Çekte kötüniyetli iktisap iddiasının ispat yükü davacıdadır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1186 E. 2019/740 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çekin istirdatı ancak çekin rıza dışı elden çıkması halinde talep edilebilir; aksi halde talep menfi tespit ve iptal istemi olarak değerlendirilir. Bir çekin ciro yoluyla devredildiği kişilere karşı, çeki devredenle borçlu arasındaki şahsi def'iler ancak hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin (kötüniyetinin) ispatı halinde ileri sürülebilir; bu ispat yükü def'iyi ileri süren tarafa (borçluya/davacıya) aittir. Hamilin çeki edinme sebebini açıklama mecburiyeti yoktur; bu, çekin mücerretlik vasfının bir gereğidir. Kötüniyet iddiası salt ticari defter kayıtlarının incelenmesiyle ispatlanamaz.
Ele alınan sorunlar
Çek istirdatı talebinin hukuki niteliği → tartışılmadı
Gerekçe: TTK 792. madde uyarınca çekin istirdatının talep edilebilmesi için çekin rıza dışı elden çıkması gerekir. Somut olayda böyle bir iddia bulunmadığından davacının bu madde hükmü uyarınca çeklerin istirdatını istemesi mümkün değildir; bu nedenle talep İİK 72. madde uyarınca menfi tespit ve çeklerin iptali istemi olarak değerlendirilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı ...'a yönelik bedelsizlik iddiasının ispatı → kabul
Gerekçe: Davacı ile davalı ... arasındaki 30.05.2015 tarihli protokol ve davacının ticari defterleri incelenmiş, dava konusu çeklerin davalı ...'a avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı iddiası haklı görülerek bu davalıya yönelik davanın kabulüne karar verilmiş, bu hüküm davalı ... tarafından istinaf edilmemiştir. Bu durumda davacının davalı ...'a yönelik bedelsizlik iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Diğer davalı (ciranta) şirketlerin kötüniyetli hamil olup olmadığı → ret
İddia: Davacı vekili, davalı şirketlerin ticari defterlerinin incelenmediğini, bir fatura fotokopisine dayalı olarak ticari ilişki bulunduğu kanaatine varıldığını, faturanın lehe delil vasfını haiz olması için ticari defterlere işlenmesinin gerektiğini, diğer davalı şirketlerin de defterlerinin incelenmesi ve bu şirketlerin davalı ...'tan olan alacaklarına ilişkin irdeleme yapılması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılıp davanın bu davalılar yönünden de kabulünü istemiştir.
Gerekçe: TTK 687/1. madde uyarınca poliçeden (ve TTK 818/1-e uyarınca çekten) dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerle kendi arasındaki doğrudan ilişkilere dayanan def'ileri, hamil çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olmadıkça, başvuran hamile karşı ileri süremez. Buna göre davacının, davalı şirketlerin çekleri iktisaplarında kötüniyetli olduklarını ispat etmesi gerekir. Davalı şirketlerin çekleri edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır; aksinin kabulü çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davalı şirketler çekleri davalı ...'a satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunmuş, davalılar ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları ile davalı ... Ltd. Şti. tarafından sunulan mal satış faturası bu savunmayı doğrulamıştır. İspat yükü davacıda olduğundan, davalı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelenmemiş olmasının davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır; kötüniyet iddiası salt ticari defter kayıtlarıyla ispatlanamaz. Davacı delil listesinde tanık deliline dayanmış ise de yargılama sırasında bu yönde bir talebi olmadığı gibi bu husus istinaf konusu da edilmemiştir. Sonuç olarak davacının davalı şirketlere yönelik kötüniyet iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış, ilk derece mahkemesince bu davalılar yönünden davanın reddi yönünde verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çeki ciro yoluyla iktisap eden hamile karşı, düzenleyen ile önceki hamil arasındaki şahsi def'ilerin ancak hamilin kötüniyetinin ispatı halinde ileri sürülebileceği ve bu ispat yükünün def'iyi ileri sürene ait olduğu, hamilin çeki edinme nedenini açıklama zorunluluğu bulunmadığı yönünden emsal niteliktedir; BAM kararı olarak ikna edici (bağlayıcı olmayan) değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ çek istirdatı↗ çekin mücerretliği↗ kötüniyetli hamil↗ şahsi def'i↗ ciro↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2018/1186
KARAR NO 2019/740
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/11/2017
NUMARASI 2015/1111 E.- 2017/1449 K.
DAVA
Menfi Tespit-Çek İstirdatı
İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2019
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen 30.05.2015 tarihli Protokol uyarınca müvekkilinin davalıdan 77.000-TL değerinde kumaş satın aldığını ve buna karşılık 4 adet avans çeki düzenleyerek verdiğini, ancak davalı kumaşları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmediğini, çekleri hiçbir ticari ilişkisi olmayan kötüniyetli diğer davalılara ciro ettiğini, davalıların işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin istirdatına, mümkün olmaması halinde iptaline, ayrıca kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ..., usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. Diğer davalıların vekilleri ise, davacının şahsi defilerinin iyiniyetli hamil olan müvekkillerine karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkillerinin dava konusu çekleri davalı ...’a fatura karşılığında satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı şirketin davalı ... ile kumaş alım satımı konusunda anlaştığı ve 77.000 TL tutarındaki kumaş bedeline karşılık dava konusu çekleri avans olarak davalı ...'a verdiği, davalının teslimi gereken kumaşları teslim etmediği gibi çekleri de iade etmeyerek diğer davalılara ciro ettiği, ancak davacının şahsi defilerini sadece davalı ...'e karşı ileri sürebileceği, iyi niyetli 3. kişi durumundaki diğer davalılar yönünden davacının iddialarının dinlenmeyeceği, davalıların ağır kusur yada kötü niyetle hareket ettiklerine dair herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davalı ... yönelik davanın kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.’nin ticari defterlerinin incelenmediğini, bir fatura fotokopisine dayalı olarak davalı ... ile aralarında ticari ilişki olduğu kanaatine varıldığını, oysa ticari ilişkiden söz edebilmek için faturanın lehe delil vasfını haiz ticari defterlere işlenmesinin de gerektiğini, aynı şekilde diğer davalı şirketlerin ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda bu şirketlerin davalı ...’tan olan alacaklarına ilişkin bir irdeleme yapılmamış olmasının da doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davalı şirketler yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, mal alımına karşılık avans olarak verilip bedelsiz kaldığı ileri sürülen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin istirdatı, mümkün olmaması halinde iptali istemine ilişkindir. TTK 792.maddesi hükmü uyarınca çekin istirdatının talep edilebilmesi için, çekin rıza dışı elden çıkması gerektiği açık olup, somut olayda böyle bir iddia söz konusu olmadığına göre davacının bu madde hükmü uyarınca çeklerin istirdatını istemesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı talebinin İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit ve çeklerin iptali istemi olarak değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacı davalı ... ile arasındaki mal alım-satımına ilişkin 30.05.2015 tarihli bir protokol sunmuş, davacının ticari defterleri incelenmiş ve ilk derece mahkemesince dava konusu çeklerin davalı ...’a avans olarak verildiği ve karşılığında mal teslim edilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı yönündeki iddia haklı görülerek davalı ...’e ...’a yönelik açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verilmiş, bu hüküm davalı ...
tarafından istinaf edilmemiştir. O halde davacının davalı ...’a yönelik bedelsizlik iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Öte yandan TTK 687/1 maddesi “ Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü haizdir. Aynı yasanın 818/1-e maddesi uyarınca aynı hüküm çekler hakkında da geçerlidir. Buna göre davacının, davalı şirketlerin bu çekleri iktisaplarında kötüniyetli oldukları hususunu ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalı şirketlerin çekleri edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.
Somut olayda davalı şirketler çekleri davalı ...’a satmış oldukları mallara karşılık aldıklarını savunmuşlar, davalılar ... Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.’nin ticari defter ve kayıtları ile davalı ... Ltd. Şti. tarafından sunulan mal satış faturası da bu savunmalarını doğrulamıştır. Kaldı ki yukarıda da belirtildiği gibi ispat yükü davacıda olup, davalı ... Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinin incelenmemiş olmasının davanın esasına bir etkisi bulunmamaktadır, zira kötüniyet iddiasının salt ticari defter kayıtları ile ispatı mümkün değildir. Davacı delil listesinde tanık deliline de dayanmış ise de yargılama sırasında bu yönde bir talebi olmadığı gibi, bu husus istinaf konusu da edilmemiştir. O halde davacının, davalı şirketlere yönelik kötüniyet iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatine varılmış ve ilk derece mahkemesince davalı şirketlere yönelik davanın reddi yönünde verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi .
23. 05.2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/273184 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi