Ttk 23. madde
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15275 E. 2016/6637 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 23. madde↗ hizmet akdi↗ ticaret unvanının terkini↗ ticaret sicili tescili↗ ticari işletme↗ aktif dava ehliyeti↗ üçüncü kişi↗ ticaret unvanı↗ taraf ehliyeti↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ taahhütname↗ terkin↗ tacir↗ maddi tazminat↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. işbu davada taraf olmadığından davacının bu şirket yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı ticari işletmenin Ticaret Siciline tescil edilmediği, her tacirin, seçtiği unvanı merkezinin bulunduğu yer siciline tescil ve ilan ettirmek zorunda olduğu, ticaret unvanı seçilirken üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, unvanın tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen
davacının taleplerinin dinlenebilir olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile asıl davada davalı adına tescilli bir ticaret unvanı bulunmadığından davacının ticaret unvanı terkinine yönelik isteminin reddinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Asıl davada davacı vekili; “...” adının uzun yıllar önce müvekkili tarafından kullanıldığını ve onunla özdeşleşen bir isim olduğunu, davalının müvekkili firmasında hizmet akdi ile çalışırken müvekkili unvan ve markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösteren birleşen davada davalı şirketi kurduğunu, daha iş ilişkisi sona ermeden müvekkilinin iş ilişkilerini ve müşterilerini kendi çıkarları için kullanmaya başladığını, kurucusu olduğu şirkette de “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, davalının sadece marka ve unvana tecavüzle kalmayıp, aynı zamanda müvekkilinin ticari bilgi, sır, müşteri ve ilişkilerini de haksız rekabet yoluyla kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı, birleşen davada; davalı şirkete husumet yönelterek, benzer vakıa ve dava sebeplerine dayalı olarak, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi tazminat ile hükmün ilanı istemlerinde bulunmuş, mahkemece ise, yukarıda özetlendiği şekilde, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı ticari işletmenin Ticaret Siciline tescil edilmediği, her tacirin, seçtiği unvanı tescil ve ilan ettirme, ticaret unvanı seçilirken üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, ticaret unvanının tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacının taleplerinin dinlenilebilir olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 57/5 madde ve bendinde ''Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak'', ''Hüsniniyet kaidelerine aykırı hareketler''den biri olarak gösterilmiş yine, aynı maddenin 8. bendinde “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak” durumu da haksız rekabet teşkil eden eylemler arasında sayılmış olup, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kök ve ek raporlar, gerekse de tarafların faaliyet alanına ilişkin teknik bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmasından sonra, bu raporlara hiç itibar edilmemesi ve itibar edilmeme gerekçesinin de karar yerinde tartışılmaması doğru olmadığı gibi, davacının asıl ve birleşen davadaki tüm iddialarını karşılar şekilde değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8408 E. 2018/1847 K.
Ortak:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… Asıl davada davacı vekili; “...” adının uzun yıllar önce müvekkili tarafından kullanıldığını ve onunla özdeşleşen bir isim olduğunu, davalının müvekkili firmasında «hizmet akdi» ile çalışırken müvekkili unvan ve markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösteren birleşen davada davalı şirketi kurduğunu, daha iş ilişkisi sona ermeden müvekkilinin iş ilişkilerini ve müşterilerini kendi çıkarları için kullanmaya başladığını, kurucusu olduğu şirkette de “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, davalının sadece marka ve unvana tecavüzle kalmayıp, aynı zamanda müvekkilinin ticari bilgi, sır, müşteri ve ilişkilerini de «haksız rekabet» yoluyla kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının «ticaret unvanının terkini», markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı», birleşen davada; davalı şirkete «husumet» yönelterek, benzer vakıa ve dava sebeplerine dayalı olarak, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, «maddi tazminat» ile hükmün ilanı istemlerinde bulunmuş, mahkemece ise, yukarıda özetlendiği şekilde, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı «ticari işletmenin» Ticaret Siciline tescil edilmediği, her «tacirin», seçtiği unvanı tescil ve ilan ettirme, ticaret unvanı seçilirken «üçüncü kişilerde» yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, ticaret unvanının tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı …
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 57/5 madde ve bendinde ''Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak'', ''Hüsniniyet kaidelerine aykırı hareketler''den biri olarak gösterilmiş yine, aynı maddenin 8. bendinde “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak” durumu da «haksız rekabet» teşkil eden eylemler arasında sayılmış olup, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak gerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kök ve ek raporlar, gerekse de tarafların faaliyet alanına ilişkin teknik bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmasından sonra, bu raporlara hiç itibar edilmemesi ve itibar edilmeme gerekçesinin de karar yerinde tartışılmaması doğru olmadığı gibi, davacının asıl ve birleşen davadaki tüm iddialarını karşılar şekilde değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şti. işbu davada taraf olmadığından davacının bu şirket yönünden aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı «ticari işletmenin» Ticaret Siciline tescil edilmediği, her «tacirin», seçtiği unvanı merkezinin bulunduğu yer siciline tescil ve «ilan» ettirmek zorunda olduğu, «ticaret unvanı» seçilirken «üçüncü kişilerde» yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, unvanın tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının tale …
Benzer bu kararda… avacıların unvanının davalı unvanından daha önce kullanılmaya başlandığı ve yerel olarak tanınmışlık düzeyine ulaştığı, davalının kullandığı unvanın davacı unvanına «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu, bunun «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı kullanımının haksız rekabet olduğunun tespiti ve rekabetin men’ine, haksız rekabet oluşturan tabelaların sökülmesine, hükmün «ilanına», reklam vasıtalarının toplatılması ve imhası talebinin reddine, «maddi tazminat» talebinin «feragat» nedeniyle reddine, ispatlanamayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, mahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» olduğu kabul edilmesine rağmen söz konusu «haksız eylem» nedeniyle 6102 sayılı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · feragat
Benzer bu kararda… avacıların unvanının davalı unvanından daha önce kullanılmaya başlandığı ve yerel olarak tanınmışlık düzeyine ulaştığı, davalının kullandığı unvanın davacı unvanına «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğu, bunun «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı kullanımının haksız rekabet olduğunun tespiti ve rekabetin men’ine, haksız rekabet oluşturan tabelaların sökülmesine, hükmün «ilanına», reklam vasıtalarının toplatılması ve imhası talebinin reddine, «maddi tazminat» talebinin «feragat» nedeniyle reddine, ispatlanamayan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
2- Ancak, mahkemece davalı eyleminin «haksız rekabet» olduğu kabul edilmesine rağmen söz konusu «haksız eylem» nedeniyle 6102 sayılı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/834 E. 2014/7671 K.
Ortak:ticaret unvanı · terkin · tacir · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… Asıl davada davacı vekili; “...” adının uzun yıllar önce müvekkili tarafından kullanıldığını ve onunla özdeşleşen bir isim olduğunu, davalının müvekkili firmasında «hizmet akdi» ile çalışırken müvekkili unvan ve markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösteren birleşen davada davalı şirketi kurduğunu, daha iş ilişkisi sona ermeden müvekkilinin iş ilişkilerini ve müşterilerini kendi çıkarları için kullanmaya başladığını, kurucusu olduğu şirkette de “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, davalının sadece marka ve unvana tecavüzle kalmayıp, aynı zamanda müvekkilinin ticari bilgi, sır, müşteri ve ilişkilerini de «haksız rekabet» yoluyla kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının «ticaret unvanının terkini», markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı», birleşen davada; davalı şirkete «husumet» yönelterek, benzer vakıa ve dava sebeplerine dayalı olarak, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, «maddi tazminat» ile hükmün ilanı istemlerinde bulunmuş, mahkemece ise, yukarıda özetlendiği şekilde, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı «ticari işletmenin» Ticaret Siciline tescil edilmediği, her «tacirin», seçtiği unvanı tescil ve ilan ettirme, ticaret unvanı seçilirken «üçüncü kişilerde» yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, ticaret unvanının tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacı …
Şti. işbu davada taraf olmadığından davacının bu şirket yönünden aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı «ticari işletmenin» Ticaret Siciline tescil edilmediği, her «tacirin», seçtiği unvanı merkezinin bulunduğu yer siciline tescil ve «ilan» ettirmek zorunda olduğu, «ticaret unvanı» seçilirken «üçüncü kişilerde» yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, unvanın tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının tale …
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 57/5 madde ve bendinde ''Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle «iltibaslar» meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak'', ''Hüsniniyet kaidelerine aykırı hareketler''den biri olarak gösterilmiş yine, aynı maddenin 8. bendinde “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak” durumu da «haksız rekabet» teşkil eden eylemler arasında sayılmış olup, yargılama sırasında «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak gerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kök ve ek raporlar, gerekse de tarafların faaliyet alanına ilişkin teknik bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmasından sonra, bu raporlara hiç itibar edilmemesi ve itibar edilmeme gerekçesinin de karar yerinde tartışılmaması doğru olmadığı gibi, davacının asıl ve birleşen davadaki tüm iddialarını karşılar şekilde değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının tescilsiz şekilde işletme adı ve markasal olarak kullandığını ve öncelikli hak sahibi olduğunu iddia ettiği “altınşiş” ibaresinin davalı tarafından «kötüniyetle» «ticaret unvanı» olarak tescili ve markasal kullanımının «haksız rekabet» yarattığı iddiasıyla davalının ticaret unvanındaki "A. ibaresine ilişkin her türlü kullanımının haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ini, A. ibaresinin davalının ticaret unvanından «terkini», davalıya ait A.ibaresini havi basılı evrak vs’nin toplatılması, imhası, silinebilecek olanların üzerinden silinmesi, hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… ve markasal olarak kullandığını, söz konusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, TTK’nın 57/5. maddesi hükmü uyarınca davalının “a.” ibaresini 2009 yılında «ticaret unvanının» esas unsuru olarak alması ve markasal kullanımının «haksız rekabet» yarattığını ve davalının anılan ibareyi ticaret unvanına eklerken, işletme adı ve markasal olarak kullanırken «kötüniyetli» olduğunu iddia etmiş ve “a.” ibaresinin davalının unvanından «terkini» talep etmiştir.
Bu hüküm kapsamında bir «tacirin» şahsı, faaliyeti veya emtiası yerine diğer tacirin şahsı, faaliyeti veya emtiasının müşteriler tarafından karıştırılmasına ve taklit edilmiş olan o malın-hizmetin asıl alınmak istenen mal-hizmet yerine yanlışlıkla ve alınmasına imkan hazırlayan her türlü hareket ve beyanlar «iltibas» yaratacak hareketler olarak değerlendirilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · olumsuz oy · kötüniyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “A.” marka veya ibaresini daha evvel kullanması olgusunun «haksız rekabet» koşullarının gerçekleşmesi için başlı başına yeterli bulunmadığı, işletme adı olarak kullanım halinde haksız rekabetin oluşabileceği hususu bilirkişi raporunda açıklanmış ise de hukuken markasal oluşumun ülkemizdeki gelişim süreci izlendiğinde bu yönün yeni bir düzenleme olmadığı, davacının bu işletme adı ile bir marka olduğunu bu husustaki tescil olgusunu gerçekleştirerek zamanında tedbirini alması gerektiği, davalının «son» unvan değişikliği ile bu ibareyi kullanmaya daha yatkın ve yakın (şirket unvanının ilk kelimesi) göründüğü, kaldı ki benzeri nitelikli davacıdan da evvel “A.
… l ettiğinin bilirkişi raporunda açıklandığı, bu durumda davacının anılan ibare veya işletme adını davalıdan daha evvel kullanmasının davalıya karşı açılan bu davada «haksız rekabetin» varlığını kanıtlamak yönünde yeterli bulunmadığı, davalı şirket veya başkaca firmaların benzeri ibare ve unvanlarla davacıdan evvel faaliyet gösterdiği anlaşılmakla bu ibarenin yalnızca davacıya «münhasır» aidiyeti kanıtlanamadığı gibi tescil edilerek hukuken korunan bir ibare ve işletme adı da olmadığından davacının davalıya karşı korunmaya değer bir üstün hakkının …
Dava, davacının tescilsiz şekilde işletme adı ve markasal olarak kullandığını ve öncelikli hak sahibi olduğunu iddia ettiği “altınşiş” ibaresinin davalı tarafından «kötüniyetle» «ticaret unvanı» olarak tescili ve markasal kullanımının «haksız rekabet» yarattığı iddiasıyla davalının ticaret unvanındaki "A. ibaresine ilişkin her türlü kullanımının haksız olduğunun tespiti ile haksız rekabetin men'ini, A. ibaresinin davalının ticaret unvanından «terkini», davalıya ait A.ibaresini havi basılı evrak vs’nin toplatılması, imhası, silinebilecek olanların üzerinden silinmesi, hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… ve markasal olarak kullandığını, söz konusu ibare üzerinde öncelikli hak sahibi olduğunu, TTK’nın 57/5. maddesi hükmü uyarınca davalının “a.” ibaresini 2009 yılında «ticaret unvanının» esas unsuru olarak alması ve markasal kullanımının «haksız rekabet» yarattığını ve davalının anılan ibareyi ticaret unvanına eklerken, işletme adı ve markasal olarak kullanırken «kötüniyetli» olduğunu iddia etmiş ve “a.” ibaresinin davalının unvanından «terkini» talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15275 E. , 2016/6637 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2007/636-2015/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin elektrik mühendisi olduğunu, aynı zamanda elektrik ve taahhüt işleri ile uğraştığını, “...” adının uzun yıllar önce müvekkilince kullanıldığını ve onunla özdeşleşen bir isim olduğunu, İstanbul'da bulunan ... Mühendislik San. ve Tic. Ltd. Şti' ni devir alarak ...San. ve Tic. Ltd. Şti. olarak 26/10/1989 yılında faaliyete başladığını, aynı şekilde 01/12/1999 tarihinde ... Elektrik San ve Tic Ltd. Şti.' ni devraldığını, ...'da ise 23/05/2003 tarihinde işe başladığını ve kendi adına ... Müh. Elk. Taah. firmasını işlettiği, davalı ...'in müvekkilinin firmasında hizmet akdi ile çalışırken davalı şirketin kurulduğunu, daha iş ilişkisi sonra ermeden müvekkilinin iş ilişkilerini ve müşterilerini kendi çıkarları için kullanmaya başladığını, davalı şirketin müvekkili ticari unvanında olan "..." ibaresini kötüniyetle ve karışıklığa neden olacak şekilde "..." ibaresi olarak kullandığını, davalıların müvekkilinin uzun yıllardır, kişisel emek ve mesaisi ile oluşturduğu firmasının imaj ve kazancından faydalanmaya çalıştıklarını ve eylemin marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi, men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, ticaret unvanının terkini, müvekkili markasının kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, evrak ve ürünlerin toplatılması, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 3.000,00 TL maddi ile 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız rekabet tarihi itibariyle işleyecek temerrüt faiziyle davalı ...'den, kazanç devri hükmünde 10.000,00 TL'nin şirket kuruluş tarihi itibari ile işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalı şirketten tahsili ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ... Elektrik San. ve Tic. Ltd. Şti. işbu davada taraf olmadığından davacının bu şirket yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı ticari işletmenin Ticaret Siciline tescil edilmediği, her tacirin, seçtiği unvanı merkezinin bulunduğu yer siciline tescil ve ilan ettirmek zorunda olduğu, ticaret unvanı seçilirken üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, unvanın tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen
davacının taleplerinin dinlenebilir olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile asıl davada davalı adına tescilli bir ticaret unvanı bulunmadığından davacının ticaret unvanı terkinine yönelik isteminin reddinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Asıl davada davacı vekili; “...” adının uzun yıllar önce müvekkili tarafından kullanıldığını ve onunla özdeşleşen bir isim olduğunu, davalının müvekkili firmasında hizmet akdi ile çalışırken müvekkili unvan ve markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösteren birleşen davada davalı şirketi kurduğunu, daha iş ilişkisi sona ermeden müvekkilinin iş ilişkilerini ve müşterilerini kendi çıkarları için kullanmaya başladığını, kurucusu olduğu şirkette de “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, davalının sadece marka ve unvana tecavüzle kalmayıp, aynı zamanda müvekkilinin ticari bilgi, sır, müşteri ve ilişkilerini de haksız rekabet yoluyla kullandığını, davalı eyleminin marka hakkına, unvana tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı, birleşen davada;
davalı şirkete husumet yönelterek, benzer vakıa ve dava sebeplerine dayalı olarak, marka ve unvana tecavüzün önlenmesi ve men'i, haksız rekabetin tespiti, men'i, davalının ticaret unvanının terkini, markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesi, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması, maddi tazminat ile hükmün ilanı istemlerinde bulunmuş, mahkemece ise, yukarıda özetlendiği şekilde, davacının gerçek kişi olarak işlettiği ...Elektrik Taahhüt unvanlı ticari işletmenin Ticaret Siciline tescil edilmediği, her tacirin, seçtiği unvanı tescil ve ilan ettirme, ticaret unvanı seçilirken üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratmama zorunluluğu bulunduğu ayrıca, ticaret unvanının tescil ettirildiği şekilde kullanılması gerektiği, bu yükümlülüğü yerine getirmeyen davacının taleplerinin dinlenilebilir olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK'nın 57/5 madde ve bendinde ''Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak'', ''Hüsniniyet kaidelerine aykırı hareketler''den biri olarak gösterilmiş yine, aynı maddenin 8. bendinde “Hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir şekilde elde ettiği veya öğrendiği imalat veya ticaret sırlarından haksız yere faydalanmak veya onları başkalarına yaymak” durumu da haksız rekabet teşkil eden eylemler arasında sayılmış olup, yargılama sırasında bilirkişi incelemesi yaptırılarak gerek dava konusu uyuşmazlığa ilişkin kök ve ek raporlar, gerekse de tarafların faaliyet alanına ilişkin teknik bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmasından sonra, bu raporlara hiç itibar edilmemesi ve itibar edilmeme gerekçesinin de karar yerinde tartışılmaması doğru olmadığı gibi, davacının asıl ve birleşen davadaki tüm iddialarını karşılar şekilde değerlendirme yapılıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte ...klanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte ...klanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın asıl ve birleşen davada davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/227473600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz