6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çalıntı çekte bankanın ağır kusuru ve menfi tespitte aktif husumet yokluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1788 E. 2022/46 K. · · İlk derece: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: Menfi Tespit mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

TTK 792 uyarınca çekin rıza dışı elden çıkması halinde, yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür; ispat yükü rıza dışı elden çıktığını ileri süren hamildedir. Muhatap bankaya ödeme yasağı bildirildikten sonra çeki iktisap eden bankanın gerekli araştırmayı yapmaması ağır kusur oluşturur. Ancak menfi tespit davası, ancak çekle ilgili sıfatı bulunan ve kendisine yönelik icra takibi bulunan kişi tarafından açılabilir; çekte sıfatı olmayan ve icra takibine muhatap olmayan davacının aktif dava ehliyeti yoktur. İmzaların istiklali prensibi nedeniyle keşideci ve lehtarın kendi imzalarının sıhhatine ilişkin iddiaları bulunmadıkça, sonraki hamilin elinden rıza dışı çıktığı iddiasına dayanarak menfi tespit davası açamazlar. Kötüniyet tazminatı ancak haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatılmış olması halinde talep edilebilir; icra takibi bulunmadan kötüniyet tazminatına hükmedilemez.

Ele alınan sorunlar

Çekin rıza dışı elden çıkması ve davalının çeki iktisabında ağır kusuru → kabul

İddia: Davalı vekili, çeki teminat olarak alırken gerekli araştırmayı yaptığını, çekin teslim alındığı tarihte herhangi bir kısıtlama bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 792. maddeye göre çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmışsa, çeki eline geçiren yeni hamil ancak kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde çeki geri vermekle yükümlüdür; davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur, davalının çekin rıza dışı elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. İspat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya aittir ve davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekir. Somut olayda çek, davacı ...A.Ş.'ye ticari ilişki kapsamında teslim edildikten sonra bu şirketin iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde elinden rızası dışında çıkmıştır. Aynı çekle ilgili ceza dava dosyasında bazı ciranta yetkilileri hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, ciro işlemlerini yapan kişiler çekin kimden alındığına açıklık getirememişlerdir. Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün olan TTK 818. maddede rehin cirosuna ilişkin TTK 689. maddeye atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Çekin muhatabı bankaya ödeme yasağı kararı çekin davalı bankaca alınmasından önceki bir tarihte bildirilmiş olup, davalı banka çeki aldığı tarihte gerekli araştırmayı yapmış olsaydı bu durumdan haberdar olması mümkünken araştırma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek ağır kusurlu hareket etmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Menfi tespit davasında aktif dava (husumet) ehliyeti - çekle ilgili sıfatı bulunmayan ve icra takibine muhatap olmayan davacılar → kabul

Gerekçe: Dava konusu çekte davacı ...A.Ş.'nin herhangi bir sıfatı bulunmadığı gibi, çeke dayalı olarak icra takibi de yapılmamıştır; bu itibarla menfi tespit davasında davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerekir. Ayrıca, çek keşidecisi ve lehtar olan davacıların imzalarının sıhhati ile ilgili bir iddiaları bulunmamaktadır; imzaların istiklali prensibi gereğince çek borçlularının yetkili hamile karşı sorumlulukları birbirlerinden bağımsız olduğundan, çekin kendisinden sonraki hamilin elinden rızası dışında çıktığı iddiası bu davacılar tarafından dinlenmez; bu davacılar yönünden de dava aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddedilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kötüniyet tazminatı talebinin koşullarının oluşup oluşmadığı → kabul

İddia: Davalı vekili, bilirkişinin kötüniyetli olduğu zannına dayanarak kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatılmış olması gerekmekte olup, somut olayda davalı banka tarafından icra takibi başlatılmadığından tazminat şartları oluşmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Çalıntı/rıza dışı elden çıkan çekte hamilin ağır kusuru değerlendirmesi ile çekte sıfatı bulunmayan ve icra takibine muhatap olmayan kişilerin menfi tespit davasında aktif dava ehliyetinin bulunmadığına, imzaların istiklali prensibi gereği çek borçlularının bağımsız sorumluluğuna ve icra takibi bulunmadan kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğine ilişkin tespitler bakımından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Menfi tespit davasında davacının aktif dava ehliyetinin (husumet) bulunması, çekle ilgili sıfatının olması ve kendisine yönelik icra takibi başlatılmış olması gerekir; bu şartlar oluşmadan açılan menfi tespit davası aktif husumet yokluğundan reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit istirdat rıza dışı elden çıkma ağır kusur kötüniyetle iktisap aktif dava ehliyeti husumet imzaların istiklali prensibi rehin cirosu kötüniyet tazminatı ciro

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — 6102 sayılı yasa 7926102 sayılı yasa 8186102 sayılı yasa 689 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1788

KARAR NO 2022/46

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/06/2019

NUMARASI 2013/7 Esas 2019/622 Karar

DAVA

İstirdat -Menfi Tespit

İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/01/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacılardan ...AŞ.'nin Niğde Organize Sanayi bölgesinde bulunan şirket merkezindeki muhasebe bürosu içindeki çelik kasanın kırılarak, içindeki çeklerin çalındığını, davaya konu çek de dahil olmak üzere Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/372 Esas sayılı dosyasında çalınan çeklerin iptali için, dava açılarak ödeme yasağı kararı alındığını, Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/4500 soruşturma numaralı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, davaya konu muhatabı ... Bankası A.Ş. Konya Şubesi keşidecisi ..., lehtarı ... Ltd. Şti. seri numarası ..., keşide tarihi 05/09/2012 miktarı 75.000-TL olan çekin müvekkili ... AŞ.den çalındıktan sonra varlığı şüpheli ... Ltd Şti isimli şirket tarafından davalı bankaya ibraz edildiğini, bankaca Niğde 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ödeme yasağı kararı nedeniyle çekin yazıldığını, davalı ... A.Ş. nin dava konusu çekin çalıntı olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiği halde kontrol görevini gereği gibi yerine getirmeyerek ağır kusurlu şekilde çeki iktisap ettiğini belirterek davacı müvekkillerinin davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespitine, davaya konu çekin yetkili hamil ... AŞ.ye iadesine ve istirdadına, çek bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava konusu çekin davalı bankanın Bağcılar Şubesi'ne kredi müşterisi ... Ltd. Şti tarafından kullanılan kredilerin teminatı olarak teslim edildiğini, çekin teslim alınırken muhatabı olan bankadan sorgulandığını, herhangi bir olumsuzluğunun bulunmadığı bilgisinin alındığını, 05/09/2012 tarihinde çekin takasa ibraz edildiğinde ödeme yasağı bilgisinin alındığını, 23/07/2012 tarihinde olumsuz bilgi verilmediğinden müvekkili banka hakkındaki iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacılara yöneltilen icra takibi ve dava olmadığını, bu nedenle davanın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı ... AŞ.'nin davaya konu çeki aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davacı lehdar ... Ltd Şti.nden aldığı ve yasal hamil olduğu, davalı bankanın ise davaya konu çeki dava dışı ... Ltd. Şti.ne kullandırdığı kredinin teminatı olarak 23/07/2012 tarihinde kabul ettiği, bu nedenle son hamil olduğu, davalı bankanın elinde bulunan kredi sözleşmelerinin ... Ltd. Şti. adına ... tarafından imzalandığı, şirket hisselerinin çek ibraz edilmeden önce 09/07/2012 tarihinde ... tarafından ...'a devir edildiği, hisse devir tarihi olan 09/07/2012 ile şirket merkezinin Ankara'ya taşındığı 25/07/2012 tarihleri arasında çekin davalı bankaya 23/07/2012 tarihinde ortak olmayan ... tarafından teminat olarak verildiği, gerçek şirket ortağı ...ç'un kredi sözleşmesini bundan sonra 02/08/2012 tarihinde imzaladığı, yapılan bu hileli işlemler nedeniyle çek cirantası olarak görünen kredi borçlularının çekin çalıntı olduğunu bildikleri, Niğde 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ödeme yasağı kararının çekin muhatabı olan ... Bankası Konya Şubesine 04/07/2012 tarihinde bildirildiği, davalı bankanın 23/07/2012 tarihinde çeki araştırması halinde çekin çalıntı olup, ödeme yasağı kararını öğrenmemiş olmasının mümkün olmadığı, böylece davalı bankanın araştırma yükümlülüğünü ağır kusuruyla ihlal ettiği, davalının ağır kusuruyla çalıntı çeki kabul edip davacıların zararına sebebiyet verdiği, kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 oranındaki kötüniyet tazminatının davacılara ödenmesine, çekin davacılardan ...A.Ş.'ye istirdadına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bahse konu çekin kredilerin teminatı olarak teslim alındığını, müvekkili bankanın çeki alırken gerekli araştırmayı yaptığını ve çekle ilgili herhangi bir olumsuzluk bulunmadığı bilgisinin alındığını, çekin müvekkiline teminat olarak verildiği 23/07/2012 tarihinde çekle ilgili herhangi bir kısıtlama bulunmadığını, müvekkilinin bahse konu durumdan çekin takasa ibrazı ile haberdar olduğunu, bilirkişinin müvekkilinin kötüniyetli olduğu zannına dayalı olarak mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, rıza dışı elden çıkan çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çekin istirdadı istemine ilişkindir. ... Bankası A.Ş. Konya Şubesine ait, davacılardan ...'in keşidecisi, davacılardan ... Ltd. Şti.'nin lehtarı olduğu, 05/09/2012 tarihli ve 75.000-TL miktarlı çekin davacı ...A.Ş.'nin elinde iken kasasından çalınarak rıza dışı elinden çıktığı belirterek çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdatına karar verilmesi talep etmekte; davalı ise çekin genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak müvekkiline teslim edildiğini, çekin iktisabında iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının çeki iktisabında kötüniyeti ve ağır kusuru bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

6102 sayılı yasanın 792. maddesine göre, “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek  söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” Bu madde hükmüne göre, davalının çeki edinme nedenini kanıtlama yükümlülüğü yoktur. Davalının çekin rıza dışında elden çıktığını bilmesi veya bilebilecek durumda olması gerekir. Çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmektedir.Somut olayda;

davacılardan ... tarafından diğer davacı ...Ltd. Şti. lehine keşide edilen çek lehtar ...Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek 29/06/2012 tarihinde ticari ilişki kapsamında davacı ...A.Ş.'ye teslim edildiği çek teslim tutanağı ve faturadan anlaşılmaktadır. Bahse konu çek davacı ...A.Ş.'ye ait iş yerinde meydana gelen 01/07/2012 tarihli hırsızlık olayı neticesinde davacı ...A.Ş.nin elinden rızası dışında çıkmıştır. Çekin sonrasında ise sırasıyla dava dışı ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti'ye ciro edildiği, ... Ltd. Şti tarafından ise davalıya ciro edildiği anlaşılmaktadır. Aynı çekle ilgili olarak Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/339 Esas 2021/401 Karar sayılı ceza dava dosyasında ... Ltd. Şti, ...

Ltd. Şti yetkilileri ... ve ... hakkında çalıntı olan çekin cirolanması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. Ceza dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde ... Ltd. Şti adına yapılan ciro işleminin ... tarafından, ... Ltd. Şti adına yapılan ciro işleminin ise ... tarafından yapıldığı tespit edilmiş olup bu kişiler çekin kimden alındığına açıklık getirememişlerdir. Diğer taraftan davalı banka tarafından çekin teminat için alındığı belirtilmiştir. Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK 818 maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı kanunun 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir.

Ayrıca Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ödeme yasağı çekin muhatabı olan ... Bankası Konya Şubesi'ne 04/07/2012 tarihinde bildirilmiş olup davalı bankanın çeki aldığı 23/07/2012 tarihi itibariyle gerekli araştırmayı yapmış olması halinde bu durumdan haberdar olması mümkünken gerekli araştırmayı yapmayarak somut olay için ağır kusurlu hareket ettiğini kabul etmek gerekir. Bu itibarla davacı ...A.Ş.'nin elinden rıza dışı çıktığı anlaşılan dava konusu çek yönünden istirdata karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Buna karşılık, dava konusu çekte davacı ...A.Ş.'nin herhangi bir sıfatı bulunmadığı gibi, çeke dayalı olarak icra takibi de yapılmamıştır. Bu itibarla menfi tespit davasında davacının aktif dava ehliyeti olmadığı için davanın usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

(Yarg.

19. HD. 07/12/2015 T. 2015/3135 E. 2015/16374 K.). Ayrıca, çek keşidecisi davacı ... ile lehtar davacı ...Ltd. Şti. tarafından da menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de keşideci ve lehtar olan davacıların imzalarının sıhhati ile ilgili bir iddiaları bulunmamaktadır. İmzaların istiklali prensibi gereğince çek borçlularının yetkili hamile karşı sorumlulukları birbirlerinden bağımsız olduğundan çekin kendisinden sonraki hamilin elinden rızası dışında çıktığı iddiası dinlenmeyeceğinden bu davacılar yönünden davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu davacılar yönünden de menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı banka aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle icra takibinin haksız ve kötüniyetli olarak başlatılması gerekmekte olup somut olayda davalı banka tarafından icra takibi başlatılmadığından şartları oluşmadığı halde davalı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de doğru olmamıştır.

Bu itibarla davalı vekilinin istinaf başvurusu haklı görüldüğünden, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden menfi tespit davasının aktif husumet yokluğundan reddine, şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı ...A.Ş.'nin istirdada yönelik talebinin kabulüne dair yeniden hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/7 Esas - 2019/622 Karar sayılı 24/06/2019 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "1-Davacılar tarafından açılan Menfi tespit davasının aktif husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Davacı ... A.Ş.'nin istirdada yönelik talebinin KABULÜNE, dava konusu çekin davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, Koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, " İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 5.123,25‬-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 1.280,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.842,40-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafça peşin yatırılan 1.280,85-TL harcın davalıdan alınarak davacı ...

A.Ş ye verilmesine, Davacılar tarafından yapılan 1.300,50-TL bilirkişi ücreti ve 214,20-TL posta masrafı olmak üzere 1.514,70-TL yargı giderinin reddedilen menfi tespit davası da dikkate alınarak yarı oranda 757,35-TL kısmının davalıdan alınarak davacı ... A.Ş'ne verilmesine, geriye kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 49,50-TL bilirkişi ücreti, 26-TL posta masrafı olmak üzere 75,50-TL yargı giderinin kabulüne karar verilen istirdat davası da dikkate alınarak yarı oranda 37,75-TL kısmının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, geriye kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Davacı ... A.Ş. vekili için takdir olunan 8.600-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, Red edilen menfi tesbit istemi bakımından davalı lehine takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" Davalı tarafından yatırılan 1.281-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davalı tarafından yapılan 51,40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 26-TL sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, kalan giderin davalı üzerinde bırakılmasına, HMK 'nun 362(1)a- gereği kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

25/01/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/235151 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.