6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin iptal davası açma hakkı yoktur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1463 E. 2019/1257 K. · · İlk derece: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ EmsalHak düşürücü süreDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Genel kurul kararının iptalini isteyebilmek için pay sahibinin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu muhalefeti tutanağa geçirtmesi gerekir; oylama öncesi bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya sadece olumsuz oy kullanılması, oylamadan sonra ayrıca muhalefet beyan edilmediği takdirde usulüne uygun bir muhalefet şerhi sayılmaz ve iptal davası açma dava şartı gerçekleşmez. Ayrıca TTK 420/2. madde emredici nitelikte olmadığından bu hükme aykırılık butlan sonucu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

Genel kurul kararının iptali davası için muhalefet şerhinin dava şartı olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin karara muhalefet ettiğinin ve olumsuz oy kullandığının tutanağa yazıldığını, kaldı ki muhalefet şerhi derç etmeye gerek olmadığını, doktrinin bu konuda aksi görüşte olduğunu, ayrıca bu tür genel kurullara bakanlık temsilcisi katılmadığından pay sahibinin tutanağın tutulma şekline müdahale şansının bulunmadığını, bu nedenle olumsuz oyun yanında ayrıca muhalefet yazılmasının beklenmesinin yasanın amacı dışına çıkarılması olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 445. maddesi uyarınca açılan genel kurul kararı iptali davasında, TTK 446. madde gereği toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir; oylama öncesi bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Somut olayda, 3 nolu gündem maddesi görüşülmeden önce toplantının ikinci kez ertelenmesi talebi oyçokluğu ile reddedilmiş, maddenin görüşülmesi sırasında davacı taraf sorular sormuş ve olumsuz görüşü tutanağa geçirilmiş, ancak oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olunduğuna dair bir beyanda bulunulmamıştır. Bu nedenle usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığından dava şartı mevcut değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

TTK 420/2 hükmünün emredici nitelikte olup olmadığı ve butlan yaptırımının uygulanabilirliği → ret

İddia: Davacı vekili, genel kurul toplantısının 3. maddesinin görüşülmeye devam edilmesinin ve bu madde hakkında karar verilmesinin TTK 420/2. maddesine aykırı olduğunu, ayrıca davalı şirkette finansal açıdan devam eden usulsüzlükler bulunmasına rağmen kararın alınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 420/2. madde hükmü emredici hukuk kuralı niteliğinde olmadığından, somut olayda butlan yaptırımının uygulama yeri bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Genel kurul kararının iptali davasında muhalefet şerhinin dava şartı niteliğinde olduğu ve olumsuz oy kullanmanın tek başına yeterli olmadığı yönündeki tespit; ayrıca TTK 420/2 hükmünün emredici olmadığı ve butlan yaptırımına yol açmayacağı yönündeki tespit bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliğindedir.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
TTK 445. madde uyarınca genel kurul kararının iptali davası 3 aylık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
Dava şartı
Genel kurul kararına karşı ret oyu kullanılarak muhalif kalınması ve bu muhalefetin usulüne uygun şekilde tutanağa geçirtilmesi

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi dava şartı hak düşürücü süre TTK 420/2 TTK 445 TTK 446 butlan

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 445TTK 446TTK 420/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1463

KARAR NO 2019/1257

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/04/2018

NUMARASI 2017/788 E.-2018/346 K.

DAVA

Genel Kurul Kararının İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/10/2019

Davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, davalı şirketin hissedarı olan müvekkilinin sahibi olduğu payların şirket sermayesinin yaklaşık %12,5’ine tekabül ettiğini, 23.06.2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılına ait genel kurul toplantısında müvekkilinin talebi üzerine TTK 420. m. uyarınca finansal tabloların müzakeresinin ve buna bağlı bazı konuların 1 ay sonraya bırakılmasına ve bazı soruların genel kurul sonrasında cevaplandırılmasına karar verildiğini, sorulara cevap verilmiş ise de cevapların eksik ve yetersiz olduğunu, 26.07.2017 tarihinde davalı şirketin 2016 yılına ait ertelenen olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, sorulara tam ve eksiksiz cevap verilinceye kadar genel kurulun tekrar ertelenmesinin talep edildiğini, ancak e-posta ile cevap verildiği gerekçesiyle talebin reddedildiğini, bu toplantıda haksız, yasaya ve dürüstük kuralına aykırı olarak 3 nolu kararın alındığını, 3 nolu kararın 2016 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu ile bilanço ve gelir tablosunun kabulüne ilişkin olduğunu, müvekkilinin olumsuz oy kullandığını ve muhalefetini tutanağa geçirttiğini, oysa genel kurul toplantısının 3.maddesinin görüşülmeye devam edilmesinin ve bu madde hakkında karar verilmesinin TTK 420/2.m.

