Uyuşmazlık konusu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4409 E. 2012/11912 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, başvuru ile davacı markalarının emtia sınıfları aynı veya benzer ise de, bizatihi markaların benzer olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın redine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu başvuru "DOĞAMEL" ibaresinden oluşan kelime markasıdır. Davacının itirazına dayanak markalarının asli unsuru ise "Doğadan" ibaresinden oluşmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu işaretler arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) maddesi uyarınca, işletmeler arasında bağlantı bulunduğu ihtimalini de içerecek derecede iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekirken, bu hususta yeterli değerlendirmeyi içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15731 E. 2016/9593 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, davalı şirketler yönünden ispatlanamayan davanın, davalı ... yönünden «pasif husumetten» davanın redine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/4409 E. , 2012/11912 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/05/2010 tarih ve 2009/43-2010/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalı şirketin "DOĞAMEL" ibaresinin 03.,05.,16.,30.,32. ve 39. sınıf mal ve hizmetlerde marka olarak tescili başvurusuna yaptıkları itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markasının davacıya ait DOĞADAN ibareli markalara benzer olduğunu, markaların tescilleri kapsamlarındaki mal ve hizmetler de aynı veya benzer olduğundan markalar arasında iltibas bulunduğunu, öte yandan davacının DOĞADAN ibareli markasının tanınmış marka olup, başvurunun tescili halinde davalının davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve tanınmış markanın itibarının zedeleneceğini ileri sürerek, TPE YİDK’nun 2008-M-6494 sayılı kararının iptaline, davalıya ait markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların benzer olmadığını.kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket yetkilisi, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, başvuru ile davacı markalarının emtia sınıfları aynı veya benzer ise de, bizatihi markaların benzer olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka tescil başvurusuna yapılan itirazın reddine dair TPE YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın redine karar verilmiştir.
Ancak, dava konusu başvuru "DOĞAMEL" ibaresinden oluşan kelime markasıdır. Davacının itirazına dayanak markalarının asli unsuru ise "Doğadan" ibaresinden oluşmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlık konusu işaretler arasında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-(b) maddesi uyarınca, işletmeler arasında bağlantı bulunduğu ihtimalini de içerecek derecede iltibas tehlikesi bulunduğunun kabulü gerekirken, bu hususta yeterli değerlendirmeyi içermeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061983500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz