Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/487 E. 2013/1161 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin kaldırılması↗ yapılandırma protokolü↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ teminat senedi↗ davanın konusu↗ ipotek↗ bono↗ protokol↗ kâr payı↗ teminat↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen protokole göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e teslim edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve ipotek işlemlerinin iş bu davanın konusu olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile yapılan protokolün içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine ilişkin edimlerini yerine getirdiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacağın tespiti ve kısmen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli protokol ile davacıların murisinin davalı şirketteki payının davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun teminatı olarak taşınmazı üzerine koydurduğu ipoteğin kaldırılmasının şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen bononun davacıların murisine teslim edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Davalılar tarafından protokolde öngörülen süre içinde ipotek fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından bono davacılara teslim edilmiştir. Bu durumda protokolde öngörülen şartlar gerçekleştiği gibi teminat senedi niteliğindeki bono ile ilgili teminat koşulu da yerine gelmiştir. Bu bonoya dayalı olarak alacağın tahsilini isteme imkanı davacılar bakımından doğmuştur. Buna rağmen davalıların protokoldeki senet düzenleme ve senedin davacılara teslimi yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/19093 E. 2013/15865 K.
Ortak:kâr payı · teslim
İncelediğiniz karardaAncak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli «protokol» ile davacıların murisinin davalı şirketteki «payının» davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun «teminatı» olarak taşınmazı üzerine koydurduğu «ipoteğin kaldırılmasının» şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen «bononun» davacıların murisine «teslim» edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen «protokole» göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e «teslim» edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve «ipotek» işlemlerinin iş bu «davanın konusu» olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile «yapılan protokolün» içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine iliş …
Davalılar tarafından «protokolde» öngörülen süre içinde «ipotek» fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından «bono» davacılara «teslim» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava dışı şirketin «hisse senedi» ve geçici «ilmühaberlere» bağlanmış 3000 adet ortaklık «payının» tamamının 08.09.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ve 14.09.2010 tarihli 'güvenilir kişi «teslim tutanağı»' ile davalıya teslim edildiğinin çekişmesiz olduğu, davacıların satım bedeli olarak aldıkları dört ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin 6. maddesinde çeklerden birinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi durumunda satıcıların en az üçünün birlikte ve noter kanalıyla yazılı şekilde güvenilir kişiye başvurması ve ödenmeyen çekleri «ibraz» etmeleri halinde güvenilir kişinin herhangi bir koşul aranmaksızın ve alıcılar tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınmadan kendisine teslim edilen hisse senedi, geçici ilmühaberleri ve «defterleri» en geç 10 gün içinde satıcılardan herhangi birine teslim etmek durumunda olduğunun belirtildiği, iade koşullarının oluştuğu, davacılarca çekilen «ihtarnameye» davalının teslim tutanağında bedelin ödenmesi halinde tevdii mahalline teslim edileceği yanıtını verdiği, iade etmediği, sözleşmenin 6. maddesi koşullarının davacı …
1-Dava, yed'i eminlik sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» teslimi istemine ilişkindir.
Dava dışı «anonim şirkette» pay sahibi olan davacılar ile diğer pay sahiplerinin paylarını yine dava dışı alıcılara devrine ilişkin 08.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşmede devir bedelinin nasıl ödeneceğine, sermayenin tamamını «temsil» eden «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» durumuna, «teslimi» ile tarafların hak ve borçlarına dair ayrıntılı hükümler kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilmühaber · hapis hakkı · teslim tutanağı · hisse senedi · hisse devir sözleşmesi · hamil · keşideci · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda dava dışı şirketin «hisse senedi» ve geçici «ilmühaberlere» bağlanmış 3000 adet ortaklık «payının» tamamının 08.09.2010 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ve 14.09.2010 tarihli 'güvenilir kişi «teslim tutanağı»' ile davalıya teslim edildiğinin çekişmesiz olduğu, davacıların satım bedeli olarak aldıkları dört ayrı çekin karşılıksız kaldığı, davalıyla yapılan sözleşmenin 6. maddesinde çeklerden birinin süresinde ve tam olarak ödenmemesi durumunda satıcıların en az üçünün birlikte ve noter kanalıyla yazılı şekilde güvenilir kişiye başvurması ve ödenmeyen çekleri «ibraz» etmeleri halinde güvenilir kişinin herhangi bir koşul aranmaksızın ve alıcılar tarafından yapılan ödemeler de dikkate alınmadan kendisine teslim edilen hisse senedi, geçici ilmühaberleri ve «defterleri» en geç 10 gün içinde satıcılardan herhangi birine teslim etmek durumunda olduğunun belirtildiği, iade koşullarının oluştuğu, davacılarca çekilen «ihtarnameye» davalının teslim tutanağında bedelin ödenmesi halinde tevdii mahalline teslim edileceği yanıtını verdiği, iade etmediği, sözleşmenin 6. maddesi koşullarının davacı …
Ancak, yed'i eminlik «teslim tutanağı» 6. maddesi uyarınca devir bedeli çeklerden birinin zamanında ve tam olarak ödenmemesi ve başvuruya dair diğer koşulların varlığı halinde, hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» davalı yed'i eminin devir edenlere teslim yükümlülüğü bulunmakta ise de ödenmediği ileri sürülen çeklerin, devir alan ve aynı zamanda çeklerin «keşidecisi» «tüzel kişiliğin», satıcılar arasında mevcut problemleri gerekçe göstererek ve kime ödeme yapacağını bilemediğini açıklayarak yaptığı başvurusu üzerine mahkeme kararına istinaden te …
1-Dava, yed'i eminlik sözleşmesi uyarınca davalıya «teslim» edilen «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» teslimi istemine ilişkindir.
Dava dışı «anonim şirkette» pay sahibi olan davacılar ile diğer pay sahiplerinin paylarını yine dava dışı alıcılara devrine ilişkin 08.09.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, anılan sözleşmede devir bedelinin nasıl ödeneceğine, sermayenin tamamını «temsil» eden «hamiline» yazılı hisse senetleri ile «ilmühaberlerin» durumuna, «teslimi» ile tarafların hak ve borçlarına dair ayrıntılı hükümler kararlaştırıldığı hususu «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11991 E. 2014/18303 K.
Ortak:bono
İncelediğiniz karardaAncak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli «protokol» ile davacıların murisinin davalı şirketteki «payının» davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun «teminatı» olarak taşınmazı üzerine koydurduğu «ipoteğin kaldırılmasının» şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen «bononun» davacıların murisine «teslim» edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından «protokolde» öngörülen süre içinde «ipotek» fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından «bono» davacılara «teslim» edilmiştir.
Bu durumda «protokolde» öngörülen şartlar gerçekleştiği gibi «teminat senedi» niteliğindeki «bono» ile ilgili teminat koşulu da yerine gelmiştir.
Benzer bu karardaDava, «bononun» «zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının «kıymetli evrakın iptalini» isteyecek haklı «hamil» olmadığı, emin sıfatıyla çeki elinde bulundurduğu, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · hamil · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, «bononun» «zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının «kıymetli evrakın iptalini» isteyecek haklı «hamil» olmadığı, emin sıfatıyla çeki elinde bulundurduğu, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «kıymetli evrakın iptalini» isteyecek haklı «hamil» konumunda olmayıp, emin sıfatıyla çeki elinde bulunduran olduğu, dava şartı olan dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı bankanın «vekil hamil» sıfatıyla dava konusu bonoyu tahsil amacıyla elinde bulundurduğu ve vekil hamilinde bu davayı açabileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12760 E. 2012/14961 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen «protokole» göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e «teslim» edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve «ipotek» işlemlerinin iş bu «davanın konusu» olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile «yapılan protokolün» içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine iliş …
Ancak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli «protokol» ile davacıların murisinin davalı şirketteki «payının» davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun «teminatı» olarak taşınmazı üzerine koydurduğu «ipoteğin kaldırılmasının» şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen «bononun» davacıların murisine «teslim» edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Davalılar tarafından «protokolde» öngörülen süre içinde «ipotek» fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından «bono» davacılara «teslim» edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine «teslimine» karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde «infaz» edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati tedbir · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davacının tasarımına tecavüz oluşturan davalıya ait ürünlerin tedbiren toplatılmasına ve yed-i emine «teslimine» karar verilmiş, bu karara karşı tedbir kararının süresinde «infaz» edilmediği, karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve hatalı değerlendirmeler içerdiği ve tedbir koşullarının oluşmadığı sebeplerine dayalı olarak davalı …
Somut uyuşmazlıkta,mahkemenin 25.05.2012 tarihli «ihtiyati tedbir» kararı davacı tarafça 08.06.2012 tarihinde tebellüğ olunmuş, kararın uygulanması ise 12.06.2012 tarihinde istenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «ihtiyati tedbir» kararının uygulanmasının anılan maddede belirtilen bir haftalık süre içerisinde istenmediği, böylelikle tedbirin kendiliğinden kalktığı gözetilmeksizin, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/487 E. , 2013/1161 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/10/2011 tarih ve 2010/788-2011/549 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... ile davalılar ... ve ... arasında aktedilen sözleşme ile murisin davalı şirketteki %50 hissesinin 4/5'ini ...'e, 1/5'ini ...'a devrettiğini, ayrıca kredi borcu kapatılarak bu borç nedeniyle murisin taşınmazı üzerine konulan ipoteğin fekkinin sağlanacağı hususunun da kararlaştırıldığı, ...'in kredi borcu nedeniyle uğrayacağı zararların teminatı olarak keşidecisi davalı şirket olan 250.000,00 TL tutarlı murisin lehdar gösterildiği teminat senedi düzenlenerek yediemin olarak Av. ...'e teslim edildiğini, borç ödenip ipotek kaldırılmazsa senedin ...'e verileceğinin düzenlendiğini, sözleşmede belirtilen tarihe kadar ipotek kaldırılmadığı gibi bankanın da kredi borcu nedeniyle takibe geçtiğini, murise teslim edilmiş bulunan senedin takibe konulduğunu, ancak teminat senedi olduğu gerekçesiyle yapılan başvurunun mahkemece kabul edilerek takibin iptaline karar verildiğini ileri sürerek ...'a olan toplam kredi borcunun tespit edilmesini, alacaklarının taraflarına ödenmesi için şimdilik 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve ... vekili, bankaya sorulduğunda borcun ne kadar olduğunun öğrenilebileceğini, davada hukuki yararın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, aktedilen protokole göre davalıların yükümlülüğünün senet düzenlenerek ihtilaf halinde davacıların murisi olan ...' e teslim edilmesi olduğu, protokolün içeriğinden söz konusu senedin davalılarca imzalanıp teslim edildiği, protokolde bahsi geçen dava dışı ...'tan alınan kredi ile ilgili borç ve ipotek işlemlerinin iş bu davanın konusu olmadığı, muris ...' in de banka kredisi ile ilgili her hangi bir para ödediğinin iddia ve ispat edilmediği, davalıların davacıların murisi ile yapılan protokolün içeriğine ve hükümlerine uygun davrandıkları, protokolle üzerlerine düşen senet imzalayıp verme ve bu senedin de davacılara yani murislerine teslim edilmesine ilişkin edimlerini yerine getirdiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, alacağın tespiti ve kısmen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak davacıların murisi ile gerçek kişi davalılar arasında yapılan 22.04.2009 tarihli protokol ile davacıların murisinin davalı şirketteki payının davalılar ... ile ...'e devrinin kararlaştırıldığı ve davacıların murisinin dava dışı bankaya olan borcun teminatı olarak taşınmazı üzerine koydurduğu ipoteğin kaldırılmasının şart koşulduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, düzenlenip yed-i emin olarak dava dışı Av. ...'e tevdii edilen bononun davacıların murisine teslim edileceğinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Davalılar tarafından protokolde öngörülen süre içinde ipotek fekk edilmediği gibi dava dışı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibine girişilmiş olup yed-i emin tarafından bono davacılara teslim edilmiştir.
Bu durumda protokolde öngörülen şartlar gerçekleştiği gibi teminat senedi niteliğindeki bono ile ilgili teminat koşulu da yerine gelmiştir. Bu bonoya dayalı olarak alacağın tahsilini isteme imkanı davacılar bakımından doğmuştur. Buna rağmen davalıların protokoldeki senet düzenleme ve senedin davacılara teslimi yükümlülüklerini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/255747700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz