Pay sahibinin dolaylı zararda tazminatı kendisine isteyemeyeceği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/761 E. 2018/166 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim şirket pay sahibi, şirket yöneticilerinin şirkete verdiği zarardan kaynaklanan dolaylı zarara ilişkin sorumluluk davası açtığında, TTK 555. madde uyarınca talep edilen tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir; tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini talep edemez. Davacının talebini bu şekilde daraltması halinde, taleple bağlılık ilkesi (HMK 26/1) gereği mahkeme davayı reddeder.
Ele alınan sorunlar
Pay sahibinin sorumluluk davasında tazminatın kendisine ödenmesini talep edip edemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili, müvekkilinin doğrudan zarar gördüğünü, bu nedenle zararın müvekkiline ödenmesini istemesinin doğal olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: TTK 555. maddesi uyarınca anonim şirketin uğradığı zararın tazminini şirket veya her bir pay sahibi isteyebilir; ancak pay sahibi tarafından dava açılması halinde talep edilen tazminatın şirkete ödenmesi istenebilir. Davacının dayandığı iddiaların tamamı (araçların düşük bedelle satılması, giderlerin yüksek gösterilmesi, para aktarımı, hatır çekleri, kira gelirlerinin tahsil edilmemesi, araçların atıl bırakılması) davacı yönünden dolaylı zarar niteliğindedir ve dava, şirket yöneticileri aleyhine açılmış bir sorumluluk davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan TTK 555. madde hükmü uyarınca pay sahibinin sorumluluk davası açması, tazminatın şirkete ödenmesi kayıt ve şartıyla mümkündür. Davacının 24.05.2017 tarihli oturumda talebini daraltarak tespit edilecek zararın doğrudan kendisine ödenmesini talep etmesi karşısında, HMK 26(1) gereği taleple bağlılık kuralı gözetilerek ilk derece mahkemesinin bu gerekçeyle davanın reddine karar vermesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Anonim şirket pay sahibinin TTK 555 kapsamında açtığı sorumluluk davasında, dolaylı zarara ilişkin tazminatın şirkete ödenmesi zorunluluğu ile pay sahibinin bu talebi kendisine yönelik olarak daraltamayacağı hususunda bölgesel ve ikna edici nitelikte bir emsal oluşturmaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ dolaylı zarar↗ taleple bağlılık ilkesi↗ anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2017/761
KARAR NO 2018/166
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/05/2017
NUMARASI 2015/1187 Esas 2017/478 Karar
DAVA
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiliyle davalıların dava dışı ... ve Tic. A.Ş. şirketinin %20 oranında hissedarı olduklarını, davalıların değişik dönemlerde şirketin yöneticiliğini yaptıkları, yöneticilik yaptıkları döneme ilişkin şirkete ait araçların düşük bedelle satılmasından, giderlerin yüksek gösterilmesi, müvekkili ortak olduğu şirketle aynı faaliyette bulunan dava dışı 3. bir şirkete aktarılan bedelleri, hatır çekleri verilmek suretiyle yüksek miktarda faiz faturaları düzenlemeleri, kiraların kullanılan oranlara göre tahsil edilmemesi, şirkete ait araçların işletilmeyerek ve araçların kiralanmaksızın atıl halde bırakılmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla ileride belirlenecek zarar miktarının arttırmak koşuluyla şimdilik 5.000-TL zararın davalılardan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, bu talep yerinde görülmez ise aynı zararın davalılardan tahsiliyle davadışı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 24.05.2017 tarihli karar oturumunda şirketin tasfiye olması nedeniyle şirkete ödenecek bir tazminatın söz konusu olmadığını tespit edilecek zararın müvekkiline ödenmesini talep etmek suretiyle talebini daralttığı anlaşılmıştır.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, ayrıca genel kurulda bu yönde karar alınmadan dava açılamayacağını, kaldı ki müvekkillerinin yönetici oldukları dönemde yapılan genel kurul toplantılarında yönetici olarak kendilerinin ibra edildiğini, davacının TTK 555. maddesine göre dava açma hakkı bulunmadığını belirterek yasal dayanağı bulunmayan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davacı ortak tarafından dava dışı şirket yöneticileri aleyhine TTK'nun 553-555.maddeleri gereğince yönetici oldukları dönemde şirketi uğrattıkları zarardan dolayı tazminat davası açıldığını, TTK'nun 555/1 maddesi gereğince bu yöndeki tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceğini, davacı vekilinin katıldığı son oturumda dava konusu yapılan tazminatın münhasıran müvekkili olan ortağa ödenmesini talep ettiğini, bu bağlamda davalı ortağın şirket yöneticilerinin şirkete vermiş oldukları zarardan dolayı kendisine ödenmesi koşuluyla istemde bulunamayacağını ( Yargıtay 11.HD 2016/10385-8877) belirterek davacı ortak tarafından davalı şirket yöneticileri aleyhine açılan davanın reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili olayda müvekkilinin doğrudan zarar gördüğünü zararın müvekkiline ödenmesinin istenmesinin doğal olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık, şirket yöneticilerinin şirkete verdikleri zarar nedeniyle oluşan zararın tespiti ve davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.
Anonim şirketlerde sorumluluk davasını kimlerin açacağı TTK 555. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, şirketin uğradığı zararın tazminini şirket veya her bir pay sahibinin isteyebileceği ancak pay sahibi tarafından dava açılması halinde talep edilen tazminatın şirkete ödenmesinin istenebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalıların yöneticilik yaptıkları döneme ilişkin şirkete ait araçları düşük bedelle satılmasından, giderlerin yüksek gösterilmesi, davacının ortak olduğu şirketle aynı faaliyette bulunan dava dışı 3. bir şirkete para aktarılması, hatır çekleri verilmek suretiyle yüksek miktarda faiz ödenmek zorunda kalınması, faturalar düzenlemeleri, kiraların kullanılan oranlara göre tahsil edilmemesi, şirkete ait araçların işletilmeyerek ve araçların kiralanmaksızın atıl halde bırakılmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları yönündeki iddiaların tamamının davacı yönünden dolaylı zararlardan olduğu davanın davacıyı dolaylı olarak zarara uğrattıkları iddiası ile şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 555.maddesi hükmü uyarınca A.Ş.
ortağının “tazminatın şirkete verilmesi” kayıt ve şartıyla sorumluluk davası açmasının mümkün bulunmasına rağmen davacının 24.5.2017 tarihli oturumda tespit edilecek zararın müvekkiline ödenmesini talep etmesi karşısında daraltılan talebi nedeniyle HMK 26(1) gereği taleple bağlılık kuralı gözetilerek İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçe ile davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamakla yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/03/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261969 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi