6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Reklamasyon faturasının tebliğ ve ihbar koşulları ispatlanamazsa mahsup edilemez

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1082 E. 2020/107 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari ilişki uyarınca düzenlenen bir reklamasyon/iade faturasının, tebliğ edildiğinin ve TTK 23 uyarınca ayıp ihbarında bulunulduğunun ispat edilememesi halinde, bu fatura takibe konu alacaktan mahsup edilemez. Açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacağı likit ve belirlenebilir niteliktedir; karşı tarafın mahsup iddiasına konu bir faturanın bulunması bu likit niteliği ortadan kaldırmaz. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için itiraz edenin kötüniyetli olması şartı aranmaz.

Ele alınan sorunlar

Reklamasyon faturasının davacı alacağından mahsup edilip edilemeyeceği → ret

İddia: Davalı, taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca düzenlediği 07.11.2014 tarihli reklamasyon faturasının davacıya elden teslim edildiğini ve mahsubu gerektiğini, mahsup sonrası alacağın likit olmayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasında kumaş satımından kaynaklı ticari ilişki ve yazılı sözleşme bulunduğu ihtilafsızdır. TTK 21 maddeye göre tebliğ edilen fatura içeriğine 8 gün içinde itiraz edilmezse fatura içeriği kabul edilmiş sayılır. Davalı, teamülen faturaların tebliğ edilmediğini iddia etmekte, davacı da bunu kabul etmekte ise de, davalının davacının düzenlediği kur farkı faturasını PTT ile iade etmesi, gerektiğinde davalı tarafından tebliğ yolunun da tercih edilebildiğini göstermektedir. Davacı, davalının düzenlediği reklamasyon faturasını ticari defterlerine kaydetmemiştir. Davalı, hangi ürünlerin reklamasyonu olduğu içeriğinden anlaşılmayan, sadece reklamasyon açıklaması yazılan faturanın davacıya elden teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiğini ispata elverişli belge ve delil sunmamış; bu fatura yönünden TTK 23 madde uyarınca davacıya ayıplı mallar ile ilgili herhangi bir ihbarda da bulunmamıştır. Buna göre davalı, reklamasyon faturasının davacıya tebliğ edildiğini ve süresi içinde itiraz edilmediğini, yani ayıplı mallar nedeniyle düzenlenen iade reklamasyon faturasını düzenleme koşullarının oluştuğunu dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın likit olup olmadığı ve icra inkar tazminatı koşulları → ret

İddia: Davalı, ihtilaflı reklamasyon faturası bulunduğundan alacağın likit olmadığını ve kötüniyetli olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Takibe konu alacak, açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki uyarınca düzenlenen fatura alacağından kaynaklanan likit ve belirlenebilir niteliktedir; reklamasyon faturasının mahsup edilmesi ihtimalinin bulunması bu alacağın likit olması özelliğini ortadan kaldırmaz. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötüniyetli olması şartı da bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Reklamasyon/iade faturasının mahsup talebine dayanak yapılabilmesi için tebliğ ve TTK 23 uyarınca ayıp ihbarı koşullarının ispatlanması gerektiği; bu ispat sağlanamadığında söz konusu faturanın alacaktan mahsup edilemeyeceği ve mahsup ihtimalinin alacağın likit niteliğini bozmayacağı, ayrıca icra inkar tazminatı için kötüniyet şartının aranmadığı yönünde bölgesel ikna edici bir kural içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali reklamasyon faturası likit alacak icra inkar tazminatı fatura itirazı ayıp ihbarı mahsup

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 21TTK 23

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1082

KARAR NO 2020/107

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/03/2018

NUMARASI 2016/372 Esas 2018/229 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/01/2020

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında süre gelen ticari ilişkide müvekkilinin davacıya kumaş satarak düzenlenen faturaları davalıya teslim ettiğini, fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini, fatura konusu borcun ödenmemesi üzerine Bakırköy ....İcra Dairesinin ... Esas sayısı ile İlamsız takip başlatıldığını, dosyaya vaki itirazının haksız olduğunu, faturalara süresinde itiraz edilmediğini ileri sürerek davalı/borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin uzun yıllardır sürdüğünü, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, takibe konu edilen 13.07.2015 tarihli faturanın müvekkilinde kayıtlı olmadığını, müvekkilinin defter ve cari hesaplarında davacı tarafından düzenlenen bir kısım faturaların kayıtlı olmadığını, 18.12.2015 tarihli 7.500-USD çek ile ödemenin yapıldığı, kalan 1.197-USD'nin ödendiği, davacının bakiye alacağın bulunmadığı savunarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kur farkına ilişkin düzenleme bulunduğundan davacı tarafından düzenlenen 23.493,84-TL kur farkına ilişkin fatura yerinde olup, bu faturanın davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği, ancak yapılan uygulamanın sözleşmeye uygun olması nedeni ile bu faturanın dikkate alınması gerektiği, davalı tarafından düzenlenen ancak davacı defterinde kayıtlı olmayan 07.11.2014 tarihli 32.889,20-TL faturanın davacıya tebliğ edilmediği, reklamasyon faturasının kural olarak emtiadaki bir ayıp nedeni ile düzenleneceği ancak davalı tarafından TTK.'nın 23. maddesinde belirlenen sürelerde herhangi bir ihbarın bulunmaması nedeni ile davalı defterlerine kayıtlı reklamasyon faturasının hukuki dayanağının bulunmadığı, bu fatura dikkate alınmaksızın davalının borcunun belirlendiği, davalının, 20.11.2015 tarihinde itiraz ettiği, daha sonra 18.12.2015 tarihinde 1.197-USD ve 7.500-USD ödemede bulunduğu, dava tarihinden önce yapılan ödemeler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ;

8. 697-USD yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, belirtilen miktarın mahsubu sonrası davacının 16.282,53-USD alacağı bulunduğu, yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının tahsili istenildiğinden bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne, alacağa 3095. sayılı kanunun 4/a. maddesinde belirlenen faiz uygulanmasına, likit alacak nedeni ile davacı yararına icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline,işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; davanın taraflarının aynı adreste yan yana işyerlerinde faaliyet gösterdiğini ve uzun yıllar süren ticaretlerine de güvenerek faturaları elden teslim etmeyi tercih ettiklerini, bu sebeple reklamasyon faturasının yapılacak hesaplamada kayda alınmasının zaruri olduğunu, reklamasyon faturasına konu ayıplı malların davacı şirketten alındığını, cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere ... fatura edildiğini, malların ayıplı çıkması üzerine 13/10/2014 tarihinde “... Reklamasyon Dekontu” ile 14.665-USD bedelle reklamasyon edildiğini, ayıplı malların teslim edilerek 14.665-USD karşılığı 32.889,20-TL’lik reklamasyon faturasını keserek davacı şirkete elden teslim edildiğini, davada likit alacaktan söz etmenin mümkün olmadığını, ihtilaflı olan bir reklamasyon faturası olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; kumaş satım sözleşmesi uyarınca düzenlenen fatura alacağının davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı; davacı şirket ile yan yana faaliyet gösteren şirketler olmaları sebebiyle taraflar arasındaki ticari ilişki uyarınca düzenlenen diğer faturalar gibi davacı adına düzenlediği 07.11.2014 tarih, ... nolu, 32.889,20-TL bedelli reklamasyon faturasInın elden teslim edildiği ve mahsubu gerektigini, mahsup neticesinde alacak belirleneceginden alacak likit ve davalı kötüniyetli olmadığından icra inkar tazminatının koşularının oluşmadığını ileri sürmektedir.Taraflar arasında kumaş satımından kaynaklı ticari ilişki ve yazılı sözleşme bulunduğu hususu ihtilafsızdır.

Kural olarak ihtilafsiz olan ticari ilişki uyarinca TTK 21 maddeye gore tebliğ edilen fatura iceriğine 8 gün içinde itiraz edilmezse fatura iceriği kabul edilmiş sayılır. Davalı taraflar arasında teamülen faturaların tebliğ edilmediğini iddia etmekte ve davacı da bu durumu kabul etmekte ise de davalı davacının düzenlediği kur farkı faturasını PTT ile iade etmesine göre gerektiğinde davalı tarafından faturaların tebliğ yolu da tercih edilebildiği görülmüştür. Davacı ; davalının düzenlediği reklamasyon faturasını ticari defterlerine kaydetmemiştir. Davalı, hangi ürünlerin reklamasyonu olduğu içeriğinden anlaşılmayan sadece reklamasyon açıklaması yazılan faturanın davacıya elden teslim edilmek suretiyle tebliğ edildiği husunu ispata elverişli belge ve delil dosyaya sunmamış ve bu fatura yönünden TTK 23 maddesi uyarınca davacıya ayıplı mallar ile ilgili herhangi bir ihbarda da bulunmamıştır.

Buna göre davalı reklamasyon faturasını davacıya elden teslim ettiğini ve bu şekilde faturanın davacıya tebliğ edildiğini ve süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği; yani ayıplı mallar nedeniyle düzenlenen iade reklamasyon faturasını düzenleme koşulları oluştuğu hususunu dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamamıştır. Takibe konu alacak açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki uyarınca düzenlenen fatura alacağından kaynaklanan likit ve belirlenebilir olup, reklamasyon faturasının mahsup edilmesi ihtimalinin bulunması bu alacağın likit olması özelliğini ortadan kaldırmayacağı gibi icra inkar tazminatına hükmedilmesi için takipte itiraz edenin kötü niyetli olması şartı da bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki kumaş satımı ticari ilişkisinde reklamasyon faturası düzenleme koşulları oluşmadığı ve takibe konu alacak likit olduğu gerekçesiyle bu fatura bedeli davacı alacağından mahsup edilmeden tespit edilen davacı alacağı yönünden itirazın iptali talebinin kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.155,36- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 788,84- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.366,52- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 42,-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/267538 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.