İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/3566 E. 2015/11257 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lashing↗ teslim şekli↗ sovtaj bedeli↗ taşıyan sıfatı↗ zıya↗ navlun faturası↗ navlun sözleşmesi↗ sovtaj↗ navlun bedeli↗ konişmento↗ ticari avans faizi↗ sigorta tazminatı↗ istifa↗ gerçek zarar↗ navlun↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ ek prim↗ işlemiş faiz↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın teslim şekli FOB olması, davacının sigortalısı olan alıcının emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaatinin bulunması nedeniyle sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak hak sahibine sigorta tazminatı ödeyen davacının TTK'nın 1361. m. gereğince aktif taraf sıfatının bulunduğu, dosyaya sunulan belgelerden davalı DHL'nin, diğer davalı Danmar Lines'in acentesi olarak hareket ettiği tespit edilemediği gibi, ..... ile birleşen davada davalı Danmar arasında navlun sözleşmesinin akdedildiğini gösteren bir belgenin sunulamadığı, davalı DHL'nin düzenlemiş olduğu navlun faturası uyarınca talep ve tahsil ettiği miktarın, birleşen davada davalı Danmar adına tahsil edilip, ona gönderildiğinin de ispatlanamadığı, davalı ......tarafından sigortalı hakkında navlun faturası düzenlenmiş olmasının, sigortalı/alıcı/gönderilenin navlun sözleşmesini davalı ......ile kurduğunu gösterdiği, davalı DHL'nin dava dışı sigortalı ile akdettiği navlun sözleşmesi uyarınca dava konusu eşyanın Port Klang'dan Ambarlı Limanı'na taşınmasını üstlendiği, 25/09/2008 tarihli konişmentonun diğer davalı Danmar adına ve hesabına düzenlenmiş olmasının, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifası için diğer davalı Danmar ile navlun sözleşmesi akdettiğini gösterdiği, dolayısıyla davalı Danmar'ın, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifasında yardımcı şahsı olduğu ve davalı Danmar'ın da konişmento uyarınca dava dışı sigortalıya karşı taşıyan sıfatının bulunduğu, davalı Danmar'ın, diğer davalı ......ile akdettiği navlun sözleşmesi ile üstlendiği taşıma borcunun ifası için Maersk Line ile navlun sözleşmesi kurduğu ve bu sözleşmenin 25/09/2008 tarihli deniz yük senedi ile belgelendiği bu itibarla, davalıların dava konusu yükü taşımayı üstlendikleri ve pasif taraf sıfatlarının bulunduğu, zararın konteyner tavanında bulunan delikten içeriye giren su sebebi ile ıslanma sonucu doğduğu, konteynerin delinme sebebinin de gemide lashing işleminde kullanılan malzemenin konteyner üst tavanına düşmesi olduğu, deliğin içeri doğru ve pas tutmuş olmasının, tutulan tutanağın tarihine göre yük ilgilisinin Tuzla'daki adresine karayolu ile taşınması sırasında değil, deniz yolu ile taşımanın herhangi bir ayağında oluştuğunu gösterdiği, dolayısıyla TTK'nın 1066. maddesi uyarınca taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispatlandığı, her ne kadar davalılarca konişmentodaki kayıt gereğince konteyner içine yükleme, istifleme, sayılma ve mühürlemenin taraflarından yapılmaması nedeniyle sorumlu olmadıkları savunulmuş ise de, yükteki hasarın yükleme veya istif hatasından kaynaklı olmaması karşısında savunmaya itibar edilmediği, yükte meydana gelen gerçek zarar miktarının 10.299,96 USD olduğu, hasara uğrayan monitörler 2.000,00 USD bedelle satıldığından anılan sovtaj bedeli düşüldüğünde gerçek zarar 8.299,96 USD olup, ödeme tarihindeki kura göre TL karşılığının da 11.121, 11 TL olduğu, asıl ve birleşen davada ödeme ve takip tarihlerine göre faiz hesabı yapıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL asıl alacak, 1.021,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.143,02 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL asıl alacak, 1.380,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.501,36 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, asıl ve birleşen davada icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, deniz taşımasından kaynaklı hasar bedelinin rucuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 1112. maddesinde '' Yükün tamamen veya kısmen zıyaı yüzünden 1061 ve 1062 nci maddeler gereğince tazminat verilmesi lazımgelirse, taşıyan malların adi piyasa değerini veya aynı cins ve mahiyetteki malların varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihte, eğer gemi bu yerde boşaltılmazsa oraya muvasalatında haiz olduğu değeri öder; bundan zıya sebebiyle tasarruf edilen gümrük ve sair masraflarla navlun indirilir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme göz önünde bulundurularak tazminatın hesaplanması gerekirken, ''...dava konusu mal FOB satıldığından, malın varma yerindeki değerine navlun bedeli de dahildir. Ayrıca, sigorta primi de malın varma yerindeki değerinin hesabında dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, FOB satılan mallarda, FOB fatura bedeline %10 ilavesi ile bulunacak miktarın malın varma yerindeki değeri olarak kabul edilmesi makul ve uygun görülmektedir. Dolayısyla 07/11/2008 tarihli ekspertiz raporunda yük zararının mal bedeli faturasında yazılı bedel üzerinden %10 ilave bedel hesaplanmasının uygun olduğu...'' kanaatini bildiren, hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5557 E. 2023/1064 K.
Ortak:konişmento · acentelik · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dava sebebi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın «teslim şekli» FOB olması, davacının sigortalısı olan alıcının emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaatinin bulunması nedeniyle sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, geçerli bir «sigorta sözleşmesine» dayanarak hak sahibine «sigorta tazminatı» ödeyen davacının TTK'nın 1361. m. gereğince aktif taraf sıfatının bulunduğu, dosyaya sunulan belgelerden davalı DHL'nin, diğer davalı Danmar Lines'in «acentesi» olarak hareket ettiği tespit edilemediği gibi, ..... ile birleşen davada davalı Danmar arasında «navlun sözleşmesinin» akdedildiğini gösteren bir belgenin sunulamadığı, davalı DHL'nin düzenlemiş olduğu «navlun faturası» uyarınca talep ve tahsil ettiği miktarın, birleşen davada davalı Danmar adına tahsil edilip, ona gönderildiğinin de ispatlanamadığı, davalı ......tarafından sigortalı hakkında navlun faturası düzenlenmiş olmasının, sigortalı/alıcı/gönderilenin navlun sözleşmesini davalı ......ile kurduğunu gösterdiği, davalı DHL'nin dava dışı sigortalı ile akdettiği navlun sözleşmesi uyarınca dava konusu eşyanın Port Klang'dan Ambarlı Limanı'na taşınmasını üstlendiği, 25/09/2008 tarihli «konişmentonun» diğer davalı Danmar adına ve hesabına düzenlenmiş olmasının, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifası için diğer davalı Danmar ile navlun sözleşmesi akdettiğini gösterdiği, dolayısıyla davalı Danmar'ın, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifasında yardımcı şahsı olduğu ve davalı Danmar'ın da konişmento uyarınca dava dışı sigortalıya karşı «taşıyan sıfatının» bulunduğu, davalı Danmar'ın, diğer davalı ......ile akdettiği navlun sözleşmesi ile üstlendiği taşıma borcunun ifası için Maersk Line ile navlun sözleşmesi kurduğu ve bu sözleşmenin 25/09/2008 tarihli deniz yük senedi ile belgelendiği bu itibarla, davalıların dava konusu yükü taşımayı üstlendikleri ve pasif taraf sıfatlarının bulunduğu, zararın konteyner tavanında bulunan delikten içeriye giren su «sebebi» ile ıslanma sonucu doğduğu, konteynerin delinme sebebinin de gemide «lashing» işleminde kullanılan malzemenin konteyner üst tavanına düşmesi olduğu, deliğin içeri doğru ve pas tutmuş olmasının, tutulan tutanağın tarihine göre yük ilgilisinin Tuzla'daki adresine karayolu ile taşınması sırasında değil, deniz yolu ile taşımanın herhangi bir ayağında oluştuğunu gösterdiği, dolayısıyla TTK'nın 1066. maddesi uyarınca taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispatlandığı, her ne kadar davalılarca konişmentodaki kayıt gereğince konteyner içine yükleme, istifleme, sayılma ve mühürlemenin taraflarından yapılmaması nedeniyle sorumlu olmadıkları savunulmuş ise de, yükteki «hasarın» yükleme veya «istif» hatasından kaynaklı olmaması karşısında savunmaya itibar edilmediği, yükte meydana gelen «gerçek zarar» miktarının 10.299,96 USD olduğu, hasara uğrayan monitörler 2.000,00 USD bedelle satıldığından anılan «sovtaj bedeli» düşüldüğünde gerçek zarar 8.299,96 USD olup, ödeme tarihindeki kura göre TL karşılığının da 11.121, 11 TL olduğu, asıl ve birleşen davada ödeme ve takip tarihlerine göre faiz hesabı yapıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL «asıl alacak», 1.021,91 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 12.143,02 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren «ticari avans faizi» uygulanmak suretiyle devamına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL asıl alacak, 1.380,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.501,36 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, asıl ve birleşen davada «icra inkar tazminatı» talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava, deniz taşımasından kaynaklı «hasar» bedelinin rucuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ilen kararı ile; taşımanın yabancı menşeli şirketlerce Finlandiya'nın Helsinki Limanından Cezayir'in Oran Limanına yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, özel borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin «münhasır yetki» alanına girmediği, taşımayı üstlenen DHL Global Forwarding OY'nin taşımayı yaptırmak üzere Danmar Lines ile anlaştığı, fiili taşımanın ise Seago Line tarafından yerine getirildiği, DHL Global Forwarding OY’in Danmar Lines adına imzaladığı «konişmentonun» Yapı Kredi Bankası emrine düzenlendiği, «ihbar olunan» olarak Makyol'un yer aldığı, malın alıcısına «teslim» edildiğinin ihtilaf konusu edilmediği, Makyol'un «akreditif» satış usulüne göre söz konusu konişmentoyu «ibraz» etmek suretiyle malı teslim aldığı, bu durumda konişmentoda yer alan yetki klozunun davacının sigortalısı Makyol ile DHL Global ve Danmar şirketlerini bağlayacağı, konişmentoda taşımadan kaynaklanan ihtilafların çözüm yeri olarak İsviçre'nin Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözkonusu yetki klozuna göre davalı DHL ile Danmar vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» yerinde olduğu, Seago Line’nin düzenlediği konişmentonun beşinci sayfasında yer alan CY/CY «kaydına» göre Seago Line'ın limandan limana taşımayı üstlendiği, limanda yükün alıcısına tesliminden sonra «taşıyıcının sorumluluğunun» sona erdiği, dava dilekçesinde de iş makinasının Oran Limanından gümrüklü sahaya Intramar firmasına ait çekici ile ömork üzerinde taşındığı sırada «hasara» uğradığının ileri sürüldüğü ekspertiz raporunda makinanın limandan gümrüklü sahaya tır ile taşınması esnasında yol üzerindeki üst geçide çarpma sonucu hasarlandığının belirtildiği, emtianın limanda alıcısına teslim edildikten sonra karayoluyla taşındığı esnada hasara uğradığı, alıcının tedarik ettiği tır ile taşınması sırasında oluştuğu anlaşılan yük hasarından dolayı Seago Line'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı DHL ve Danmar vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalılar hakkında açılan dava yönünden İsviçre Basel Mahkemeleri yetkili olduğundan «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı Seago Line hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık OY ve Danmar Lines A.G. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmento» ve belgelerden anlaşılacağı üzere emtianın alıcısının «anonim şirket» vasfındaki Makyol Cezayir firması olduğunu, davacının ise ayrı «tüzel kişiliğe» sahip Makyol Türkiye’yi sigortalayıp «hasar» ödemesini hasarla ilgisiz Makyol Türkiye’ye yaptığını, Makyol Türkiye’nin emtiaya ilişkin herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığını, bu durumda davacının «halefiyet» hakkını kazanmadığını, müvekkili DHL’nin taşımanın limandan limana olan kısmını organize ettiğini, «multimodal taşıma» niteliğinin bulunmadığını, davacının «yetki» hususundaki istinaf itirazı kabul edilirse davanın müvekkillerinin «pasif husumetinin yokluğundan» ve taşımanın karayolu kısmını üstlenmediklerinden esestan reddini istediklerini, davacının açıkça haksız ve «kötüniyetle» takip başlattığını, «kötüniyet tazminatı» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddini, aksi halde «katılma yoluyla istinaf» başvurularının kabulü ile davanın esastan reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «konişmentoda» «münhasır yetki kaydına» yer verilmediğini, tarafların mukim oldukları adres dışında «yetki itirazlarının» Medeni Kanun'un 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, tarafların Türk olmasının Türk Mahkemelerinin yetkisi için yettiğini, konişmentodaki yetkiye ilişkin ifadelerin «genel işlem koşulu» niteliği taşıdığını, sigortalının «yetki şartını» kabul ettiğine dair açık ve «kesin» bir irade açıklamadığını, yetki şartı için bilgilendirme yapılmadığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, «acentenin» «dahil» olduğu bir denizde eşya taşıması işinde konişmentodaki yabancı mahkeme şartının Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının «son» cümlesine aykırılık taşıdığını, davalıların multimodal olması sebebiyle «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının gerektiğini, davalı DHL’nin «taşıma komisyoncusu» olduğunu «ikrar» ettiğini, forwarder’in taşıma sürecinin tamamını organize ettiğini, kara taşımasının da DHL tarafından organize edildiğini, zararın taşıma esnasında doğduğunu, «ekspertiz raporlarının» «delil niteliği» taşıdığını, esastan inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporu dahi alınmadığı halde davalı Seago Line hakkında «esastan ret» kararı verilip nispi vekâlet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:multimodal taşıma · yetki kaydı · milletlerarası yetki itirazı · taşıma komisyoncusu · milletlerarası yetki · münhasır yetki · akreditif · katılma yoluyla istinaf
Benzer bu kararda… ilen kararı ile; taşımanın yabancı menşeli şirketlerce Finlandiya'nın Helsinki Limanından Cezayir'in Oran Limanına yabancı bayraklı gemi ile yapıldığı, uyuşmazlığın «yabancılık unsuru» taşıdığı, özel borç ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlığın Türk Mahkemelerinin «münhasır yetki» alanına girmediği, taşımayı üstlenen DHL Global Forwarding OY'nin taşımayı yaptırmak üzere Danmar Lines ile anlaştığı, fiili taşımanın ise Seago Line tarafından yerine getirildiği, DHL Global Forwarding OY’in Danmar Lines adına imzaladığı «konişmentonun» Yapı Kredi Bankası emrine düzenlendiği, «ihbar olunan» olarak Makyol'un yer aldığı, malın alıcısına «teslim» edildiğinin ihtilaf konusu edilmediği, Makyol'un «akreditif» satış usulüne göre söz konusu konişmentoyu «ibraz» etmek suretiyle malı teslim aldığı, bu durumda konişmentoda yer alan yetki klozunun davacının sigortalısı Makyol ile DHL Global ve Danmar şirketlerini bağlayacağı, konişmentoda taşımadan kaynaklanan ihtilafların çözüm yeri olarak İsviçre'nin Basel Mahkemelerinin yetkili kılındığı, sözkonusu yetki klozuna göre davalı DHL ile Danmar vekilinin «milletlerarası yetki itirazının» yerinde olduğu, Seago Line’nin düzenlediği konişmentonun beşinci sayfasında yer alan CY/CY «kaydına» göre Seago Line'ın limandan limana taşımayı üstlendiği, limanda yükün alıcısına tesliminden sonra «taşıyıcının sorumluluğunun» sona erdiği, dava dilekçesinde de iş makinasının Oran Limanından gümrüklü sahaya Intramar firmasına ait çekici ile ömork üzerinde taşındığı sırada «hasara» uğradığının ileri sürüldüğü ekspertiz raporunda makinanın limandan gümrüklü sahaya tır ile taşınması esnasında yol üzerindeki üst geçide çarpma sonucu hasarlandığının belirtildiği, emtianın limanda alıcısına teslim edildikten sonra karayoluyla taşındığı esnada hasara uğradığı, alıcının tedarik ettiği tır ile taşınması sırasında oluştuğu anlaşılan yük hasarından dolayı Seago Line'ın sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalı DHL ve Danmar vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile bu davalılar hakkında açılan dava yönünden İsviçre Basel Mahkemeleri yetkili olduğundan «yetkisizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine», davalı Seago Line hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşımanın multimodal olması sebebiyle davalıların «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının gerektiğini, davalı DHL’nin «taşıma komisyoncusu» olduğunu «ikrar» ettiğini, forwarder’in taşıma sürecinin tamamını organize ettiğini, kara taşımasının da DHL tarafından organize edildiğini, «konişmentoda» «münhasır yetki kaydına» yer verilmediğini, konişmentodaki yetkiye ilişkin ifadelerin «genel işlem koşulu» niteliği taşıdığını, bu hususta bilgilendirme yapılmadığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, esastan inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporu dahi alınmadığı halde davalı Seago Line hakkında «esastan ret» kararı verilip «nispi vekalet ücreti» taktirinin yerinde olmadığını, esas incelemesi yapılacaksa tüm davalılar hakkında yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «konişmentoda» «münhasır yetki kaydına» yer verilmediğini, tarafların mukim oldukları adres dışında «yetki itirazlarının» Medeni Kanun'un 2 nci maddesine aykırılık teşkil ettiğini, tarafların Türk olmasının Türk Mahkemelerinin yetkisi için yettiğini, konişmentodaki yetkiye ilişkin ifadelerin «genel işlem koşulu» niteliği taşıdığını, sigortalının «yetki şartını» kabul ettiğine dair açık ve «kesin» bir irade açıklamadığını, yetki şartı için bilgilendirme yapılmadığını, yazılmamış sayılması gerektiğini, «acentenin» «dahil» olduğu bir denizde eşya taşıması işinde konişmentodaki yabancı mahkeme şartının Türk Ticaret Kanunu'nun 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının «son» cümlesine aykırılık taşıdığını, davalıların multimodal olması sebebiyle «müteselsilen sorumlu» tutulmalarının gerektiğini, davalı DHL’nin «taşıma komisyoncusu» olduğunu «ikrar» ettiğini, forwarder’in taşıma sürecinin tamamını organize ettiğini, kara taşımasının da DHL tarafından organize edildiğini, zararın taşıma esnasında doğduğunu, «ekspertiz raporlarının» «delil niteliği» taşıdığını, esastan inceleme yapılmadığı, bilirkişi raporu dahi alınmadığı halde davalı Seago Line hakkında «esastan ret» kararı verilip nispi vekâlet ücreti taktirinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılar DHL Global Forwarding Taşımacılık OY ve Danmar Lines A.G. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «konişmento» ve belgelerden anlaşılacağı üzere emtianın alıcısının «anonim şirket» vasfındaki Makyol Cezayir firması olduğunu, davacının ise ayrı «tüzel kişiliğe» sahip Makyol Türkiye’yi sigortalayıp «hasar» ödemesini hasarla ilgisiz Makyol Türkiye’ye yaptığını, Makyol Türkiye’nin emtiaya ilişkin herhangi bir sözleşmeye taraf olmadığını, bu durumda davacının «halefiyet» hakkını kazanmadığını, müvekkili DHL’nin taşımanın limandan limana olan kısmını organize ettiğini, «multimodal taşıma» niteliğinin bulunmadığını, davacının «yetki» hususundaki istinaf itirazı kabul edilirse davanın müvekkillerinin «pasif husumetinin yokluğundan» ve taşımanın karayolu kısmını üstlenmediklerinden esestan reddini istediklerini, davacının açıkça haksız ve «kötüniyetle» takip başlattığını, «kötüniyet tazminatı» şartlarının oluştuğunu ileri sürerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddini, aksi halde «katılma yoluyla istinaf» başvurularının kabulü ile davanın esastan reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/3566 E. , 2015/11257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ MAHKEMESİ
TARİHİ 16/10/2014
NUMARASI 2014/442-2014/263
Taraflar arasında görülen davada nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/442-2014/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, dava dışı sigortalı tarafından ithal edilen 6912 adet Samsung 943 NW black 19 monitörlerin müvekkili nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu malların dava dışı .........A.Ş.'ne ait konteynerler içerisinde davalı ......A.Ş.'nin sorumluluğunda taşındığını, varma yerinde yapılan incelemede konteyner içerisindeki 90 monitörün ıslanmak suretiyle hasarlandığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından sigortalısına 11.328,46 USD hasar tazminatı ödendiğini ve müvekkilin sigortalısının haklarına halef olduğunu, taşımanın davalı ......A.Ş. sorumluluğunda yapılması ve konişmento uyarınca taşıyıcının da diğer davalı ......olması nedeniyle davalıların meydana gelen hasardan sorumlu olduklarını, hasar bedelinin davalılardan tahsili için icra takibi başlattıklarını ancak, davalıların haksız itirazı ile takibi durdurduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalılar aleyhine %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, konteynerlerin kim tarafından göndericiye tahsis edildiği, yüklendiği, kapatıldığı, mühürlendiğinin belirli olmadığını, davacının sigortalısının mal bedelini ödediğini ve malın kendisine teslim edilememesinden dolayı zarara uğradığını ispatlaması
gerektiğini, müvekkillerinin pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığını, davacının ex gratia ödeme yaptığını, TTK'nın 1066. m. uyarınca hasar ihbarında bulunulmadığını, zarar hesabının da doğru olmadığını savunarak, davanın reddin istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, malın teslim şekli FOB olması, davacının sigortalısı olan alıcının emtiayı sigorta ettirmekte korunabilir menfaatinin bulunması nedeniyle sigortacı ile sigortalı arasındaki sözleşmenin geçerli olduğu, geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak hak sahibine sigorta tazminatı ödeyen davacının TTK'nın 1361. m. gereğince aktif taraf sıfatının bulunduğu, dosyaya sunulan belgelerden davalı DHL'nin, diğer davalı Danmar Lines'in acentesi olarak hareket ettiği tespit edilemediği gibi, ..... ile birleşen davada davalı Danmar arasında navlun sözleşmesinin akdedildiğini gösteren bir belgenin sunulamadığı, davalı DHL'nin düzenlemiş olduğu navlun faturası uyarınca talep ve tahsil ettiği miktarın, birleşen davada davalı Danmar adına tahsil edilip, ona gönderildiğinin de ispatlanamadığı, davalı ......tarafından sigortalı hakkında navlun faturası düzenlenmiş olmasının, sigortalı/alıcı/gönderilenin navlun sözleşmesini davalı ......ile kurduğunu gösterdiği, davalı DHL'nin dava dışı sigortalı ile akdettiği navlun sözleşmesi uyarınca dava konusu eşyanın Port Klang'dan Ambarlı Limanı'na taşınmasını üstlendiği, 25/09/2008 tarihli konişmentonun diğer davalı Danmar adına ve hesabına düzenlenmiş olmasının, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifası için diğer davalı Danmar ile navlun sözleşmesi akdettiğini gösterdiği, dolayısıyla davalı Danmar'ın, davalı DHL'nin taşıma borcunun ifasında yardımcı şahsı olduğu ve davalı Danmar'ın da konişmento uyarınca dava dışı sigortalıya karşı taşıyan sıfatının bulunduğu, davalı Danmar'ın, diğer davalı ......ile akdettiği navlun sözleşmesi ile üstlendiği taşıma borcunun ifası için Maersk Line ile navlun sözleşmesi kurduğu ve bu sözleşmenin 25/09/2008 tarihli deniz yük senedi ile belgelendiği bu itibarla, davalıların dava konusu yükü taşımayı üstlendikleri ve pasif taraf sıfatlarının bulunduğu, zararın konteyner tavanında bulunan delikten içeriye giren su sebebi ile ıslanma sonucu doğduğu, konteynerin delinme sebebinin de gemide lashing işleminde kullanılan malzemenin konteyner üst tavanına düşmesi olduğu, deliğin içeri doğru ve pas tutmuş olmasının, tutulan tutanağın tarihine göre yük ilgilisinin Tuzla'daki adresine karayolu ile taşınması sırasında değil, deniz yolu ile taşımanın herhangi bir ayağında oluştuğunu gösterdiği, dolayısıyla TTK'nın 1066.
maddesi uyarınca taşıyan lehine doğan karinenin aksinin ispatlandığı, her ne kadar davalılarca konişmentodaki kayıt gereğince konteyner içine yükleme, istifleme, sayılma ve mühürlemenin taraflarından yapılmaması nedeniyle sorumlu olmadıkları savunulmuş ise de, yükteki hasarın yükleme veya istif hatasından kaynaklı olmaması karşısında savunmaya itibar edilmediği, yükte meydana gelen gerçek zarar miktarının 10.299,96 USD olduğu, hasara uğrayan monitörler 2.000,00 USD bedelle satıldığından anılan sovtaj bedeli düşüldüğünde gerçek zarar 8.299,96 USD olup, ödeme tarihindeki kura göre TL karşılığının da 11.121, 11 TL olduğu, asıl ve birleşen davada ödeme ve takip tarihlerine göre faiz hesabı yapıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL asıl alacak, 1.021,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.143,02 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, birleşen davanın da kısmen kabulü ile, davalının takibe itirazının kısmen iptaline, takibin 11.121,11 TL asıl alacak, 1.380,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.501,36 TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, asıl ve birleşen davada icra inkar tazminatı talebinin alacağın likit olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, deniz taşımasından kaynaklı hasar bedelinin rucuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 1112. maddesinde '' Yükün tamamen veya kısmen zıyaı yüzünden 1061 ve 1062 nci maddeler gereğince tazminat verilmesi lazımgelirse, taşıyan malların adi piyasa değerini veya aynı cins ve mahiyetteki malların varma yerinde boşaltmanın başladığı tarihte, eğer gemi bu yerde boşaltılmazsa oraya muvasalatında haiz olduğu değeri öder; bundan zıya sebebiyle tasarruf edilen gümrük ve sair masraflarla navlun indirilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme göz önünde bulundurularak tazminatın hesaplanması gerekirken, ''...dava konusu mal FOB satıldığından, malın varma yerindeki değerine navlun bedeli de dahildir. Ayrıca, sigorta primi de malın varma yerindeki değerinin hesabında dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, FOB satılan mallarda, FOB fatura bedeline %10 ilavesi ile bulunacak miktarın malın varma yerindeki değeri olarak kabul edilmesi makul ve uygun görülmektedir. Dolayısyla 07/11/2008 tarihli ekspertiz raporunda yük zararının mal bedeli faturasında yazılı bedel üzerinden %10 ilave bedel hesaplanmasının uygun olduğu...'' kanaatini bildiren, hatalı değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/232326500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz