Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/10034 E. 2011/2706 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket zararı↗ ticari faiz↗ sebepsiz zenginleşme↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının Atılım Ltd. Şti.nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200,00 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132.32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997.15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563.70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.636,30 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın davalıya ödenme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafından tahsil edilen para, mahkeme kararının bozulması nedeniyle sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerektiği halde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/145 E. 2013/575 K.
Ortak:şirket zararı · sebepsiz zenginleşme · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti.nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200,00 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132.32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997.15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563.70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.636,30 TL'nin dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, «sebepsiz zenginleşmeye» konu alacağın davalıya ödenme tarihlerinden itibaren «ticari faizi» ile tahsilini talep etmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında «şirketi zarara» uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukat …
Dava, «sebepsiz zenginleşme» nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik
Benzer bu karardaBu kararın ...’a tebliği üzerine adı geçen şirket «tüzel kişiliği» aleyhine açılan davada taraf olmadığı halde kendisi aleyhine karar verilmesinin mümkün olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.
-
Haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9649 E. 2016/4853 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket · ek tasfiye · husumet
Benzer bu karardaAncak, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa «husumet» yöneltilmesi doğru değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne; ... .'nin TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca feshine ve «şirketin tasfiyesine», şirkete «tasfiye memuru» olarak .... 'nun atanmasına karar verilmiştir.
1- Dava, haklı nedenle «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Bu durum karşısında, davalı ortak ... . hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle ret edilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu davalı hakkında da davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18022 E. 2015/3494 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · limited şirket ortaklığı · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · tüzel kişilik · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki şirket ortaklığının çekilmez bir hal aldığı, güven ortamının yok olduğu, «şirketin feshi» için haklı nedenlerin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup, davanın feshi istenilen şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerekli ve yeterlidir.
Ancak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. maddesine göre haklı sebeple «limited şirketin feshi» istenildiğinde, mahkemece istem yerine, davacı ortağın «payının» gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.
Özellikle, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi iki ortaklı «limited şirketlerde ortakların» davada taraf olması halinde, davanın şirkete karşı açıldığının ve davada şirketin de «temsil» edildiğinin kabulü gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9858 E. 2018/1801 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi
Benzer bu kararda… n çıkartılmasına, davalı karşı davacının diğer taleplerinin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz «itirazlarının süre» yönünden reddine karar verilmiş, asıl davaya yönelik karar Dairemizce davacı şirket yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13506 E. 2016/4986 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4097 E. 2010/10001 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar · terkin · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, “ATILIM" markasının 16 ve 35. sınıflar yönünden davalı adına tescilli olduğu ancak davalının anılan markayı 35/01 sınıfta kullandığına ilişkin delil «ibraz» etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalı adına tescilli markanın 556 sayılı KHK’nin 14/1.maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile haklı bir neden olmaksızın kullanılmaması gerekçesine dayalı hükümsüzlük ve «terkin» istemine ilişkindir.
Bu madde uyarınca, markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre kesintisiz «ara» verilmesi halinde, marka iptal edilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/10034 E. , 2011/2706 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2008 tarih ve 2005/83-2008/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1999/28 Esas sayılı dosyasında verilen karar gereğince takibe geçen davalı şirkete müvekkili tarafından toplam 8.200 TL. ödendiğini, dosyanın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan ödemelerin sebepsiz yere ödendiğinin ortaya çıktığını, bu ödemelerin icra tehdidi altında yapıldığını ileri sürerek, bozma kararından sonra 2001/50 Esas numarasını alan dosyada davanın tamamen veya kısmen red edilmesi halinde 8.200,00 TL'nin veya kabul edilen dışındaki kısmın ödeme tarihi olan 09.01.2001 - 03.04.2001 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi talep etmiş, 2001/50 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinden sonra 5.636,30 TL'nin ticari faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkiline yapılan ödeme olmadığını, davacının yaptığı ödeme ve sözleşmenin Av......ı ile davacı arasında olduğunu, müvekkili adına Av. ...'ya yapılan ödeme olduğunun ispat edilemediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacının Atılım Ltd. Şti.nin eski ortağı ve müdürü olduğu, davalının davacı aleyhine Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/28 E. sayılı dosyasında şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle dava açtığı, bu davanın sonucunda verilen karar ile icra takibine geçtiği, davacının icra tehdidi altında davalı şirketin o tarihteki avukatıyla 09.01.2001 tarihinde yapılan sözleşmeye istinaden 8.200,00 TL ödediği, kararın bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda 2001/50 E., 2006/23 K. sayılı hükme göre 132.32 TL'nin 21.12.1998 tarihinden, 997.15 TL'nin ise 26.08.1998 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verildiği, bu bedellerin ödeme yapılan tarihteki toplamının 2.563.70 TL olduğu, böylece davacının 5.636,30 TL fazla ödeme yapmış olduğu, 09.01.2001 tarihli sözleşmede fazla yapılan ödemenin iade edileceği hususunun da kararlaştırıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5.636,30 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili, sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın davalıya ödenme tarihlerinden itibaren ticari faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı tarafından tahsil edilen para, mahkeme kararının bozulması nedeniyle sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği ve sebepsiz zenginleşme tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesi gerektiği halde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 258,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016622500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz