6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/65 E. 2013/1057 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faturaya itiraz vade tarihi itirazın iptali davası ispat külfeti muacceliyet iptal davası alacak davası uyuşmazlık konusu vade ıslah avans faizi ibraz i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 23 · İİK — İİK 67

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, itiraza konu 28.01.2009 tarih ve 16.900.73 TL bedelli faturanın davalı şirket elemanı ...'a tebliğ edildiği, davalı tarafından muacceliyet dışında faturaya itiraz olunmamışsa da anılan faturanın vade tarihinin 27.02.2009 olup, 30.01.2009 takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, ancak davacı vekilince davanın alacak davası olarak karara bağlanılmasının talep edildiği ve 09.07.2009 dava tarihinde davaya konu faturanın muaccel olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.900,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren % 27 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, faturaya dayalı olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği ve verdiği hizmetin bir kısmının bedelini tahsil ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı, davasını İİK'nun 67. maddesinde gösterilen itirazın iptali davası olarak açmış, son celse davalının yokluğunda davasının alacak davası olarak görülmesini talep etmesi üzerine mahkemece de dava alacak davası olarak karara bağlanmış, ancak davacı vekilinin bu husustaki beyan ve talebi davalı yana tebliğ edilmemiştir. Davacı taraf davayı ıslah da etmemiştir. Bu durumda, davanın alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre, davacı ödemesi yapılan faturalar dışında takip dayanağı faturadaki taşıma işini de yaptığını iddia etmiş, davalı ise bu taşımanın yapılmadığını savunmuştur. Bu durumda hizmetin verildiğini ispat külfeti davacıdadır. Davacı tarafından bu faturanın davalıya tebliğ edilmiş olması, mahkemenin kabulünün aksine tek başına hizmetin verildiğinin delili olamaz. Faturaya mülga TTK'nun 23. maddesi gereğince süresi içinde itiraz edilmemesi, sadece faturaya yazılması zorunlu olan unsurların, örneğin malın fiyatı ve adedi gibi hususların kesinleşmesi sonucunu doğurur. Mahkemece, dava konusu faturaya dayalı olarak kısmi ödemeler yapıldığı kabul edilmiş ise de, bu faturaya mahsuben herhangi bir ödeme yapılmadığı taraf beyanları ve bilirkişi raporu ile sabittir. Bu durumda, davacıya dava konusu faturada bahsi geçen hizmeti verdiğine dair varsa delillerini ibraz etmek, ibraz edilen delilleri değerlendirmek ve neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticari avans faizi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5591 E. 2015/12745 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1785 E. 2021/216 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3576 E. 2017/2309 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/65 E.  ,  2013/1057 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.06.2011 tarih ve 2009/517-2011/282 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı tarafa verdiği bazı kargo hizmetleri karşılığı düzenlediği faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibinin davalının kısmi itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, daha sonra davasının alacak davası olarak karar bağlanılmasını istemiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin aldığı hizmetlerin bedelini ödediğini, itiraza konu 28.01.2009 tarih ve 16.900.73 TL bedelli faturanın müvekkilinin kayıtlarında bulunmadığını, müvekkiline bu kapsamda bir hizmetin verilmediğini, aksi düşünülse bile anılan faturanın vadesinin takip tarihinde dolmadığını belirterek davanın reddini, davacıdan % 40 icra inkar tazminatının tahsilini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, itiraza konu 28.01.2009 tarih ve 16.900.73 TL bedelli faturanın davalı şirket elemanı ...'a tebliğ edildiği, davalı tarafından muacceliyet dışında faturaya itiraz olunmamışsa da anılan faturanın vade tarihinin 27.02.2009 olup, 30.01.2009 takip tarihi itibariyle muaccel olmadığı, ancak davacı vekilince davanın alacak davası olarak karara bağlanılmasının talep edildiği ve 09.07.2009 dava tarihinde davaya konu faturanın muaccel olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 16.900,73 TL alacağın dava tarihinden itibaren % 27 oranını aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, faturaya dayalı olarak yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu, bu sözleşme kapsamında davacının davalıya taşıma hizmeti verdiği ve verdiği hizmetin bir kısmının bedelini tahsil ettiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.

Davacı, davasını İİK'nun 67. maddesinde gösterilen itirazın iptali davası olarak açmış, son celse davalının yokluğunda davasının alacak davası olarak görülmesini talep etmesi üzerine mahkemece de dava alacak davası olarak karara bağlanmış, ancak davacı vekilinin bu husustaki beyan ve talebi davalı yana tebliğ edilmemiştir. Davacı taraf davayı ıslah da etmemiştir. Bu durumda, davanın alacak davası olarak görülüp sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2- Kabule göre, davacı ödemesi yapılan faturalar dışında takip dayanağı faturadaki taşıma işini de yaptığını iddia etmiş, davalı ise bu taşımanın yapılmadığını savunmuştur. Bu durumda hizmetin verildiğini ispat külfeti davacıdadır. Davacı tarafından bu faturanın davalıya tebliğ edilmiş olması, mahkemenin kabulünün aksine tek başına hizmetin verildiğinin delili olamaz. Faturaya mülga TTK'nun 23. maddesi gereğince süresi içinde itiraz edilmemesi, sadece faturaya yazılması zorunlu olan unsurların, örneğin malın fiyatı ve adedi gibi hususların kesinleşmesi sonucunu doğurur. Mahkemece, dava konusu faturaya dayalı olarak kısmi ödemeler yapıldığı kabul edilmiş ise de, bu faturaya mahsuben herhangi bir ödeme yapılmadığı taraf beyanları ve bilirkişi raporu ile sabittir.

Bu durumda, davacıya dava konusu faturada bahsi geçen hizmeti verdiğine dair varsa delillerini ibraz etmek, ibraz edilen delilleri değerlendirmek ve neticesine göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/246102700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.