İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10810 E. 2013/172 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ müteselsil kefil↗ ipotek↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince müteselsil kefil ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın teminat altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görülmediği gerekçesiyle, mahkemenin 2012/165 Değişik İş Esas, 2012/165 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağının iflâs veya haciz yoluyla takip edebilir. Kefillerin sorumluluğu BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir. Dolayısıyla, alacaklının kefile veya kefillere yönelik olarak ihtiyati haciz talep etmesine engel bir durum bulunmamaktadır.
Somut olayda asıl borçluya yönelik bir istem yoktur. Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve kefil davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun teminatı için ipotek verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4913 E. 2015/6292 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaSomut olayda taşınmazın sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak, «kefil» yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B.'ya «hesap kat ihtarnamesi» gönderdiği, ihtarnamenin ilgililere tebliğ edildiği, «ipotek» belgesinde alacağa karşılık «teminat» gösterilen taşınmazın bedelinin 30.000,00 TL olarak belirtildiği, İİK'nun «257». maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
O..'ın ise, bu kredinin müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» olduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak talep dışı S.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · lehdar · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil sorumluluk · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaB.'ya «hesap kat ihtarnamesi» gönderdiği, ihtarnamenin ilgililere tebliğ edildiği, «ipotek» belgesinde alacağa karşılık «teminat» gösterilen taşınmazın bedelinin 30.000,00 TL olarak belirtildiği, İİK'nun «257». maddesi gereğince alacak rehinle temin edildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
B.'nun kendisine ait taşınmazı üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu ve «müteselsil sorumlulardan» istenmesine rağmen borcun ödenmediği hususları uyuşmazlık dışıdır.
B.. ve «müşterek borçlu müteselsil kefiller» E..
2) Talep, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, alacaklı Bankanın, 29/07/2013 tarihli «kredi sözleşmesi» uyarınca borçlu M..
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15586 E. 2012/18881 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talepte bulunanın alacağının «ipotekle» «teminat» altına alınmış olduğu, ipotek miktarının tüm alacağı karşılamayacağı, tahsilatın gecikebileceği ve karşı tarafın «mal kaçırma» hazırlığı içinde oldukları iddialarının talep eden tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Şti'ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak asıl borçlunun taşınmazı üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen borcun ödenmediği, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları uyuşmazlık dış …
Çekişme, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» bakımından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mal kaçırma · lehdar · kredi sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu karardaŞti'ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak asıl borçlunun taşınmazı üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen borcun ödenmediği, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları uyuşmazlık dış …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, talepte bulunanın alacağının «ipotekle» «teminat» altına alınmış olduğu, ipotek miktarının tüm alacağı karşılamayacağı, tahsilatın gecikebileceği ve karşı tarafın «mal kaçırma» hazırlığı içinde oldukları iddialarının talep eden tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle, şartları oluşmayan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı bankanın, Genel «kredi sözleşmeleri» uyarınca talep dışı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6967 E. 2012/10155 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, talep konusu alacağın, gemi «ipotekleri» ile «teminat» altına alınmış bulunduğu, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile alacağın tahsil edilebileceği, asıl borçlunun ipoteği varken ve bu şekilde tahsilat yapılabilecekken, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» bakımından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
A.Ş.’ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden .... ile talep dışı borçlu Denizsan Gemi İşletmeciliği ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipoteğin paraya çevrilmesi · lehdar · i̇i̇k 257 · uyuşmazlık konusu · iflas · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, talep konusu alacağın, gemi «ipotekleri» ile «teminat» altına alınmış bulunduğu, «ipoteğin paraya çevrilmesi» yolu ile alacağın tahsil edilebileceği, asıl borçlunun ipoteği varken ve bu şekilde tahsilat yapılabilecekken, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» aleyhine «ihtiyati haciz» talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı bankanın, «kredi sözleşmesi» uyarınca istem dışı Denizsan Gemi İşletmeciliği ve Tic.
A.Ş.’ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden .... ile talep dışı borçlu Denizsan Gemi İşletmeciliği ve Tic.
A.Ş.'ne ait gemiler üzerinde «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin karşı taraf kefillerden istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, «ihtiyati haciz» isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5534 E. 2011/5860 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...’nun taşınmazının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak, «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmek gerekirken istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Alacaklı bankanın, Genel «kredi sözleşmeleri» uyarınca dava dışı Genç Madencilik Orman Ür.Ltd.Şti’ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğu, ayrıca anılan kredi sözleşmesinin «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ...’nun taşınmazı üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen borcun ödenmediği, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları uyuşmazlık dış …
Çekişme, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» bakımından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · iflas · kredi sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, talebe konu sözleşme «genel kredi sözleşmesi» olup alacağın «ipotekle» temin edilmiş olduğu, talebin İİK’nun «257». maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Alacaklı bankanın, Genel «kredi sözleşmeleri» uyarınca dava dışı Genç Madencilik Orman Ür.Ltd.Şti’ne kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olduğu, ayrıca anılan kredi sözleşmesinin «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ...’nun taşınmazı üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen borcun ödenmediği, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları uyuşmazlık dış …
İİK’nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak, rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağının «iflas» veya «haciz» yoluyla takip edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3278 E. 2011/3411 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaAlacaklı bankanın, 03.03.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesi» uyarınca istem dışı Haydar Sancak'a kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan kredi sözleşmesinin «teminatı» olarak asıl borçlunun taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu şirket «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir.
Çekişme, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» bakımından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından Haydar Sancak'a kullandırılan kredi için «rehin» ve «ipotek» alındığından «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek akit tablosu · lehdar · i̇i̇k 257 · rehin · kefalet · genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · iflas
Benzer bu karardaAlacaklı bankanın, 03.03.2005 tarihli «genel kredi sözleşmesi» uyarınca istem dışı Haydar Sancak'a kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan kredi sözleşmesinin «teminatı» olarak asıl borçlunun taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu şirket «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir.
Bu durum karşısında mahkemece tapudan «ipotek akit tablosu» getirtilip ipotek ve rehinin aleyhine «haciz» istenen kefillerin «kefalet» borcu için verilip verilmediği belirlenerek ipotek kefalet için verilmiş ise «rehin» tutarı kadar olan alacak için alacaklının önce rehne müracaat etmesi gerektiği, ipotek şayet borçlu lehine verilmiş ise bunun BK'nun 487. maddesi gereğince «kefile» başvuruyu engellemeyeceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı tarafından Haydar Sancak'a kullandırılan kredi için «rehin» ve «ipotek» alındığından «ihtiyati haciz» kararı verilemeyeceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3292 E. 2011/3633 K.
Ortak:borcun ifası · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir.
Benzer bu karardaAlacaklı bankanın, 18.08.2005 tarihli Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi uyarınca istem dışı .....’a kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ... ve ... ile kredi borçlusunun taşınmazı, yine kredi borçlusunun biçerdöveri üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir.
Çekişme, müşterek borçlu ve «müteselsil kefiller» bakımından «ihtiyati haciz» kararı verilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Bu durum karşısında, müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ... ve ... ile kredi borçlusunun taşınmazıyla kredi borçlusunun biçerdöveri sadece kredi «lehdarı» asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» edildiği dikkate alınarak, «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:lehdar · rehin · uyuşmazlık konusu · iflas · kredi sözleşmesi · dahili dava
Benzer bu karardaAlacaklı bankanın, 18.08.2005 tarihli Tarımsal Krediler Genel Sözleşmesi uyarınca istem dışı .....’a kredi kullandırdığı, aleyhine «ihtiyati haciz» talep edilenlerin bu kredinin müşterek borçlusu ve müteselsil kefilleri bulunduğu, ayrıca anılan «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak müşterek borçlu ve müteselsil kefillerden ... ve ... ile kredi borçlusunun taşınmazı, yine kredi borçlusunun biçerdöveri üzerine «ipotek» tesis edildiği, hesabın kat edilerek borcun ödenmesinin kredi «lehdarı» borçlu «dahil» tüm sorumlulardan istenmesine rağmen bir ödeme yapılmadığı, ihtiyati haciz isteminin müşterek borçlu ve müteselsil kefillere yönelik bulunduğu hususları «uyuşmazlık konusu» olmadığı gibi dosya kapsamıyla da sabittir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «ipotek» ve «rehin» ile temin olunan alacak için «ihtiyati haciz» istenemeyeceği gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Ancak, rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağının «iflas» veya «haciz» yoluyla takip edebilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14902 E. 2013/21047 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · teminat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince «müteselsil kefil» ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın «teminat» altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görü …
Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve «kefil» davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun «teminatı» için «ipotek» verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken «ihtiyati haciz» kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dolayısıyla, alacaklının «kefile» veya kefillere yönelik olarak «ihtiyati haciz» talep etmesine engel bir durum bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından İİK’nın «257». maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Öte yandan aleyhine «ihtiyati haciz» istenen ..., «kefalet» borcunun «teminatı» olarak değil, asıl borcun teminatı olarak «ipotek» vermiş olup, aynı zamanda ipotek resmi senedinde «ipotek limiti» ölçüsünde vermiş olduğu kefalet de geçerlidir.
1- Talep, «genel kredi sözleşmesinin» müteselsil kefilleri ile talep dışı asıl borçlunun borçları için «ipotek» veren ...’a yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · hesap kat · i̇i̇k 257 · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen karşı tarafa «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek «temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nın «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
1- Talep, «genel kredi sözleşmesinin» müteselsil kefilleri ile talep dışı asıl borçlunun borçları için «ipotek» veren ...’a yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Öte yandan aleyhine «ihtiyati haciz» istenen ..., «kefalet» borcunun «teminatı» olarak değil, asıl borcun teminatı olarak «ipotek» vermiş olup, aynı zamanda ipotek resmi senedinde «ipotek limiti» ölçüsünde vermiş olduğu kefalet de geçerlidir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından İİK’nın «257». maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10810 E. , 2013/172 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 tarih ve 2012/165-2012/165 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, mahkemece davalı alacaklının alacağının vadesinin geldiği ve alacak için bir rehinin bulunmadığı gerekçesiyle İİK'nun 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verdiğini ancak alacağın ipotek ile teminat altına alındığını hatta ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte bulunduğunu ve ipotek altına alınan gayrimenkulün değerinin alacak miktarından fazla olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında düzenlenen sözleşme uyarınca şirkete kredi tahsis edildiğini ve ihtiyati hacze itiraz edenlerin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, kredi borcunun rehinle teminat altına alınmış olsa bile BK.'nun 487. maddesi uyarınca müteselsil kefil aleyhine takip yapılabileceğini, müteselsil kefilin vermiş olduğu ipoteğin ancak kendi kefalet borcunu da teminat aldığı durumda ilamsız takip yapılamayacağını savunarak, talebin reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, BK.'nun 487. maddesi gereğince müteselsil kefil ve müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlulara asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde çevirmeden evvel takip yapılması ve müracaat edilmesinin mümkün olduğu, alacaklının kefiller hakkında takibata geçmeden önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığı, borç miktarına ve rehinli taşınmaz değerine göre alacağın teminat altında olduğu, bu belirliliğe rağmen itiraz eden borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve başka taşınmazlarına ve hatta iş yerine bu karara dayanılarak haciz konulmasının MK.'nun 2. maddesine ve BK.'nun 487.maddesi amacına uygun görülmediği gerekçesiyle, mahkemenin 2012/165 Değişik İş Esas, 2012/165 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağının iflâs veya haciz yoluyla takip edebilir. Kefillerin sorumluluğu BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmıştır. Anılan düzenlemeye göre kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirmeden evvel kefil aleyhinde takip yapabilecektir. Dolayısıyla, alacaklının kefile veya kefillere yönelik olarak ihtiyati haciz talep etmesine engel bir durum bulunmamaktadır.
Somut olayda asıl borçluya yönelik bir istem yoktur. Bu durum karşısında, asıl borçlunun ve kefil davalı ...'ın taşınmazlarının sadece asıl borçlunun sorumluluğunun teminatı için ipotek verildiği dikkate alınarak ve sonucuna göre karar verilmek gerekirken ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, 08/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/244589700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz