Yetki sözleşmesi ve müteselsil sorumlu davalılar birlikte dava edilebilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/577 E. 2019/600 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Temyiz yolu açık
★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Tacirler arasında akdedilen sözleşmede münhasır yetki kılınan mahkeme, sözleşmenin tarafı olan davalı yönünden bağlayıcıdır; sözleşmeye taraf olmayan diğer davalı bu mahkemenin yargı çevresinde bulunmasa da, davalıların dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları ve usul ekonomisi gözetilerek dava her iki davalı yönünden de bu mahkemede görülebilir. Ayrıca itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olması dava şartı olduğundan, mahkemenin yetkisine itirazdan önce icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Yetki sözleşmesinin ve müteselsil sorumluluğun yetkiye etkisi → kabul
İddia: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasındaki sözleşmede uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, bu hususun ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini; ayrıca davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluk bulunduğundan bir davalı yönünden yetkili mahkemenin diğeri yönünden de yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 6. maddesi uyarınca genel yetki kuralı davalının ikametgahı mahkemesidir; ancak HMK 17. maddesi uyarınca tacirler arasındaki uyuşmazlıklarda yetki sözleşmesiyle bir veya birden fazla mahkeme yetkili kılınmışsa, aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece o mahkemede açılabilir. Ayrıca HMK 7. maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Somut olayda davacı ile davalı banka arasındaki 29.04.2016 tarihli Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi'nin 6.3 maddesiyle sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek uyuşmazlıklar için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri münhasıran yetkili kılınmıştır. Davalıların her ikisinin yerleşim yeri İstanbul Mahkemelerinin yargı çevresinde olmadığından HMK 7. madde koşulları doğrudan mevcut olmasa da, davalıların dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları ve usul ekonomisi gözetilerek her iki davalı yönünden de davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İcra müdürlüğünün yetkisine itirazın önceliği → kabul
Gerekçe: İtirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmış olması dava şartı niteliğinde olduğundan, öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın değerlendirilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden doğrudan mahkemenin yetkisine itirazın kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Tacirler arasındaki yetki sözleşmesinin sözleşmeye taraf olmayan müteselsil sorumlu davalı yönünden de usul ekonomisi gerekçesiyle uygulanabileceği ve itirazın iptali davalarında icra müdürlüğünün yetkisine itirazın önceliği konusunda yol gösterici niteliktedir.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Tacirler arasındaki sözleşmede yetki sözleşmesiyle belirlenen mahkeme, sözleşmenin tarafı olan davalı yönünden münhasır olarak yetkilidir; müteselsil sorumlu diğer davalı bu mahkemenin yargı çevresinde bulunmasa da usul ekonomisi ve müteselsil sorumluluk nedeniyle dava aynı mahkemede görülebilir. İtirazın iptali davalarında ayrıca yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olması dava şartı olup, mahkemenin yetkisi incelenmeden önce icra müdürlüğünün yetkisine itiraz değerlendirilmelidir.
- Dava şartı
- yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki sözleşmesi↗ münhasır yetki↗ müteselsil sorumluluk↗ usul ekonomisi↗ itirazın iptali↗ icra müdürlüğünün yetkisi↗ dava şartı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/577
KARAR NO 2019/600
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/12/2018
NUMARASI 2018/705 E.-2018/1424 K.
DAVA
İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2019
İlk derece mahkemesince mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ltd. Şti.’ne satmış olduğu emtia bedelinin, davalı banka ile akdedilen sözleşmeye istinaden davalı banka tarafından teminat altına alındığını, bu kapsamda müvekkilinin davalı firmaya kestiği faturaları davalı bankaya sistem üzerinden ilettiğini, davalı banka tarafından sisteme yüklenen faturaların onaylandığını, bunun üzerine malların alıcısı davalıya teslim edildiğini, ancak faturaların bir kısmının ödemesi gerçekleştirilirken 12.02.2018 tarihli bir faturanın ödenmediğini, davalı firmanın bu fatura borcundan başka bir kısım cari hesap borcunun da bulunduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ....Ltd. Şti. vekili, İcra Müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, zira müvekkilinin ikametgahı olan Elbistan İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, diğer davalı yönünden yetki sorunu bulunmasa da müvekkili hakkındaki dava tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilebileceğini, ayrıca icra takibine konu alacak talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı banka vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı .... Ltd Şti.’nin merkezinin Elbistan olması nedeniyle Elbistan Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, davalı bankanın adresi Ataşehir olup bu davalı yönünden de Mahkemenin yetkili olmadığı, her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülmesinin ise usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı bir şekilde yapılması açısından gerekli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, yasal sürede talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen sözleşme uyarınca uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini ve eksik inceleme sonucu hatalı şekilde yetkisizlik kararı verildiğini, ayrıca davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup müvekkili alacağından müteselsilen sorumlu olduklarını, dolayısıyla bir davalı yönünden yetkili olan mahkemenin diğeri yönünden de yetkili olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, cari hesaba ve bankacılık sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazların iptali istemine ilişkindir. Davalı ..... Ltd. Şti., yasal sürede İcra Müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, genel yetki kuralı gereği kendisi yönünden ikametgahı olan Elbistan İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuş; davalı banka ise yetki itirazında bulunmamıştır. Genel yetki kuralını düzenleyen HMK’nun 6.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olmakla birlikte, HMK’nun 17.maddesi uyarınca tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemenin yetkili kılınması halinde aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılabilecektir.
Yine aynı yasanın 7.maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Somut olayda davacı ile davalı banka arasında akdedilen 29.04.2016 tarihli Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesinin 6.3 maddesi “Bu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlık için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılınmıştır.” şeklinde düzenlenmiş olup, bu durumda davacı ile davalı banka arasındaki davada İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri münhasıran yetkili kılınmıştır.Öte yandan davalılardan her ikisinin de yerleşim yeri İstanbul Mahkemelerinin yargı çevresinde olmadığından HMK 7.maddesi koşulları mevcut değil ise de, davalıların dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları ve usul ekonomisi gözetilerek her iki davalı yönünden de davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir.İlk derece mahkemesince bu hususlar gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi;
mahkemenin kabulüne göre itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmasının dava şartı olması nedeniyle öncelikle İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazın değerlendirilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden doğrudan Mahkemenin yetkisine itirazın kabulü de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile HMK’nun 353(1)a-3 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2018 Tarih 2018/705 Esas 2018/1424 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 44,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.ve 362/1-c maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.
29. 04.2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/254468 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi