Genel kurul iptali davasında yönetime kayyım atanması yönünde tedbir talebi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1276 E. 2019/937 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir (Yönetim Kayyımı) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
İlgili mesele: ◆ Kayyım/YK yetkisi sınırlaması ancak organ boşluğunda
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında TTK 449/1 uyarınca verilebilecek ihtiyati tedbir, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasıyla sınırlıdır; bu tedbir, yaklaşık ispat şartının HMK 389 vd. maddelerine göre yerine getirilmesi koşuluyla mümkündür. Yönetim kurulunun görevden alınması ve yeni üye seçimi TTK 364 ve 408/2-b uyarınca genel kurulun devredilemez yetkisi olduğundan, kötü yönetim iddiasına dayanılarak ihtiyati tedbir yoluyla şirket yönetiminin kayyıma devrine karar verilemez; bu, davanın konusu dışına çıkan ve yönetim kurulunun temsil yetkisine müdahale niteliğinde bir tedbir talebidir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasında şirkete yönetim kayyımı atanması talebiyle ihtiyati tedbir istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı vekili; iptali istenen genel kurulda yönetim kurulu başkanının kendi ibrası ve seçimi hakkında oy kullandığını, önceki davaların usuli nedenlerle reddedildiğini, 2015 yılı davasının esastan inceleneceğini, yönetim kurulu başkanının şirketin içini boşalttığını ileri sürerek ilk derece kararının kaldırılıp şirkete kayyım atanmasını ve yönetimin kayyıma devrini talep etmiştir.
Gerekçe: Eldeki dava, 2015 ve 2016 yıllarına ait genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir. Genel kurul kararı iptali davalarında verilebilecek ihtiyati tedbir, TTK 449/1 uyarınca yönetim kurulu üyelerinin görüşü alındıktan sonra, dava konusu genel kurul kararının yürütülmesinin durdurulmasından ibarettir. Anonim şirkette yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması TTK 364 uyarınca genel kurulun yetkisindedir; yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ve görevden alınması TTK 408/2-b uyarınca genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasındadır. Şirket organları mevcut olup yasal koşullar gerektirmedikçe, kötü yönetim gerekçesiyle yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde yönetim kayyımı atanması mümkün değildir. HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir, ancak uyuşmazlık konusu hak hakkında ve tüm yasal koşulların (hakkın elde edilmesinin zorlaşması/imkansızlaşması ya da ciddi zarar tehlikesi) yaklaşık ispatla ortaya konması halinde verilebilir. Genel kurul iptali davasında verilebilecek tedbir, alınan genel kurul kararının HMK 389 vd. maddelerindeki yaklaşık ispat şartı yerine getirildiği takdirde, o kararın icrasının durdurulmasıyla sınırlıdır. Somut olayda talep edilen, yönetim kurulunun görevden alınması sonucuna varacak nitelikte bir tedbir olup, yönetim kurulunun temsil yetkisinin kaldırılması veya sınırlandırılması yasal olarak mümkün olmadığı gibi, bu husus davanın konusunu da oluşturmamaktadır. Yönetimde kusuru bulunanların sorumluluğuna başvuruya ilişkin hükümler ile azınlık pay sahiplerinin bilgi edinme hakkının ihlali halinde mahkemeden izin talep edebilme yolları saklıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kurul karar iptali davalarında ihtiyati tedbirin kapsamının TTK 449/1 çerçevesinde dava konusu kararın yürütülmesinin durdurulmasıyla sınırlı olduğunu ve kötü yönetim iddiasına dayalı yönetim kayyımı atanmasının bu tür davalarda ihtiyati tedbir yoluyla talep edilemeyeceğini açıklığa kavuşturması yönünden bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali davası↗ ihtiyati tedbir↗ yönetim kayyımı↗ yaklaşık ispat↗ genel kurulun devredilemez yetkileri↗ yönetim kurulunun görevden alınması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/1276
KARAR NO 2019/937
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/09/2018 (Ara Karar)
NUMARASI 2018/1020 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2019
İlk derece mahkemesince verilen 13/09/2018 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin büyük ortağı ve yönetimi tarafından bilgi edinme hakkının kullandırılmadığı,gündeme madde eklenmesi ve özel denetçi taleplerinin reddedildiğini bildirerek davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait genel kurullarında alınan kararların iptaline ve şirket yöneticisinin sorumlu olduğunun tesbiti ile şirketin kötü yönetimi ve davacının azınlık payının değerini ortadan kaldırıcı çabalar nedeniyle şirketi yönetimi kayyıma devredilerek kayyım atanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, Tüm dosya kapsamı, davanın niteliği, davanın niteliği itibariyle şirkete ihtiyati tedbir yolu ile kayyım atanmasına karar verilemeyeceği gibi davanın konusu, taraflar arasında uzunca bir süreden beri devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle çok sayıda mahkemede faklı nitelikte görülen çok sayıda dava, davacı ile dava dışı ortağın pay oranları, şirketin yönetimsiz kalmayıp yetkili temsilcisinin bulunması, davacının ve şirketin haklarını ihlal eder karar ve işlemlerin yapılması halinde davacının somut olaya göre yasal haklarını kullanabileceği, dava dilekçesinde iddia edilen olay ve konulara göre kayyım atanmayı gerektirir nitelikte ve ağırlıkta yasal ve usulü nedenlerin somut olayda oluşmadığı gibi bu gerekliliğin ortaya çıktığına dair yeterli, ikna edici delil ve belgelerin sunulmadığı, HMK'nun 389.
maddesinde belirtilen yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı-ihtiyati tedbir isteyen vekili; davanın genel kurul iptali davası olduğunu, iptali istenen genel kurulda şirketin 2/3 hissedarı olan yönetim kurulu başkanının ibrası ve seçilmesi ile ilgili hükümler bulunduğunu, oysa ortada ibra edilmemiş bir yönetim kurulu başkanı olduğunu, yönetim kurulu başkanının kendi ibrasında ve kendisi ile ilgili işlemlerde oy kullanamayacağını, mahkeme gerekçesinde belirtilen birden fazla dava olduğunun belirtildiğini, ancak 2014 yılı ve öncesinde açılan davaların hiçbirinin esastan reddedilmediğini, usuli eksiklikler nedeniyle davaların reddedildiğini, 2015 yılında açılan davanın yeni olduğunu, esastan inceleneceğini, şirketin yönetim kurulu başkanının şirketin içini boşaltarak kendi kurduğu şirkete aktarmak için çaba sarfettiğini, mahkeme gerekçelerinin kabul edilemeyeceğini, kayyım atanmaması durumunda müvekkilinin zarara uğrayacağını belirterek ara kararın kaldırılarak şirkete kayyım atanmasını ve şirket yönetiminin kayyıma devrine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Somut uyuşmazlıkta talep davacı tarafından açılan 04/07/2017 tarihli 2015 ve 2016 yıllarına ait genel kurul toplantılarında alınan tüm kararların iptali davasıdır.Genel Kurul karar iptali davalarında ihtiyati tedbir kararı verilmesi TTK nun 449-(1)maddesinde düzenlenmiş olup genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme,yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra ,dava konusu kararın yürütülmesinin durdurulmasına karar verebilir.Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulunun görevden alınması TTK 364.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre yönetim kurulu üyeleri esas sözleşme ile atanmış olsalar dahi gündemle ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı halinde genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.TTK 408/2 maddesinde genel kurula ait devredilemez görev ve yetkiler düzenlenmiştir.
Aynı maddenin 408/2-b uyarınca yeni YK üyelerinin seçimi hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri içerisinde olduğu kabul edilmiştir. Kural olarak anonim şirketlere organları mevcut olduğu ,yasal koşullar gerektirmedikçe yönetim kurulunun yetkilerine müdahale niteliğinde olabilecek şekilde kötü yönetim gerekçe gösterilerek yönetim kayyımı atanması mümkün bulunmamaktadır.HMK'nın 389. Maddesinde ise, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
"şeklindedir. HMK 389.maddesi uyarıca tüm koşulların mevcut olması halinde ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Eldeki dava ;genel kurul karar iptali istemine ilişkin olup ,genel kurul karar iptali davasında verilebilecek ihtiyati tedbir kararı ancak alınan genel kurul kararının HMK 389.vd. maddelerinde aranan yaklaşık ispat şartı yerine getirildiği takdirde ihtiyati tedbir yoluyla icrasının durdurulmasına karar verilebilecektir.Somut olayda anonim şirket yönetim kurulunun görevden alınması sonucuna varabilecek bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi, anonim şirket yönetim kurulunun temsil yetkisinin kaldırılması ,sınırlandırılması yasal olarak mümkün bulunmadığı gibi elde ki davanın konusunu da teşkil etmemektedir.
Yönetimde kusuru bulunanların sorumluluğuna başvuruya ilişkin hükümler saklıdır. Ayrıca azınlık pay sahiplerinin bilgi edinme haklarının ihlali halinde bu izni mahkemeden talep etmeleri de mümkündür.İlk derece mahkemesinin genel kurul kararının iptali davasında tedbiren şirkete yönetim kayyım tayini isteminin reddi kararına karşı ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde olmadığından davacı ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı/ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2019
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252618 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi