Yabancı mahkemeye yetki veren sözleşme şartında belirlilik ilkesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/756 E. 2018/82 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Temyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan sözleşme şartının MÖHUK 47 uyarınca geçerli sayılabilmesi için, HMK 17-18'deki belirlilik ilkesine paralel biçimde yetkilendirilen mahkemenin ismen belirli olması gerekir; sözleşmede bir ülkenin mahkemelerinin bütünüyle (ismen belirtilmeksizin) yetkili kılınması belirlilik ilkesine aykırı olup, bu şart geçersizdir ve Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisizliğine dayanılamaz.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmedeki Ürdün mahkemelerini yetkili kılan şartın MÖHUK 47 uyarınca geçerliliği → kabul
İddia: Davacı vekili, somut uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın itirazın iptali davası olduğunu, davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmediğini ve yabancı bir devlet makamının Türk Devletinin icra organına talimat veremeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için: (i) yazılı olması ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, (ii) uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkemenin tayin edilmemiş olması, (iii) yetki anlaşmasının uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda olması gerekir. Bunlara ek olarak, HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin 'belirli' olması şartı MÖHUK 47 yönünden de aranmalıdır; seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkemenin ismen zikredilmiş olması gerekir. Sözleşme ile Ürdün ülkesinin bütünüyle yetkili kılınması, belirlilik ilkesine aykırıdır. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin, belirli olma kriterini taşımayan yetki şartını geçerli kabul ederek verdiği usulden ret kararı doğru görülmemiştir. Ayrıca davalının Türk uyruklu olup kendi ülkesindeki mahkemelerde daha iyi savunma yapabilecek durumda olmasına karşın yabancı bir mahkemenin yetkili olduğu yönündeki itirazı, MK 2 hükmüne de aykırıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı devlet mahkemesine yetki veren sözleşme şartlarının geçerliliği için o mahkemenin ismen belirli olması gerektiği, bir ülkenin tüm mahkemelerini kapsayacak şekilde yapılan yetki şartlarının MÖHUK 47 anlamında geçersiz sayılacağı yönündeki tespit, benzer uluslararası ticari sözleşme uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancı devlet mahkemesini yetkili kılan sözleşme şartının MÖHUK 47 uyarınca geçerli olabilmesi için, yetkili kılınan yabancı mahkemenin ismen belirli olması gerekir; bir ülkenin mahkemelerinin bütünüyle yetkili kılınması belirlilik ilkesine aykırıdır ve bu durumda Türk mahkemesinin milletlerarası yetkisizliğinden söz edilemez.
- Dava şartı
- milletlerarası yetki
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
MÖHUK 47↗ yetki anlaşması↗ münhasır yetki↗ belirlilik ilkesi↗ milletlerarası yetki↗ itirazın iptali↗ MK 2 - iyiniyet kuralı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2017/756
KARAR NO 2018/82
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 28/03/2017
NUMARASI 2016/350 Esas 2017/302 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/01/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirket adına münhasır temsilci olarak yetkilendirildiğini, müvekkilinin sözleşme gereği temsilci olarak üzerine düşen aracılık yükümlülüklerini gereği gibi ifa ettiğini, müvekkili şirketin akdedilen sözleşmeye uygun olarak edimlerini yerine getirmesine karşın davalı şirketin yükümlülüklerine aykırı davrandığı ve ödeme taahhüdünde bulunduğu 52.904,50 USD'yi müvekkiline ödemediğini, bu nedenle ödenmemiş komisyon bedeli alacağı için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün.... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip işlemlerinin davalı/borçlu tarafın itirazı üzerine durduğunu, takibe yapılan iş bu itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve iptali gerektiğini ileri sürerek İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptalini, alacağın likit olmasından ötürü %20'den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili ilk derece mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde; Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. Kısmının "işbu sözleşme Ürdün yasaları uyarınca yönetilecek ve işbu sözleşmeye ilişkin doğabilecek her türlü anlaşmazlıkların çözümünde Ürdün'deki mahkemeler yetkili olacaktır" şeklinde düzenlendiğini, HMK'nun 17. Maddesinde yer alan "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmü uyarınca huzurdaki davanın Ürdün mahkemelerinde açılması gerektiğini beyanla HMK 17. Maddesi uyarınca davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, yetkili olan Ürdün mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlendiği, Uyuşmazlığın özel hukuk ilişkisinden doğan sözleşmeden kaynaklandığı, bu durumda Türk Mahkemesinin münhasır yetkisinin bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde yetkili mahkemenin Ürdün Mahkemesi olduğu, anlaşmazlığın Ürdün yasalarınca çözüleceğinin belirlendiği, Türkiye'deki herhangi bir mahkemenin yetkili olarak belirtilmediği, Ürdün Mahkemesince verilmiş bir yetkisizlik kararı da bulunmadığı, bu suretle yetki sözleşmesi ile yabancı devlet mahkemesi yetkili kılındığından doğrudan Türk Mahkemelerinde dava açılamayacağı yabancı mahkemeyi yetkili kılan yetki sözleşmesinin münhasıran bir yetki sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalının da süresinde mahkemenin milletlerarası yetkisine itiraz ettiği belirtilerek milletler arasın yetki sözleşmesi nedeniyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığından bahisle davanın usulden reddine karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf yoluna başvuran davacı vekili, somut uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın itirazın iptali davası olduğunu davalının icra dairesinin yetkisine itiraz etmediğini yabancı bir devlet makamının Türk Devletinin icra organına talimat veremeyeceğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesi için mahkemeye iadesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Uyuşmazlık taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca davalının yapmış olduğu iş nedeniyle komisyon bedelini ödemediğinden bahisle başlatılan takibe yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. Maddesinde "iş bu sözleşme Ürdün yasalarınca yönetilecek ve bu sözleşmeye ilişkin doğabilecek her türlü anlaşmazlıkların çözümünde Ürdün deki mahkemeler yetkili olacaktır" hükmü gereği yetki itirazı kabul edilmiştir.
5718 sayılı MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk Mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olmalıdır.
Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır. Diğer yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemenin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır. Sözleşme ile Ürdün ülkesinin bütünü ile yetkili olarak tayin edilmesi yasanın belirlilik ilkesine aykırıdır. Bu itibarla mahkemece açıklanan hususlar nazara alınmadan, "davaya bakmaya Ürdün Mahkemelerinin yetkili olduğu" şeklindeki "belirli olma" kriterini taşımayan yetki şartının geçerli olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Öte yandan davalının türk uyruklu bulunduğu ,ülkesindeki mahkemelerde daha iyi savunabileceği halde ,yabancı bir mahkemenin yetkili olduğu yolunda ki itirazı MK 2.ye de aykırı bulunmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olduğundan ;hükmün HMK 353/1-a-3-4 kapsamında kaldığı mahkemenin Ürdün Mahkemeleri yetkili bulunduğundan mahkemenin milletlerarası yetkisi bulunmadığından usulden reddine ilişkin kararının kaldırılarak ,davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/03/2017 tarihli 2016/350 Esas 2017/302 Karar sayılı hükmün HMK'nun 353-1(a)-3-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;
"Davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 31,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.31/01/2018
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/261550 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi