Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15903 E. 2013/319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, başvuru ile davacı markalarının emtia sınıfları aynı veya benzer ise de bizatihi markaların benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.07.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17103 E. 2013/1513 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açılmamış sayılma · haksız rekabet · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davalı ... hakkındaki dava takip edilmediğinden «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar yönünden «haksız rekabetin» tespitine, önlenmesine, uğranılan maddi zararlardan dolayı 150.000 TL, davalıların sağladığı ve sağlayacağı gelirden dolayı 50.000 TL’nın dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline, koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine dair verilen karar, davalılardan ..., ..., ... ve ... vekillerinin temyiz istemi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/410 E. 2012/1015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senetlerine mahsus takip · keşide yeri · takibin kesinleşmesi · bono · taahhütname
Benzer bu kararda2-Davacı, davalı tarafça kendisi hakkında davaya konu «bonoya» dayalı olarak «kambiyo senetlerine mahsus takip» yolu ile icra takibi başlatıldığını ve «takibin kesinleştiğini», takibe konu senedin «keşide yerinin» bulunmaması nedeniyle bono vasfını haiz olmadığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davaya konu senedin iptaline karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senedin «keşide yerinin» bulunmaması nedeniyle «bono» vasfında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile senedin iptaline karar verilmiştir.
Ancak, davaya konu edilen «bono» örneği incelendiğinde üzerinde bononun zorunlu unsurlarından olan keşide yerine ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmaktaysa da, takibe ve davaya konu senedin bono vasfını taşımaması hali bizatihi borçluyu senet içeriğinde «taahhüt» edilen edimin yerine getirilmesi borcundan kurtarmayacağından, alacaklının alacağını tahsiline engel oluşturacak şekilde senedin iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, davaya konu senedin «bono» vasfını haiz olmamasının ancak borçlu davacı hakkındaki icra takip yoluna etki edebileceği göz önüne alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, değinilen şekilde karar verilmesi hatalı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. .../... -2-
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9540 E. 2014/621 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · iş bölümü · protokol · çek · eksik inceleme · teminat · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 29.11.2006 tarihli «protokolün» “özel hükümler başlıklı” «bölümün» 3. maddesinde gösterilen ve takibe de konu olan çeklerin aynı sözleşmenin yine aynı bölümünün 2. maddesinde gösterilen kredilerin ödenmesinin «teminatı» olarak tanzim edilen bir «teminat senedi» mahiyetinde olduğu, bu hususun Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere bizatihi 29.11.2006 tarihli anlaşmanın 3. maddesi bağlamında «kesin» delille ispat edilmiş olduğu, davalının çeklerin teminatının yerine getirilmediğini iddia ve ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne davacın …
Dava, kambiyo senetlerine özgü ilamsız takibe konu «çek» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup, davacının da tanık olarak imzaladığı, 29.11.2006 tarihli «protokolün» 3. maddesinde çeklerin aynı protokolün 2. maddesinde belirtilen kredi borçlarının davalı tarafından ödenmesinin «teminatı» olduğu belirtilmiştir.
Davalı «protokolün» bu hükmünün kendisi tarafından yerine getirildiğini ve borcun ödendiğini savunmuştur.
Mahkemece davalının bu savunması üzerinde durularak kredinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, ödenmiş ise ne miktarda ödendiği buna göre, davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4409 E. 2012/11912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · iltibas
Benzer bu karardaBu durumda, «uyuşmazlık konusu» işaretler arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) maddesi uyarınca, işletmeler arasında bağlantı bulunduğu ihtimalini de içerecek derecede «iltibas» tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekirken, bu hususta yeterli değerlendirmeyi içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15903 E. , 2013/319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 gün ve 2009/43-2010/145 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/07/2012 gün ve 2011/4409-2012/11912 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,davalı şirketin "..." ibaresinin 03.,05.,16.,30.,32. ve 39. sınıf mal ve hizmetlerde marka olarak tescili başvurusuna yaptıkları itirazın ... YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markasının davacıya ait ... ibareli markalara benzer olduğunu, markaların tescilleri kapsamlarındaki mal ve hizmetler de aynı veya benzer olduğundan markalar arasında iltibas bulunduğunu, öte yandan davacının ... ibareli markasının tanınmış marka olup, başvurunun tescili halinde davalının davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve tanınmış markanın itibarının zedeleneceğini ileri sürerek, ... YİDK’nun 2008-M-6494 sayılı kararının iptaline, davalıya ait markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, markaların benzer olmadığını, Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket yetkilisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, başvuru ile davacı markalarının emtia sınıfları aynı veya benzer ise de bizatihi markaların benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 04.07.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245380100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz