6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki itirazının kabulü sonrası dosya gönderme süresi ve haciz nedeniyle borç sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/610 E. 2019/434 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiHak düşürücü süre

Gerekçe özeti

Yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi alacaklı tarafça talep edilmişse, gönderme süresine ilişkin usuli eksiklikler takibi geçersiz kılmaz. Bir aracın haricen (noter satış sözleşmesiyle) devredilmesine karşın trafik tescilinin devralana geçirilmemesi halinde, tescilde kayıtlı görünen satıcı adına konulan vergi haczinden kaynaklanan borç ve bunun sonradan alıcı tarafından ödenmesi durumunda, bu borçtan sorumluluk trafik sicilinde malik olarak görünen satıcıya aittir; alıcının bu borcu araştırıp öngörmesi gerektiği yönündeki savunma kabul görmez.

Ele alınan sorunlar

Yetkili icra dairesine dosya gönderme süresinin aşılması nedeniyle takibin geçersizliği iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın yetkili icra dairesine 10 günlük süre içinde gönderilmediğini, yeniden harç ödenmeden ödeme emri tebliğ edilerek takibe devam edildiğini, bu nedenle takibin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK'nun 50. maddesi göndermesiyle icra takiplerinde de uygulanan HMK'nun 20. maddesi gereğince, yetkili icra dairesinde takibe devam edilebilmesi için, İcra Hukuk Mahkemesinin yetki itirazının kabulü kararının kesinleşmesinden itibaren öngörülen iki haftalık kesin süre içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için alacaklı tarafça başvuru yapılması gerekir. Somut olayda borçlunun yetki itirazı alacaklı vekili tarafından kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesinin talep edilmiş olması nedeniyle, takibin geçersiz olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Trafik tescili yapılmayan araca konulan haciz nedeniyle vergi borcundan sorumluluk → ret

İddia: Davalı vekili, vergi borçlarının kendisi tarafından ödendiğini, araca tatbik edilmiş bir haczin tespit edilmediğini, davacı iddialarının soyut olduğunu belirterek borçtan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Aracın 14 Mayıs 2009 tarihli noter satış sözleşmesi ile davalıdan davacıya satıldığı, ancak trafik tescil kaydının davacı adına yaptırılmadığı ve davacının araç malikleri arasında bulunmadığı belgelerden anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı adına trafik tescilinde kayıtlı kalan araca, Çatalca Vergi Dairesi tarafından davalının borcundan dolayı haciz konulduğu toplanan delillerden anlaşılmıştır. Dairemizin yazısı üzerine Vergi Dairesi Başkanlığı'nın verdiği cevapta, davacı tarafından davalı adına yapılan ödemenin 6111 sayılı kanun gereği yapılan muhtasar ödemesi olduğu, araçtan kaynaklanan bir vergi olmadığı bildirilmiştir. Trafik tescil kaydı yapılmaması nedeniyle araç üzerine konulan haciz nedeniyle, aracın vergi borcunun araştırılarak satın alınacağı gerekçesiyle borçtan sorumlu olmadığına yönelik davalı savunmaları ve istinaf nedenleri dinlenebilir görülmemiştir. Bu sebeple eksik araştırma ile olsa da itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı oranının kısa/gerekçeli kararda hatalı yazılması → tartışılmadı

Gerekçe: Takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun hükmü ve talep gereği %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Gerekçeli karar ve kısa kararda %40 oranında tazminata hükmedildiği yazılı ise de, hükmolunan 793,37-TL'nin %20 oranına tekabül ettiği anlaşılmakla birlikte, aleyhe istinaf olmadığından bu hususa sadece işaret edilmekle yetinilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yetki itirazının kabulü üzerine dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için alacaklı tarafça başvuru yapılmış olmasının takibin geçerliliğini koruduğu ve trafik tescili yapılmadan haricen satılan araçta, tescilde kayıtlı malikin satış sonrası doğan vergi borcundan sorumlu tutulacağı yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İİK 50. madde göndermesiyle uygulanan HMK 20. madde gereğince, yetki itirazının kabulü kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için alacaklı tarafça başvuru yapılması halinde takip yetkili icra dairesinde geçerli şekilde devam eder.
Hak düşürücü süre
Yetki itirazının kabulü kararının kesinleşmesinden itibaren dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için alacaklı tarafça iki haftalık kesin süre içinde başvuru yapılması gerekir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki itirazı yetkili icra dairesine gönderme süresi trafik tescili haricen satış haciz icra inkar tazminatı itirazın iptali

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 50 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 20

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/610

KARAR NO 2019/434

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 25/10/2017

NUMARASI 2016/492 Esas 2017/898 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/03/2019 (07/04/2018 yazım tarihli )

Davanın kabulune ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan araba satın aldığını ve davalıya ait vergi borcunu ödemek zorunda kaldığını, bu meblağı geri almak için İst. ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının yetki itirazı nedeniyle dosyanın Gaziosmanpaşa İcra Dairesine gönderildiğini, Gaziosmanpaşa ...İcraDairesinin... sayılı dosyası ile yeniden ödeme emri gönderildi ise de davalının borca itiraz ettiğini, vergi borcunun ödendiğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, borca itirazının yerinde olmadığını, itirazın iptaline, takibin devamına, %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; .....İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında, yetki itirazının 23.08.2011 tarihinde yapıldığını, 10 gün içinde yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi gereken dosyanın 15.12.2011 tarihinde gönderilmesi istendiğini, ikinci takibin birinci takibin devamı olamayacağı,harca tabi dava ve takiplerde harcın ödendiğini tarihte dava açılmış ve takibin yapılmış sayılacağını, usulüne uygun bir takip olmadığını, davacı bir araç alıyorsa onun bütün borçları ödenmeden devrin yapılamayacağını bilmesi gerekeceğini,"satış bedelini ödedim, devri aldım sonra borç vergi borcu çıktı onu da ödemek zorunda kaldım" iddiası işlem ve esas usullerine uygun düşmediğini, %40 tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, 6532 sayılı yasa ile %20 olarak yasallaştığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacının davalıdan satın aldığı aracın 3. kişiye haricen satılması ve noter satış sözleşmesi yapılması açısından konulan haczin kaldırılması için davalının bilgisinde bu miktarın ödendiği ancak adı geçen tarafından vergi borcunun davacıya iade edilmediği, vergi borcunun yatırılması sonrası aracın 3. kişiye noterde satış işleminin yapıldığı, araç satışından sonra davalının vergi borcu nedeniyle satın alınan araç üzerinden haczin kaldırılması ve devir işlemlerinin yapılması için yatırıldığı, ancak bu yükümlülüğün davalıya ait olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, alacak likit olduğundan %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;davaya konu takip talebinin, 10 günlük yetkili icra dairesine gönderme süresi aşılmasına rağmen, yeniden harç ödenmeden ödeme emrinin tebliği ile devam ettirildiğini,vergi borçlarının müvekkili tarafından ödendiğini, davacı tarafın 2009 yılında satın aldığı araca dair 2011 yılında vergi borcu ödemesi yaptığı iddiasında olduğunu,noter satışından itibaren 1 ay içinde devir işleminin zorunlu olduğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi için oluşturulan ara kararından gerekçe yazılmadan vazgeçildiğini,vergi dairesi cevabı ve trafik kaydı içeriği ile sabit olduğu üzere araca tatbik edilmiş bir haciz tespit edilmediğini, davacı iddialarının soyut olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

İİK'nun 50. maddesi göndermesi ile icra takipleri hakkında da uygulanması gereken, HMK'nun 20. maddesi gereğince Yetkili icra dairesinde takibe devam için İcra Hukuk Mahkemesinin yetki itirazının kabulü kararının kesinleşmesinden itibaren öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için alacaklı tarafından başvuru yapılması gerekmektedir.Somut olayda; borçlunun yetki itirazı alacaklı vekili tarafından kabul edilerek dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi talep edilmiş olduğundan takibin geçersiz olduğuna yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. .. plakalı aracın 14 mayıs 2009 tarihli noter satış sözleşmesi ile davalı tarafından davacıya satıldığı ,aracın trafik tescil kaydının davacı adına yaptırılmadığı ,aracın malikleri arasında davacının bulunmadığı getirtilen belgelerden anlaşılmaktadır.Bu sebeble davalı adına trafik tescilinde kayıtlı kalan araca Çatalca Vergi Dairesi tarafından davalının borcundan dolayı haciz konulduğu toplanan delillerden anlaşılmaktadır.Dairemiz tarafından yazılan yazı üzerine Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından verilen cevapta ;davacı tarafından davalı adına yapılan ödemenin 6111 sayılı kanun gereği yapılan muhtasar ödemesi olduğu araçtan kaynaklanan bir vergi olmadığı bildirilmiştir.Buna göre trafik tescil kaydı yapılmaması nedeniyle araç üzerine konulan haciz nedeniyle aracın vergi borcunun araştırılarak satın alınacağı gerekçesiyle borçtan sorumlu olmadığına yönelik davalı savunmaları ve istinaf nedenleri dinlenebilir görülmemiştir.

Bu sebeble eksik araştırma ile olsa da itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde sonucu itibariyle isabetsizlik yoktur.Ancak takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun hükmü ve talep gereği %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Gerekçeli karar ve kısa karar da %40 oranında tazminata hükmedildiği yazılı ise de hükmolunan 793,37-TL %20 oranına tekabül ettiği anlaşılmakla birlikte aleyhe istinaf olmadığından bu hususa işaret edilmekle yetinilmiştir.Davacı vekilinin hükümden sonra tashih talebinde bulunarak hüküm fıkrasında yazılı icra dosyasının düzeltilmesini talep ettiği,icra dosyasının hatalı yazıldığı anlaşıldığından davacı vekilinin tashih talebinin kabulune icra dosya numarasının düzeltilmesine ,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Davacı vekilinin tavzih talebinin kabulüyle;İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/492 esas 2017/898 karar sayılı hükümde yazılı İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2011/16213 esas sayılı dosya numarasının Gaziosmanpaşa ... İcra Dairesi'nin.. (yenisi ...) olarak TASHİHİNE,

Davalıdan alınması gereken 270,97- TL istinaf karar harcından yatırılan 50,81- TLnin mahsubu ile bakiye 220,16- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 62-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/03/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/272693 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.