davacı vekiline, 07/04/2015 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş olup buna göre hüküm 22/04/2015 Çarşamba günü kesinleşmiş olmasına rağmen, kesinleşme şerhinde kesinleşme tarihi hatalı olarak 18/05/2015 olarak gösterilmiş, davacı vekili dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talepli dilekçesini 06/05/2015 tarihine kadar sunması gerekirken, yasal süreden sonra 15/05/2015 tarihinde sunmuştur.

Bu durumda ilk derece mahkemesince HMK 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan bu gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)b-2 gereğince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/12/2017 Tarih 2015/530 Esas- 2017/1231 Karar sayılı hükmün HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"HMK 20/1 maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA"

İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;

"Alınması gereken 44,40-TL harcın, 426,95- TL peşin harçtan mahsubu ile 382,55- TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davalı vekili için AAÜT 7/1 maddesi uyarınca takdir olunan 2.725- TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"

İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TLnin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı tarafından yatırılan 426,94- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına,

Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 28-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK’nun 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 07/02/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273515 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.