6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Re'sen terkinin usulsüzlüğü nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1399 E. 2019/1069 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketlerŞirketin ihyası

Davacının nitelemesi: Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticaret sicil müdürlüğünce şirketin re'sen terkin edilebilmesi için TTK geçici 7. madde uyarınca şirket tüzel kişiliğine ve temsile yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılması ve ilan edilmesi şarttır; bu ihtarların yapıldığı belgelenmemişse ve ayrıca şirketin davacı veya davalı sıfatıyla devam eden bir davası varsa, terkin işlemi kanuna aykırı olur ve terkin işlemini yapan taraf (davada temsilci sıfatıyla) yargılamada haksız çıkmış sayılarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi → kabul

İddia: Davacı vekili, müvekkili kurum lehine avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığını, şirket kaydının terkininin TTK 7/2 maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp müvekkili yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesini istemiştir.

Gerekçe: TTK geçici 7. maddenin 4-a bendine göre terkin işleminden önce ticaret sicil müdürlüğünce şirket tüzel kişiliğine ve temsile yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılması ve ihtarın ticaret sicili gazetesinde ilan edilmesi gerekir; dosyada bu ihtarların yapıldığına dair belge sunulmamıştır. Ayrıca aynı maddenin (2) bendi gereği, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirketler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz; anılan şirketin Antalya 1. İş Mahkemesinde devam eden bir davası bulunmaktadır. Bu nedenlerle ticaret sicil müdürlüğünün re'sen terkin işlemi kanuna aykırı olup davalı şirket davada haksız çıkmıştır. HMK 326/1 uyarınca yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınır; bu nedenle davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmemiş, hüküm bu yönüyle kaldırılarak davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Ticaret sicilinden re'sen terkin işleminin usulüne uygun ihtar ve ilan yapılmadan veya devam eden davası bulunan şirket hakkında uygulanmasının kanuna aykırı olacağı ve bunun yargılama giderleri/vekalet ücreti sorumluluğuna yol açacağı yönünde bölgesel ikna edici bir örnek oluşturmaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden re'sen terkin şirketin ihyası TTK geçici 7. madde yargılama giderleri vekalet ücreti haksız çıkan taraf

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK geçici 7TTK geçici 7/4-aTTK geçici 7/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1399

KARAR NO 2019/1069

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/03/2019

NUMARASI 2018/437 Esas 2019/202 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/09/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücu için İstanbul Ticaret Odası'nın ... Sicil nosuna kayıtlı bulunan ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin aleyhine Antalya 1. İş Mahkemesinin 2014/394 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, anılan şirketin kaydının Ticaret sicilinden 13/08/2014 tarihinde terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi için ...Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyası gerektiğini belirterek anılan dosyada tebligat ve usuli işlemlerin yapılması amacıyla davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin sicil dosyasından 13/08/2014 tarihinde terkin edildiği, Şirketin Antalya 1. İş Mahkemesinin 2014/394 Esas sayılı dosyasının tarafı olduğu, davacının Ticaret Sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde bulunma hakkının bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği gerekçesiyle açılan davanın kabulüne ve İstanbul Ticaret Odası'nın ... Sicil nosuna kayıtlı bulunan ... Tic. San. Ltd. Şti.'nin resen terkin kaydının iptali ile ihyasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkili kurum lehine avukatlık ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, müvekkiline yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı gibi şirket kaydının terkininin 6102 sayılı Yasa'nın 7/2 maddesine aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak müvekkili kurum yararına avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davadışı şirketin TTK nun geçici 7.maddesi uyarınca kendilerine yapılan ihtar ve yapılan ilana rağmen süresi içinde bildirimde bulunulmaması nedeniyle 13.08.2014 tarihinde ticaret sicili tarafından re'sen terkin edildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekili tarafından hükme yalnızca davacı lehine vekalet ücreti ve yargı giderine hükmedilmemesi nedeniyle başvurulmuştur. 6102 sayılı TTK geçici 7.maddenin 4-a)bendinde ticaret sicil müdürlüğünce kapsam dahilinde ki şirketin ticaret sicilinde kayıtlı son adreslerine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı ,ayrıca ihtarın ilan edilmek üzere ticaret sicili gazetesi müdürlüğüne yollanacağı"yazılıdır. Ticaret Sicilinin terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzam edenlere ayrı ayrı ihtar yapıldığı belirlenememiş bu yolda bir belge sunulmamıştır.

Ayrıca (2) bent gereği davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Kanuna aykırı işlem yapıldığı anlaşılmakla davalı davada haksız çıkmıştır. HMK 326.(1) maddesinde ; Kanunda yazılı haller dışında ,yargılama giderleri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Buna göre dava da haksız çıkan davalı aleyhine yargılama giderine hükmetmek gerekmektedir. Yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmesi yönünde ki davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek Ticaret Sicil Müdürlüğünün re'sen terkin işlemi anılan yasaya uygun olmadığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekalet ücreti takdir edilmemesi yerinde görülmemiş hüküm bu yönüyle kaldırılarak davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/437 Esas - 2019/202 Karar sayılı 28/03/2019 tarihli hükmünün 4. Bendinin HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davacı vekili için 2.725 TL vekalet ücreti ve davacı yargı gideri 42,- TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine"Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/09/2019

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/251782 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

⚠ Bu istinaf çizgisi Yargıtay'ca (kısmen ya da tamamen) bozulmuştur — bölgesel emsal değeri bu yönüyle sınırlıdır.

Bozuldu

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5184 E. 2020/440 K. · Bozuldu

Şirket ihyası kararları çekişmesiz yargı işi değildir, temyizi kabildir

Gerekçe özeti

Şirket ihyası davaları HMK 382/2'de çekişmesiz yargı işi olarak sayılmadığından bu davalarda verilen kararlar temyiz edilebilir; kesinlik gerekçesiyle temyiz istemini reddeden ek karar kaldırılır. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ettiğinde, HMK 353/1-b-2 uyarınca ilk derece kararını kaldırıp esas hakkında yeniden hüküm kurmak zorundadır; hükmün yalnızca bir bendini kaldırmakla yetinemez. Ticaret sicilinden re'sen terkin işleminin usulsüzlüğüne dayanılarak sonuç çıkarılabilmesi için, sicil evrakı celbedilip TTK geçici 7. maddedeki ihtar ve ilan koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği denetlenmelidir.

Emsal değeri

Şirket ihyası kararlarının çekişmesiz yargı işi sayılmayıp temyize tabi olduğu ve istinaf kabulü hâlinde HMK 353/1-b-2 uyarınca esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği yönünde bağlayıcı Yargıtay içtihadı oluşturur.

Kavramlar: şirket ihyası re'sen terkin çekişmesiz yargı temyiz kabiliyeti kesinlik eksik inceleme

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2019/5184 E.  ,  2020/440 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/03/2019 tarih ve 2018/437 E- 2019/202 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 09/09/2019 tarih ve 2019/1399 E- 2019/1069 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2019 tarih ve aynı sayılı ek kararı ile, 09.09.2019 tarihli kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş olup bu kez ek kararın davalı vekilince temyiz edildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkili tarafından sigortalısına ödenen bedelin rücuu için Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin aleyhine Antalya 1. İş Mahkemesinin 2014/394 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, anılan şirketin kaydının Ticaret Sicilinden 13/08/2014 tarihinde terkin edildiğini, tebligat ve diğer usuli işlemlerin yapılabilmesi için Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyası gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre;Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin 13/08/2014 tarihinde terkin edildiği, şirketin Antalya 1. İş Mahkemesi'nin 2014/394 Esas sayılı dosyasının tarafı olduğu, davacının Ticaret Sicilindeki terkin kaydının kaldırılması isteminde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Antalya 1. İş Mahkemesi 2014/394 Esas sayılı dosyasındaki usuli işlemlerin yapılması açısından İstanbul Ticaret Odası'nın 372590 Sicil numarasında kayıtlı Irmak İnşaat Taah. Arıtma Dış Tic. San. Ltd. Şti.'nin ihyasına, tasfiye memuru olarak eski ortaklardan ...'nin atanmasına ve davalı dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; 6102 sayılı TTK geçici 7.maddenin 4-a maddesi gereğince Ticaret Sicilinin terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzam edenlere ayrı ayrı ihtar yapıldığının belirlenemediği ve bu yolda bir belge sunulmadığı, ayrıca aynı kanun maddesinin 2. bendi gereği davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatifler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacağı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün re'sen terkin işlemi anılan yasaya uygun olmadığından, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf

başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının 4. Bendinin HMK'nun 353(1)b-2 gereği kaldırılmasına, davacı vekili yararına 2.725 TL vekalet ücreti ve 42-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiline kesin olmak üzere karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuşsa da, mahkemece verilen 25.10.2019 tarihli ek kararla şirketin ihyasına ilişkin verilen kararların kesin olması nedeniyle HMK 346/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu kez temyiz isteminin reddine dair ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yukarda açıklandığı gibi davacının ihya talebinin kabulüne karar verilmiş, davacı SGK vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek ilk derece mahkemesi kararının (4) numaralı bendinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair kesin olmak üzere karar verilmiştir.

HMK 382/1 maddesinde, uyuşmazlığın, hangi ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıklanmış, Yasa'nın 382/2. maddesinde çekişmesiz yargı kapsamında olan işler sayılmış, şirket ihyası davaları bu madde kapsamında çekişmesiz yargı işi olarak düzenlenmemiş olup, şirket ihyası kararlarının temyizinin kabil olduğu anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesi’nin 25.10.2019 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Esas karara yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-2. maddesi uyarınca sadece hükmün 4. bendinin kaldırılmasına karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın öncelikle bu nedenle ve HMK’nın 369/1. ve 371.

maddeleri uyarınca bozulması gerekmiştir.

3- Kabule göre de; 6102 sayılı TTK'nın geçici 7/3. bendi "Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili Ticaret Sicili Müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir." şeklinde düzenlenmiş olup Kanun, anılan madde ile Ticaret Sicil Müdürlüklerine re'sen harekete geçip işlemleri sonuçlandırma görevi yüklemiştir. Aynı Kanunun 4. maddesinde de “Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.

Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” hükmünü içermektedir. Somut olayda mahkemece, ticaret sicil müdürlüğünün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapıldığının belirlenemediği, re’sen terkin işleminin anılan yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle yargılama giderlerinden davalının sorumlu olduğuna karar verilmişse de;

terkin işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetlenebilmesi için ticaret sicil evraklarının celp edilip incelenmediği gibi rücu davasının açıldığı tarih itibariyle sicilden terkin işleminin yapılıp yapılmadığı hususunda incelenmeksizin karar verilmesi nedeniyle de kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile 09.09.2019 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine,15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.