hükmüne aykırı olduğunu, ayrıca davalı şirkette finansal açıdan devam eden açık usulsüzlükler bulunmasına rağmen bu kararın alınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek TTK 445.maddesi uyarınca 26.07.2017 tarihinde davalı şirketin 2016 yılına ait ertelenen olağan genel kurul toplantısında 3. maddede alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının dava konusu genel kurul kararının dürüstlük kuralına ve hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TTK 420.maddesi uyarınca ertelenen genel kurul toplantısının tekrar geri bırakılmasının talep edilebilmesi için dürüst cevap verme kuralına aykırı davranılmış olması gerektiğini, oysa davacının yönelttiği tüm sorulara usul ve yasaya uygun cevaplar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı, davalı şirkette pay sahibi olup dava konusu genel kurul toplantısına katıldığı ve iptalini talep ettiği 3 nolu karar alınırken red oyu kullandığı, ne var ki sadece olumsuz oy kullanılması yeterli olmayıp karara muhalefet edildiğinin tutanağa yazılmasının zorunlu bulunduğu, oysa genel kurul tutanağında veya ekinde muhalefet şerhinin bulunmadığının açıkça görülmesi nedeniyle davacının, bu davayı açması bakımından gerekli ön koşulu yerine getirmediği, oylamadan önce finansal tabloların ve yönetim kurulu faaliyet raporunun kabul edilmediğinin ifade edilmesinin sadece bir görüş açıklaması olarak değerlendirilmesi gerektiği, yasada tanımlandığı şekilde bir muhalefet olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Müvekkilinin dava konusu genel kurul maddesinin görüşülmesine ve oylanmasına muhalefetinin olduğunu, zira tutanağa, müvekkilinin karara muhalefet ettiğinin ve olumsuz oy kullandığının açıkça yazıldığını, kaldı ki müvekkilinin muhalefet şerhi derç etmesine dahi gerek olmadığını, zira Türk Doktrininin bu konuda açık şekilde aksi görüşte olduğunu, müvekkilinin 3 nolu gündem maddesi kapatılmadan yapılan oylamada “Netice olarak 2016 yılı faaliyet raporu ile finansal tabloları kabul etmiyorum, onaylamıyorum.” dediğini, 2-Ayrıca bu tip genel kurullara yasa gereği bakanlık temsilcisi katılmadığı için toplantı esnasında pay sahibinin genel kurul tutanağının tutulma şekline doğrudan müdahale etme şansının olmadığını, bu husus da gözönüne alındığında olumsuz oyun yanısıra bir de muhalefet yazılmasını beklemenin yasanın fazlasıyla zorlama bir yorum ile amacı dışına çıkarılmasına yol açtığını,3-İlk derece mahkemesince esasa yönelik bir değerlendirme yapılmadığından dava dilekçelerini tekrar ettiklerini, genel kurul toplantısının 3.maddesinin görüşülmeye devam edilmesinin ve bu madde hakkında karar verilmesinin TTK 420/2.m.

hükmüne aykırı olduğunu, ayrıca davalı şirkette finansal açıdan devam eden açık usulsüzlükler bulunmasına rağmen bu kararın alınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK’nun 445.maddesi uyarınca davalı şirketin 26.07.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkindir. Davanın TTK’nun 445.maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Genel kurul kararlarının yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirtmesi gerekir, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz.

(Yargıtay 11. HD, 08.12.2015 tarih, 2014/18887; 2015/13122 E.K sayılı emsal ilamı)Somut olayda 26.07.2017 tarihli genel kurul toplantısında 3 nolu gündem maddesi görüşülmeden önce davacı tarafça TTK 420/2 m. uyarınca toplantının ikinci kez ertelenmesi talep edilmiş, ancak talep oyçokluğu ile reddedilmiş, akabinde maddenin okunmasına geçildiğinde ise davacı tarafça yeniden söz alınarak sorular sorulmuş ve cevaplar verilmiş, ardından davacının maddeye yönelik olumsuz görüşü tutanağa geçirilmişse de, oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olunduğuna dair bir beyanda bulunulmadığından usulüne uygun bir muhalefet şerhi bulunmadığı ve bu madde ile alınan karar yönünden dava şartının mevcut olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Öte yandan TTK’nun 420/2 m.

hükmü emredici hukuk kuralı niteliğinde olmadığından, somut olayda butlan yaptırımının uygulama yeri de bulunmamaktadır. O halde, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/10/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/271392 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.