İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14997 E. 2016/6600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ protokol↗ fatura↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir protokol düzenlendiği, ancak bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmediği ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarihin belirtildiği, dolayısıyla protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin bu protokol kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, protokolün bitiş tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisinin başladığı, bu çerçevede uyuşmazlık konusu nakliye faturalarının yeni hizmet ilişkisi kapsamında kesilen faturalar olduğu, davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediği ve bu fatura içerikleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının takipte belirtilen miktarda alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın varlığı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının yerinde olmadığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı tarafından davalıya verilen gübre tahliye hizmeti ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, takip konusu alacağın varlığının ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de icra takibine konu alacak faturaya dayalı olup, karar gerekçesinde de açıklandığı üzere verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmemiş, alacak miktarı da bu faturalara göre belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13898 E. 2014/3794 K.
Ortak:protokol · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… ar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir «protokol» düzenlendiği, ancak bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmediği ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarihin belirtildiği, dolayısıyla protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin bu protokol kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, protokolün bitiş tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisinin başladığı, bu çerçevede «uyuşmazlık konusu» nakliye faturalarının yeni hizmet ilişkisi kapsamında kesilen faturalar olduğu, davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediği ve bu «fatura» içerikleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının takipte belirtilen miktarda alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın varlığı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatının» yerinde olmadığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerçekten de taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir «protokol» düzenlenmiştir.
Ancak, bu «protokolde» sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmemiş ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarih belirtilmiş olduğundan artık protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin de bu protokol kapsamında kaldığı kabul edilemez.
Diğer bir deyişle, taraflar arasında düzenlenen «protokol», 2008 yılı Ağustos ayında sona ermiş olup bu tarihten sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisi başlamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hizmet bedeli
Benzer bu kararda… lı tarafça benimsendiğinin ya da yani bir sözleşme düzenlendiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında imzalanmış olan yazılı sözleşme ile belirlenmiş «hizmet bedelinin», yine yazılı bir sözleşme ile veya davalının kabulüyle değiştirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece taraflar arasında anılan «protokolden» bağımsız bir ticari ilişkinin başladığının kabulü ile davacının, gerçekleştiği tartışmasız olan tahliye «hizmet bedeline» ilişkin düzenlediği ve davalıya tebliğ ettirdiği faturalara süresi içinde itiraz edilmediği de gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1121 E. 2013/1434 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · maddi tazminat · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalının sahte gübre satımı sebebiyle uğradığı «zararı ispat» edemediği, BK'nun 42. maddesi uyarınca davacının ... bayilerinin ...'taki gübre satış miktarları nazara alındığında davalının 50 ton sahte gübre sattığı nazara alınarak davacının 142,00 TL maddi zararının bulunduğunun kabul edildiği, davalının sahte gübre satımı ile davacının manevi olarak ne gibi bir zarara uğradığının ispat edilemediği gerekçesiyle; «maddi tazminat» davasının kısmen kabulüne, 142,00 TL maddi tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline, manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4511 E. 2021/3386 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tescilsiz tasarım
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «tescilli tasarım» ve markasına vaki tecavüz sebebiyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, Dairemiz ilamına karşı davalı şirket Ak Tarım Gübre Çay Tic.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/14997 E. , 2016/6600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/03/2015 tarih ve 2014/2162-2015/191 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.06.2016 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 2007 yılının Ağustos ayı ile 2008 yılının Ağustos ayı arasında geçerli olmak üzere akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya dökme gübre yükü tahliye hizmeti verdiğini, ancak taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmenin sona ermesinden sonra da devam ettiğini, müvekkilinin dökme gübre yükünün yanısıra daha ağır işçilik gerektiren torbalı gübre tahliye hizmeti de sunduğunu, ekonomik gelişmeler nedeniyle müvekkilinin 01.11.2010 tarihinden geçerli olmak üzere dökme gübre tahliye hizmetini 5.00 USD, torbalı gübre tahliye hizmetini ise 5.50 USD üzerinden vereceğini davalıya bildirdiğini ve bu tarihten itibaren bu fiyatlara göre faturalar kesildiğini, davalıya tebliğ edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini ve davalının iade faturası keşide ederek müvekkiline gönderdiğini, bu faturayı müvekkilinin kabul etmediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayanaksız olduğunu, davacının tek taraflı olarak fiyat artırdığını, bu artırımın müvekkilince kabul edilmediğini, sözleşmede öngörülen fiyata uygun kesilmeyen faturaların bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir protokol düzenlendiği, ancak bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmediği ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarihin belirtildiği, dolayısıyla protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin bu protokol kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, protokolün bitiş tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisinin başladığı, bu çerçevede uyuşmazlık konusu nakliye faturalarının yeni hizmet ilişkisi kapsamında kesilen faturalar olduğu, davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediği ve bu fatura içerikleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının takipte belirtilen miktarda alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın varlığı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının yerinde olmadığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, davacı tarafından davalıya verilen gübre tahliye hizmeti ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, takip konusu alacağın varlığının ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ise de icra takibine konu alacak faturaya dayalı olup, karar gerekçesinde de açıklandığı üzere verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmemiş, alacak miktarı da bu faturalara göre belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece, icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.350 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.817,94 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/227305900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz