İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13898 E. 2014/3794 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet bedeli↗ protokol↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davacının davalıya dökme gübre yükü tahliye hizmeti verdiği, davacının bu sözleşmede kararlaştırılan fiyatı tek taraflı olarak artırdığı, bu artırımın davalı tarafça benimsendiğinin ya da yani bir sözleşme düzenlendiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında imzalanmış olan yazılı sözleşme ile belirlenmiş hizmet bedelinin, yine yazılı bir sözleşme ile veya davalının kabulüyle değiştirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya verildiği iddia olunan gübre tahliye hizmeti ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalıya hizmet verdiği, bu sözleşmede belirtilen ücretin davacı tarafından tek taraflı olarak arttırıldığı, ancak bu arttırımın davalı tarafça benimsendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir protokol düzenlenmiştir. Ancak, bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmemiş ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarih belirtilmiş olduğundan artık protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin de bu protokol kapsamında kaldığı kabul edilemez. Diğer bir deyişle, taraflar arasında düzenlenen protokol, 2008 yılı Ağustos ayında sona ermiş olup bu tarihten sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisi başlamıştır. O halde, mahkemece taraflar arasında anılan protokolden bağımsız bir ticari ilişkinin başladığının kabulü ile davacının, gerçekleştiği tartışmasız olan tahliye hizmet bedeline ilişkin düzenlediği ve davalıya tebliğ ettirdiği faturalara süresi içinde itiraz edilmediği de gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14997 E. 2016/6600 K.
Ortak:protokol · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaGerçekten de taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir «protokol» düzenlenmiştir.
Ancak, bu «protokolde» sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmemiş ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarih belirtilmiş olduğundan artık protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin de bu protokol kapsamında kaldığı kabul edilemez.
Diğer bir deyişle, taraflar arasında düzenlenen «protokol», 2008 yılı Ağustos ayında sona ermiş olup bu tarihten sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisi başlamıştır.
Benzer bu kararda… ar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir «protokol» düzenlendiği, ancak bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmediği ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarihin belirtildiği, dolayısıyla protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin bu protokol kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, protokolün bitiş tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisinin başladığı, bu çerçevede «uyuşmazlık konusu» nakliye faturalarının yeni hizmet ilişkisi kapsamında kesilen faturalar olduğu, davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediği ve bu «fatura» içerikleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının takipte belirtilen miktarda alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın varlığı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatının» yerinde olmadığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… ar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir «protokol» düzenlendiği, ancak bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmediği ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarihin belirtildiği, dolayısıyla protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin bu protokol kapsamında kaldığının kabul edilemeyeceği, protokolün bitiş tarihinden sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisinin başladığı, bu çerçevede «uyuşmazlık konusu» nakliye faturalarının yeni hizmet ilişkisi kapsamında kesilen faturalar olduğu, davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmediği ve bu «fatura» içerikleri gözetildiğinde takip tarihi itibariyle davacının takipte belirtilen miktarda alacağının bulunduğu, takip konusu alacağın varlığı ve tespiti yargılamayı gerektirdiğinden «icra inkar tazminatının» yerinde olmadığı gerekçesiyle icra takibine yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, takip konusu alacağın varlığının ve tespitinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş ise de icra takibine konu alacak faturaya dayalı olup, karar gerekçesinde de açıklandığı üzere verilen hizmete ilişkin olarak düzenlenen ve davalıya tebliğ edilen faturalara süresi içinde itiraz edilmemiş, alacak miktarı da bu faturalara göre belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, icra takibine konu alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13898 E. , 2014/3794 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/04/2013
NUMARASI 2011/385-2013/196
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2013 tarih ve 2011/385-2013/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 2007 yılının Ağustos ayı ile 2008 yılının Ağustos ayı arasında geçerli olmak üzere akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya dökme gübre yükü tahliye hizmeti verdiğini, ancak taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmenin sona ermesinden sonra da devam ettiğini, müvekkilinin dökme gübre yükünün yanısıra daha ağır işçilik gerektiren torbalı gübre tahliye hizmeti de sunduğunu, ekonomik gelişmeler nedeniyle müvekkilinin 01.11.2010 tarihinden geçerli olmak üzere dökme gübre tahliye hizmetini 5.00 USD, torbalı gübre tahliye hizmetini ise 5.50 USD üzerinden vereceğini davalıya bildirdiğini ve bu tarihten itibaren bu fiyatlara göre faturalar kesildiğini, davalıya tebliğ edilen faturalara yasal süresi içinde itiraz edilmediğini, fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini ve davalının iade faturası keşide ederek müvekkiline gönderdiğini, bu faturayı müvekkilinin kabul etmediğini, alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın dayanaksız olduğunu, davacının tek taraflı olarak fiyat artırdığını, bu artırımın müvekkilince kabul edilmediğini, sözleşmede öngörülen fiyata uygun kesilmeyen faturaların bağlayıcılığının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davacının davalıya dökme gübre yükü tahliye hizmeti verdiği, davacının bu sözleşmede kararlaştırılan fiyatı tek taraflı olarak artırdığı, bu artırımın davalı tarafça benimsendiğinin ya da yani bir sözleşme düzenlendiğinin davacı tarafça kanıtlanamadığı, taraflar arasında imzalanmış olan yazılı sözleşme ile belirlenmiş hizmet bedelinin, yine yazılı bir sözleşme ile veya davalının kabulüyle değiştirilebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından davalıya verildiği iddia olunan gübre tahliye hizmeti ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece, davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davalıya hizmet verdiği, bu sözleşmede belirtilen ücretin davacı tarafından tek taraflı olarak arttırıldığı, ancak bu arttırımın davalı tarafça benimsendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de taraflar arasında 2007 yılı Ağustos ayı ile 2008 yılı Ağustos ayı sonu arasındaki dönemi kapsamak üzere davacının verdiği dökme gübre yükü tahliyesi hizmetine ilişkin bir protokol düzenlenmiştir. Ancak, bu protokolde sözleşmenin uzamasına ilişkin bir hüküm öngörülmemiş ve açıkça sözleşmenin sona erdiği tarih belirtilmiş olduğundan artık protokolde belirtilen tarihten sonraki hizmetlerin de bu protokol kapsamında kaldığı kabul edilemez.
Diğer bir deyişle, taraflar arasında düzenlenen protokol, 2008 yılı Ağustos ayında sona ermiş olup bu tarihten sonra taraflar arasında yeni bir hizmet ilişkisi başlamıştır. O halde, mahkemece taraflar arasında anılan protokolden bağımsız bir ticari ilişkinin başladığının kabulü ile davacının, gerçekleştiği tartışmasız olan tahliye hizmet bedeline ilişkin düzenlediği ve davalıya tebliğ ettirdiği faturalara süresi içinde itiraz edilmediği de gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101839000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz