Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15431 E. 2013/340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
can sigortası↗ mal sigortası↗ makine kırılması sigortası↗ sigorta ettiren↗ sorumluluk sigortası↗ kusur oranı↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ ek prim↗ tazminat davası↗ rücu↗ temerrüt faizi↗ kusur↗ eksik inceleme↗ dahili dava↗ temerrüt↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından maden sahasında kullanılan sigortalı makinenin kış gelmesi nedeniyle uzun bir süre açık alanda korumasız olarak bırakılması ve bu süre içinde makinenin kimliği belirsiz kişilerce kasten yakılması sonucu hasarlandığı, TTK’nun 1293. maddesi gereğince davacının %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 61.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 1263/1. maddesinde sigorta sözleşmesi şu şekilde tanımlanmaktadır: “Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” Yapılan bu tanımlamaya göre Türk Ticaret Kanunu’nda iki tür sigorta düzenlenmiş olup, bunlar mal sigortaları ve can sigortalarıdır. Mal sigortaları ise somut aktif değer sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Dava konusu sigorta sözleşmesi ise mal sigortalarından somut aktif değer sigortaları içinde yer almaktadır. Zira somut aktif değer sigortalarında para ile ölçülebilen bir menfaatin zarar görmesi halinde sigorta şirketi tarafından zararın karşılanması amaçlanmaktadır. TTK’nun 1278. maddesinde belirtildiği üzere somut aktif değer sigortalarında, sigorta sözleşmesinde aksine bir düzenleme olmadığı sürece sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul olduğu kimselerin kusurlarından doğan hasarları da tazmin ile mükellef olup, bu kişilerin kusurlarından dolayı tazminattan indirim yapılamaz. Ancak hiçbir durumda sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya sözleşmede aksi düzenlenmediği sürece sigorta edilen malın ayıbından doğan zararları tazmine mecbur değildir. Gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ve gerekse 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda somut aktif değer sigortalarının neler olduğu ve ilkelerinin ne olduğu açıkça düzenlenmemiştir. Dolayısı ile dava konusu makine kırılması sigorta sözleşmesi gibi somut aktif değer sigortalarında sigorta sözleşmesine konu teminatın kapsamı, istisna edilen haller, rizikonun meydana gelmesi halinde izlenecek yol, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar ... Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Genel Şartlara göre belirlenmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelindiğinde, yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere en yakın yerleşim yerine 13 km mesafede olan davacıya ait maden işletmesinde kullanılmakta olan ekskavatörün, davalı tarafından makine kırılması sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınmış iken mevsim şartları nedeniyle madende çalışmanın mümkün olmadığı Aralık ayı ile Haziran ayı arasında her hangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın başıboş bırakıldığı ve bu süre içinde meydana gelen yangın nedeniyle hasarlandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık rizikonun poliçe teminatına dahil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının ekskavatörü 6 aydan fazla bir süre dağ başında başıboş bırakması nedeniyle TTK’nun 1292/son maddesi gereğince meydana gelen zarardan dolayı %50 müterafik kusurlu sayılarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, TTK’nun 1278. maddesi gereğince tazminatın belirlenmesinde davacının kusur oranının dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, rizikonun meydana gelmesinden sonra sigorta ettiren tarafından zararın artmasını engelleyici tedbirlerin alınmaması nedeniyle tazminattan indirim yapılmayı gerektiren ve dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmayan TTK.'nun 1293/son yollamasıyla aynı yasanın 1292/son maddesinin uygulanması doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davaya konu ekskavatörün uzun süreli başıboş bırakılmasının poliçe özel ve genel şartlarında teminat dışı olduğuna ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı göz önüne alınarak davanın özelliği itibariyle bir tazminat davası olması nedeniyle BK.'nun 42. ve 43. maddeleri de dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11155 E. 2013/15494 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… kişilerce kasten yakılması sonucu hasarlandığı, TTK’nun 1293. maddesi gereğince davacının %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 61.500,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kişilerce kasten yakılması sonucu hasarlandığı, TTK’nın 1293. maddesi gereğince davacının %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 61.500,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.01.2013 günlü ilamıyla davalı vekilinin tüm temyiz i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2057 E. 2018/3851 K.
Ortak:makine kırılması sigortası · teminat kapsamı · temerrüt · teminat
İncelediğiniz karardaDolayısı ile dava konusu «makine kırılması sigorta sözleşmesi» gibi somut aktif değer sigortalarında sigorta sözleşmesine konu «teminatın kapsamı», istisna edilen haller, «rizikonun» meydana gelmesi halinde izlenecek yol, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, «prim» ödemesi, «rücu» durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar ...
… yazılı özetten de anlaşılacağı üzere en yakın yerleşim yerine 13 km mesafede olan davacıya ait maden işletmesinde kullanılmakta olan ekskavatörün, davalı tarafından «makine kırılması sigorta sözleşmesi» ile «teminat» altına alınmış iken mevsim şartları nedeniyle madende çalışmanın mümkün olmadığı Aralık ayı ile Haziran ayı arasında her hangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın baş …
… kişilerce kasten yakılması sonucu hasarlandığı, TTK’nun 1293. maddesi gereğince davacının %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 61.500,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca mülkiyeti davacıya ait olan ekskavatörün davalı ... şirketinde «makina kırılması sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, «hasar» tarihi itibariyle hasarın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda hasar miktarının 15.161,30 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.161,30 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · yargılama giderleri · olumsuz oy · ihtarname · sigorta poliçesi · hasar · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca mülkiyeti davacıya ait olan ekskavatörün davalı ... şirketinde «makina kırılması sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, «hasar» tarihi itibariyle hasarın poliçe «teminatı kapsamında» olduğu, benimsenen bilirkişi kurulu raporunda hasar miktarının 15.161,30 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.161,30 TL tazminatın «temerrüt tarihi» olan 01.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece noter «ihtarname» gideri olan 87,30 TL’nin de «yargılama giderlerinden» sayılarak tahsili yönünde hüküm kurulması gerekirken bu konuda olumlu «olumsuz» bir değerlendirme yapılmamış olması doğru olamayıp hükmün bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10416 E. 2015/7173 K.
Ortak:can sigortası · mal sigortası · sorumluluk sigortası · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko · ek prim · rücu
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 1263/1. maddesinde «sigorta sözleşmesi» şu şekilde tanımlanmaktadır: “Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir «prim» karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir «rizikonun») meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” Yapılan bu tanımlamaya göre Türk Ticaret Kanunu’nda iki tür sigorta düzenlenmiş olup, bunlar «mal sigortaları» ve «can sigortalarıdır».
Dolayısı ile dava konusu «makine kırılması sigorta sözleşmesi» gibi somut aktif değer sigortalarında sigorta sözleşmesine konu «teminatın kapsamı», istisna edilen haller, «rizikonun» meydana gelmesi halinde izlenecek yol, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, «prim» ödemesi, «rücu» durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar ...
Dava konusu «sigorta sözleşmesi» ise «mal sigortalarından» somut aktif değer sigortaları içinde yer almaktadır.
Benzer bu karardaDolayısı ile dava konusu elektronik cihaz «sigorta sözleşmesi» gibi somut aktif değer sigortalarında sigorta sözleşmesine konu «teminatın kapsamı», istisna edilen haller, «rizikonun» meydana gelmesi halinde izlenecek yol, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, «prim» ödemesi, «rücu» durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Genel Şartlara göre belirlenmektedir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 1263/1. maddesine göre sigorta, bir akittir ki, bununla sigortacı bir «prim» karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir «rizikonun») meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolay …
Yapılan bu tanımlamaya göre Türk Ticaret Kanunu’nda iki tür sigorta düzenlenmiş olup, bunlar «mal sigortaları» ve «can sigortalarıdır».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · garanti kapsamı · gerçek zarar · muafiyet · mükerrerlik · garantörlük · yargılama gideri · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaOysa, sigorta şirketi «rizikonun» meydana gelmesi ile «sigorta sözleşmesinin» genel ve özel şartları dahilinde «gerçek zararı» ödemekle yükümlü olup, davaya konu «sigorta poliçesi» özel şartlarında valf ve tüplerin Munich-re 502 klozu çerçevesinde «teminata» «dahil» edildiği yazılmış, ancak bu klozun ne anlama geldiği ve neyi kapsadığı hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklanmamış olup, mahkemece, oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden veya aynı heyetten ek bir rapor almak suretiyle anılan klozun ne anlama geldiğinin belirlenerek buna göre hasarlanan ... tüpü nedeniyle «amortisman», kıymet artışı, sovdaj ve «muafiyet» durumlar gözönüne alınıp üretici firmanın vermiş olduğu «garanti» süresinden bağımsız olarak davacının ödemesi gereken gerçek zarar miktarının belirlenmesi ve daha sonra üretici firma tarafından tomografi cihazına takılan yeni ... tüpünün gerçek değerine göre davalıya nedensiz zenginleşme oluşturacak şekilde bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının «hasar» miktarının üretici firma tarafından «garanti kapsamında» karşılandığı, dolayısı ile davalının zararının kalmadığı, bu nedenle davalının davacıdan tahsil etmiş olduğu 82.743,75 USD yönünden nedensiz zenginleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan bedelin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, elektronik cihaz «sigorta sözleşmesi» nedeniyle sigorta şirketi tarafından sigortalıya «hasar» bedelinin «mükerrer» ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin açmış olduğu önceki davadaki «yargılama giderlerine» ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15431 E. , 2013/340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/07/2011 tarih ve 2010/192-2011/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından makine kırılma sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan müvekkiline ait ekskavatörün nedeni belirsiz olarak çıkan yangın sonucu hasarlandığını, talep edilmesine rağmen hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 150.000,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı makinenin uzun süre korumasız olarak bırakıldığını, bunun ağır kusur olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından maden sahasında kullanılan sigortalı makinenin kış gelmesi nedeniyle uzun bir süre açık alanda korumasız olarak bırakılması ve bu süre içinde makinenin kimliği belirsiz kişilerce kasten yakılması sonucu hasarlandığı, TTK’nun 1293. maddesi gereğince davacının %50 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 61.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 1263/1. maddesinde sigorta sözleşmesi şu şekilde tanımlanmaktadır: “Sigorta bir akittir ki, bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli bir takım hadiseler dolayısıyla bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” Yapılan bu tanımlamaya göre Türk Ticaret Kanunu’nda iki tür sigorta düzenlenmiş olup, bunlar mal sigortaları ve can sigortalarıdır. Mal sigortaları ise somut aktif değer sigortaları ve sorumluluk sigortaları şeklinde ikiye ayrılmaktadır.
Dava konusu sigorta sözleşmesi ise mal sigortalarından somut aktif değer sigortaları içinde yer almaktadır. Zira somut aktif değer sigortalarında para ile ölçülebilen bir menfaatin zarar görmesi halinde sigorta şirketi tarafından zararın karşılanması amaçlanmaktadır. TTK’nun 1278. maddesinde belirtildiği üzere somut aktif değer sigortalarında, sigorta sözleşmesinde aksine bir düzenleme olmadığı sürece sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul olduğu kimselerin kusurlarından doğan hasarları da tazmin ile mükellef olup, bu kişilerin kusurlarından dolayı tazminattan indirim yapılamaz. Ancak hiçbir durumda sigortacı sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya sözleşmede aksi düzenlenmediği sürece sigorta edilen malın ayıbından doğan zararları tazmine mecbur değildir.
Gerek dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ve gerekse 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda somut aktif değer sigortalarının neler olduğu ve ilkelerinin ne olduğu açıkça düzenlenmemiştir. Dolayısı ile dava konusu makine kırılması sigorta sözleşmesi gibi somut aktif değer sigortalarında sigorta sözleşmesine konu teminatın kapsamı, istisna edilen haller, rizikonun meydana gelmesi halinde izlenecek yol, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını içeren koşullar ... Müsteşarlığı tarafından hazırlanan Genel Şartlara göre belirlenmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelindiğinde, yukarıda yazılı özetten de anlaşılacağı üzere en yakın yerleşim yerine 13 km mesafede olan davacıya ait maden işletmesinde kullanılmakta olan ekskavatörün, davalı tarafından makine kırılması sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınmış iken mevsim şartları nedeniyle madende çalışmanın mümkün olmadığı Aralık ayı ile Haziran ayı arasında her hangi bir güvenlik önlemi alınmaksızın başıboş bırakıldığı ve bu süre içinde meydana gelen yangın nedeniyle hasarlandığı konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık rizikonun poliçe teminatına dahil olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece, davacının ekskavatörü 6 aydan fazla bir süre dağ başında başıboş bırakması nedeniyle TTK’nun 1292/son maddesi gereğince meydana gelen zarardan dolayı %50 müterafik kusurlu sayılarak yazılı şekilde karar verilmiş ise de, TTK’nun 1278. maddesi gereğince tazminatın belirlenmesinde davacının kusur oranının dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, rizikonun meydana gelmesinden sonra sigorta ettiren tarafından zararın artmasını engelleyici tedbirlerin alınmaması nedeniyle tazminattan indirim yapılmayı gerektiren ve dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmayan TTK.'nun 1293/son yollamasıyla aynı yasanın 1292/son maddesinin uygulanması doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davaya konu ekskavatörün uzun süreli başıboş bırakılmasının poliçe özel ve genel şartlarında teminat dışı olduğuna ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı göz önüne alınarak davanın özelliği itibariyle bir tazminat davası olması nedeniyle BK.'nun 42. ve 43. maddeleri de dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.287,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/244630500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz