6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14427 E. 2010/203 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
avukatlık asgari ücret tarifesi kefalet maddi ve manevi tazminat eksik inceleme vekalet ücreti ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Somut olayda, davacı kooperatif vekili, davalının sahte belgeler ile müvekkili kooperatife üye olduğunu, kooperatifin kefaleti ile davalıya düşük faizli kredi kullandırıldığını, ancak daha sonra üyelik şartlarını taşımadığının anlaşılması üzerine banka tarafından yüksek faizli olarak kredinin müvekkilinden tahsil edildiğini iddia etmiş, mahkemece, davalının hak etmediği halde düşük faizli kredi kullanması nedeniyle oluşan zararın banka zararı olduğu, davacının bu zararın tazminini isteyemeyeceği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm verilmiştir.

Oysa, mahkemece, banka tarafından davacının hesabından kredinin tahsil edildiği yönündeki iddia üzerinde durularak, buna ilişkin davacı delillerinin ibrazının sağlanmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Kabule göre de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesine göre manevi tazminat istemlerinin tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, buna göre mahkemece maddi ve manevi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin 1058 YTL olması gerekirken 5.472 YTL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4469 E. 2017/3246 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9727 E. 2016/6750 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/14427 E.  ,  2010/203 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2008 tarih ve 2007/265-2008/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalının esnaf olmadığı halde sahte belgeler ile müvekkili kooperatife ortaklık başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, davalıya kullandırılan düşük faizli kredinin zamanında ödenmediğini ve daha sonra başvuru sırasında ortaklık şartlarını taşımadığının anlaşıldığını, bu nedenle davacıya kullandırılan krediye uygulanan faizin daha yüksek olması gerektiğini, ayrıca davalının şikayeti üzerine müvekkili kooperatif kayıtları üzerinde müfettiş incelemesi yapıldığını, davalının haksız şikayeti ve sunmuş olduğu sahte belgeler ile yönetim kurulu üyelerini aldatmasının kişilik haklarının ihlali olduğunu ileri sürerek, 4.650 YTL maddi ve 25.000 YTL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Somut olayda, davacı kooperatif vekili, davalının sahte belgeler ile müvekkili kooperatife üye olduğunu, kooperatifin kefaleti ile davalıya düşük faizli kredi kullandırıldığını, ancak daha sonra üyelik şartlarını taşımadığının anlaşılması üzerine banka tarafından yüksek faizli olarak kredinin müvekkilinden tahsil edildiğini iddia etmiş, mahkemece, davalının hak etmediği halde düşük faizli kredi kullanması nedeniyle oluşan zararın banka zararı olduğu, davacının bu zararın tazminini isteyemeyeceği gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm verilmiştir.

Oysa, mahkemece, banka tarafından davacının hesabından kredinin tahsil edildiği yönündeki iddia üzerinde durularak, buna ilişkin davacı delillerinin ibrazının sağlanmak suretiyle, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

3- Kabule göre de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/3. maddesine göre manevi tazminat istemlerinin tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı düzenlenmiş olup, buna göre mahkemece maddi ve manevi tazminatın reddi nedeniyle davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin 1058 YTL olması gerekirken 5.472 YTL’ye hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın, davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008050900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.