6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hekim ile hastane arasındaki sözleşme iş akdi niteliğinde ise görevli mahkeme iş mahkemesidir

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1567 E. 2020/599 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Bir hekim ile sağlık kuruluşu arasındaki ilişkide, hekimin belirli gün ve saatlerde çalışması, emeğini sürekli olarak işveren emrinde arz etmesi, aylık ücret alması ve bağımlılık unsurunun bulunması hâlinde, taraflar arasındaki sözleşme ismi ne olursa olsun iş akdi (hizmet sözleşmesi) niteliğindedir. Ücretin fatura karşılığında ödenmesi bu niteliği değiştirmez. Bu durumda uyuşmazlık iş akdinden kaynaklandığından görevli mahkeme iş mahkemesidir, ticaret mahkemesi değildir.

Ele alınan sorunlar

Hekim-hastane ilişkisinin hukuki niteliği ve görevli mahkeme → ret

İddia: Davalı vekili, davacı hekimin hizmet akdine bağlı olmaksızın 4/b statüsünde serbest çalıştığını, ücret ödemelerinin diğer davacı şirket üzerinden fatura ile yapıldığını, ilişkinin işçi-işveren ilişkisi değil ticari nitelikte olduğunu, bu nedenle görevli ve yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5/1-a maddesine göre TBK'nın hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasındaki iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklara iş mahkemelerinde bakılır. Hekimin tek bir hastanın bakımı için hastaneye geldiği durumlarda hizmet akdi bulunmaz; ancak hekim haftanın belirli gün ve saatlerinde çalışıp hastanenin verdiği işleri ayrım gözetmeksizin yapıyorsa, kısmi süreli çalışsa dahi aralarında hizmet akdi vardır; sözleşmeye verilen ismin bu tespitte değeri yoktur. Somut olayda taraflar arasındaki hekim sözleşmesi incelendiğinde, davacı hekimin hastanede kadrolu fizik ve rehabilitasyon uzmanı olarak hafta içi 09-18, hafta sonu 14'e kadar çalışacağı ve hastaneye gelen hastaları tedavi edeceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Bu durum, sözleşmenin iş akdi niteliğinde olduğunu göstermektedir. Davacının yapacağı iş sayı ile sınırlandırılmaksızın zaman esasına göre aylık ücret karşılığı çalışması, emeğini sürekli olarak davalı emrinde arz etmesi ve bağımlılık unsurunun bulunması nedeniyle taraflar arasındaki sözleşme iş akdi olarak kabul edilmelidir. Ücretler karşılığında fatura düzenlenmesi, hizmet akdine tabi çalışıldığının kabulüne engel teşkil etmez. Uyuşmazlık iş akdinden kaynaklandığından, TBK'ya tabi hizmet akitlerinde de görevli mahkeme iş mahkemeleridir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Hekim-hastane ilişkisinin hizmet akdi mi yoksa ticari ilişki mi olduğunun tespitinde kullanılacak ölçütleri (çalışma saatlerinin belirliliği, bağımlılık unsuru, ücretin zaman esasına göre ödenmesi, fatura düzenlenmesinin etkisizliği) somutlaştırması nedeniyle görev uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Hekim ile hastane arasındaki sözleşme, çalışma saatlerinin belirliliği ve bağımlılık unsuru nedeniyle hizmet akdi niteliğinde ise, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkeme iş mahkemesidir; asliye ticaret mahkemesi değildir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi istisna akdi bağımlılık unsuru görev iş mahkemesi asliye ticaret mahkemesi

Atıf yapılan mevzuat: 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5/1-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1567

KARAR NO 2020/599

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 29/04/2019

NUMARASI 2018/1259 Esas- 2019/519 Karar

DAVA

Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/06/2020

İlk derece mahkemesince verilen görevsizliğe yönelik hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08/01/2018 tarihinden beri davalı hastanede hizmet verdiğini, ödemelerden düzensizlik olduğunu ve alacaklarının olduğunu bu durumu hastanenin başhekimi ile görüştüğünü, noterden ihtarneme çekilerek iş sözleşmesini haklı olarak fesih ettiğini, ödenmeyen Temmuz-Ağustos-Eylül ödemelerin ödenmesini talep etmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek haksız ve sözleşmeye aykırı bir şekilde ödenmeyen alacağın fazlaya ilişkin dava ve talep haklarından saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.100 TL nin 19/09/2018 tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle ödenmesini dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini Özel Sağlık Hizmeti sunucusu olan müvekkilinin bizzat hekimden hizmet satın aldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin bir hekim sözleşmesi olup, sözleşmenin tarafının Dr. ... olduğunu, davacı şirket yönünden aktif husumet yönünden davanın reddi gerektiğini, davalı yanın herhangi bir alacağı olsaydı dahi Dr. ... ile müvekkili şirket arasındaki ilişkinin Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet akdi sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, ... davacı olarak bulunuyor ise de, davaya konu uyuşmazlık yönünden bu davacının bir talebinin bulunmadığı, uyuşmazlığın münhasıran diğer davacının davalı hastanede görev yapıp yapmadığı noktasında toplandığı, davacı ... kendi adına fatura kesemediği için diğer davacıyı aracı kılarak fatura kestiği, bu hali ile dava konusunun ticari nitelikte olmadığı, davaya bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nun 114/1-c, 115/1-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili;davacı ...'ın hizmet akdine bağlı olmaksızın çalışma yaptığını, 4/b statüsünde çalışan şirket ortağı veya serbest çalışan esnaf statüsünde doktorların sağladıkları hizmet karşılığında faturayı ortağı/yetkilisi oldukları şirket üzerinden ya da serbest meslek makbuzu şeklinde düzenleyebildiklerini, davacının bordrolu çalışmayan bir doktor olduğundan ücret ödemelerinin diğer davacı şirkete yapıldığını,ilişkinin işçi işveren ilişkisi değil, ticari bir ilişki olduğundan görevli ve yetkili mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

7036 sayılı İMKnun 5/1-a maddesine göre: " 6098 sayılı TBKnun 2. Kısmının 6.Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinde bakılır. "Hekim ; tek bir hastanın bakımı ve sadece bu iş için hastaneye gelen bir kişi ise, arada hizmet akdi yoktur. Ancak doktor, haftanın belli gün ve saatlerinde çalışırken, hastanenin verdiği işleri ayrım gözetmeksizin yapıyor ise, arada artık istisna akdi yoktur. Ve kısmi sürelerle çalışsa dahi bu doktor ile hastane arasında hizmet akdi vardır. Tarafların aralarında yaptıkları iş sözleşmesine verdikleri isminde bir değeri yoktur.(Sarper Süzek-Hizmet Akdi ) Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 9.HD nin 12.4.2016 tarih 2016/6326 esas 2016/9152 sayılı ilamında"davalı hastane tarafından hekimlik hizmetinin ....Ltd.

Şti.'den fatura karşılığı alındığı, bu nedenle taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup, davanın görevli asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir.Davacının, yapacağı iş sayı ile sınırlandırılmaksızın zaman esasına göre aylık ücret karşılığı verilmiş olup, bunun yanında davacının emeğini sürekli olarak davalı emrinde arz etmesi, aylık ücret alması, davacı ile davalı arasında çalışmasında bağımlılık unsurunun bulunması hususları oluştuğundan, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin iş akdi olarak kabulü gerekmektedir. Davacının aldığı ücretler karşılığında fatura düzenlenmesi davacının hizmet akdine tabii çalıştığının kabulüne engel teşkil etmeyecektir.

Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek sonuca gidilmesi gerekir. Yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi hatalıdır."denilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında imzalanan hekim sözleşmesinin incelenmesinde ; konusunun Dr....'ın .... Hastanesin de ; kadrolu fizik ve rehabilitasyon uzmanı olarak hizmet karşılığı gelir paylaşımına dayalı çalışma esaslarını ve şartlarını belirlemek amacıyla imzalandığı ,davacı hekimin hafta içi her gün 09 ila 18 ,hafta sonu ise saat 14:e kadar çalışacağı ,hekimin hastaneye gelen hastaları tedavi edeceği kararlaştırılmıştır. Bu duruma göre taraflar arasında ki sözleşmenin iş akdi niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık iş akdinden kaynaklandığından TBK ya tabii olan hizmet akitlerinde de görevli mahkeme iş mahkemeleri olduğundan görevsizliğe ilişkin hükümde isabetsizlik yoktur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10,- TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile, HMK.'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 17/06/2020

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/245052 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.