6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İpotekle temin edilen alacağın niteliğine göre yetkili icra dairesinin tespiti

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/2554 E. 2019/187 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: İpotek Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde, ipotekle temin edilen alacağın bir miktar para (cari hesap) alacağı niteliğinde olması ve bu alacağın teminatı olarak ayrıca bono alınmış olması, ipoteğin temin ettiği alacağın bonoya dayalı alacağa dönüştüğü anlamına gelmez; bu halde İİK 148 ve 50. maddelerin atfıyla HMK 10 ve TBK 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir ve itirazın iptali davasında yetkili icra dairesinde takip yapılmış olması dava şartı olduğundan bu husus gözetilerek karar verilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde yetkili icra dairesinin tespiti → kabul

İddia: Davacı vekili, ipoteğin bir miktar para alacağının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, alacağın dayanağının bono olmadığını, ipoteğin 2006 yılında tesis edilip bonoların 2014 tarihli olduğunu, bu nedenle HMK 10 ve TBK 89. maddeleri gereği davacının ikametgahı olan İstanbul Mahkemelerinin/İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılması HMK 114/2 anlamında dava şartı niteliğindedir. İİK 148. madde uyarınca ipotek alacaklısı yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine başvurabilir; madde lafzından, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde ilamsız icrada yetkili olan icra dairelerinin de yetkili olduğu anlaşılır. İİK 50/1-1. cümle uyarınca icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kuralları kıyasen uygulanır. Somut olayda ipotek resmi senedinin içeriğinden, davacının bir miktar para alacağının (davalının aldığı ve alacağı ürün bedelleri) teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiği anlaşılmakta olup, bu alacağın teminatı olarak ayrıca bir kısım bonoların da alınmış olması, ipoteğin temin ettiği alacağın salt bonoya dayalı alacak haline gelmesini gerektirmez; icra takibi öncesi ihtarnamede çek, senet ve cari hesap alacağından söz edilmesi de ipoteğin temelinde cari hesap alacağının bulunduğunu göstermektedir. Bu durumda İİK 148 ve 50. maddelerde yapılan atıfla HMK 10. madde delaletiyle TBK 89/1 hükmü uyarınca, davacı-alacaklının yerleşim yeri olan İstanbul'daki icra dairelerinin de yetkili olduğu gözetilmeksizin davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İpotekle temin edilen alacağın niteliğinin belirlenmesinde, alacağı teminen ayrıca bono alınmış olmasının alacağın bonoya dayalı hale gelmesini gerektirmediği ve bu durumda İİK 148-50 ile HMK 10 / TBK 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesinin de yetkili sayılacağı yönünde bölgesel ikna edici bir tespit içermektedir.

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde, ipotekle temin edilen alacağın bir miktar para (örn. cari hesap) alacağı niteliğinde olması halinde, İİK 148 ve 50. maddelerin atfıyla HMK 10 ve TBK 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yeri icra dairesi de yetkilidir; bu alacağın teminatı olarak ayrıca bono alınmış olması bu sonucu değiştirmez.
Dava şartı
İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılması dava şartıdır (HMK 114/2).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi Yetkili icra dairesi Dava şartı Üst sınır ipoteği Cari hesap alacağı

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/2HMK 10HMK 353(1)-a-4 · 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 148İİK 50/1 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 89/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/2554

KARAR NO 2019/187

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/06/2017

NUMARASI 2016/760 E.-2017/493 K.

DAVA

İtirazın İptali (İpotek Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 14/02/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, alacağının teminat olarak adı geçen davalı lehine diğer davalılar adlarına kayıtlı taşınmaz üzerine 100.000-TL bedelli ipotek tesis edildiğini, ayrıca davalı ...’in borcuna karşılık müvekkiline çok sayıda bono verdiğini, ancak hiçbirini ödemediğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılara 21/05/2014 tarihli bir ihtarname gönderilerek 31.767-usd borcun ödenmesi gerektiğinin, aksi halde icra takibi başlatılacağının ihtar edildiğini, ancak olumlu sonuç alınamaması üzerine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili, müvekkili tacir olmadığından taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacının alacağının bonoya dayalı olduğunu kabul ettiğini, dolayısıyla borçluların ikametgahları mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette maaş ve prim anlaşması ile çalıştığını, kendisine tahsis edilen araç ile davacıya ait malların satımını yaptığını, davacı tarafça sözü edilen senetlerin ise müvekkili işe girerken boş olarak elinden alınan senetler olduğunu, müvekkilinin davacıya borcu olmadığı gibi davacıdan ücret ve tazminat alacağı olduğunu, ipotek ise teminat ipoteği olup doğacak borçların teminatını sağlamak üzere verildiğini, ancak borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;,davalı borçluların adreslerinin Çorum olduğu, ipotekli taşınmazın da Çorum'da bulunduğu ve taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisi her ne kadar ipotekli icra takibine dayanmakta ise de alacağın bonoya dayandığı, 6100 sayılı HMK'nun 17. maddesinde ise yetki sözleşmesinin hangi hallerde geçerli olduğunun açıkça belirtilmiş olduğu, dolayısıyla icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili;1-İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, zira ipoteğin müvekkilinin bir miktar para alacağının teminatı olmak üzere tesis edildiğini, mahkemenin sadece birkaç bonoyu dayanak alarak sanki dava konusu icra takibi kambiyo takibiymiş gibi değerlendirmesinin doğru olmadığını, bonoların dosyaya sunulmasının amacının borcu olmayan birinin bono düzenlemesinin tezatlığını ortaya koymak için olduğunu, oysa alacağın dayanağının bono olmadığını, kaldı ki ipoteğin 2006 yılında tesis edildiğini, bonoların ise 2014 tarihli olduğunu, bu durumda HMK 10 ve TBK 89.maddeleri gereği müvekkilinin ikametgahı olan İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu,2-Maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi ücrete hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, kendisi ile davalı ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin alacaklı olduğunu ve bu alacağını teminen diğer davalılar adlarına kayıtlı taşınmazın üzerine ipotek tesis edildiğini, ayrıca davalının bu borcuna karşılık bonolar da verdiğini, ancak borcun ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ... ise, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, kendisinin davacı şirkette işçi olarak çalıştığını ve bonoların işe girerken teminat olarak alındığını, ipoteğin ise doğacak borçların teminatı olmak üzere tesis edildiğini, ancak davacıya borcu olmadığı gibi davacıdan alacaklı olduğunu savunmuştur.

Dava konusu icra dosyası incelendiğinde ise, davalıların yasal sürede sundukları itiraz dilekçesinde, ikametgahlarının Çorum olması ve ipoteğe konu taşınmazın Çorum’da olması nedeniyle Çorum İcra dairelerinin yetkili olduğunu, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, ancak davalı ...’in davacıya borcu olmadığı gibi iş hukukundan ve ticari ilişkiden kaynaklanan alacağı olduğunu belirttikleri görülmüştür.İpotek belgesinin icra dosyasındaki suretinde ise, yetki şartına rastlanılmamıştır.İtirazın iptali davasında takibin yetkili icra dairesinde yapılması HMK'nın 114/2. maddesi anlamında dava şartı niteliğindedir. İİK'nın 148. maddesinde “Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.” hükmü yer almaktadır.

Madde lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde ilamsız icrada yetkili olan icra daireleri de yetkilidir. İİK'nın 50. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.Somut olayda dava konusu icra takibinin dayanağı olan ipotek resmi senedinin içeriğinden davacının bir miktar para alacağının(davalının aldığı ve alacağı ürün bedellerinin) teminatı olmak üzere davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği anlaşılmaktadır. Öte yandan davacı tarafça bu alacağın teminatı olarak ipotek tesis edilmesi yanında ayrıca bir kısım bonolar da alındığı belirtilmiştir. Nitekim icra takibi öncesinde davacı tarafça davalılara hitaben düzenlenen 21/05/2014 tarihli ihtarnamede de, davacının çek,senet ve cari hesap alacağından söz edilmektedir.

Bu durumda ipoteğin temin ettiği alacağın salt bonoya dayalı alacak olmadığı, temelinde cari hesap alacağı olduğu kabul edilmelidir.O halde, ilk derece mahkemesince, İİK'nın 148. ve 50.maddelerinde yapılan atıfla HMK'nın 10. maddesi delaletiyle 6098 sy. TBK'nın 89/1. maddesi hükmü uyarınca, davacı-alacaklının yerleşim yerinin Fatih/İstanbul olduğu ve bu durumda İstanbul İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353(1)-a-4 maddesi uyarınca dava yeniden görülmek üzere hükmün kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/06/2017 Tarih 2016/760 Esas- 2017/493 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 35,90- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 14/02/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271834 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.