6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklıktan çıkma davasında arabuluculuk dava şartı aranır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/890 E. 2019/867 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Çıkma Payının Ödenmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Çıkma payının ödenmesi istemini de içeren limited şirket ortaklığından çıkma davası, ticari alacak niteliği taşıdığı ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkin olduğu için, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şart yerine getirilmeden açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Limited şirket ortaklığından çıkma davasında arabuluculuğa başvuru dava şartının aranıp aranmayacağı → ret

İddia: Davacı vekili, davanın esas konusunun maktu harca tabi ortaklıktan çıkma davası olduğunu, arabulucunun bu davaya konu hususlarda ilam niteliğinde uzlaşı sağlamasının mümkün olmadığını, kanunun ticari alacak ve tazminat davalarını zorunlu arabuluculuğa tabi kıldığını, ortaklıktan çıkma davasının ise kamu düzenine ilişkin olup inşai hüküm gerektirdiğini ileri sürerek dava şartı yokluğundan usulden ret kararının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK'nın 5/A maddesi uyarınca, TTK 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun'un 18/A-2 maddesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Aynı Kanun'un 1/2. maddesi uyarınca arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarında uygulanır. Somut olayda dava, limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkin olup, çıkma payının ödenmesi istemi nedeniyle ticari alacak davası niteliğini taşımaktadır; ayrıca uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkindir. Bu nedenle bu davada arabuluculuğa başvurmuş olmak dava şartı olarak kabul edilmelidir; somut olayda bu dava şartı yerine getirilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemini içeren davaların, çıkma payı talebi nedeniyle ticari alacak niteliği taşıması sebebiyle zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi olduğuna dair BAM tespiti içermesi nedeniyle bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkin davalarda, çıkma payı talebi ticari alacak niteliği taşıdığından ve uyuşmazlık tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkin olduğundan, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır; bu şartın yerine getirilmemesi halinde dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortaklığından çıkma çıkma payı arabuluculuk dava şartı ticari dava dava şartı yokluğu usulden ret

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 114/1HMK 114/2 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 638TTK 5/ATTK 4 · 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu — 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-26325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 1/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/890

KARAR NO 2019/867

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 23/01/2019

NUMARASI 2019/228 E.-2019/72 K.

DAVA

Limited Şirket Ortaklığından Çıkma

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/06/2019

Davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirketin davalı ... tarafından yönetilmekte olduğunu, ancak genel kurul toplantıları yapılmadığı gibi davalı müdürün yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkiline şirketin işleyişi ile ilgili bilgi verilmediğini ileri sürerek müvekkilinin haklı sebeple davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve esas sermaye payının davalı şirkete veya diğer davalıya devredilmesine, ayrılma akçesinin tespit edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın esas konusunun maktu harca tabi olan ortaklıktan çıkma davası olduğunu, ilgili kanun ve yönetmelik hükümleri dikkate alındığında arabulucunun bu davaya konu hususlar üzerinde ilam niteliğinde bir uzlaşı sağlamasının mümkün olmadığını, yasa hükmü uyarınca ticari alacak ve tazminat davalarının zorunlu arabuluculuğa tabi kılındığını, ortaklıktan çıkma davasının ise kamu düzenine ilişkin olup inşai bir hüküm kurulmasını gerektirmekte olduğunu, kaldı ki gerekli ispat vasıtalarının da davalı tarafta toplandığını, zararın boyutunun anlaşılabilmesi için mahkemece araştırma yapılması gerektiğini, ayrıca mahkemenin “davanın, davacının davalı firmaya borçlu olmadığının tespitine dair olduğu” şeklindeki gerekçesinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK 638 vd. m. uyarınca limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince arabuluculuğa başvuru dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

....” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale getirilmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesindeki "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.

İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Arabulucuya başvurulmadan doğrudan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilecektir.

Öte yandan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 1/2 m. uyarınca, arabuluculuk, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır. Somut olaya döndüğümüzde, dava, limited şirket ortaklığından çıkma ve çıkma payının ödenmesi istemine ilişkin olup, çıkma payının ödenmesi istemi nedeniyle ticari bir alacak davası niteliğini haiz olduğu, ayrıca uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir işleme ilişkin olduğu, dolayısıyla bu davada arabuluculuğa başvurmuş olmanın bir dava şartı olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak bu dava şartının yerine getirilmediği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görülmemiş, açıklanan gerekçelerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesineDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile HMK'nun 353(1).a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi.

25. 06.2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/253322 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.