Rücuen Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9727 E. 2016/6750 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar↗ haksız fiil sorumluluğu↗ usuli kazanılmış hak↗ kazanılmış hak↗ haksız fiil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda haksız fiil sorumluluğundan dolayı davacının uğramış olduğu zararlarının tespitinde icradaki satım tarihi itibariyle, taşınmazın mevcut özellikleri ve durumuna göre serbest piyasa koşullarında geçerli raiç değerinin satın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte oluşan zarar olarak istenebileceği, kira bedelinin istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 39.125,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yasal faizle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemenin davanın kabulü ile alacağın ticari faiziyle tahsiline dair verdiği ilk kararı davalı vekili temyiz etmiş, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile zararın belirlenme tarihinin hatalı olduğu ve kira gelirine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu durumda hükmedilen faiz türü bozma kapsamı dışında bırakılmakla ilk kararda hüküm altına alınan ticari faizle tahsil yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bozma sonrası verilen hükümde alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmekteyse de sözkonusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14427 E. 2010/203 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · eksik inceleme · vekalet ücreti · ibraz
Benzer bu karardaOysa, mahkemece, banka tarafından davacının hesabından kredinin tahsil edildiği yönündeki iddia üzerinde durularak, buna ilişkin davacı delillerinin «ibrazının» sağlanmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Somut olayda, davacı kooperatif vekili, davalının sahte belgeler ile müvekkili kooperatife üye olduğunu, kooperatifin «kefaleti» ile davalıya düşük faizli kredi kullandırıldığını, ancak daha sonra üyelik şartlarını taşımadığının anlaşılması üzerine banka tarafından yüksek faizli olarak kredi …
… fenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, buna göre mahkemece maddi ve manevi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına hükmedilen «vekalet ücretinin» 1058 YTL olması gerekirken 5.472 YTL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4469 E. 2017/3246 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kredi tahsis ücreti · genel işlem koşulları · genel işlem koşulu · ticari kredi · tasdik kararı · komisyon · taşıyıcı · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «genel işlem koşulları» çerçevesinde davacıdan «komisyon» tahsilatı yapıldığının sabit olduğu, «genel işlem koşullarının» davacı tarafça yeterince incelenip değerlendirildiğini davalı bankanın ispat edemediği, davacıya davalı banka tarafından 27/12/2011 tarihinde kullandırılan 500.000,00 TL meblağlı sabit faizli «ticari kredi» kapsamında 3.650,00 TL «masraf» ve komisyon ücreti, 23/02/2012 tarihinde kullandırılan 30.000,00 TL meblağlı sabit faizli ticari kredi kapsamında 945,00 TL dosya masrafı, 14/08/2012 tarihinde kullandırılan 10.000,00 TL meblağlı sabit faizli ticari kredi kapsamında 630,00 TL dosya masrafı ve 27/10/2014 tarihinde kullandırılan 71.000,00 TL meblağlı sabit faizli ticari kredi kapsamında ise 100,00 TL «kredi tahsis ücreti» bedellerinden oluşan toplam 5.325,00 TL alındığı, bu hususun sunulan belgelerden açıkça anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.325,00 TL'nin, 1.000,00 TL'lik kısmı yönünden dava tarihinden, bakiye kısım yönünden «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. ./..
Ayrıca, 6098 sayılı Kanun döneminde yapılan diğer iki sözleşme dosya içinde bulunmadığından bu sözleşmenin hükümleri, taraflarca ne suretle imzalandığı ve sözleşmenin «genel işlem koşulu» «taşıyıp» taşımadığı sözleşmeler incelenmeden anlaşılamayacaktır.
Bu durumda, mahkemece öncelikle tüm sözleşmelerin «tasdikli» birer suretleri getirtilerek inceleme yapılması, 6098 sayılı Kanun öncesi dönemde hazırlanan sözleşmeler için «genel işlem koşulu» iddia edilemeyeceğinin gözetilmesi, sözleşmede bu «masrafların» ne miktarda olacağına dair hüküm bulunması halinde sözleşmenin davacıyı bağlayacağının kabul edilmesi, bulunmaması halinde ise aynı kredilere diğer bankaların tahs …
Dava, davalı Banka tarafından tahsil edilen «masrafların» «istirdadı» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9727 E. , 2016/6750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18/11/2014 tarih ve 2014/694-2014/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ... şirketinin müvekkilinin ortağı olduğu şirketten olan alacağını tahsil etmek amacıyla şirket ve müvekkili aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, müvekkili tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesi nedeniyle davalı ... şirketi tarafından devam ettirilen icra takibi sonucu müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın icra yoluyla satılarak paraya çevrildiğini ve icra dosyasına yatan paranın davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak mahkemece verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda müvekkili aleyhine açılan itirazın iptali davasının reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin maliki olduğu taşınmazın davalı tarafından icra yoluyla sattırılması nedeniyle müvekkilinin hem taşınmazının mal varlığından çıkması nedeniyle hem de satım tarihinden dava tarihine kadar uğradığı kira kaybı nedeniyle maddi zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmazın dava tarihi itibariyle en az değeri olan 90.000 TL ile 20.000,00 TL kira geliri kaybı olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemece takibe yapılan itirazın iptal edilmesi üzerine ve icranın geri bırakılması kararı da alınmadığından yapılan taşınmaz satımı işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı doğrultusunda haksız fiil sorumluluğundan dolayı davacının uğramış olduğu zararlarının tespitinde icradaki satım tarihi itibariyle, taşınmazın mevcut özellikleri ve durumuna göre serbest piyasa koşullarında geçerli raiç değerinin satın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte oluşan zarar olarak istenebileceği, kira bedelinin istenemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 39.125,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yasal faizle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemenin davanın kabulü ile alacağın ticari faiziyle tahsiline dair verdiği ilk kararı davalı vekili temyiz etmiş, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile zararın belirlenme tarihinin hatalı olduğu ve kira gelirine hükmedilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur. Bu durumda hükmedilen faiz türü bozma kapsamı dışında bırakılmakla ilk kararda hüküm altına alınan ticari faizle tahsil yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan bozma sonrası verilen hükümde alacağın ticari faiziyle tahsiline karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, alacağın yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmekteyse de sözkonusu yanlışlık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının bir nolu bendindeki "haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yasal" ibareleri silinerek, yerine "ticari" ibaresi yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 2.672,63 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 17/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/229730100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz